DİLDE BİRLİĞİMİZİ BOZANLAR
Tarih: 6.11.2017 11:19:00 / 393okunma / 0yorum
Yavuz Bülent Bakiler

Daha önce de söylemiştim. Demiştim ki:
"Ruslar, Kırım´ın Bahçesaray şehrinde, Zincirli Medresesi bahçesinde bulunan Gaspralı İsmâil Bey´in Mezarını kazıyarak üzerine kocaman bir domuz ahırı yaptırmışlar. Sanki koca Kırım´da başka bir yer yokmuş gibi, Gaspralı´nın mezar yerine göz dikmişler. Niçin? İstanbul Türkçesi´sini Kırım´da da, Herat´ta da, Kaşgar´da da ortak bir dil hâline getirmek istediği için! Sorumu anlayacaksınız:
Türk Dünyasında "Dilde birlik, fikirde birlik, iş´te birlik kurmak isteyen Gaspralı İsmail Bey´in mezarını Ruslar yok ettiler. Peki biz Türkiye´de ne yaptık?"
Bu sorunun cevabı çok düşündürücü. Birtakım kimselerin öfkeleneceğini biliyorum. Öfkelenenleri oturup biraz düşünmeye ve Türkiye üzerinde oynanan büyük oyunları birazcık olsun araştırmaya davet ediyorum. Hiçbir meselemizi öfkeyle halledemeyiz.
Bir milletin dili, o milletin âdetâ şah damarıdır. Varlık sebebidir. Bir milletin dili, yüzlerce yılın, binlerce yılın eseridir. Dil, canlı bir varlıktır. Doğru! Dile zamanla birtakım kelimelerin girmesi tabiîdir, doğrudur ama Türkiye´de bizim yaptığımız bu değil. Türkiye´de biz, devlet radyo ve televizyonlarını kullanarak, devlet bütçesinden maaş alan, ücret alan kimseleri de seferber ederek Türk Dünyasının ortak kelimelerini ortadan kaldırmaya çalışıyoruz. Yâni Gaspralı´nın dilde birlik dâvâsını ortadan kaldırmak istiyoruz. Derin bir üzüntüyle söylüyorum:
Moskova´nın yapmak istediğini biz de Türkiye´de uyguluyoruz. Bu anlatılmaz bir dil katliamıdır. Hem dünkü edebiyatımızdan, hem de bütün Türk Cumhuriyetlerinden kopma yanlışlığıdır.
Örnekler vermek istiyorum. Herkes açsın baksın Kültür Bakanlığımız tarafından hazırlanan karşılaştırmalı Türk Lehçeleri Sözlüğü´ne.
Mesela, "millet" kelimesi bütün Türk Cumhuriyetlerinde ortak bir kelimedir. Bizim gibi, Azerbaycan Türkleri de "millet" diyor. Başkurtlar da, Özbekler de, Türkmenler de, Uygurlar da, Tatarlar da "millet" diyorlar. Şimdi biz bu "millet" kelimesini kaldırarak yerine "ulus" kelimesini koyduk. İyi ama "ulus" kelimesi Türkçe değil ki; Moğolca. Moğol´un "ulaş" kelimesini almak, "ulus" şekline sokarak "millet" kelimesini unutturmaya çalışmak bize, milletimize, edebiyatımıza ne kazandıracak?
"Şehir" ne güzel, ne yumuşak, ne ışıklı bir kelimemizdi. "Şehir" kelimesini dilimizden silip süpürmek istiyorlar. Niçin? Farsça olduğu için. İyi ama yerine koydukları şu kaba saba, şu küt, şu tıknefes "kent" kelimesi de Türkçe değil ki. Soğutça. Soğutça, Farsça´nın en kaba hâli.
"Hürriyet" kelimesinin ne günahı vardı ki şimdi onun yerine "özgürlük" diyoruz? "Özgürlük" kelimesini bizden başka hiç bir Türk topluluğu bilmiyor ve kullanmıyor. Azerbaycan Türkleri "hürriyet" diyorlar, Başkurtlar "hörriyet", Özbekler "hürriyet", Tatarlar "hörriyet", Uygurlar "hürriyet" diyorlar. Türkmenler "azatlık" veya "erkinlik". Biz ise "özgürlük" diyoruz. Niçin ama?
