Dünya Su Günü
Tarih: 21.3.2018 14:06:20 / 381okunma / 0yorum
İBRAHİM TENEKECİ

Geçmiş gün. Evdeyiz. Yağmur başladı. Güzel ve istekli yağıyor. Babamın yüzü pencereye dönük. Hiç konuşmadan yağmuru seyrediyor. Sonra bir söz söyledi. Bana hiç bakmadan. Nasıl oturduğumu bile görmeden. Babamın yanında saygıyla otururum hep. Ölçülü hareket ederim. Buna rağmen hemen kendimi kontrol ettim. Her şey normal. Peki, neden böyle bir uyarı yaptı?
Şunu dedi: “Yağmur yağarken öyle oturma.”
Elli yaşına geldim, geliyorum. Yağmur başlayınca babamın bu sözü aklıma gelir. Toparlanırım. Oturuşumu düzeltirim.
Dört kelimelik bir dersti bu. Yağmur rahmettir. Allah´tan gelen bereket habercisidir. Ona hürmet etmek gerekir.
***
Ülkemizin birçok su kaynağını yerinde görme fırsatım oldu. Fırat, Murat, Kızılırmak, Yeşilırmak, Gökırmak, Yenice, Sakarya, Melen, Meriç, Ergene, Tunca, Seyhan, Menderes, Kelkit ve Mudurnu çayı ilk aklıma gelenler. Ayrıca sayamayacağım kadar dere. Gördükçe sevinmemiz gerekiyorken canımız sıkılıyor. Temel sorun kirlilik. Zonguldak ilimizdeki Üzülmez deresi oldukça üzgün akıyor mesela. Neredeyse simsiyah.
Sulak alanlar, göller, barajlar, hatta bentler. Hepsi aynı tehlikeyle karşı karşıya. Hızla kirleniyorlar. Her gittiğimizde daha kirli buluyoruz onları.

Ulaşım imkânları arttı. Artık isteyen istediği yere rahatlıkla gidebiliyor. Gruplar halinde günübirlik geziler, hafta sonu kampları, doğa turları vs. Bu gezilerde mola veya konaklama yeri olarak genellikle su başları tercih ediliyor. Bazı kimselerin temizlik konusunda gereken özeni ve önemi göstermediğini biliyoruz. Haliyle kirlilik kaçınılmaz oluyor. Plastik poşetler, pet şişeler, cam kırıkları…
Biraz yakına gelelim. İstanbul´un su ihtiyacını karşılayan barajlardan birine gitmiştim. Barajın içi içki şişesi dolu idi. Kıyısında içiyor ve şişeleri suya atıyorlar. (Bunun karşılığı nedir? Ahmed Ziyâüddin Gümüşhânevi Hazretlerinin Ehl-i Sünnet İ´tikadı kitabından: Helâl ile haram bir araya gelirse, haram galip gelir.) Son gördüğüm Kirazlı Bent de aynı durumda. Belgrat Ormanı´nda. 1818 yılında Kirazlı deresi üzerine inşa edilen ve kıymetli bir tarihi eser olan bu bent, açık hava meyhanesi olmuş. Suda balıklarla beraber şişeler yüzüyor.
Havadan ve uzaktan çekilen görüntüler bize her şeyi göstermiyor. Yukarıdan bakarsak sorun yok. Her yer tertemiz. Yanına, yakınına gelince manzara değişiyor. Uzungöl´ün içinde otomobil lastikleri gördüğümü hatırlıyorum.
Korumaktan anladığımız, belli bir mesafeden sonra yapılaşmaya izin vermemek. Bunun devamı, ötesi olmalı. Sahada caydırıcı önlemler almak ve temizlik bahsine çalışmak şart.
***
Kaynağından, bir pınardan, dereden içtiğimiz su daha lezzetli gelir. Kanmak bilmeyiz. İştah açar. Aynı tadı ve hafifliği musluk suyunda yahut hazır sularda bulamayız. Neden?
