Din ilimlerinde yeni usûl
Tarih: 20.9.2019 00:00:02
Prof. Mustafa Çağrıcı

Bazı okuyucularım, yazılarımda “olan”ı eleştirirken “olması gerekenler”i anlatmadığımı söylüyorlar. Bu eleştiri haklı; ama kısmen. Çünkü -takip edenler bilirler- “olması gerekenler” hakkında da bazı şeyler yazıyorum. Tabii ki, böyle kişisel ve kısmî öneriler sadece bir farkındalık oluşturulmasına yardımcı olabilir.
Amacımız, kısaca, İslam´ın ana kaynaklarına -tahrife uğratmadan- din ve dünya hayatımızı geliştirip zenginleştirecek şekilde işlerlik kazandırmak” olduğuna göre, bunun bir “usûl”ü, metodolojisi olmalıdır. Eski âlimlerimiz, çağlarının gerçeklerini ve ihtiyaçlarını göz önüne alarak “usûl-i fıkıh, usûl-i tefsir” gibi isimlerle entegre usûl çalışmaları yapmışlardır. Her alanda durağanlığın hâkim olduğu o zamanlarda dünyanın başka yerlerinde olduğu gibi İslam toplumlarında da eski usûl, ufak tefek eklemelerle asırlarca ihtiyacı karşılamıştır. Fakat özellikle 16. yüzyıldan itibaren dünya düşüncede, bilim ve teknikte temposu gittikçe artan bir değişim çağına girdi. Bence İslam toplumlarının temel sorunu, –bazı Müslüman entelektüellerin yüzlerce yıldır sürdürdükleri uyarılara rağmen- koyu muhafazakârların popülist direnişleri yüzünden bu değişimi hâlâ yeterince fark edemiyor olmalarıdır. Yazılarımın çoğunda mevcut durumu eleştirmekteki amacım, bu farkındalığın oluşmasına katkıda bulunmaktır.
***
İslam toplumlarında hâlen bu farkındalığın oluşmasını, dolayısıyla din ilimlerinde yeni usûl yahut metodolojinin kurulmasını önleyen üç farklı engelden bahsedilebilir:
1. Koyu laik-seküler düşünce ve uygulama. Bu çevreler, şimdiye kadar olup bitenlere bakarak, Müslüman toplumların yaşadığı bu gerçeklik karşısında tek kurtuluş yolunun dini bireysel hayatla sınırlı tutmak, kamusal alanı her türlü dinî etki ve görüntüden arındırmak istemekte, fırsat buldukça bu isteklerini -bazen zalimane yollarla- uygulamaktadırlar.
2. “Köktenci” denilen Selefî ve koyu muhafazakâr-gelenekçi dinî düşünce. Bunların ikisi de şimdiye kadarki bütün olumsuzlukların dinden uzaklaşmamızın sonucu olduğunu ileri sürmekte; Selefîler, İslâm toplumları için kurtuluşun, dinin aslî kaynaklarının doğru anlaşıldığı ve uygulandığı hicrî birinci asra (Selefin çağına) dönmekte, koyu muhafazakâr-gelenekçiler ise sonraki yüzyıllarda geliştirilen yorum ve uygulamaları sürdürmekte olduğunu savunmaktadır.
3. İslam toplumlarının kurtuluşunu, dinî kaynakları içinde yaşadığımız çağın gerçekleri ışığında yeniden okuyup anlamakta ve bunu sağlayacak yeni bir metodoloji geliştirmekte olduğunu düşünenlerin susmaları / susturulmaları. Bunlar manevî, sosyolojik, kültürel birçok nedenden dolayı birinci görüşü; dünyanın yaşadığı büyük değişimi ve realiteyi göremediği için de ikinci görüşü reddederler. Bu çağın somut siyasi, hukuki, toplumsal, ekonomik… gerçekliklerini, değerlerini vs. olgularını kavrayıp, dinî kaynaklarımızı bunların ışığında yeniden okumak, anlamak ve yaşamak, bunu sağlayacak yeni bir metodoloji geliştirmek gerektiğini düşünürler. Fakat bir kısmı siyasi vs. grupların türlü baskıları yüzünden, çoğu da ahlâkî olmayan hesaplarla bu düşüncelerini topluma anlatmazlar.
