Dünya Ormancılık Günü
Tarih: 18.3.2018 11:12:08 / 228okunma / 0yorum
İBRAHİM TENEKECİ

Bahar geldi. Sevinçliyiz. Toprakta, ağaçlarda, kuşlarda şenlik var. Erikler beyaza büründü, dağlar yeşile boyandı.
Tam zamanı. Fidan dikmeye, esaslı bir temizlik yapmaya başlayabiliriz.
21 Mart Dünya Ormancılık Günü vesilesiyle ve Cumhurbaşkanı Erdoğan imzasıyla yirmi üç milyon hâneye mektup gönderilecek. Ağaç dikme seferberliği başlatılacak. Tabiata karşı hassas olunması istenecek. Hedef, daha yeşil bir ülke. Ne güzel.
Bize kalırsa, iki seferberlik birden başlatılmalıdır. Önce temizlik, sonra fidan dikme. Orman ve yaylalarımız çöplerle, şişelerle, cam kırıklarıyla dolu. Irmak ve göllerimizin durumu fena. Bunları masa başından söylemiyoruz. Gidiyor ve görüyoruz. Anadolu´nun birçok bölgesinde toprak ve su hızla kirleniyor.
Yeri gelmişken belirtelim: Garip bir boşluk var. Yollarda trafik polisi, ormanlarda muhafaza memuru (ormancı) göremiyoruz. Memleket sahipsiz sanki. Av yasağının olduğu yerlerde sabahtan akşama kadar silah sesleri yükseliyor. Fakat müdahale eden yok. Jandarma nerede? İstanbul´dan Ankara´ya bir tane trafik polisi görmeden gidiyorsunuz. Yollarda tek gördüğümüz, emniyet şeridini fütursuzca kullanan ve başkalarının hayatını tehlikeye atan çakarlı araçlar. Ülkemizin birçok ormanını gezdik, kamp kurduk. Daha bir tane orman muhafaza memuru görmek nasip olmadı.
Bir diğer sorun da bu: Otoyol kenarlarına ısrarla çam ve benzeri ağaçlar dikiliyor. Bu ağaçlar çoğunlukla ziyan olup gidiyor. Neden? Bunun birinci sebebi egzoz gazı ve araçların oluşturduğu yüksek ısı olabilir. Otobanlardan yükselen sıcak hava dalgasını keşfeden bazı kuş türleri, göç yollarını değiştirdi. Artık otoban güzergâhlarını kullanıyorlar. İkincisi: Yol kenarlarında birçok nedenden dolayı yangın çıkar. Çam gibi reçineli ağaçların çabuk tutuştuğunu ve zor söndürüldüğünü biliyoruz. Sıcak yaz günlerinde söndürülmeden atılan bir izmarit bütün emeği heba edebiliyor.
Her rakımın kuşları, ağaçları olur. Şartlara ve ortama göre tür seçilmelidir.
***
Orman, sadece ağaç demek değildir. Sayısız parçadan oluşan bir bütündür o. Yabani yemişler, tatlı su kaynakları, endemik bitkiler, şifalı otlar, kuş türleri, özel yaşam alanları, iğneli ve yapraklı ağaçlar, karacadan sincaba kadar canlılar. Yani sadece ağaçlar yanmış veya kesilmiş olmuyor.
Ormandan ağaç kesmenin cezası ciddi oranda arttı. Bu durum birçok köy sakinini meyve ağacı kesmeye yöneltti. Ahlat ve alıç gibi dağ meyveleri bu sürecin ilk kurbanı oldular. Birçok köy yerinde eski ağaç kalmadı. Elma, armut vs. Bu ağaçlardan sadece insanlar faydalanmıyordu elbette. Börtü böceğin de rızkı buralardan geliyordu. Orman Genel Müdürlüğü´nün bildiğimiz bir uygulaması var. Artık ormanlarımıza ceviz gibi ağaçlar da dikiliyor. İsteğimiz, meyve çeşitlerinin artmasıdır.
