Din ve dünyevîleşme
Tarih: 22.10.2016 13:10:54 / 495okunma / 0yorum
Prof. Mustafa Çağrıcı

 

İslâm´ın ve diğer bütün dinlerin ahlâk öğretilerinin en başında “Hırslarına köle olma!” uyarısı yer alır. Son yüzyılda dünyada yaşanan sorunları doğru okursak görürüz ki, insanı “insanın kurdu” yapan; insanı zenginleştikçe yoksullaştıran, hükmettikçe köleleştiren hep hırsları, bencillikleridir. Dünyayı yangın yerine çeviren, dünyayı soygun yeri yapan, insanoğlunun mal, makam ve zevk tutkularıdır. Bu tür sapmalar eskiden de vardı elbette; fakat günümüzde bu durum, bizde dünyevileşme, Batı´da (bir anlamıyla) sekülerizm denilen genel geçer bir hayat felsefesi halini almıştır.

Yanlış anlaşılmasın; dünyevileşmenin eleştirisi, dünya işlerine ilgisiz durmamız anlamına gelmez. Dünyevileşme, dünya hırslarını ve zevklerini ahiret kurtuluşuna öncelemeyi, böylece temel bir ahlâkî sapmayı ifade eder. Buna “dünyaperestlik” de diyebiliriz.

***

Davranışların şekli de önemli olmakla birlikte, ahlâkın kurucu unsuru, davranışların arkasındaki irade ve niyetimizdir. Buna göre bir kimsenin dünyevîleşmesi, ruhundaki dinî duyarlılığın solması, Allah ile kalbî bağın çözülmesi, onun yerini fani heva ve heveslerin almasıdır. Ve bu çözülme dindar görünende de görünmeyende de olabilir. Oysa Kur´an´ı hakkıyla okursak, başından sonuna kadar onda, ruhumuzdaki bu ışığı hep diri tutmamızı isteyen mutlak bir talebin hâkim olduğunu görürüz. Kur´an´da ibadet ederken, Allah´ı anarken, tövbe ve dua ederken kalbimizin hep Allah ile olması, içimizin ihlâs, tevazu ve huşû ile dolması istenir. Aynı şekilde çalışırken, kazanırken, harcarken, alırken, satarken, velhasıl değişik yönleriyle dünya hayatımızı yaşarken, insanî ilişkilerimizi sürdürürken de Allah´ın gözetiminde olduğumuzu, O´na karşı sorumluluğumuzu aklımızda tutmamız istenmiştir.

Kısaca Kur´an açısından dünyevîleşme, araç olması gereken dünyayı amaç bilme; dünya malını ve iktidarını, dünya zevklerini Allah rızasının ve ahiret kaygısının önüne geçirmedir. İslâm düşünürleri bu duruma düşmeyi gerçek bir kölelik sayarlar. İnsan, hakiki özgürlüğü ancak nefis ve dünya zincirlerinden kurtularak, bu sonlu şeylerin üstüne çıkarak kazanabilir. Endülüs´lü âlim İbn Hazm, bin yıl önce okuyucusuna şu öğüdü veriyordu: “Kendini kendinden daha değerli olan amaçlara ada!.. Hayatlarını sadece dünya malı uğruna tüketenler, yakutu verip çakıl taşı alanlara benzer. Ahlâkı olmayanın dini de olmaz. Tüm rezilliklerin kaynağı dünya hevesleridir.”

***

Aslında büyük sorun, bütün tutumlarımızda Allah karşısındaki sorumluluk şuurumuzun varlığı ve gücüyle ilgilidir. Özünde bu şuurun bulunmadığı her tutum –şeklen dinî de olsa- gerçekte dünyevîleşme işaretidir. Onun için İslâm düşüncesinde dindarlığın en yüksek mertebesi, “Allah´a kulluk ve küllî düzende aktif rol almak” şeklinde özetleyebileceğimiz dinî-ahlâkî ve ontolojik bir perspektifte görülmüştür.

Meselâ çok yönlü bir âlim olan Râgıb el-Isfahânî, insanın nihai yaratılış amacının, dünya heveslerini aşarak, hilâfetullah, ibâdetullah ve imâretü´l-arz deyimleriyle ifade ettiği küllî sorumluluğu yerine getirmek olduğunu belirtir ve bunların her birini âyetlerle temellendirir. Hilâfetullah, yönetimde (siyâse) “Allah´a iktidâ”dır. Bu, insanın kendini ve idaresi altındakileri Allah´ın iradesi ve rızasına uygun olarak yönetmesidir. İbâdetullah, emir ve yasaklarında Allah´ın iradesine tam uyum ve bağlılıktır. İmâretü´l-arz ise dünyayı kendimiz ve kendi dışımızdakiler için yaşanır hale getirmek, insanlara ve canlılara hayatı rahatlatacak yararlı işler yapmaktır. Bu yüce amaçlar için yapılan her iş, -ister din işi, ister dünya işi olsun- Allah´a ibadet ve Allah yolunda cihaddır. Isfahânî, bu kuşatıcı görevleri başarabilmek için ruhsal arınmayı gerekli görür. Çünkü “Ruhu kirli olanların sözleri ve işleri de kirli olur.”

