Devamsızlık bilgisi
Tarih: 16.4.2017 12:55:30 / 407okunma / 0yorum
MUSTAFA KUTLU

Mehmet Aycı çok şiir yayımlıyor. Yazmak başka yayımlamak başka. Pek çok dergide şiirlerini görüyorum. Ancak aşağıdaki şiiri (Devamsızlık Bilgisi, Dergâh, Ocak 2017) ötekilerin arasında inci gibi parlıyor.
Ne kadar bulutlu için söylemesen de
Kaybetmiyor yüzünü, bu iyi:
Karışması, kaynaması, kabarması içinin
Bir elma kadar sade!
Karanlığın da sade, iç çekişlerin
Sakladığın ne varsa dilinin bohçasında
Çözüp açılıyorsun gözlerini kapatıp
Çözülmüyorsun yine:
Muzip bir sus işareti parmaklarında bir de!
Şimdi aklından geçti, unuttun
Herkesin içi bulutlu gibi bir cümle...
Orası öyle, derdim, tanımasam seni
Enine, boyuna, derinliğine...
Nasıl bir maharetse, bir tebessüm atölyesi
Yaşadığın şeylerle yüzün arasında
Sağalıyor, direşiyor, hayat buluyor
Sonra yüzünde uçsuz bucaksız bir şarkı:
Düşen çocuk, kırılan dal, eskiyen elbise!
Kim demiş, varsın desin
İnsan karmaşık diye!
Bu şiir küçük şiir. İnsanın içinden geçen bir şey. Bir elma kadar sade. Evet sadelik önemli. Yani tüm safralarını atmış, yalın.
İsmet Özel, Behçet Necatigil şiiri için “küçük şiir” derdi. Bu anlaşılır bir şey.
Mütevazılık, sessizlik, içten gelen düşünceler, duygular, bağırmayan, çırpınmayan, kitlelere ulaşma onları etkileme, coşturma peşinde olmayan, ev ile iş arasında hatta sadece odalarda, parklarda, iki kişi arasında bir şiir.
“Büyük şiir” Sezai Karakoç´un meselâ “Sürgün Ülkeden Başkentler Başkentine” şiiri gibi. Büyük şiirin “uzun” olması gerekmez. Fertten cemiyete, oradan maveraya yönelmesi yeter.
Büyük şiir´le Küçük şiir´in şiirsel değer açısından farkı yoktur.
Aycı´nın şiiri bir “hüzün ve keder” bulutu ile başlıyor. Karşıdaki kişinin içini kaplamış bu. Ama o söylemese de ben anlıyorum yine, çünkü yüzünün tamamını kaplamıyor bulut. “K” sesi âhengi sağlıyor, dört kelimenin başında durarak.
Karşıdaki kişi “dilinin bohçasında” ne varsa döküyor galiba. Galiba diyoruz çünkü dökmüyormuş, o da cevaben parmağını dudaklarına götürerek “sus” işareti yapıyor.
Ne diyor, bununla, şu: Bende veya aramızda bir sır var, anladın sen onu ama yine aramızda kalsın. Hüzün ve kedere dair bir sır. Ayrıca bu sade bana ait değil. Bulut herkesi kuşatıyor, herkesin içi bulutlu.
Evet bunu geçiriyor aklından. Ama karşıdaki muhatabını tanıyor. Nasıl: Enine, boyuna, derinliğine.
Tanıyor ve şöyle diyor: Eğer yaşadığın şeylerle aranda, aramızda bir tebessüm belirirse, o zaman yara sağalabilir.
Ve o zaman bulut dağılır, yüzüne uçsuz bucaksız bir şarkı konar. Bu şarkı ince şeyler anlatan bir şarkı: Düşen çocuğa, kırılan dala, eskiyen elbiseye dair.
Evet insanı anlamak zor. Öyle deniyor. Ama yine de bir adım atmalı. Sonunda “Gayret bizden, tevfik Allah´tan”.
Bir şiiri anlamaya çalışmak yersiz ve talihsiz bir uğraştır. Hele ki şiir “modern” ise.
Yine de zaman zaman bu işe soyunduğumuz; “Şiir tahlilleri” yaptığımız olur. Rahmetli Prof. Mehmet Kaplan´ı anmak gerekiyor burada. Gerekli ve tehlikeli bir işe girişmiştir.
