Dil Devrimi cinayeti ve Osmanlıca meselesi
Dil Devrimi cinayeti ve Osmanlıca meselesi
Tarih: 8.12.2014 21:28:11 / 676okunma / 0yorum
YUSUF KAPLAN

 

Türkiye’de dil faslında dünyada başka bir ülkede görülmeyen, görülmesi de tahayyül edilemeyecek ürpertici bir cinayet işlendi.

Bu yazıda, bu cinayetin belgesini yayımlıyorum. Buyurunuz:

İŞTE CİNAYETİN BELGESİ!

“Harf Devrimi’nin tek amacı ve hatta en önemli amacı, okuma yazmanın yaygınlaşmasını sağlama değildir. Devrimin temel gayelerinden biri, yeni nesillere, geçmişin kapılarını kapamak, Arap-İslâm dünyası ile bağları koparmak ve dinin toplum üzerindeki etkisini zayıflatmaktı. Yeni nesiller, eski yazıyı öğrenemeyecekler, yeni yazı ile çıkan eserleri de biz denetleyecektik. Din eserleri, eski yazıyla yazılmış olduğundan okunmayacak, dinin toplum üzerindeki etkisi azalacaktı.”

Bu sözler, Millî Şef İsmet İnönü’ye ait. Bu sözlerin yer aldığı yer ise, Sabahattin Selek tarafından 1968 yılında kayda alınan İnönü’nün Hatırat kitabı.

Sabahattin Selek, kayda alıp da yayımladığı bölümler de olduğunu söylüyor.

İnsan, merak etmeden edemiyor elbette ki: Acaba İnönü, daha neler neler söyledi de, sonunda söylediklerinin önemli bir kısmı “sansür yedi”!

Yayımlanan kısımlarında bile İnönü’nün söyledikleri yenilir yutulur cinsten şeyler değil: Devrimlerin gerçek hedefini, gizlenen gerçekleri çok güzel fâş etmeye yetecek “şeyler”!

OSMANLICA: DÜNYANIN EN ZENGİN DİLİ

Antalya’da yapılan Millî Eğitim Şûrası’nda önemli, tarihî kararlar alındı. Bu kararlardan biri, Osmanlıca Türkçesi’nin liselere ders olarak konulması meselesi.

Bazı çevreler, hemen “Ortaçağ karanlığı”na mı dönüyoruz diyerek, bayatlamış, bu tür zamanlarda bozuk plak gibi çaldıkları ilkel tepkilerini dile getirdiler.

Oysa Osmanlıca Türkçesi, dünyanın en zengin dilidir. Nicelik bakımından değil, nitelik bakımından.

Bu açıdan İngilizce’den kat be kat zengin bir dildir. İngilizcenin derinliğinden sözetmek elbette ki abesle iştigaldir.

Osmanlıca dünyanın bütün belli başlı düşünce dillerinin, sanat dillerinin, bilim dillerinin, kısacası medeniyet dillerinin hepsinden beslenmiş, Osmanlıcanın omurgasını, ruhunu oluşturan Kur’ân Arapçası’nın filtresinden geçirerek beslendiği bütün dilleri kendine maletmiş tek derinlikli dünya dilidir.

Osmanlı Türkçesi bir yandan Arapça’nın,         Farsça’nın, İbranîce’nin hatta Hint dili Sanskritçe’nin temel kilit kavramlarını, öte yandan da Fransızca, İngilizce, İtalyanca, Balkan dilleri, Rusça başta olmak üzere Batı uygarlığının kurucu iki dili Grekçe’nin ve Latince’nin ana kavramlarını kendisine maletmesini bilen tek dünya dilidir.

Böylesine “çoğulcu”, derinlikli ve çaplı bir dünya dilinin Türkiye’de Dil Devrimi’yle yasaklanmış olması, oldukça mânidârdır.

OSMANLI TÜRKÇESİ YASAKLANMAMIŞ OLSAYDI...

Oysa Osmanlı Türkçesi, eğer yasaklanmamış olsaydı, Meşrûtiyet dönemlerinde gerçekleştirdiği atılımları sürdürecek, biz de Osmanlıca gibi köklü, asil ve çaplı bir medeniyet diline sahip olduğumuz için, fikir, sanat ve hayatta tahayyül bile edemeyeceğimiz ölçekte büyük hamlelere imza atabilecektik.

Artık olan oldu ya da Wittgenstein’ı izleyerek “yırtılan yırtıldı”, kaldığımız yerden dil yolculuğumuza bütün hızımızla devam edebiliriz.

