Düşünme, istişare ve iş yapma üzerine
Tarih: 1.3.2018 17:48:15 / 341okunma / 0yorum
Prof. Mustafa Çağrıcı

Allah bazı insanları konuşmak, bazılarını fikir üretmek, bazılarını da iş yapmak için yaratmıştır. Bu üçünün bir arada bulunduğu her insan en mükemmel insan olmayabilir; ama en mükemmel insanlar bunlar arasından çıkar. Hiçbir şeye yaramayan insan ise konuşmasını da düşünmesini de iş yapmasını da bilmediği için sûreta insandır o kadar. Bunlardan daha kötüsü boş konuşan, boş düşünen ve boş işler yapanlar; bunlardan da kötüsü ise kasıtlı olarak kötü konuşan, kötü düşünen ve kötü iş yapanlardır.

Elbette doğru ve hayırlı iş yapmak, yaptığını başarmak önemlidir. Kur´an-ı Kerîm´de de hayatın amacının “güzel iş yapmak” olduğu bildirilir (Mülk 67/2). Mantıkî olarak ne kadar az konuşur, az düşünür, az iş yaparsak o kadar az yanlış yaparız. Bazı dinî anlayışlar ve despotik yönetimler insanlardan bunu isterler. Ama yine de en büyük yanlış işte budur. Nitekim insanlık tecrübesi bize gösteriyor ki, konuşan, düşünen ve iş yapan, bu alanlarda özgür bırakılan insanlar ve böyle insanlardan oluşan toplumlar daha başarılı olmuşlar; buna karşılık siyaset, devlet, din gibi güçleri kullanarak insanların konuşmaktan, düşünmekten ve iş yapmaktan korkutulduğu, uzaklaştırıldığı toplumlar daha başarısız olmuşlardır.
***
Bir şey daha var: Bazı insanlar müthiş bir iş yapma ve başarma tutkusuna sahiptirler. Hepimizin tanıdığı böyle insanlar vardır. Onlar “çok çalışmamız lazım” şeklindeki haklı bir gerekçeyle sürekli iş yaparlar, işlerini takip ederler ve bitirirler. Prensipleri laf üretmek değil, iş üretmektir. Hele bizim gibi çok konuşup az iş yapan, bu yüzden de geçmişte çok zaman kaybetmiş toplumlarda “çok çalışmamız lazım” anlayışı çok haklı ve değerlidir; toplam olarak bakıldığında böyle insanlar toplum için de bir nimettir.
***
Fakat görüp bildiğim örneklerin bende uyandırdığı kanaate göre, çok hızlı -daha doğru bir ifadeyle- acele karar verme ve iş bitirme telaşı olan insanlarda şöyle bir sorun oluşuyor: Bunlar zamanlarının ve enerjilerinin neredeyse tamamını iş “yapmaya” ayırdıkları için yapacakları işlerin doğru, haklı, gerekli, realist, faydalı, yerinde ve zamanında olup olmadığı üzerinde “konuşmaya” yani “istişareye” ve “düşünmeye” yeterince vakit bulamıyorlar; çoğu zaman tek başlarına karar veriyor ve başlıyorlar. Bu sebeple yapılan iş bazen beklenen faydayı ya beklendiği kadar ya da hiç sağlamıyor; hatta bazen de -beklenenin tersine- zararla sonuçlanıyor. Bunun örneklerini bireysel hayatta da toplumsal hayatta da görebiliriz.
Bu şekilde iş yapmaya ve bitirmeye odaklananlar, iş yapma sürecinde bile “düşünme” ve “istişare” şartlarına gerektiği kadar uymadıkları, sırf başarıya odaklandıkları için zaman zaman işin sonucunun ne vereceğini göremiyor; göstermeye uğraşanları ise çoğu zaman boş konuşmakla, bazen de kötü niyetle, hatta ihanetle suçluyorlar. Halbuki iş yapmanın yanında, işin önemi, doğruluğu, faydası ve gerekliliği üzerine de düşünseler ve bu konularda düşünce üretenleri dinlemeye tahammül gösterip uygun bulduklarını dikkate alsalar, -sadece fikirleri değil- doğru, haklı ve faydalı işler başarmanın mutluluğunu da paylaşacaklardır.
İslâm´ın Hz. Peygamber sonrası neslinden olup, dindarlık, bilgi ve bilgelikte herkesin otorite olarak tanıdığı Hasan-ı Basrî şöyle der:
“Bir topluluk bir işe başlarken birbiriyle istişare ederlerse Yüce Allah mutlaka onları başarabileceklerinin en doğrusuna ulaştırır. Çünkü istişare, akılların ve zihinlerin birleşmesidir. Akıllar ve zihinler bir araya gelince doğru ve isabetli sonuca ulaşmak, tek tek akıllara göre hem daha çabuk hem de daha üst düzeyde olur” (Mâtürîdî, Teʾvîlât, Beyrut 2005, IX, 133).