"Sebep", bütün Türk dünyasında ortak bir kelimeydi. Şimdi bütün televizyon kanallarımızda program yapanlar artık "sebep" yerine "neden" diyorlar. Niçin "neden" diyorlar? Türkçede "sebep" başka, "neden" başkadır. Bizim dışımızdaki bütün Türkler "cevap diyorlar. Yalnız Kazak Türkleri "javap", Kırgız Türkleri "cöp" diyorlar. "Yanıt" kelimesini kullanan sadece biziz. Niçin ama? Neden?
Bir zamanlar "şeref" kelimesini Azerbaycan Türkleriyle, Başkurtlarla, Özbeklerle, Tatarlarla, Uygurlarla birlikte kullanıyorduk. Sonra biz "şeref" yerine Fransız´ın "onör" kelimesinden "onur"u aldık. Ne kazandık? "Onur"suz olmak başka, "şeref"siz olmak başkadır. Biri tevâzuun ifâdesi, ötekisi bayağılığın ve alçaklığın.
Azerbaycan´dan Çin sınırına kadar "imkân" ve "mümkün" kelimeleri bugün de yaşamaktadır. "Olanak" kelimesinin bizden başka kullanan bir Türk eli yoktur. "Koşul" kelimesi de, "etkinlik, giz, yaşam, yaşantı, tüm, betik, öykü, us, gökçeyazın, tin, istenç, gönenç, kanı" kelimelerini de bizden başka hiç bir Türk topluluğu bilmiyor, sevmiyor ve konuşmuyor. Halbuki bütün bu kelimeler daha 30-40 yıl önce bütün Türk Dünyası´nda ortak kelimelerdi. Eğer "Biz iyi yaptık" diyorsanız, bilmelisiniz ki Moskova da "çok iyi oldu" demektedir ve Gaspralı İsmail Bey´in mezarını kazıyıp, üzerine domuz ahırı yaptıranlar size alkış tutmaktadırlar. Gaspralı İsmail Bey´in ise, kemikleri sızlamaktadır.

Anahtar Kelimeler: DİLDE, BİRLİĞİMİZİ, BOZANLAR
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
DİVAN EDEBİYATIMIZ ÜZERİNE (22 Temmuz 2018 - Pazar)
DEVRİK CÜMLE (12 Haziran 2018 - Salı)
DEVAM ETMEK-SÜRMEK (05 Haziran 2018 - Salı)
DEPREMİN ALETSEL ŞİDDETİ (29 Mayıs 2018 - Salı)
“DEPREMİN ALETSEL BÜYÜKLÜĞÜ” (01 Mayıs 2018 - Salı)
DECCALI DEKKAL DİYE OKUMAK KİBARLIĞI (24 Nisan 2018 - Salı)
CANKUŞU-YAŞAMINI YİTİRDİ (10 Nisan 2018 - Salı)
BÜYÜK HARFLER NERELERDE KULLANILIR? (03 Nisan 2018 - Salı)
BEYAZ TÜRKÇENİN BÜYÜK ŞAİRİ (20 Mart 2018 - Salı)
BAYRAM CEMRESİ (13 Mart 2018 - Salı)
BAHTİYAR VAHAPZÂDE´NİN SORUSU (28 Şubat 2018 - Çarşamba)
AVUSTURALYADA İNGİLİZLEŞEN TÜRKLER (06 Şubat 2018 - Salı)
AŞGABATTA KİTAP (30 Ocak 2018 - Salı)
Dilde Birlik, Fikirde Birlik, İşte Birlik (30 Ekim 2017 - Pazartesi)
Mesela mı örneğin mi diyelim? (16 Ekim 2017 - Pazartesi)
Çaya Çorbaya Yoğun (10 Ekim 2017 - Salı)
CANKUŞU-YAŞAMINI YİTİRDİ (02 Ekim 2017 - Pazartesi)
Ana Dil mi, Ana Dili mi? (13 Eylül 2017 - Çarşamba)
SİVAS´TA İNANILMAZ BİR GELİŞME (05 Eylül 2017 - Salı)
ARGO (28 Ağustos 2017 - Pazartesi)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59
Hiç unutulmayacak yüz anne yüzüdür?