Anahtar Kelimeler: dünyev, leşme
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
Yüz yıl önce yüz yıl sonra Ramazan (18 Mayıs 2018 - Cuma)
İslâmiyet insaniyettir (10 Mayıs 2018 - Perşembe)
Zâhirî-Selefî din yorumu (02 Mayıs 2018 - Çarşamba)
‘Kutlu Doğum´un ardından (26 Nisan 2018 - Perşembe)
İnanç sapması-Ahlak sapması (12 Nisan 2018 - Perşembe)
Dil terörü (06 Nisan 2018 - Cuma)
Diyanet´in taahhütnamesi (26 Mart 2018 - Pazartesi)
Diyanet´in taahhütnamesi (22 Mart 2018 - Perşembe)
İlâhiyatlar ‘güncelleme´nin neresinde? (14 Mart 2018 - Çarşamba)
YENİ ŞEYLER SÖYLEMEK LAZIM (09 Mart 2018 - Cuma)
Sert konuşma! (07 Mart 2018 - Çarşamba)
Düşünme, istişare ve iş yapma üzerine (01 Mart 2018 - Perşembe)
‘Daha az daha çoktur´ (23 Şubat 2018 - Cuma)
Nasıl bir çağda yaşıyoruz? (16 Şubat 2018 - Cuma)
Akıl ve bilim çağında din (11 Şubat 2018 - Pazar)
“1/4 domuz”: Bir kafa yapısı (30 Ocak 2018 - Salı)
Tasavvuf hakkında okunacak bir kitap (09 Ocak 2018 - Salı)
Ev sahibinin günahı (27 Aralık 2017 - Çarşamba)
İnsan olarak Hz. Peygamber (12 Aralık 2017 - Salı)
‘Büyük oyun´un nesiyiz? (29 Kasım 2017 - Çarşamba)
“Küp içindekini sızdırır” (21 Kasım 2017 - Salı)
‘Sünnet´e dair (10 Kasım 2017 - Cuma)
Din görevlilerinin eğitimi (05 Kasım 2017 - Pazar)
‘Hoca Efendi´ kimliği (29 Ekim 2017 - Pazar)
Cami dernekleri (22 Ekim 2017 - Pazar)
Cami ve medeniyet (13 Ekim 2017 - Cuma)
Mehdilik sempozyumu (07 Ekim 2017 - Cumartesi)
´Anlama sorunumuz´ (29 Eylül 2017 - Cuma)
Buna ‘uygarlık´ mı diyorsunuz? (21 Eylül 2017 - Perşembe)
İbretlik ülke: Pakistan (17 Eylül 2017 - Pazar)
Müslümanlar ne kadar müslüman? (12 Eylül 2017 - Salı)
Ümmet ve Ümmetçilik (24 Ağustos 2017 - Perşembe)
‘Bizim camia´nın sorunları (09 Ağustos 2017 - Çarşamba)
İktisat felsefesi sorunumuz (04 Ağustos 2017 - Cuma)
Diyanet ve din eğitimimiz (29 Temmuz 2017 - Cumartesi)
İslâm düşüncesinin kısa hikâyesi (07 Temmuz 2017 - Cuma)
“İslâm tevhid dinidir” ne demek? (30 Haziran 2017 - Cuma)
“Doğrusu nedir?” (03 Haziran 2017 - Cumartesi)
Ramazan´a girerken (27 Mayıs 2017 - Cumartesi)
‘Din´ anlayışımız üzerine (23 Mayıs 2017 - Salı)
Gündemdeki konu: İslâmcılık (16 Mayıs 2017 - Salı)
‘Tekbir´ (10 Mayıs 2017 - Çarşamba)
Güven toplumu (03 Mayıs 2017 - Çarşamba)
Güven toplumu (26 Nisan 2017 - Çarşamba)
‘Kendin için istediğini…´ (18 Nisan 2017 - Salı)
Çatışma dili saygı dili (07 Nisan 2017 - Cuma)
Suizan ya da niyet okuma (22 Mart 2017 - Çarşamba)
Suizan ya da niyet okuma (17 Mart 2017 - Cuma)
Siyasetimizde güzel gelişmeler (02 Mart 2017 - Perşembe)
İslamofobi (10 Şubat 2017 - Cuma)
‘İğneyi kendimize…´ (02 Şubat 2017 - Perşembe)
Hutbe ve hayat tarzı (16 Ocak 2017 - Pazartesi)
Üniversiteler ve hocalar niye var? (06 Ocak 2017 - Cuma)
İlâhiyat öğretimimize dair (24 Aralık 2016 - Cumartesi)
PISA raporunun düşündürdükleri (16 Aralık 2016 - Cuma)
‘Kadına şiddet´e farklı bir bakış (01 Aralık 2016 - Perşembe)
‘Söküp atmalıyız´ ama nasıl? (29 Kasım 2016 - Salı)
“Hüve´l-Bâkî (16 Kasım 2016 - Çarşamba)
Cemaat müdafilerine… (06 Kasım 2016 - Pazar)
Müslümanlar ‘bütünleşebilir´ mi? (15 Ekim 2016 - Cumartesi)
‘Zor oyunu bozar´ (08 Ekim 2016 - Cumartesi)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59
İnsan öldüğü zaman üç şey hariç ameli kesilir: Sadaka-i cariye, faydalanılan ilim, salih evlat.

Hz. Muhammed