Anahtar Kelimeler: Düşünme, istişare, yapma, üzerine
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
‘Din dili´ sorunumuz (13 Temmuz 2018 - Cuma)
Veda Hutbesi üzerine (06 Temmuz 2018 - Cuma)
Seçim sonucuna farklı bakışlar (29 Haziran 2018 - Cuma)
Dinî bilgi ve Diyanet (21 Haziran 2018 - Perşembe)
Türkiye´nin dinî ve kültürel birikimi (17 Haziran 2018 - Pazar)
İslâm´ın güncel sunumu (07 Haziran 2018 - Perşembe)
Havanda su dövmek (25 Mayıs 2018 - Cuma)
Yüz yıl önce yüz yıl sonra Ramazan (18 Mayıs 2018 - Cuma)
İslâmiyet insaniyettir (10 Mayıs 2018 - Perşembe)
Zâhirî-Selefî din yorumu (02 Mayıs 2018 - Çarşamba)
‘Kutlu Doğum´un ardından (26 Nisan 2018 - Perşembe)
İnanç sapması-Ahlak sapması (12 Nisan 2018 - Perşembe)
Dil terörü (06 Nisan 2018 - Cuma)
Diyanet´in taahhütnamesi (26 Mart 2018 - Pazartesi)
Diyanet´in taahhütnamesi (22 Mart 2018 - Perşembe)
İlâhiyatlar ‘güncelleme´nin neresinde? (14 Mart 2018 - Çarşamba)
YENİ ŞEYLER SÖYLEMEK LAZIM (09 Mart 2018 - Cuma)
Sert konuşma! (07 Mart 2018 - Çarşamba)
‘Daha az daha çoktur´ (23 Şubat 2018 - Cuma)
Nasıl bir çağda yaşıyoruz? (16 Şubat 2018 - Cuma)
Akıl ve bilim çağında din (11 Şubat 2018 - Pazar)
“1/4 domuz”: Bir kafa yapısı (30 Ocak 2018 - Salı)
Tasavvuf hakkında okunacak bir kitap (09 Ocak 2018 - Salı)
Ev sahibinin günahı (27 Aralık 2017 - Çarşamba)
İnsan olarak Hz. Peygamber (12 Aralık 2017 - Salı)
‘Büyük oyun´un nesiyiz? (29 Kasım 2017 - Çarşamba)
“Küp içindekini sızdırır” (21 Kasım 2017 - Salı)
‘Sünnet´e dair (10 Kasım 2017 - Cuma)
Din görevlilerinin eğitimi (05 Kasım 2017 - Pazar)
‘Hoca Efendi´ kimliği (29 Ekim 2017 - Pazar)
Cami dernekleri (22 Ekim 2017 - Pazar)
Cami ve medeniyet (13 Ekim 2017 - Cuma)
Mehdilik sempozyumu (07 Ekim 2017 - Cumartesi)
´Anlama sorunumuz´ (29 Eylül 2017 - Cuma)
Buna ‘uygarlık´ mı diyorsunuz? (21 Eylül 2017 - Perşembe)
İbretlik ülke: Pakistan (17 Eylül 2017 - Pazar)
Müslümanlar ne kadar müslüman? (12 Eylül 2017 - Salı)
Ümmet ve Ümmetçilik (24 Ağustos 2017 - Perşembe)
‘Bizim camia´nın sorunları (09 Ağustos 2017 - Çarşamba)
İktisat felsefesi sorunumuz (04 Ağustos 2017 - Cuma)
Diyanet ve din eğitimimiz (29 Temmuz 2017 - Cumartesi)
İslâm düşüncesinin kısa hikâyesi (07 Temmuz 2017 - Cuma)
“İslâm tevhid dinidir” ne demek? (30 Haziran 2017 - Cuma)
“Doğrusu nedir?” (03 Haziran 2017 - Cumartesi)
Ramazan´a girerken (27 Mayıs 2017 - Cumartesi)
‘Din´ anlayışımız üzerine (23 Mayıs 2017 - Salı)
Gündemdeki konu: İslâmcılık (16 Mayıs 2017 - Salı)
‘Tekbir´ (10 Mayıs 2017 - Çarşamba)
Güven toplumu (03 Mayıs 2017 - Çarşamba)
Güven toplumu (26 Nisan 2017 - Çarşamba)
‘Kendin için istediğini…´ (18 Nisan 2017 - Salı)
Çatışma dili saygı dili (07 Nisan 2017 - Cuma)
Suizan ya da niyet okuma (22 Mart 2017 - Çarşamba)
Suizan ya da niyet okuma (17 Mart 2017 - Cuma)
Siyasetimizde güzel gelişmeler (02 Mart 2017 - Perşembe)
İslamofobi (10 Şubat 2017 - Cuma)
‘İğneyi kendimize…´ (02 Şubat 2017 - Perşembe)
Hutbe ve hayat tarzı (16 Ocak 2017 - Pazartesi)
Üniversiteler ve hocalar niye var? (06 Ocak 2017 - Cuma)
İlâhiyat öğretimimize dair (24 Aralık 2016 - Cumartesi)
PISA raporunun düşündürdükleri (16 Aralık 2016 - Cuma)
‘Kadına şiddet´e farklı bir bakış (01 Aralık 2016 - Perşembe)
‘Söküp atmalıyız´ ama nasıl? (29 Kasım 2016 - Salı)
“Hüve´l-Bâkî (16 Kasım 2016 - Çarşamba)
Cemaat müdafilerine… (06 Kasım 2016 - Pazar)
Din ve dünyevîleşme (22 Ekim 2016 - Cumartesi)
Müslümanlar ‘bütünleşebilir´ mi? (15 Ekim 2016 - Cumartesi)
‘Zor oyunu bozar´ (08 Ekim 2016 - Cumartesi)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59
Mürşitlik alıcılık değil, vericiliktir?

Hacı Bektaşı Veli