Ebûbekir Râzî, “Dil, aklın ve kalbin aynasıdır.”

Tam bu noktada şu soruyu sormak isterim: Aynaya bak, ne görüyorsun?

Wittgenstein de, “Dilimin sınırları, dünyamın sınırlarıdır”, demişti.

Usta’dan esinle bendeniz de, şunu söylüyorum:

Diliniz ne kadarsa, dünyanız da o kadardır! Diliniz darsa, dünyanız da dardır!

DİL GİDİNCE, DİN DE GİTTİ, HAYAT ÇÖLLEŞTİ...

Türkiye’nin asıl sorunu, dil’dir: Medeniyet dili: Müslüman zihninin, idrakinin ve  tefekkür biçiminin yitirilmesi.

Unutmayalım: Düşünemeyen, düşer; düş göremez.

Dil Devrimi, vahyin ışığında yoğrulan dil’imizi sekülerleştirdi; İslâmî muhtevasını bitirdi. Din de, İslâmî ruhunu yitirdi.

Dil, gidince; din de gitti; hayat çölleşti.

Unutmayalım: “Dillerini” yitiren toplumlar,  “Yer”lerini;  Yer’lerini yitiren toplumlarsa,  Yön’lerini de yitiririrler ve insanlığa bir şey veremezler.

OSMANLICA, SEÇMELİ DEĞİL, ZORUNLU OLMALI

Osmanlıca seçmeli değil zorunlu ders olmalı. Yoksa hiç bir işe yaramaz,  geri teper, onca emek boşa gider! Kimse de bir daha böyle bir şeye cesaret edemez!

Böylesine zengin bir medeniyet dilinin, orta ve uzun vadede, önümüze açacağı ufukları ne kadar görebiliyoruz, bilmiyorum doğrusu.

Ama yazıyı iki aforizmayla bitirmek istiyorum:

Bir toplumu yok etmek mi istiyorsunuz?

Dilini, kültürünü yokedin!

Genç kuşaklarını aşağılık kompleksine sürükleyin, özgüvenlerini yok edin!

Bu ülke, hiç kimseden çekmedi “yerli sömürgeciler”den çektiği kadar!

Dilini, kültürünü sömürgeci Batılılar bile yok edemezdi bu kadar!

Anahtar Kelimeler: Dil, Devrimi, cinayeti, Osmanlıca, meselesi
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
Mesut Özil, Almanlara ayna tuttu (27 Temmuz 2018 - Cuma)
Zihniyet ve maarif devrimi olmadan aslâ! (19 Temmuz 2018 - Perşembe)
İlerleme putu ve zihnî felçleşme (29 Ekim 2017 - Pazar)
İlerleme putu ve zihnî felçleşme (25 Ekim 2017 - Çarşamba)
Kervan´ın yolu niçin kesildi? (17 Ekim 2017 - Salı)
İnsansız şehir, şehirsiz insan… (12 Eylül 2017 - Salı)
Yarın, çok geç olabilir… (26 Ağustos 2017 - Cumartesi)
Laiklik dogması ve sopası… (21 Ağustos 2017 - Pazartesi)
Sivas´ta tarihî bir toplantı (18 Ağustos 2017 - Cuma)
Osmanlı ruhu olmadan aslâ! (14 Ocak 2017 - Cumartesi)
Bu sistem (17 Mayıs 2016 - Salı)
Medyanın “kusursuz cinayet”i! (21 Şubat 2015 - Cumartesi)
On Emir (29 Aralık 2014 - Pazartesi)
Medeniyet fikri ve eğitim sistemi (16 Aralık 2014 - Salı)
ÜMMET: SELÂM/ET YURDU (05 Aralık 2014 - Cuma)
En büyük tehdit: Misyoner Medya (28 Kasım 2014 - Cuma)
Eğitim (28 Kasım 2014 - Cuma)
Peygamberî çağ/rı varolmadan aslâ! (04 Kasım 2014 - Salı)
Hâriciye, Türkiye`nin altını oyarken... (01 Kasım 2014 - Cumartesi)
Urfa`nın `peygamber çiçekleri` (17 Ekim 2014 - Cuma)
Moro seferi... (25 Eylül 2014 - Perşembe)
Burası, sömürge ülkesi mi? (19 Eylül 2014 - Cuma)
Entelektüelle ve akademisyenle nereye kadar? (10 Eylül 2014 - Çarşamba)
Dünya Osmanlı`ya Gebe... (05 Eylül 2014 - Cuma)
Ben`i aşıp Sen`e ulaşabilmek... (19 Ağustos 2014 - Salı)
Erdoğan`a 20 öneri (16 Ağustos 2014 - Cumartesi)
Felsefe`den Hikmet`e: Hakikatin İZ`ini sürmek... (13 Ağustos 2014 - Çarşamba)
Kuşatmadan umuda… (12 Ağustos 2014 - Salı)
İngilizlere dikkat! (08 Ağustos 2014 - Cuma)
Hayatsız İnsanlar, İnsansız Hayatlar (07 Ağustos 2014 - Perşembe)
``Bu kadar acı için çok küçük bu Filistin` (06 Ağustos 2014 - Çarşamba)
Hakikat ve hayal, umut ve ufuk (05 Ağustos 2014 - Salı)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59
Güleryüzlü olmayan bir kişi, dükkan açmamalıdır.

