“DEPREMİN ALETSEL BÜYÜKLÜĞÜ”
Tarih: 1.5.2018 18:30:40 / 853okunma / 0yorum
Yavuz Bülent Bakiler

Bir yazıma Prof. Dr. Birol Emil beyefendinin çok önemli bir makalesinden kısa bölümler almıştım. Radyo ve Televizyon Türkçemizi ele alan muhterem ilim adamımız, haklı olarak soruyordu:

“Edebiyatımızın yüz yıllık bir dönemi bilinmeden, o denemin edebi eserleri okunmadan, günümüzün Türkçesi kültür dili olabilir mi? Radyo-Televizyon dili olabilir mi? Diyordu ve bu sorunun cevabını yine kendisi veriyordu.

“Olabilir demek, bazı Radyo-televizyon yayınlarının da düşündürdüğü gibi altmış beş milyonu, hatta geleceğin yüz milyonunu ilkel kavimler gibi yüz kelimelik bir dille konuşturmak ve yazdırmak demektir.”

Prof. Dr. Birol Emil´e kulak veriniz:

“Klasik şiirimizdeki Türkçe, velev ki Osmanlı Türkçesi olsun, hem yedi yüz yıllık dil tecrübesiyle ve bütün mana nüanslarıyla kültür dilimizin kaynağıdır. Türkçe şiir dilinin erişebileceği en yüksek ses ve musiki kudretine sahiptir. Klasik şiirimizi, onun ses mükemmeliyetini bir köhne meta, sayıp çağdışı kabul etmek sadece bir kültür delaleti değil, aynı zamanda bir kültür barbarlığıdır. Bu konuda ses bakımından değilse bile, anlam bakımından Halk şiirimizin binbir nüshasını da ihmal etmemek lazım.

Biz düşünmediğimiz, düşünmek istemediğimiz gibi konuşmayı, hele irticalen konuşmayı da bilmiyoruz. Halbuki konuşma dili birazda bu demektir. Bunun ilk adımı hızlı okumaktır. Spiker ve sunucular bir an önce hızlı okumak ve bununla birlikte irticalen konuşma egzersizlerine tabi tutulmaktadır.

Sadece iletişim fakülteleri, radyo ve televizyonlar için tek kaynak olarak düşünülmektedir. Son yıllarda açılan güzel sanatlar liseleri gibi yeni radyo-televizyon liseleri ve meslek yüksek okulları kurularak geleceğin adayları buralardan, yani çekirdekten yetiştirilmektedir.”

Prof. Dr. Birol Emil beyefendinin görüşlerine katılmamak mümkün değil. Ben buraya onun değerli görüşlerini özetleyerek aldım. Minnettarlığımı ifade ederim. Yalnız bir hususa açıklık getirmek lazımdır inancındayım. Aziz hocamız, “Bütün bölge radyolarının ve televizyonlarının spikerleri, sunucuları, program hazırlayıcıları, program metni yazarları  mutlaka TRT seçiminden geçmeli, TRT´den vize veya sertifika almayanları, özellikle yerel ve yöresel radyo ve televizyonlarda hiçbir şekilde görevlendirilmemeli.” Buyuruyorlar.

Ben inanıyorum ki Prof. Dr. Birol Emil beyefendi Türkçemizin telaffuz bakımından böyle bir teklifte bulunuyorlar. Çünkü doğru Türkçe yazmak başka. Türkçeyi doğru telaffuz etmek başkadır. Türkiye Radyo ve Televizyon kurumunda sekiz yıl çalışan bir kimse olarak söylüyorum:

Türkçemizin güzelliğini, zenginliğini, inceliğini, milletimize, halkımıza rağmen önce TRT programcıları, metin yazarları, dolayısıyla spiker ve sunucuları bozdular. “Öz Türkçe, Arı Türkçe” iddialarıyla en güzel, en soylu kelimelerimizi, önce TRT kurumu budamaya başladı. TRT´de ortaya çıkan o dil zevksizliği, dil fakirliği, yavaş yavaş hem bütün okullarımıza hem de diğer radyo ve televizyonlarımıza dal budak saldı. Bin yıllık kelimelerimizi önce TRT spikerleri bıraktılar. Bugün bütün çirkinliği ile ortada dolaşıp duran kelimeler, TRT mikrofonlarından etrafa saçıldı. Bu da TRT kadrolarında çalışan bazı kişilerin bilgisizliklerinden, taassuplarından, Marksizm´e kapılmalarından doğdu.

Bir TRT spikeri, geçenlerde bir haber programında söyle diyordu: “Düzce depreminin aletsel büyüklüğü 7,2 olarak saptandı”.

 Bu cümlede iki kocaman yanlış var. Ne demek “aletsel büyüklük”? “Depremin aletsel büyüklüğü” yanlış ve çarpık bir Türkçe! “Depremin şiddeti” demek derken niçin “aletsel büyüklük” “saptamak” Türkçe midir? TRT “Depremsel bölge” diyor. Niçin “Deprem bölgesi” değil de “depremsel bölge”? TRT “Tüm” demekte. “kent” demekte, “olanak” demekte, “skor” demekte, “efor” demekte ısrar ediyor. Bu kelimelerin hangisi Türkçe? Bu TRT sunucuları yakında karşımıza “Günaydınsal” diyerek çıkacak sonra da ya “bay bay” veya “Hoşçasal kalın” diyerek el sallayacaklar.

Anahtar Kelimeler: DEPREMİN, ALETSEL, BÜYÜKLÜĞÜ
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
DİVAN EDEBİYATIMIZ ÜZERİNE (22 Temmuz 2018 - Pazar)
DEVRİK CÜMLE (12 Haziran 2018 - Salı)
DEVAM ETMEK-SÜRMEK (05 Haziran 2018 - Salı)
DEPREMİN ALETSEL ŞİDDETİ (29 Mayıs 2018 - Salı)
DECCALI DEKKAL DİYE OKUMAK KİBARLIĞI (24 Nisan 2018 - Salı)
CANKUŞU-YAŞAMINI YİTİRDİ (10 Nisan 2018 - Salı)
BÜYÜK HARFLER NERELERDE KULLANILIR? (03 Nisan 2018 - Salı)
BEYAZ TÜRKÇENİN BÜYÜK ŞAİRİ (20 Mart 2018 - Salı)
BAYRAM CEMRESİ (13 Mart 2018 - Salı)
BAHTİYAR VAHAPZÂDE´NİN SORUSU (28 Şubat 2018 - Çarşamba)
AVUSTURALYADA İNGİLİZLEŞEN TÜRKLER (06 Şubat 2018 - Salı)
AŞGABATTA KİTAP (30 Ocak 2018 - Salı)
DİLDE BİRLİĞİMİZİ BOZANLAR (06 Kasım 2017 - Pazartesi)
Dilde Birlik, Fikirde Birlik, İşte Birlik (30 Ekim 2017 - Pazartesi)
Mesela mı örneğin mi diyelim? (16 Ekim 2017 - Pazartesi)
Çaya Çorbaya Yoğun (10 Ekim 2017 - Salı)
CANKUŞU-YAŞAMINI YİTİRDİ (02 Ekim 2017 - Pazartesi)
Ana Dil mi, Ana Dili mi? (13 Eylül 2017 - Çarşamba)
SİVAS´TA İNANILMAZ BİR GELİŞME (05 Eylül 2017 - Salı)
ARGO (28 Ağustos 2017 - Pazartesi)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59
"Yenileceğinden korkan, daima yenilir."

YILDIRIM BEYAZIT