DİLDE TEMBELLİK Mİ, CEHALET Mİ, KASIT MI?
Tarih: 19.6.2018 16:59:59 / 185okunma / 0yorum
Yavuz Bülent Bakiler

Bazen küçücük bir kibrit alevi, bir büyük orman yangınına sebep olabilir. Bir muhteşem abidenin yıkılması, bir temel taşının çekilip alınmasıyla başlar. Bazen bir virüs, dağ gibi bir adamı devirebilir.

Dilde de böyle. Konuşma ve yazı dilimizden bir kelimenin atılması, unutturulmuş, bazen kırk deyimi, kırk atasözünü, artık anlaşılmaz hale getirir.

Geçenlerde yine söylemiştim. Başka devlet televizyonlarımız olmak üzere, bazı yayın kuruluşlarında, yabancı filmlerin Türkçeleştirilmesinde iki kelimenin kullanılmamasına çalışılıyor. Bunlar “Allah” ve “İnşallah” kelimeleridir. Mesela; “Allah kahretsin” bedduası yerine sadece “Kahretsin” denilip geçiliyor. “İnşallah” kelimesi yerine de “umarım” kelimesi kullanılıyor. Olmaz ya, şimdi bir an için kabul edelim ki; “Allah” kelimesini dilimizden çıkarıp attılar. Peki ne kalacak? Kaybımız bu mübarek kelimeden ibaret mi olacak? Hayır! Hayır! Hayır! Bu güzelim kelimeyle birlikte en az kırk deyimimiz, en az yüz ata sözümüz artık bilinmez, anlaşılmaz, konuşulmaz hale gelecek. Mesela “Allah” kelimesi gitti mi artık, “Allah aşkına, Allah Bağışlasın, Allah esirgesin, Allah versin” diyemeyeceğiz.

“Allah´ın cezası, Allah´ın belası, Allah´ın günü, Allahuekber, Allah Kerim, Allah´tan korkmaz kuldan utanmaz, Allah´ından bul, söz bir Allah bir, Allah-u alem, Allah yürü ya kulum demiş” gibi deyimlerimizi artık bilemeyeceğiz, unutmuş olacağız.

Peki ya o güzelim atasözlerimiz! Türk atasözleri isimli kitabı açıp bakabilirsiniz. İçinde “Allah” kelimesi geçen değil, doğrudan doğruya “Allah” ism-i celiliyle başlayan yüzden fazla atasözümüz var. Onları buradan saymak imkânsız. Ama “Allah” kelimesi oradan kaldırılırsa o atasözlerimizde artık bilinmez, konuşulmaz, anlaşılmaz olur.

Bu bakımdan “canım bir kelimeyle ne olur” diyemeyiz. O bir tek kelimenin bile arkasında nice deyimler, nice atasözleri, nice şarkılar, türküler, nice güzellikler var.

Geçen gün Kadıköy vapurunda, yanımda oturan orta yaşlı bir kadın, cep telefonuyla kızıyla konuşuyor ve “Allah´a ısmarladık” veya “hoşça kal” yerine ikide bir “Hadi Bayyy!” “Hadi bayyy!” deyip duruyordu. Doğrusu hiç yakıştıramadım.

Bazı ruh doktorlarımız ifadesine göre, böyle konuşmak ya bir dil züppeliğinden kaynaklanıyor veya bir aşağılık duygusundan! Öyle veya böyle, bunlar ve benzeri kelimeler, Türk ağzına yakışmayan kelimeler. “Pardon” da öyle “Çok mersi” de öyle.

Mehmet Akif Bey´in “pardon” kelimesi için yazdıklarını buradan söyleyemeyeceğim. Bazı kelimeler de “Allah´a ısmarladık” yerine “baay” demeyi dil tembelliğiyle açıklıyorlar. “Allah´a ısmarladık” (7) heceli bir kelime imiş halbuki “baay” tek heceden ibaretmiş. “Affedersiniz” (5) heceli bir kelime imiş, “pardon” ise (2) heceli imiş. “Teşekkür ederim” (6) heceli imiş, “merci” ise iki heceli bir kolaylıkmış. Birde onun “çok merci”si var.