Hz. Muhammed
BERAT DEMİRCİ
BERAT DEMİRCİ
BUNLAR HEP BASİT MANTIK KURALLARIDIR
İbrahim KAHVECİ
İbrahim KAHVECİ
Sorun sadece döviz ve faiz olsa keşke
Prof. Mustafa Çağrıcı
Prof. Mustafa Çağrıcı
Ehl-i Sünnet tek tip midir?
Yusuf Ziya Cömert
Yusuf Ziya Cömert
Para görününce vicdan sıvışır
Mehmet Şevket EYGİ
Mehmet Şevket EYGİ
İslam´ın ölçütleri
İBRAHİM TENEKECİ
İBRAHİM TENEKECİ
Son günlerin dünyası
MUSTAFA KUTLU
MUSTAFA KUTLU
Âlet işler el övünür
Gülşah Akkaş Yaman
Gülşah Akkaş Yaman
Nasılsın dediklerinde
Selahattin Çerik
Selahattin Çerik
Şükürname!
İsmail Dursun
İsmail Dursun
Sivasspor´dan Beşiktaş´a Futbol Dersi
YUSUF KAPLAN
YUSUF KAPLAN
Dikkat! Türkiye´nin sosyolojisi metamorfoz geçiriyor!
D. Mehmet Doğan
D. Mehmet Doğan
Yatay talimatlar, dikey uygulamalar!
Kemal Öztürk
Kemal Öztürk
Sessiz karşı devrim
Müjgan Üçer
Müjgan Üçer
SİVAS HALAYINA DURAN GENÇLER
Beşir Ayvazoğlu
Beşir Ayvazoğlu
TÜYAP Kitap Fuarı´na ve Selim İleri´ye dair
Yusuf Ziya Ünsal
Yusuf Ziya Ünsal
Avucunuzdaki Kelebek
Aydın Ünal
Aydın Ünal
Dikkat, PKK dönüşüyor
Ahmet ÖZDEMİR
Ahmet ÖZDEMİR
Ey ana toprağı, ey Anadolu
Muzaffer Gücer
Muzaffer Gücer
SİVASIN ÇERMİKLERİ
Ö. EMİR DOĞAN
Ö. EMİR DOĞAN
“YAZIN ÜÇ AY YATAN ÖĞRETMEN” HA!
Salih Tuna
Salih Tuna
Türk ekonomisi McKinsey´e mi emanet edildi?
Osman Nuri Kesici
Osman Nuri Kesici
25 Eylül Dünya Eczacılar günü...
Mahmut Erol Kılıç
Mahmut Erol Kılıç
Bilgilendirme notu
Muhsin Kaya
Muhsin Kaya
SİVAS´A SELAM YOLA DEVAM
Talha Gurbetçi
Talha Gurbetçi
OSMANLICAYA SAHİP ÇIKALIM
Yavuz Bülent Bakiler
Yavuz Bülent Bakiler
DÜŞMANIYIM ASALETİN KELİMELERDE BİLE”
Sami Akkuş
Sami Akkuş
DUA EDİN...
Ergün Diler
Ergün Diler
Kıbrıs planı
Gülşah YARLI
Gülşah YARLI
Sezona veda
Fikret ÜNSAL
Fikret ÜNSAL
DEDİKODUSU ÇIKARSA OLUR
Aziz Erdoğan
Aziz Erdoğan
ÇANAKKALE RUHU DÜNDEN DİRİDİR
Zübeyir Kamil Akkaya
Zübeyir Kamil Akkaya
Batı´ya Doğru - Taklit Bitti, Tahkik Başladı!
Salih Şahin
Salih Şahin
OSMANLI ARAPLARI NASIL SÖMÜRDÜ!
S. Emrah GÖKTAŞI
S. Emrah GÖKTAŞI
Sivil toplum
Osman Nuri KESİCİ
Osman Nuri KESİCİ