Tabiatta her şey birbirine bağlıdır. İlâhi bir denge vardır. Bir örnek: Bizim oralarda, ormana zarar verdiği gerekçesiyle, devlet keçiyi yasaklamıştı. Bir zaman sonra çalı çırpıdan ormana girilemez oldu. Aynı devlet, şimdi de keçi besiciliğini teşvik ediyor, bunun için destek veriyor.
Köyden kente göçün hep olumsuz sonuçlarını yazıyor, konuşuyoruz. Oysa bu sürecin olumlu tarafları da var. Köylerde nüfus azalınca veya kalmayınca, tabiat kendine geldi. Ormanlarla birlikte yaban hayatı da canlandı. Hiç görülmeyen, nesli tükendi sanılan türler ortaya çıkmaya başladı. Özellikle yüksek rakımlı dağ köylerinde.
Tabiat asla pes etmez. Ormandan kazanıp açtığımız bir tarlayı ekmezsek eğer, on yıl gibi kısa bir sürede orası tekrar ağaçlık olur. Güngörmüş insanlarla bu gibi konuları konuşmaya ve onlardan bir şeyler öğrenmeye çalışırım. Mesela eskiden ‘kökçülük´ diye bir meslek varmış. Ağacı kesmek kolay, köklerini çıkarmak zor. Ormandan tarım arazisi açarken, işte bu meslek grubuna ihtiyaç duyuluyormuş. İyi ki tarihe karışmışlar.
Tam burada aklıma geldi. Yetmişli ve seksenli yıllarda neredeyse her çocuğun sapanı olurdu. Şimdi ise sapan taşıyan çocuk yok. Keşke yetişkinlerin yaptığı avcılık da bu noktaya gelebilse.
Bütün canlılara emanet gözüyle bakarsak eğer, her şey daha kolay ve güzel olacaktır. Hiç şüphesiz.
***
Çeşitli dağlarda ve ormanlarda ağaçlarım var. Özenle budamış, toprağını temizlemiş, bazılarına çit yapmışım. Fırsat buldukça görmeye gidiyorum onları. Yolum düşmediği için hiç göremediklerim de var. Arasam bile bulamayacaklarım da az değil. Kimi çördük, kimi kiraz. Gözdelerim ise ahlat ve alıç.
İnsan yetiştirmek ile fidan dikmek arasında yakın bir akrabalık görüyorum. Her ikisinin de meyveye durması için bakıma ve zamana ihtiyacı var. Seçmekle, dikmekle olmuyor sadece. İlgilenecek, emek vereceksin. İhtiyaçlarını karşılayacaksın. Bu sevgi işidir, gönülden gelir.
Galiba gönül dilimizi kaybediyoruz. Teşvik deyince akla önce kredi kelimesinin gelmesi gibi. Dikili ağaç ifadesi artık maddiyatı çağrıştırıyor. Ev, araba, nakit. Duygu da böyle değil mi?
Ağaçlandırma kampanyası yerine yeşillendirme, şenlendirme seferberliği demek istiyorum. İnsandan ormana, kalplerden dağlara doğru.
Ülkemizde çok başarılı ağaçlandırma çalışmaları oldu, oluyor. Nice çorak arazi güzelleşmiş durumdadır. Yeni nesil orman mühendisleri işlerini aşkla yapıyorlar. Gönlümüzden geçen, bunun bir adım ötesidir.

