DEPREMİN ALETSEL ŞİDDETİ
Tarih: 29.5.2018 17:12:44 / 192okunma / 0yorum
Yavuz Bülent Bakiler

Cumhuriyet devrimizin önde gelen şairlerinden Arif Nihat Asya, Sovyet Rus İmparatorluğunun günün birinde mutlaka yıkılacağına inanarak yaşadı. Azerbaycan Türkleriyle Türkmenistan Türklerinin er geç hürriyetlerine kavuşacaklarına inancı tamdı. Bu inancını o meşhur “zelzele” şiiriyle de ortaya koymuştu. Diyordu ki:
Ey esir ellerin çilesi!
Üç kere yıkılmış, dört kere yapılmış
Gölgesinde yalancı ilahlara tapılmış
Nemrut Kulesi!
Bekle!
Secdeye kapanacak zamanın vardır.
Şenin de bir zelzelelik canın vardır.
Şiir böyle devam ediyor. Bildiğiniz gibi “zelzele” Arapça bir kelime. “Zelzele”, Arapça ´da “deprem” demek. “Deprem” ise Türkçe olan “teprenmek” veya “deprenmek” fiilinden yapılan güzel bir kelime.
Dün, yer sarsıntılarına, yerin teprenmesine zelzele diyorduk. Bugün deprem diyoruz. Arif Nihat Asya´nın bir Nemrut kulesine benzettiği, Sovyet Rusya İmparatorluğu kan dökmeye doymayan zalim diktatörleri siyasi ve iktisadi bir zelzeleyle yıkıp gittiler. Biz de “zelzele” kelimesi yaşama gücünü kaybetti. “Zelzele” yerini “Depreme” bıraktı. Ama kardeş Azerbaycan ona yine “zelzele” diyor. Kazak, Özbek ve Kırgız Türkleri Zilzala veya Zilzile diyorlar. Türkmenler: Yer titreme, Tatarlar Cir Titrav veya Cir silkinu (yerin silkinmesi) diyorlar.
Depremler tabi felaketlerdir. Depremlerin önlenmesi mümkün değildir. Korkumuz, yüksek şiddetli depremlerden. Çünkü yüksek şiddetli depremlerde, can ve mal kaybıyla yıkılıyoruz. Sadece can ve mal kaybıyla yıkılmıyoruz. Güzel Türkçemizin de büyük sarsıntılar geçirdiğine şahit oluyoruz. Mesela bir deprem olduğunda, radyolarımız ve televizyonlarımız, o haberi bize şöyle duyuruyorlar: “Depremin aletsel şiddetinin 5.7 olduğu anlaşılmıştır” diyorlar. Bu cümlede Türkçe bakımından yanlıştır. Çarpıktır, çirkindir. Ne demek “Depremin aletsel şiddeti” Depremin aletsel şiddeti denmez. “Depremin şiddeti” denir. Deprem haberlerinde aletsel ucubesinin ne işi var? Deprem zaten aletle ölçülür. Biz o aletlere Sismograf diyoruz. Hiç kimse bir deprem şiddetini kulağı veya elini yere dayayarak tesbit edemez, etmiyor.
Şimdi biz vücut sıcaklığımızı termometre ile, hava basıncını barometre ile, tansiyonumuzu, yani kan basıncımızı tansiyonmetre ile ölçüyoruz. Acaba hangi doktor hastasına: “gelin de aletsel bir ateşinize bakalım” der? “Hastanın ateşi 39´a çıktı” denildiği zaman biz o ateşin termometre ile ölçüldüğünü anlamıyor muyuz? Kim kimden aletsel veya barometresel hava basıncını soruyor? Bir Türk: “aletsel tansiyonum 11-23 olmuş” der mi hiç?
“Depremin aletsel şiddeti” diye söze başlayanların Türkçe bilgileri ve Türkçe zevkleri, bir depremde çöken kırk katlı bir apartmanın birinci katında kalan, tabii olarak kırılan, dağılan, paramparça olan bir büyük kristal vazonun hazin manzarasına benziyor.
Tamamen latin dilinden aldığımız şu “sel-sal” ekleri bile, dilimizi şiddetle sarsmaya, bozmaya, çirkinleştirmeye devam ediyor. İşte size 27 Kasım 2000 tarihli Hürriyet Gazetesinin birinci sayfasında çığlıklar koparan bir yanlışlık:
“Diyarbakır´da, terörün azalmasının andından, kültürel ve sanatsal faaliyetlerin yoğunluk kazandığı kentte açılan bale okuluna pek çok öğrenci kayıt yaptırdı” deniliyor.
Kültürel ve sanatsal faaliyetlerde ne demek? Neden Kültür ve Sanat faaliyetleri değil de kültürel ve sanatsal faaliyetler?
Cümle doğru olarak şöyle kullanılabilir: “Diyarbakır da terör hareketleri azalınca kültür ve sanat faaliyetleri artmaya başladı”. Bu cümlede yoğun kelimesi de yanlış kullanılmıştır. Kültür ve sanat faaliyetlerinde artma, büyüme, çoğalma olur, yoğunluk olmaz.
Önce kültürel ve sanatsal ifadesi doğruysa bizim futbol maçlarından ”futbolsal maçlar” güreş karşılaşmalarından “güreşsel karşılaşmalar”, at yarışlarından da ”atsal yarışlar” diye bahsetmemiz lazım gelir.
Önümüze konulan bir tabak sütlaç, üzerine kapkara iki sinek ölüsünün bulunması ne ise, güzelim Türkçemiz´deki -sel ve -sal ekli çirkin kelimeler de iste odur efendim.

Anahtar Kelimeler: DEPREMİN, ALETSEL, ŞİDDETİ
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
DEVRİK CÜMLE (12 Haziran 2018 - Salı)
DEVAM ETMEK-SÜRMEK (05 Haziran 2018 - Salı)
“DEPREMİN ALETSEL BÜYÜKLÜĞÜ” (01 Mayıs 2018 - Salı)
DECCALI DEKKAL DİYE OKUMAK KİBARLIĞI (24 Nisan 2018 - Salı)
CANKUŞU-YAŞAMINI YİTİRDİ (10 Nisan 2018 - Salı)
BÜYÜK HARFLER NERELERDE KULLANILIR? (03 Nisan 2018 - Salı)
BEYAZ TÜRKÇENİN BÜYÜK ŞAİRİ (20 Mart 2018 - Salı)
BAYRAM CEMRESİ (13 Mart 2018 - Salı)
BAHTİYAR VAHAPZÂDE´NİN SORUSU (28 Şubat 2018 - Çarşamba)
AVUSTURALYADA İNGİLİZLEŞEN TÜRKLER (06 Şubat 2018 - Salı)
AŞGABATTA KİTAP (30 Ocak 2018 - Salı)
DİLDE BİRLİĞİMİZİ BOZANLAR (06 Kasım 2017 - Pazartesi)
Dilde Birlik, Fikirde Birlik, İşte Birlik (30 Ekim 2017 - Pazartesi)
Mesela mı örneğin mi diyelim? (16 Ekim 2017 - Pazartesi)
Çaya Çorbaya Yoğun (10 Ekim 2017 - Salı)
CANKUŞU-YAŞAMINI YİTİRDİ (02 Ekim 2017 - Pazartesi)
Ana Dil mi, Ana Dili mi? (13 Eylül 2017 - Çarşamba)
SİVAS´TA İNANILMAZ BİR GELİŞME (05 Eylül 2017 - Salı)
ARGO (28 Ağustos 2017 - Pazartesi)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59
İyilere dost olki; kötülerden emin olursun.

HZ.OSMAN (R.A)