Dağlardan aşağılara, ormanlardan ovalara akan sular; taşların, bitkilerin, güneşin ve diğer canlıların enerjisini topladığı için canlıdır, hafif olur. Bu enerjiden / ortamdan uzaklaştıkça, mahrum kaldıkça, ağırlaşır ve canlılığını kaybeder. Depolarda uzun süre muhafaza edilerek satılan sular, en ağır sulardandır. (Aidin Salih Hanım´ın kıymetli katkılarıyla.)
Bir ara bu canlı suların peşine düştük. Dağlara çıktık, vadilere indik, mağaralara girdik. Mesela Köroğlu dağlarında birbirine yakın kaynaklardan çıkan suların dahi farklı tatlarda olduğunu anladık. Her kaynağın bir karakteri var. Bitki örtüsü ve toprak türü bile suyun tadına tesir ediyor. İnsanlar da böyle değil midir? Doğup büyüdüğümüz çevrenin hususiyetlerini alıyoruz.
***
22 Mart, Dünya Su Günü. Okullarda resim, fotoğraf ve kompozisyon yarışmaları düzenleniyor. Etkinlikler yapılıyor. Hepsini samimi çabalar olarak görüyoruz.
Yalnızca bu güne mahsus olmamak üzere su konulu sempozyumlar, toplantılar da tertip ediliyor. Sürekli suyun stratejik önemi vurgulanıyor. Bunlar elbette lüzumlu çalışmalar. Mutlaka olması lazım. Fakat meselenin diğer yönünü de unutmamak gerekiyor. Bir şeyin manevî yüzünü ihmal edip maddî tarafını öne çıkarmak, sıkıntıları da beraberinde getiriyor. İşte bu yüzden hürmet duygusunu kaybediyoruz. Berhudar olamıyoruz. Su kaynaklarını hor kullanabiliyoruz. O suda başka canlıların hakkı yok mudur? Yağmur ve kar yağınca aklımıza sadece barajların doluluk oranı veya trafik sorunu geliyorsa, kendimizi gözden geçirmeliyiz.
İster inancımız diyelim, ister kültürümüz. Su, bizim için azizdir. (Böyle bir duayı kim almak istemez? Su gibi aziz olasın.) Niyetle birlikte temizliğin şartıdır. Suları kirlenmiş bir millet olmaya doğru gidiyoruz. Bunun anlamı ne olabilir?
Bize buyrulan, suyu kaynağında bile israf etmemektir. Bir bardak suyu üç yudumda, nefeste içmektir. Buna karşılık, yağmur yağarken çimleri, ağaçları sulayan kimseler görüyoruz. İki ayrı dünya.
Kıymetini bilmediğimiz şeylerin elimizden gitmesi kaçınılmazdır. Irmak ve göllerle şenlendirilmiş bir coğrafyada yaşıyoruz. Üç tarafımız denizlerle çevrili. Bu bolluğa rağmen kuraklık tehlikesini konuşur hale geldik. Anadolu´nun ortası hızla çölleşiyor. Su geri çekiliyor. Onun gönlünü tekrar kazanmanın yolu kendimizden geçiyor.

