Ömer KIZILÖZ


DİL YARASI

DİL YARASI



Hastalandım bir kez bile ziyaretime gelmedi, en azından bir telefon edebilirdi.
Onca iyilik etmeme rağmen anlamıyorum, bana çok soğuk davranıyor. Sürekli ben arıyorum, ben soruyorum, o beni hiç arayıp sormuyor.
Dün arkadaşlarla bir aradaydık, konuşurken başkalarının yüzüne tebessüm ederek, bana ise adeta somurtarak bakıyordu.
Çevremizdeki insanlardan bu tarz konuşmaları duyarız ya da
bizim bu şekilde davrandığımızı söyleyen insanlar vardır.

İnsanların bizden uzaklaşmasının ya da bizim insanlardan uzaklaşmamızın en önemli nedeni dozajı ayarlanamayan şakalar, incitici eleştiriler ve sözün nereye gideceği hesap edilmeden yapılan konuşmalardır.

Bir arkadaşım anlatıyor; kendisinin çok sevdiği bir akrabası varmış, ailece yapılan bir görüşmede; akrabaları ve eşlerinin de
bulunduğu bir ortamda arkadaşımın giyimini ve yaşını tiye alan şakalar
yapmış. Tabii, arkadaşım bu duruma çok üzülmüş, kendisine; akrabası
ile görüşüp görüşmediğini sorduğumda ise; artık sadece düğün, nişan,
cenaze gibi insanların mecburi olarak bir araya geldiği ortamlarda görüştüğünü ve bu yakınını hâlâ affedemediğini söylüyor.

Arkadaşımın başından geçen bu olayda olduğu gibi; alt tarafı bir şakaydı deyip geçmek yıllarca süren dostlukların, sosyal ilişkilerin bir anda yıkılmasına sebebiyet verebiliyor.

Yakından tanıdığım bir aile dostumuzun düğünü olmuştu. Kendisini 3-4 ay sonra ziyarete gittim. Ziyaret esnasında tuhaf bir şey dikkatimi çekti. Bu tanıdığım ve eşi konuşurlarken birbirlerine laf
arasında manyak, deli gibi ifadeler kullanıyorlardı. Münasip bir yerde
bu arkadaşa neden böyle konuştuklarını, böyle konuşmanın eşi ile
aralarındaki saygınlığı azaltacağını söyledim. Cevaben bana “Ömer
bunda ne var ki? Alt tarafı şakadan söylenen sözler.” demişti.
Sonuç: 2 yıl sonra bu arkadaşım şiddetli geçimsizlik nedeniyle eşinden ayrılmak zorunda kaldı. Çevreden aldığım duyumlar ise boşanmadan önce sürekli olarak birbirlerine hakaret edip, kavga ediyor
olmalarıydı.

Dünyanın en hassas işi, işçiliği; konuşurken sözlere dikkat edilmesidir. Çünkü konuşulan her kelimenin ruh dünyasında bir karşılığı
oluyor ve sinelerde dil yarası dediğimiz iyileşmeyen yaralar açılabiliyor.
Dikkat edilmeden sarf edilen sözler; eşlerin, dostların, akrabaların; dolayısıyla toplumun birbirinden uzaklaşmasına sebebiyet verebiliyor. İnsanlar birileri tarafından yaralandıklarında bazen rövanşist bir tutuma girip, bu seferde karşı tarafı yaralamaya çalışıyor ve bu durum
aradaki tüm bağları çürütebiliyor. Konuştuklarımıza dikkat edelim,
çünkü sözlerimiz insanlarda yaşıyor.



YAZARLAR