DEPREMİN ALETSEL ŞİDDETİ
Tarih: 29.5.2018 17:12:44 / 244okunma / 0yorum
Yavuz Bülent Bakiler

Cumhuriyet devrimizin önde gelen şairlerinden Arif Nihat Asya, Sovyet Rus İmparatorluğunun günün birinde mutlaka yıkılacağına inanarak yaşadı. Azerbaycan Türkleriyle Türkmenistan Türklerinin er geç hürriyetlerine kavuşacaklarına inancı tamdı. Bu inancını o meşhur “zelzele” şiiriyle de ortaya koymuştu. Diyordu ki:
Ey esir ellerin çilesi!
Üç kere yıkılmış, dört kere yapılmış
Gölgesinde yalancı ilahlara tapılmış
Nemrut Kulesi!
Bekle!
Secdeye kapanacak zamanın vardır.
Şenin de bir zelzelelik canın vardır.
Şiir böyle devam ediyor. Bildiğiniz gibi “zelzele” Arapça bir kelime. “Zelzele”, Arapça ´da “deprem” demek. “Deprem” ise Türkçe olan “teprenmek” veya “deprenmek” fiilinden yapılan güzel bir kelime.
Dün, yer sarsıntılarına, yerin teprenmesine zelzele diyorduk. Bugün deprem diyoruz. Arif Nihat Asya´nın bir Nemrut kulesine benzettiği, Sovyet Rusya İmparatorluğu kan dökmeye doymayan zalim diktatörleri siyasi ve iktisadi bir zelzeleyle yıkıp gittiler. Biz de “zelzele” kelimesi yaşama gücünü kaybetti. “Zelzele” yerini “Depreme” bıraktı. Ama kardeş Azerbaycan ona yine “zelzele” diyor. Kazak, Özbek ve Kırgız Türkleri Zilzala veya Zilzile diyorlar. Türkmenler: Yer titreme, Tatarlar Cir Titrav veya Cir silkinu (yerin silkinmesi) diyorlar.
Depremler tabi felaketlerdir. Depremlerin önlenmesi mümkün değildir. Korkumuz, yüksek şiddetli depremlerden. Çünkü yüksek şiddetli depremlerde, can ve mal kaybıyla yıkılıyoruz. Sadece can ve mal kaybıyla yıkılmıyoruz. Güzel Türkçemizin de büyük sarsıntılar geçirdiğine şahit oluyoruz. Mesela bir deprem olduğunda, radyolarımız ve televizyonlarımız, o haberi bize şöyle duyuruyorlar: “Depremin aletsel şiddetinin 5.7 olduğu anlaşılmıştır” diyorlar. Bu cümlede Türkçe bakımından yanlıştır. Çarpıktır, çirkindir. Ne demek “Depremin aletsel şiddeti” Depremin aletsel şiddeti denmez. “Depremin şiddeti” denir. Deprem haberlerinde aletsel ucubesinin ne işi var? Deprem zaten aletle ölçülür. Biz o aletlere Sismograf diyoruz. Hiç kimse bir deprem şiddetini kulağı veya elini yere dayayarak tesbit edemez, etmiyor.
Şimdi biz vücut sıcaklığımızı termometre ile, hava basıncını barometre ile, tansiyonumuzu, yani kan basıncımızı tansiyonmetre ile ölçüyoruz. Acaba hangi doktor hastasına: “gelin de aletsel bir ateşinize bakalım” der? “Hastanın ateşi 39´a çıktı” denildiği zaman biz o ateşin termometre ile ölçüldüğünü anlamıyor muyuz? Kim kimden aletsel veya barometresel hava basıncını soruyor? Bir Türk: “aletsel tansiyonum 11-23 olmuş” der mi hiç?
“Depremin aletsel şiddeti” diye söze başlayanların Türkçe bilgileri ve Türkçe zevkleri, bir depremde çöken kırk katlı bir apartmanın birinci katında kalan, tabii olarak kırılan, dağılan, paramparça olan bir büyük kristal vazonun hazin manzarasına benziyor.
Tamamen latin dilinden aldığımız şu “sel-sal” ekleri bile, dilimizi şiddetle sarsmaya, bozmaya, çirkinleştirmeye devam ediyor. İşte size 27 Kasım 2000 tarihli Hürriyet Gazetesinin birinci sayfasında çığlıklar koparan bir yanlışlık:
“Diyarbakır´da, terörün azalmasının andından, kültürel ve sanatsal faaliyetlerin yoğunluk kazandığı kentte açılan bale okuluna pek çok öğrenci kayıt yaptırdı” deniliyor.
Kültürel ve sanatsal faaliyetlerde ne demek? Neden Kültür ve Sanat faaliyetleri değil de kültürel ve sanatsal faaliyetler?
Cümle doğru olarak şöyle kullanılabilir: “Diyarbakır da terör hareketleri azalınca kültür ve sanat faaliyetleri artmaya başladı”. Bu cümlede yoğun kelimesi de yanlış kullanılmıştır. Kültür ve sanat faaliyetlerinde artma, büyüme, çoğalma olur, yoğunluk olmaz.
Önce kültürel ve sanatsal ifadesi doğruysa bizim futbol maçlarından ”futbolsal maçlar” güreş karşılaşmalarından “güreşsel karşılaşmalar”, at yarışlarından da ”atsal yarışlar” diye bahsetmemiz lazım gelir.
Önümüze konulan bir tabak sütlaç, üzerine kapkara iki sinek ölüsünün bulunması ne ise, güzelim Türkçemiz´deki -sel ve -sal ekli çirkin kelimeler de iste odur efendim.