Tecrübelerime göre bizim dünyanın en büyük açmazlarından biri, hakikati gören ve bu hususta toplumlarını aydınlatmaları gereken okumuşların, kişi ve grup çıkarlarını hakikat ve erdemden üstün tutmalarıdır.
***
Sonuç olarak, halen İslam ülkelerinin dinî öğretim kurumlarında okutulan ve başarısızlığı yüzlerce yıllık tecrübeyle sabit olan klasik tefsir ve fıkıh usulü gözden geçirilerek yeni bir usûl inşa edilmelidir. Bu ise gazete köşelerindeki yazılarla başarılacak iş değil; uzman din bilginlerinin ve diğer ilgililerin planlı, projeli çalışmalarıyla ulaşılacak bir sonuçtur. Halen din öğretimi veren okullardaki sistem ve metot ise –aksiyonda olmasa bile- zihnen ve fikren Taliban´dan çok da farklı olmayan bir kitle yetiştirecek karakterdedir. Cemaatlerin din öğretimini kuşatmasından kaygılanmamın sebebi de budur. Cemaatlerin ve medreselerin varlığı ve faaliyetleri ise devleti ve hukuku ilgilendirir.

 

Anahtar Kelimeler: ilimlerinde, yeni
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
Barış Pınarı´nın düşündürdükleri (17 Ekim 2019 - Perşembe)
Barış için cihad - 2 (10 Ekim 2019 - Perşembe)
Şimdi barış için cihad (03 Ekim 2019 - Perşembe)
Tarikatlarla imtihanımız (26 Eylül 2019 - Perşembe)
Keramet mi ‘İstikamet´ mi? (29 Ağustos 2019 - Perşembe)
‘İstikamet´ (22 Ağustos 2019 - Perşembe)
Din ve ahlakta eksen kayması (08 Ağustos 2019 - Perşembe)
Kur´an´ı doğru anlama yolunda yeni bir eser (01 Ağustos 2019 - Perşembe)
Hasbihal (25 Temmuz 2019 - Perşembe)
Siyasal İslamcılıların yanlışları (18 Temmuz 2019 - Perşembe)
Aile değerleri ve cinsel farklılıklar (11 Temmuz 2019 - Perşembe)
Sorunumuz Tanzimat mı kafa yapısı mı? (04 Temmuz 2019 - Perşembe)
İslam´ın imajı: Algı ve gerçek (27 Haziran 2019 - Perşembe)
Ulema hegemonyası (20 Haziran 2019 - Perşembe)
‘İslam´ın cazibesi´nden kuşkusu olanlara (13 Haziran 2019 - Perşembe)
“Dine Davet” (24 Mayıs 2019 - Cuma)
Kur´an´da yoksullukla mücadele (09 Mayıs 2019 - Perşembe)
Kur´an´a göre yaşamak (25 Nisan 2019 - Perşembe)
Öteki Batı´yı da görmeliyiz (18 Nisan 2019 - Perşembe)
Bizim dünyada insan hakları (12 Nisan 2019 - Cuma)
Vahyin sonu mu, ‘tarihin sonu mu?´ (04 Nisan 2019 - Perşembe)
Golan Tepeleri neyi anlatıyor? (29 Mart 2019 - Cuma)
Aynayı kendimize tutmak (23 Mart 2019 - Cumartesi)
Sahi biz nereye gidiyoruz?! (07 Mart 2019 - Perşembe)
‘Özlenen geçmiş´ (21 Şubat 2019 - Perşembe)
Neden AHLAK? (15 Şubat 2019 - Cuma)