 

Anahtar Kelimeler: Dünya, Ormancılık, Günü
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
İzzet bize, zillet size (15 Temmuz 2018 - Pazar)
Kaderimizin merkezi (11 Temmuz 2018 - Çarşamba)
Doğru ve düzgün olmak (08 Temmuz 2018 - Pazar)
Olması gereken (04 Temmuz 2018 - Çarşamba)
Yer isimlerinin peşinden gitmek (01 Temmuz 2018 - Pazar)
Şimdi (27 Haziran 2018 - Çarşamba)
Bütünlüğü korumaktan yanayız (20 Haziran 2018 - Çarşamba)
Benzersiz bir dönem (13 Haziran 2018 - Çarşamba)
Kıymet ve kıyamet (09 Haziran 2018 - Cumartesi)
Taşınmak (07 Haziran 2018 - Perşembe)
Yaşanan ve yansıyan (02 Haziran 2018 - Cumartesi)
Tatsız bir durum (31 Mayıs 2018 - Perşembe)
Kalbî beraberlik, çıkarsız birliktelik (26 Mayıs 2018 - Cumartesi)
Bazı yeni konular (23 Mayıs 2018 - Çarşamba)
Halimizden memnun muyuz? (19 Mayıs 2018 - Cumartesi)
Uzun bir gün (16 Mayıs 2018 - Çarşamba)
Tarih dönüyor (13 Mayıs 2018 - Pazar)
Dostluk nedir? (09 Mayıs 2018 - Çarşamba)
İbrahim Karagül için (16 Nisan 2018 - Pazartesi)
Bir kelimeden (11 Nisan 2018 - Çarşamba)
İçten bir seda (08 Nisan 2018 - Pazar)
Ülkü Tamer için (05 Nisan 2018 - Perşembe)
Sahafnâme (01 Nisan 2018 - Pazar)
Gençlik nereye gidiyor? (28 Mart 2018 - Çarşamba)
Birkaç şey birden (24 Mart 2018 - Cumartesi)
Dünya Su Günü (21 Mart 2018 - Çarşamba)
Son günlerde (15 Mart 2018 - Perşembe)
Dilimizde olan, kalbimizde de bulunmalıdır (07 Mart 2018 - Çarşamba)
İnsana ümit veren konular (04 Mart 2018 - Pazar)
Yıkıcı değil, yapıcı olalım (25 Şubat 2018 - Pazar)
Varlığımıza musallat olanlar (21 Şubat 2018 - Çarşamba)
Kıymetli bir çabaya şahitlik etmek (19 Şubat 2018 - Pazartesi)
Sultan Abdülhamid Han´ı anmak ve anlamak (15 Şubat 2018 - Perşembe)
Millî uyanış (12 Şubat 2018 - Pazartesi)
Aklı karışıklar için kılavuz (05 Şubat 2018 - Pazartesi)
Vatandan yana olmak... (01 Şubat 2018 - Perşembe)
Dün, bugün, yarın (26 Ocak 2018 - Cuma)
Hayatın her yeri (22 Ocak 2018 - Pazartesi)
Kısaca (19 Ocak 2018 - Cuma)
Yolda olmak (08 Ocak 2018 - Pazartesi)
Edebiyat ve hayat (05 Ocak 2018 - Cuma)
Yeniden millet oluyoruz (01 Ocak 2018 - Pazartesi)
Millete sadakat ümmete vefa (25 Aralık 2017 - Pazartesi)
Elbette Filistin (22 Aralık 2017 - Cuma)
En küçük adım bile (18 Aralık 2017 - Pazartesi)
Daima Kudüs (14 Aralık 2017 - Perşembe)
Aklıma ilk gelenler (11 Aralık 2017 - Pazartesi)
Bütün bu olaylar (07 Aralık 2017 - Perşembe)
Ben, Öteki ve Ötesi (30 Kasım 2017 - Perşembe)
Eski Vatan (28 Kasım 2017 - Salı)
Bize düşen, düşmemektir (23 Kasım 2017 - Perşembe)
Kazandıkça kaybetmek (19 Kasım 2017 - Pazar)
Türkiye nedir? (13 Kasım 2017 - Pazartesi)