Anahtar Kelimeler: DEPREMİN, ALETSEL, ŞİDDETİ
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
DİVAN EDEBİYATIMIZ ÜZERİNE (22 Temmuz 2018 - Pazar)
DEVRİK CÜMLE (12 Haziran 2018 - Salı)
DEVAM ETMEK-SÜRMEK (05 Haziran 2018 - Salı)
“DEPREMİN ALETSEL BÜYÜKLÜĞÜ” (01 Mayıs 2018 - Salı)
DECCALI DEKKAL DİYE OKUMAK KİBARLIĞI (24 Nisan 2018 - Salı)
CANKUŞU-YAŞAMINI YİTİRDİ (10 Nisan 2018 - Salı)
BÜYÜK HARFLER NERELERDE KULLANILIR? (03 Nisan 2018 - Salı)
BEYAZ TÜRKÇENİN BÜYÜK ŞAİRİ (20 Mart 2018 - Salı)
BAYRAM CEMRESİ (13 Mart 2018 - Salı)
BAHTİYAR VAHAPZÂDE´NİN SORUSU (28 Şubat 2018 - Çarşamba)
AVUSTURALYADA İNGİLİZLEŞEN TÜRKLER (06 Şubat 2018 - Salı)
AŞGABATTA KİTAP (30 Ocak 2018 - Salı)
DİLDE BİRLİĞİMİZİ BOZANLAR (06 Kasım 2017 - Pazartesi)
Dilde Birlik, Fikirde Birlik, İşte Birlik (30 Ekim 2017 - Pazartesi)
Mesela mı örneğin mi diyelim? (16 Ekim 2017 - Pazartesi)
Çaya Çorbaya Yoğun (10 Ekim 2017 - Salı)
CANKUŞU-YAŞAMINI YİTİRDİ (02 Ekim 2017 - Pazartesi)
Ana Dil mi, Ana Dili mi? (13 Eylül 2017 - Çarşamba)
SİVAS´TA İNANILMAZ BİR GELİŞME (05 Eylül 2017 - Salı)
ARGO (28 Ağustos 2017 - Pazartesi)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59
Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi, Olmaya devlet cihanda, bir nefes sıhhat gibi.

Kanuni Sultan Süleyman
Yusuf Ziya Ünsal
Yusuf Ziya Ünsal
Hayırlı Bayramlar!..
Muzaffer Gücer
Muzaffer Gücer
BİR ÖĞRETMENİN ESERİ
Prof. Mustafa Çağrıcı
Prof. Mustafa Çağrıcı
Dinamik dindarlık
YUSUF KAPLAN
YUSUF KAPLAN
İki asırdır kendi ayağımıza kurşun sıkıyoruz, farkında mısınız?
Yusuf Ziya Cömert
Yusuf Ziya Cömert
41 dereceden 39,5´a
BERAT DEMİRCİ
BERAT DEMİRCİ
İKTASADÎ MESELLER
Talha Gurbetçi
Talha Gurbetçi
MTTB CAMİASI DERNEĞİ BASIN BİLDİRİSİ YAYINLANDI
Selahattin Çerik
Selahattin Çerik
Bana gülmeyi-doğayı anlat...
Kemal Öztürk
Kemal Öztürk
ABD´ye çok güçlü cevap nasıl verilir?
Ahmet ÖZDEMİR
Ahmet ÖZDEMİR
Nigar Hanım´a ilişkin bir çalışma
İBRAHİM TENEKECİ
İBRAHİM TENEKECİ
Onur meselesi
Beşir Ayvazoğlu
Beşir Ayvazoğlu
Rahip Brunson, Reverend Frew ve Halûk
İbrahim KAHVECİ
İbrahim KAHVECİ
Öz değerlere bakış
Mahmut Erol Kılıç
Mahmut Erol Kılıç
Düşünce sentezi yapabilmek
İsmail Dursun
İsmail Dursun
Sivasspor´dan Zor da olsa Güzel Galibiyet
Aydın Ünal
Aydın Ünal
Kahrolası piyasa!
Gülşah Akkaş Yaman
Gülşah Akkaş Yaman
BİZE BİZİ UNUTTURMA ALLAH´IM
Yavuz Bülent Bakiler
Yavuz Bülent Bakiler
DÜŞMANIYIM ASALETİN KELİMELERDE BİLE”
MUSTAFA KUTLU
MUSTAFA KUTLU
Yalnız ölüm
Ö. EMİR DOĞAN
Ö. EMİR DOĞAN
MAARİFE, MAARİFTEN BİR “BAKAN” VAR(3)
Osman Nuri Kesici
Osman Nuri Kesici
SAĞLIKTA TATLI BALLI İŞLER GÜÇLER
Müjgan Üçer
Müjgan Üçer
BAYRAM KOKUSU
Sami Akkuş
Sami Akkuş
DUA EDİN...
Ergün Diler
Ergün Diler
Kıbrıs planı
Gülşah YARLI
Gülşah YARLI
Sezona veda
Fikret ÜNSAL
Fikret ÜNSAL
DEDİKODUSU ÇIKARSA OLUR
Salih Tuna
Salih Tuna
Sen ne sandın zibidi?
Aziz Erdoğan
Aziz Erdoğan
ÇANAKKALE RUHU DÜNDEN DİRİDİR
Muhsin Kaya
Muhsin Kaya
BU ŞEHİRDE YIKMAK MODA OLDU
Zübeyir Kamil Akkaya
Zübeyir Kamil Akkaya
Batı´ya Doğru - Taklit Bitti, Tahkik Başladı!
Salih Şahin
Salih Şahin
OSMANLI ARAPLARI NASIL SÖMÜRDÜ!
S. Emrah GÖKTAŞI
S. Emrah GÖKTAŞI
Sivil toplum
Osman Nuri KESİCİ
Osman Nuri KESİCİ