‘Değişim´ deyince… (11 Şubat 2019 - Pazartesi)
Değişim ve Muhafazakârlık (01 Şubat 2019 - Cuma)
Sosyal medyayı temizlemek için… (25 Ocak 2019 - Cuma)
Bir çevirinin düşündürdükleri (04 Ocak 2019 - Cuma)
Mazoşizme varan müsamahasızlık (02 Ocak 2019 - Çarşamba)
Ahlak merkezli dindarlıktan nerelere? (04 Aralık 2018 - Salı)
Gençler! Siz büyüklerinize bakmayın! (26 Kasım 2018 - Pazartesi)
Ehl-i Sünnet tek tip midir? (16 Kasım 2018 - Cuma)
‘Dindarlar´ın dilleri ne kadar dindar? (03 Kasım 2018 - Cumartesi)
‘Vahiy ve peygamberlik´ (25 Ekim 2018 - Perşembe)
Kur´an´ı okumak, hissetmek, anlamak (22 Ekim 2018 - Pazartesi)
İnsan olmak / İnsan kalmak (17 Ekim 2018 - Çarşamba)
İnsan olmak / İnsan kalmak (05 Ekim 2018 - Cuma)
‘Müslüman insan´ ne idi ne oldu (27 Eylül 2018 - Perşembe)
Kur´an ahlâkını anlamak için (13 Eylül 2018 - Perşembe)
Derin bir kaygı ya da çığlık (07 Eylül 2018 - Cuma)
Din-dünya ilişkisini doğru anlamak (31 Ağustos 2018 - Cuma)
Dinamik dindarlık (17 Ağustos 2018 - Cuma)
‘İran ve turan´ (27 Temmuz 2018 - Cuma)
15 Temmuz ihanetinin hatırlattıkları (19 Temmuz 2018 - Perşembe)
‘Din dili´ sorunumuz (13 Temmuz 2018 - Cuma)
Veda Hutbesi üzerine (06 Temmuz 2018 - Cuma)
Seçim sonucuna farklı bakışlar (29 Haziran 2018 - Cuma)
Dinî bilgi ve Diyanet (21 Haziran 2018 - Perşembe)
Türkiye´nin dinî ve kültürel birikimi (17 Haziran 2018 - Pazar)
İslâm´ın güncel sunumu (07 Haziran 2018 - Perşembe)
Havanda su dövmek (25 Mayıs 2018 - Cuma)
Yüz yıl önce yüz yıl sonra Ramazan (18 Mayıs 2018 - Cuma)
İslâmiyet insaniyettir (10 Mayıs 2018 - Perşembe)
Zâhirî-Selefî din yorumu (02 Mayıs 2018 - Çarşamba)
‘Kutlu Doğum´un ardından (26 Nisan 2018 - Perşembe)
İnanç sapması-Ahlak sapması (12 Nisan 2018 - Perşembe)
Dil terörü (06 Nisan 2018 - Cuma)
Diyanet´in taahhütnamesi (26 Mart 2018 - Pazartesi)
Diyanet´in taahhütnamesi (22 Mart 2018 - Perşembe)
İlâhiyatlar ‘güncelleme´nin neresinde? (14 Mart 2018 - Çarşamba)
YENİ ŞEYLER SÖYLEMEK LAZIM (09 Mart 2018 - Cuma)
Sert konuşma! (07 Mart 2018 - Çarşamba)
Düşünme, istişare ve iş yapma üzerine (01 Mart 2018 - Perşembe)
‘Daha az daha çoktur´ (23 Şubat 2018 - Cuma)
Nasıl bir çağda yaşıyoruz? (16 Şubat 2018 - Cuma)
Akıl ve bilim çağında din (11 Şubat 2018 - Pazar)
“1/4 domuz”: Bir kafa yapısı (30 Ocak 2018 - Salı)
Tasavvuf hakkında okunacak bir kitap (09 Ocak 2018 - Salı)
Ev sahibinin günahı (27 Aralık 2017 - Çarşamba)
İnsan olarak Hz. Peygamber (12 Aralık 2017 - Salı)