Modern olanlar “şiir anlaşılmak için yazılmaz” derler. Anlaşılmak “düz yazı” içindir. Buradan şiirin “anlamsız” olduğuna hükmetmek yanlış olur.
Biz bu yazıda ne yaptık? Mezkur şiiri sezmeye, duymaya, anlamaya çalıştık. Beyhude bir çaba mı sarfettik? Hayır.
Bu şiir bize ne diyor? Duyduğumuzu, anladığımızı, sezdiğimizi aktarmak istedik. Bize çağrıştırdıklarını sıraladık. Bize dokunan yerlerini andık. Başka okurlar başka şeyler söyleyebilir.
“Devamsızlık Bilgisi” üzerine söylenecekleri çoğaltıp, işi çığırından çıkarabiliriz. Böyle yazılan ne çok yazı var, siz de bilirsiniz.
Benim fikrim haddi aşmamak, bir yerde durup susmak.
Biz susalım şiir konuşsun.

Anahtar Kelimeler: Devamsızlık, bilgisi
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
Eskiler alıyorum… (18 Temmuz 2018 - Çarşamba)
Aidiyet (11 Temmuz 2018 - Çarşamba)
Çıkmaz sokak-geçer akçe (04 Temmuz 2018 - Çarşamba)
Ceviz ile sincap (27 Haziran 2018 - Çarşamba)
Tatil programı (20 Haziran 2018 - Çarşamba)
Elveda zamanı (06 Haziran 2018 - Çarşamba)
Haddini bilmek (30 Mayıs 2018 - Çarşamba)
Kıssadan hisse (24 Mayıs 2018 - Perşembe)
“Öteki” diye biri yok (17 Mayıs 2018 - Perşembe)
“Öteki” diye biri yok (10 Mayıs 2018 - Perşembe)
Piyasa (03 Mayıs 2018 - Perşembe)
Tanrı misafiri (25 Nisan 2018 - Çarşamba)
İnsanı tanımak (12 Nisan 2018 - Perşembe)
İnsanı tanımak (29 Mart 2018 - Perşembe)
Tarihi yapanlar ve yazanlar (15 Mart 2018 - Perşembe)
Yara (07 Mart 2018 - Çarşamba)
Mesele (28 Şubat 2018 - Çarşamba)
BEYAZ (21 Şubat 2018 - Çarşamba)
Sarışın (09 Şubat 2018 - Cuma)
Mus­ta­fa KUT­LU (02 Şubat 2018 - Cuma)
Ahlâk ağacı (25 Ocak 2018 - Perşembe)
Şehir, kültür ve sanat (2) (18 Ocak 2018 - Perşembe)
Şehir, kültür ve sanat (1) (11 Ocak 2018 - Perşembe)
Sanat nedir? (05 Ocak 2018 - Cuma)
Korku zamanı (22 Aralık 2017 - Cuma)
Bizim mahalle (14 Aralık 2017 - Perşembe)
Şiir öldü mü? (07 Aralık 2017 - Perşembe)
Hayatın nabzı (30 Kasım 2017 - Perşembe)
Hayat zor (23 Kasım 2017 - Perşembe)
Hayat zor (16 Kasım 2017 - Perşembe)
Aramıza kim girdi (09 Kasım 2017 - Perşembe)
Başka format yok mu? (02 Kasım 2017 - Perşembe)
Günler gelip geçerken (26 Ekim 2017 - Perşembe)
Kurban ile bayram (20 Ekim 2017 - Cuma)
Eğitimin olmazsa olmazı: Disiplin (12 Ekim 2017 - Perşembe)
Kimin borusu ötüyor? (05 Ekim 2017 - Perşembe)
Tükenmeyen hazine (22 Eylül 2017 - Cuma)
Aidiyet (14 Eylül 2017 - Perşembe)
Gergin miyiz? (07 Eylül 2017 - Perşembe)
İnsan nereye koşuyor? (04 Eylül 2017 - Pazartesi)
Atla, atla (24 Ağustos 2017 - Perşembe)
Eğlence (17 Ağustos 2017 - Perşembe)