Konfüçyus
İsmail Dursun
İsmail Dursun
Olmadı Sivasspor Olmadı
Aydın Ünal
Aydın Ünal
AK Parti kongresi, seçim, ekonomi
İbrahim KAHVECİ
İbrahim KAHVECİ
Küçük hesapla büyük projeleri kaçırmak
MUSTAFA KUTLU
MUSTAFA KUTLU
İnsan nereye koşuyor?
Ahmet ÖZDEMİR
Ahmet ÖZDEMİR
Hacı Bektaş
Yusuf Ziya Ünsal
Yusuf Ziya Ünsal
Hayırlı Bayramlar!..
Muzaffer Gücer
Muzaffer Gücer
BİR ÖĞRETMENİN ESERİ
Prof. Mustafa Çağrıcı
Prof. Mustafa Çağrıcı
Dinamik dindarlık
YUSUF KAPLAN
YUSUF KAPLAN
İki asırdır kendi ayağımıza kurşun sıkıyoruz, farkında mısınız?
Yusuf Ziya Cömert
Yusuf Ziya Cömert
41 dereceden 39,5´a
BERAT DEMİRCİ
BERAT DEMİRCİ
İKTASADÎ MESELLER
Talha Gurbetçi
Talha Gurbetçi
MTTB CAMİASI DERNEĞİ BASIN BİLDİRİSİ YAYINLANDI
Selahattin Çerik
Selahattin Çerik
Bana gülmeyi-doğayı anlat...
Kemal Öztürk
Kemal Öztürk
ABD´ye çok güçlü cevap nasıl verilir?
İBRAHİM TENEKECİ
İBRAHİM TENEKECİ
Onur meselesi
Beşir Ayvazoğlu
Beşir Ayvazoğlu
Rahip Brunson, Reverend Frew ve Halûk
Mahmut Erol Kılıç
Mahmut Erol Kılıç
Düşünce sentezi yapabilmek
Gülşah Akkaş Yaman
Gülşah Akkaş Yaman
BİZE BİZİ UNUTTURMA ALLAH´IM
Yavuz Bülent Bakiler
Yavuz Bülent Bakiler
DÜŞMANIYIM ASALETİN KELİMELERDE BİLE”
Ö. EMİR DOĞAN
Ö. EMİR DOĞAN
MAARİFE, MAARİFTEN BİR “BAKAN” VAR(3)
Osman Nuri Kesici
Osman Nuri Kesici
SAĞLIKTA TATLI BALLI İŞLER GÜÇLER
Müjgan Üçer
Müjgan Üçer
BAYRAM KOKUSU
Sami Akkuş
Sami Akkuş
DUA EDİN...
Ergün Diler
Ergün Diler
Kıbrıs planı
Gülşah YARLI
Gülşah YARLI
Sezona veda
Fikret ÜNSAL
Fikret ÜNSAL
DEDİKODUSU ÇIKARSA OLUR
Salih Tuna
Salih Tuna
Sen ne sandın zibidi?
Aziz Erdoğan
Aziz Erdoğan
ÇANAKKALE RUHU DÜNDEN DİRİDİR
Muhsin Kaya
Muhsin Kaya
BU ŞEHİRDE YIKMAK MODA OLDU
Zübeyir Kamil Akkaya
Zübeyir Kamil Akkaya
Batı´ya Doğru - Taklit Bitti, Tahkik Başladı!
Salih Şahin
Salih Şahin
OSMANLI ARAPLARI NASIL SÖMÜRDÜ!
S. Emrah GÖKTAŞI
S. Emrah GÖKTAŞI
Sivil toplum
Osman Nuri KESİCİ
Osman Nuri KESİCİ