‘Büyük oyun´un nesiyiz? (29 Kasım 2017 - Çarşamba)
“Küp içindekini sızdırır” (21 Kasım 2017 - Salı)
‘Sünnet´e dair (10 Kasım 2017 - Cuma)
Din görevlilerinin eğitimi (05 Kasım 2017 - Pazar)
‘Hoca Efendi´ kimliği (29 Ekim 2017 - Pazar)
Cami dernekleri (22 Ekim 2017 - Pazar)
Cami ve medeniyet (13 Ekim 2017 - Cuma)
Mehdilik sempozyumu (07 Ekim 2017 - Cumartesi)
´Anlama sorunumuz´ (29 Eylül 2017 - Cuma)
Buna ‘uygarlık´ mı diyorsunuz? (21 Eylül 2017 - Perşembe)
İbretlik ülke: Pakistan (17 Eylül 2017 - Pazar)
Müslümanlar ne kadar müslüman? (12 Eylül 2017 - Salı)
Ümmet ve Ümmetçilik (24 Ağustos 2017 - Perşembe)
‘Bizim camia´nın sorunları (09 Ağustos 2017 - Çarşamba)
İktisat felsefesi sorunumuz (04 Ağustos 2017 - Cuma)
Diyanet ve din eğitimimiz (29 Temmuz 2017 - Cumartesi)
İslâm düşüncesinin kısa hikâyesi (07 Temmuz 2017 - Cuma)
“İslâm tevhid dinidir” ne demek? (30 Haziran 2017 - Cuma)
“Doğrusu nedir?” (03 Haziran 2017 - Cumartesi)
Ramazan´a girerken (27 Mayıs 2017 - Cumartesi)
‘Din´ anlayışımız üzerine (23 Mayıs 2017 - Salı)
Gündemdeki konu: İslâmcılık (16 Mayıs 2017 - Salı)
‘Tekbir´ (10 Mayıs 2017 - Çarşamba)
Güven toplumu (03 Mayıs 2017 - Çarşamba)
Güven toplumu (26 Nisan 2017 - Çarşamba)
‘Kendin için istediğini…´ (18 Nisan 2017 - Salı)
Çatışma dili saygı dili (07 Nisan 2017 - Cuma)
Suizan ya da niyet okuma (22 Mart 2017 - Çarşamba)
Suizan ya da niyet okuma (17 Mart 2017 - Cuma)
Siyasetimizde güzel gelişmeler (02 Mart 2017 - Perşembe)
İslamofobi (10 Şubat 2017 - Cuma)
‘İğneyi kendimize…´ (02 Şubat 2017 - Perşembe)
Hutbe ve hayat tarzı (16 Ocak 2017 - Pazartesi)
Üniversiteler ve hocalar niye var? (06 Ocak 2017 - Cuma)
İlâhiyat öğretimimize dair (24 Aralık 2016 - Cumartesi)
PISA raporunun düşündürdükleri (16 Aralık 2016 - Cuma)
‘Kadına şiddet´e farklı bir bakış (01 Aralık 2016 - Perşembe)
‘Söküp atmalıyız´ ama nasıl? (29 Kasım 2016 - Salı)
“Hüve´l-Bâkî (16 Kasım 2016 - Çarşamba)
Cemaat müdafilerine… (06 Kasım 2016 - Pazar)
Din ve dünyevîleşme (22 Ekim 2016 - Cumartesi)
Müslümanlar ‘bütünleşebilir´ mi? (15 Ekim 2016 - Cumartesi)
‘Zor oyunu bozar´ (08 Ekim 2016 - Cumartesi)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
DOLAR
5.7690
EURO
6.4202
booked.net
İmanın efdali: nerede olursan ol, Allah?ın (CC) seninle olduğunu bilmendir.

Hz. Muhammed
Henüz ölmüş insanların tüyleri sonradan diken diken olabilir.

www.bizimsivas.com.tr
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59