 

Anahtar Kelimeler: Dünya, Günü
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
İzzet bize, zillet size (15 Temmuz 2018 - Pazar)
Kaderimizin merkezi (11 Temmuz 2018 - Çarşamba)
Doğru ve düzgün olmak (08 Temmuz 2018 - Pazar)
Olması gereken (04 Temmuz 2018 - Çarşamba)
Yer isimlerinin peşinden gitmek (01 Temmuz 2018 - Pazar)
Şimdi (27 Haziran 2018 - Çarşamba)
Bütünlüğü korumaktan yanayız (20 Haziran 2018 - Çarşamba)
Benzersiz bir dönem (13 Haziran 2018 - Çarşamba)
Kıymet ve kıyamet (09 Haziran 2018 - Cumartesi)
Taşınmak (07 Haziran 2018 - Perşembe)
Yaşanan ve yansıyan (02 Haziran 2018 - Cumartesi)
Tatsız bir durum (31 Mayıs 2018 - Perşembe)
Kalbî beraberlik, çıkarsız birliktelik (26 Mayıs 2018 - Cumartesi)
Bazı yeni konular (23 Mayıs 2018 - Çarşamba)
Halimizden memnun muyuz? (19 Mayıs 2018 - Cumartesi)
Uzun bir gün (16 Mayıs 2018 - Çarşamba)
Tarih dönüyor (13 Mayıs 2018 - Pazar)
Dostluk nedir? (09 Mayıs 2018 - Çarşamba)
İbrahim Karagül için (16 Nisan 2018 - Pazartesi)
Bir kelimeden (11 Nisan 2018 - Çarşamba)
İçten bir seda (08 Nisan 2018 - Pazar)
Ülkü Tamer için (05 Nisan 2018 - Perşembe)
Sahafnâme (01 Nisan 2018 - Pazar)
Gençlik nereye gidiyor? (28 Mart 2018 - Çarşamba)
Birkaç şey birden (24 Mart 2018 - Cumartesi)
Dünya Ormancılık Günü (18 Mart 2018 - Pazar)
Son günlerde (15 Mart 2018 - Perşembe)
Dilimizde olan, kalbimizde de bulunmalıdır (07 Mart 2018 - Çarşamba)
İnsana ümit veren konular (04 Mart 2018 - Pazar)
Yıkıcı değil, yapıcı olalım (25 Şubat 2018 - Pazar)
Varlığımıza musallat olanlar (21 Şubat 2018 - Çarşamba)
Kıymetli bir çabaya şahitlik etmek (19 Şubat 2018 - Pazartesi)
Sultan Abdülhamid Han´ı anmak ve anlamak (15 Şubat 2018 - Perşembe)
Millî uyanış (12 Şubat 2018 - Pazartesi)
Aklı karışıklar için kılavuz (05 Şubat 2018 - Pazartesi)
Vatandan yana olmak... (01 Şubat 2018 - Perşembe)
Dün, bugün, yarın (26 Ocak 2018 - Cuma)
Hayatın her yeri (22 Ocak 2018 - Pazartesi)
Kısaca (19 Ocak 2018 - Cuma)
Yolda olmak (08 Ocak 2018 - Pazartesi)
Edebiyat ve hayat (05 Ocak 2018 - Cuma)
Yeniden millet oluyoruz (01 Ocak 2018 - Pazartesi)
Millete sadakat ümmete vefa (25 Aralık 2017 - Pazartesi)
Elbette Filistin (22 Aralık 2017 - Cuma)
En küçük adım bile (18 Aralık 2017 - Pazartesi)
Daima Kudüs (14 Aralık 2017 - Perşembe)
Aklıma ilk gelenler (11 Aralık 2017 - Pazartesi)
Bütün bu olaylar (07 Aralık 2017 - Perşembe)
Ben, Öteki ve Ötesi (30 Kasım 2017 - Perşembe)
Eski Vatan (28 Kasım 2017 - Salı)
Bize düşen, düşmemektir (23 Kasım 2017 - Perşembe)
Kazandıkça kaybetmek (19 Kasım 2017 - Pazar)
Türkiye nedir? (13 Kasım 2017 - Pazartesi)
Kirli dil, kibirli hâl (02 Kasım 2017 - Perşembe)