Çöpten gıda (11 Ağustos 2017 - Cuma)
Tek tip (04 Ağustos 2017 - Cuma)
Kirlenme (04 Temmuz 2017 - Salı)
Takva nerede? (08 Haziran 2017 - Perşembe)
Domatesin tadı (26 Mayıs 2017 - Cuma)
Hikâye ve romanda kişiler (19 Mayıs 2017 - Cuma)
“İkinci Yeni” üzerine (11 Mayıs 2017 - Perşembe)
Eğitim şart (28 Nisan 2017 - Cuma)
Evvelbahar (06 Nisan 2017 - Perşembe)
Nurettin Albayrak (23 Mart 2017 - Perşembe)
Heidegger´in Kulübesi (17 Mart 2017 - Cuma)
Fotoğrafın anlattığı (03 Mart 2017 - Cuma)
SİZ VE BİZ (23 Şubat 2017 - Perşembe)
Büyük filim (09 Şubat 2017 - Perşembe)
Anne (02 Şubat 2017 - Perşembe)
Kar yazısı (27 Ocak 2017 - Cuma)
Devlet ve şahsiyet (19 Ocak 2017 - Perşembe)
Televizyonda evlilik (13 Ocak 2017 - Cuma)
“Hemşehrilikten feragat” (06 Ocak 2017 - Cuma)
Nihayet tarım (04 Aralık 2016 - Pazar)
İstanbullu kim? (19 Ekim 2016 - Çarşamba)
Ruh (06 Ekim 2016 - Perşembe)
Mazmun (21 Temmuz 2016 - Perşembe)
ŞÜKÜR (09 Temmuz 2016 - Cumartesi)
Eski eserler ve Taksim´e cami (30 Haziran 2016 - Perşembe)
DUA (09 Haziran 2016 - Perşembe)
FARKINDALIK (05 Mayıs 2016 - Perşembe)
Çağla (27 Nisan 2016 - Çarşamba)
Güle dair (21 Mayıs 2015 - Perşembe)
Huzur (26 Nisan 2015 - Pazar)
Cinayetler (19 Mart 2015 - Perşembe)
İş insanı güzelleştirir (05 Mart 2015 - Perşembe)
Çakma bunalım veya II. Yeni (27 Şubat 2015 - Cuma)
Köprü ve göç (18 Şubat 2015 - Çarşamba)
Fena (04 Şubat 2015 - Çarşamba)
Izdırabın boyutu (28 Ocak 2015 - Çarşamba)
Hayat tarzı (21 Ocak 2015 - Çarşamba)
Kar yazısı (14 Ocak 2015 - Çarşamba)
Taşra çıkarması (31 Aralık 2014 - Çarşamba)
Kırk milyon fidan (25 Aralık 2014 - Perşembe)
Hangi muhafazakarlık (18 Aralık 2014 - Perşembe)
Dört kişiden biri (04 Aralık 2014 - Perşembe)
Birlik-beraberlik (26 Kasım 2014 - Çarşamba)
Müzik bitti mi? (19 Kasım 2014 - Çarşamba)
Bir avuç toprak (13 Kasım 2014 - Perşembe)
Kafayı çizen adam (05 Kasım 2014 - Çarşamba)
Cumhurbaşkanlığı Sarayı (31 Ekim 2014 - Cuma)
Bana ne yapacağımı söyle (23 Ekim 2014 - Perşembe)
M. Seyfettin Özege (15 Ekim 2014 - Çarşamba)
Üniversite ve kütüphane (09 Ekim 2014 - Perşembe)
Halime Toros merhaba (07 Ekim 2014 - Salı)
Huşû (21 Eylül 2014 - Pazar)
Yeni Türkiye ama nasıl? (11 Eylül 2014 - Perşembe)
Sarnıçlara dönmek (04 Eylül 2014 - Perşembe)
Eski ve yeni (28 Ağustos 2014 - Perşembe)
Af adaletten üstündür (21 Ağustos 2014 - Perşembe)
Hep aynı hikâye (14 Ağustos 2014 - Perşembe)
Zenginlik (08 Ağustos 2014 - Cuma)
Açlık (05 Ağustos 2014 - Salı)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59
Güzelliği sevdiği kadar, erdemi de seven bir insanı daha görmedim.

Konfüçyus