Bu görüşe katılmak elbette mümkün değil. Dünyanın hangi milleti uzun heceli kelimeleri atarak, başka dillerden bir iki heceli kelimeler alıyor acaba? Alsa bile bize ne? Bir dil ancak kendi içinde bazı uzun heceli kelimeleri kısaltabilir. Başka dillerden kelime alarak uzun heceli kelimelerimizi kısaltarak, dilimizi yeniden “gel, git, koş dur, vur, kır, yat, kalk, bak, yak, çak” gibi tek heceli kelimeler yığını haline getiremeyiz. Bu bizim felaketimiz olur.

Peki bizim tek heceli “şart” kelimesini atarak yerine iki heceli “koşul” uydurukçasını koyanlar, bunu dil tembelleri için mi yaptılar? “İmkân” iki heceli bir kelimemizdi. “Olanak” üç heceli bir ucube! “İhtiyaç” üç heceli bir kelimemizdi; “gereksinim” dört heceli bir geğirti” “Gökçeyazın, yapıt, saptamak, örneğin” kelimeleri acaba “edebiyat, eser, tespit, hayat, mesela” kelimelerinden daha mı rahat söyleniyor?  Bu işin içinde bir bit yeniği var. Ömründe içki içmemiş bir köylüye, bir gün birileri zorla rakı içirmişler. Köylü o adamlara acıyarak bakmış:

“Gardaşlar” demiş. “Bu zıkkımı hökümetin zoruyla mı içiyonuz yoksa aklınız yok da ondan mı?” Bizim kırk yıllık kelimelerimizi bize unutturmaya çalışanlar, acaba, bunu tembelliklerinden mi, ahlaksızlıklarından mı yapıyorlar. Yoksa başka yerden aldıkları emirden m dersiniz?

 

Anahtar Kelimeler: DİLDE, TEMBELLİK, CEHALET, KASIT
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
DİVAN EDEBİYATIMIZ ÜZERİNE (22 Temmuz 2018 - Pazar)
DEVRİK CÜMLE (12 Haziran 2018 - Salı)
DEVAM ETMEK-SÜRMEK (05 Haziran 2018 - Salı)
DEPREMİN ALETSEL ŞİDDETİ (29 Mayıs 2018 - Salı)
“DEPREMİN ALETSEL BÜYÜKLÜĞÜ” (01 Mayıs 2018 - Salı)
DECCALI DEKKAL DİYE OKUMAK KİBARLIĞI (24 Nisan 2018 - Salı)
CANKUŞU-YAŞAMINI YİTİRDİ (10 Nisan 2018 - Salı)
BÜYÜK HARFLER NERELERDE KULLANILIR? (03 Nisan 2018 - Salı)
BEYAZ TÜRKÇENİN BÜYÜK ŞAİRİ (20 Mart 2018 - Salı)
BAYRAM CEMRESİ (13 Mart 2018 - Salı)
BAHTİYAR VAHAPZÂDE´NİN SORUSU (28 Şubat 2018 - Çarşamba)
AVUSTURALYADA İNGİLİZLEŞEN TÜRKLER (06 Şubat 2018 - Salı)
AŞGABATTA KİTAP (30 Ocak 2018 - Salı)
DİLDE BİRLİĞİMİZİ BOZANLAR (06 Kasım 2017 - Pazartesi)
Dilde Birlik, Fikirde Birlik, İşte Birlik (30 Ekim 2017 - Pazartesi)
Mesela mı örneğin mi diyelim? (16 Ekim 2017 - Pazartesi)
Çaya Çorbaya Yoğun (10 Ekim 2017 - Salı)
CANKUŞU-YAŞAMINI YİTİRDİ (02 Ekim 2017 - Pazartesi)
Ana Dil mi, Ana Dili mi? (13 Eylül 2017 - Çarşamba)
SİVAS´TA İNANILMAZ BİR GELİŞME (05 Eylül 2017 - Salı)
ARGO (28 Ağustos 2017 - Pazartesi)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59
Bilimin bulunmadığı yer, suyu olmayan kentte benzer?

Hacı Bektaşı Veli