Gençliğimizin kahramanları (26 Ekim 2017 - Perşembe)
Yazmış bulunduk (20 Ekim 2017 - Cuma)
Bir kütüphane kurmak (17 Ekim 2017 - Salı)
Millet dersine çalışmalıyız (12 Ekim 2017 - Perşembe)
Yazmadan önce (09 Ekim 2017 - Pazartesi)
Altı çizilenler (05 Ekim 2017 - Perşembe)
Yolculuğumuz (22 Eylül 2017 - Cuma)
Dengemizi koruyalım (19 Eylül 2017 - Salı)
Kırsalda neler oluyor? (15 Eylül 2017 - Cuma)
Bir mesele (07 Eylül 2017 - Perşembe)
Üzücü ve şaşırtıcı olan (24 Ağustos 2017 - Perşembe)
Görülen lüzum üzerine (31 Temmuz 2017 - Pazartesi)
Kardeşliğimizi tahkim etmeliyiz (27 Temmuz 2017 - Perşembe)
Vatanı vatansızlara bırakmadık (11 Temmuz 2017 - Salı)
İyilerle birlikte olmak (07 Temmuz 2017 - Cuma)
İyilik berekettir (03 Temmuz 2017 - Pazartesi)
Türkiye, müşterek derdimizdir (05 Haziran 2017 - Pazartesi)
Aslımızdan kopamayız (02 Haziran 2017 - Cuma)
Kırk yıllık hatır (24 Mayıs 2017 - Çarşamba)
Tek tesellimiz (12 Mayıs 2017 - Cuma)
Son günler için (08 Mayıs 2017 - Pazartesi)
BAHAR (05 Mayıs 2017 - Cuma)
Kazanırken kaybedilen (25 Nisan 2017 - Salı)
KISACA (06 Nisan 2017 - Perşembe)
Yeniden niyet etmeliyiz (03 Nisan 2017 - Pazartesi)
Yeminli düşmanlık (24 Mart 2017 - Cuma)
Dünden devam (17 Mart 2017 - Cuma)
Hayat ve bereket (15 Mart 2017 - Çarşamba)
Bize gelen, bizimle giden (06 Mart 2017 - Pazartesi)
Yirmi yıl sonra (04 Mart 2017 - Cumartesi)
Yapmak ile Yıkmak (24 Şubat 2017 - Cuma)
Arkadaşlık (13 Şubat 2017 - Pazartesi)
Nerede duruyoruz? (09 Şubat 2017 - Perşembe)
Pullarımız (07 Şubat 2017 - Salı)
Güzellik (02 Şubat 2017 - Perşembe)
Dert söyletir, derman susturur (27 Ocak 2017 - Cuma)
Bize düşen vazife (17 Ocak 2017 - Salı)
Kar (14 Ocak 2017 - Cumartesi)
Buradayız, bekliyoruz (10 Ocak 2017 - Salı)
Sağlam duralım (23 Aralık 2016 - Cuma)
Evlatlarımız (07 Aralık 2016 - Çarşamba)
Türkiye bir mesuliyetin adıdır (20 Kasım 2016 - Pazar)
Saygı ile sevgi (02 Kasım 2016 - Çarşamba)
Fitne ateşi (21 Ekim 2016 - Cuma)
Son durum (14 Ekim 2016 - Cuma)
Türkiye´yi savunmak (10 Ekim 2016 - Pazartesi)
Devletin ve milletin bekâsı için (18 Ağustos 2016 - Perşembe)
15 Temmuz 2016 (21 Temmuz 2016 - Perşembe)
Göz gördü, gönül sevdi (14 Temmuz 2016 - Perşembe)
Dünyanın çivisi (30 Haziran 2016 - Perşembe)
Güzel bir kitap (17 Haziran 2016 - Cuma)
Hak ve Bâtıl (14 Haziran 2016 - Salı)
Yapan, yaptınız diyendir (09 Haziran 2016 - Perşembe)
Kâğıt, kalem ve sosyal medya (20 Mayıs 2016 - Cuma)
Fitne (06 Mayıs 2016 - Cuma)
Ne durumdayız? (16 Kasım 2015 - Pazartesi)
Akan kan, yükselen kin (26 Ağustos 2015 - Çarşamba)
Kenan Evren öldü (16 Mayıs 2015 - Cumartesi)