Kirli dil, kibirli hâl (02 Kasım 2017 - Perşembe)
Gençliğimizin kahramanları (26 Ekim 2017 - Perşembe)
Yazmış bulunduk (20 Ekim 2017 - Cuma)
Bir kütüphane kurmak (17 Ekim 2017 - Salı)
Millet dersine çalışmalıyız (12 Ekim 2017 - Perşembe)
Yazmadan önce (09 Ekim 2017 - Pazartesi)
Altı çizilenler (05 Ekim 2017 - Perşembe)
Yolculuğumuz (22 Eylül 2017 - Cuma)
Dengemizi koruyalım (19 Eylül 2017 - Salı)
Kırsalda neler oluyor? (15 Eylül 2017 - Cuma)
Bir mesele (07 Eylül 2017 - Perşembe)
Üzücü ve şaşırtıcı olan (24 Ağustos 2017 - Perşembe)
Görülen lüzum üzerine (31 Temmuz 2017 - Pazartesi)
Kardeşliğimizi tahkim etmeliyiz (27 Temmuz 2017 - Perşembe)
Vatanı vatansızlara bırakmadık (11 Temmuz 2017 - Salı)
İyilerle birlikte olmak (07 Temmuz 2017 - Cuma)
İyilik berekettir (03 Temmuz 2017 - Pazartesi)
Türkiye, müşterek derdimizdir (05 Haziran 2017 - Pazartesi)
Aslımızdan kopamayız (02 Haziran 2017 - Cuma)
Kırk yıllık hatır (24 Mayıs 2017 - Çarşamba)
Tek tesellimiz (12 Mayıs 2017 - Cuma)
Son günler için (08 Mayıs 2017 - Pazartesi)
BAHAR (05 Mayıs 2017 - Cuma)
Kazanırken kaybedilen (25 Nisan 2017 - Salı)
KISACA (06 Nisan 2017 - Perşembe)
Yeniden niyet etmeliyiz (03 Nisan 2017 - Pazartesi)
Yeminli düşmanlık (24 Mart 2017 - Cuma)
Dünden devam (17 Mart 2017 - Cuma)
Hayat ve bereket (15 Mart 2017 - Çarşamba)
Bize gelen, bizimle giden (06 Mart 2017 - Pazartesi)
Yirmi yıl sonra (04 Mart 2017 - Cumartesi)
Yapmak ile Yıkmak (24 Şubat 2017 - Cuma)
Arkadaşlık (13 Şubat 2017 - Pazartesi)
Nerede duruyoruz? (09 Şubat 2017 - Perşembe)
Pullarımız (07 Şubat 2017 - Salı)
Güzellik (02 Şubat 2017 - Perşembe)
Dert söyletir, derman susturur (27 Ocak 2017 - Cuma)
Bize düşen vazife (17 Ocak 2017 - Salı)
Kar (14 Ocak 2017 - Cumartesi)
Buradayız, bekliyoruz (10 Ocak 2017 - Salı)
Sağlam duralım (23 Aralık 2016 - Cuma)
Evlatlarımız (07 Aralık 2016 - Çarşamba)
Türkiye bir mesuliyetin adıdır (20 Kasım 2016 - Pazar)
Saygı ile sevgi (02 Kasım 2016 - Çarşamba)
Fitne ateşi (21 Ekim 2016 - Cuma)
Son durum (14 Ekim 2016 - Cuma)
Türkiye´yi savunmak (10 Ekim 2016 - Pazartesi)
Devletin ve milletin bekâsı için (18 Ağustos 2016 - Perşembe)
15 Temmuz 2016 (21 Temmuz 2016 - Perşembe)
Göz gördü, gönül sevdi (14 Temmuz 2016 - Perşembe)
Dünyanın çivisi (30 Haziran 2016 - Perşembe)
Güzel bir kitap (17 Haziran 2016 - Cuma)
Hak ve Bâtıl (14 Haziran 2016 - Salı)
Yapan, yaptınız diyendir (09 Haziran 2016 - Perşembe)
Kâğıt, kalem ve sosyal medya (20 Mayıs 2016 - Cuma)
Fitne (06 Mayıs 2016 - Cuma)
Ne durumdayız? (16 Kasım 2015 - Pazartesi)
Akan kan, yükselen kin (26 Ağustos 2015 - Çarşamba)