Kültür meselemiz (23 Nisan 2015 - Perşembe)
Oyunu bozmak zorundayız (21 Nisan 2015 - Salı)
Kıyamet değil, kıyam (06 Nisan 2015 - Pazartesi)
Siyaset ve millet (30 Mart 2015 - Pazartesi)
Bir hilal uğruna... (24 Mart 2015 - Salı)
Bu bir gezi yazısıdır (10 Mart 2015 - Salı)
Bugün (28 Şubat 2015 - Cumartesi)
Söz vermek, almak... (27 Şubat 2015 - Cuma)
İmha ve ihya (09 Şubat 2015 - Pazartesi)
Yoldaki işaretler (05 Şubat 2015 - Perşembe)
Sözün özü (31 Ocak 2015 - Cumartesi)
Sözün namusu (28 Ocak 2015 - Çarşamba)
İnsan insanın aynasıdır (21 Ocak 2015 - Çarşamba)
Dostluk ve düşmanlık (14 Ocak 2015 - Çarşamba)
Hepimiz tehlikedeyiz (12 Ocak 2015 - Pazartesi)
Sarıkamış için (08 Ocak 2015 - Perşembe)
Bıldır (04 Ocak 2015 - Pazar)
Son zamanlar (01 Ocak 2015 - Perşembe)
Sana kalpten soruyorlar (28 Aralık 2014 - Pazar)
Bir insana sarılmak (25 Aralık 2014 - Perşembe)
Yerli ve millî olmak (25 Aralık 2014 - Perşembe)
Tarihte bugün (18 Aralık 2014 - Perşembe)
Gerçek Hayat (30 Kasım 2014 - Pazar)
Geçici menfaatler, kalıcı anlamlar (28 Kasım 2014 - Cuma)
Yaşatırsanız, yaşarsınız (26 Kasım 2014 - Çarşamba)
Kudüs için (20 Kasım 2014 - Perşembe)
Ağaçlar ve odunlar (17 Kasım 2014 - Pazartesi)
Anadolu Gençlik Derneği (13 Kasım 2014 - Perşembe)
Zengin çeşit, fakir insan (11 Kasım 2014 - Salı)
Duâ Tâneleri (07 Kasım 2014 - Cuma)
Yoksulun sırtı, zenginin karnı (05 Kasım 2014 - Çarşamba)
Yeniden Bursa (04 Kasım 2014 - Salı)
Türkiye`ye inanmak (31 Ekim 2014 - Cuma)
Bursa`nın kıymeti (28 Ekim 2014 - Salı)
Türkiye, umudun yurdu (23 Ekim 2014 - Perşembe)
Yüksek hayat tecrübesi (16 Ekim 2014 - Perşembe)
Olmadı (12 Ekim 2014 - Pazar)
Batı bataklığı (08 Ekim 2014 - Çarşamba)
Acı gerçek, tatlı yalan (07 Ekim 2014 - Salı)
Doğan ölür, yapılan yıkılır (24 Eylül 2014 - Çarşamba)
Ölüm var (21 Eylül 2014 - Pazar)
Kalbin betonlaşması (11 Eylül 2014 - Perşembe)
Kıymet, bilinmek ister (09 Eylül 2014 - Salı)
Kardeşlik âdabı (05 Eylül 2014 - Cuma)
Kitabın ahlakını korumak (05 Eylül 2014 - Cuma)
Birinci Meclis Ruhu (03 Eylül 2014 - Çarşamba)
Ancak birlikte başarabiliriz (29 Ağustos 2014 - Cuma)
Kardeşime dokunma! (21 Ağustos 2014 - Perşembe)
Değişen bir şey var mı? (20 Ağustos 2014 - Çarşamba)
Birlikte dirlik vardır (18 Ağustos 2014 - Pazartesi)
Fesadın işi: Haset (15 Ağustos 2014 - Cuma)
YARIN (10 Ağustos 2014 - Pazar)
Yolda olmak... (08 Ağustos 2014 - Cuma)
Hatırla ve sıkı tut (06 Ağustos 2014 - Çarşamba)
Merhamet etmek (03 Ağustos 2014 - Pazar)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59
Ayağa kalkarsan hizmet kastiyle kalk, eğer konuşacak olursan hikmetle konuş, oturacağın zaman hürmetle otur?

Hacı Bektaşı Veli