Kenan Evren öldü (16 Mayıs 2015 - Cumartesi)
Kültür meselemiz (23 Nisan 2015 - Perşembe)
Oyunu bozmak zorundayız (21 Nisan 2015 - Salı)
Kıyamet değil, kıyam (06 Nisan 2015 - Pazartesi)
Siyaset ve millet (30 Mart 2015 - Pazartesi)
Bir hilal uğruna... (24 Mart 2015 - Salı)
Bu bir gezi yazısıdır (10 Mart 2015 - Salı)
Bugün (28 Şubat 2015 - Cumartesi)
Söz vermek, almak... (27 Şubat 2015 - Cuma)
İmha ve ihya (09 Şubat 2015 - Pazartesi)
Yoldaki işaretler (05 Şubat 2015 - Perşembe)
Sözün özü (31 Ocak 2015 - Cumartesi)
Sözün namusu (28 Ocak 2015 - Çarşamba)
İnsan insanın aynasıdır (21 Ocak 2015 - Çarşamba)
Dostluk ve düşmanlık (14 Ocak 2015 - Çarşamba)
Hepimiz tehlikedeyiz (12 Ocak 2015 - Pazartesi)
Sarıkamış için (08 Ocak 2015 - Perşembe)
Bıldır (04 Ocak 2015 - Pazar)
Son zamanlar (01 Ocak 2015 - Perşembe)
Sana kalpten soruyorlar (28 Aralık 2014 - Pazar)
Bir insana sarılmak (25 Aralık 2014 - Perşembe)
Yerli ve millî olmak (25 Aralık 2014 - Perşembe)
Tarihte bugün (18 Aralık 2014 - Perşembe)
Gerçek Hayat (30 Kasım 2014 - Pazar)
Geçici menfaatler, kalıcı anlamlar (28 Kasım 2014 - Cuma)
Yaşatırsanız, yaşarsınız (26 Kasım 2014 - Çarşamba)
Kudüs için (20 Kasım 2014 - Perşembe)
Ağaçlar ve odunlar (17 Kasım 2014 - Pazartesi)
Anadolu Gençlik Derneği (13 Kasım 2014 - Perşembe)
Zengin çeşit, fakir insan (11 Kasım 2014 - Salı)
Duâ Tâneleri (07 Kasım 2014 - Cuma)
Yoksulun sırtı, zenginin karnı (05 Kasım 2014 - Çarşamba)
Yeniden Bursa (04 Kasım 2014 - Salı)
Türkiye`ye inanmak (31 Ekim 2014 - Cuma)
Bursa`nın kıymeti (28 Ekim 2014 - Salı)
Türkiye, umudun yurdu (23 Ekim 2014 - Perşembe)
Yüksek hayat tecrübesi (16 Ekim 2014 - Perşembe)
Olmadı (12 Ekim 2014 - Pazar)
Batı bataklığı (08 Ekim 2014 - Çarşamba)
Acı gerçek, tatlı yalan (07 Ekim 2014 - Salı)
Doğan ölür, yapılan yıkılır (24 Eylül 2014 - Çarşamba)
Ölüm var (21 Eylül 2014 - Pazar)
Kalbin betonlaşması (11 Eylül 2014 - Perşembe)
Kıymet, bilinmek ister (09 Eylül 2014 - Salı)
Kardeşlik âdabı (05 Eylül 2014 - Cuma)
Kitabın ahlakını korumak (05 Eylül 2014 - Cuma)
Birinci Meclis Ruhu (03 Eylül 2014 - Çarşamba)
Ancak birlikte başarabiliriz (29 Ağustos 2014 - Cuma)
Kardeşime dokunma! (21 Ağustos 2014 - Perşembe)
Değişen bir şey var mı? (20 Ağustos 2014 - Çarşamba)
Birlikte dirlik vardır (18 Ağustos 2014 - Pazartesi)
Fesadın işi: Haset (15 Ağustos 2014 - Cuma)
YARIN (10 Ağustos 2014 - Pazar)
Yolda olmak... (08 Ağustos 2014 - Cuma)
Hatırla ve sıkı tut (06 Ağustos 2014 - Çarşamba)
Merhamet etmek (03 Ağustos 2014 - Pazar)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59
Dal rüzgarı affetmiştir ama, kırılmıştır bir kere.

Konfüçyus