DEPE (TEPE) ÇERMİK
Tarih: 28.1.2019 00:00:01 / 3242okunma / 0yorum
Muzaffer Gücer

/resimler/2019-1/28/1356070832334.jpgDEPE (TEPE) ÇERMİK
Sıcak çermiğin sırtını dayadığı bir tepe var ya, burayı aşan üç yol bulunurdu. Şimdiki halde Çermiğin kurulduğu yerden depeye çıkışa doğru sağda olan yol daha az meyilli olduğu için, biraz uzun ama arabaların gidişi için uygun bir yoldu. Buradan arabalar giderdi. Ortadaki yol biraz dik ama kısa olduğu için yaya olarak gidenlerin tercih ettiği yoldu. Sol tarafa düşen yol ise biraz dik ve virajlı idi. Bu yolu da arabalar dönüşte kullanırdı.
Hiç unutmam; altı yaşımda iken (1938 yılı) şimdiki çermiğin olduğu yerde çadırımızın önünde otururken, önümüzden geçip yukarda bahsettiğim yola koyulan, üzeri yüklü 1-2 çocuğun oturduğu, arkasında çadır direği görünen, ziyade çift atlı çermik arabalarını ve onları takip eden ve evin ahalisini taşıyan faytonları görünce, merak edip “nene bu arabalar nereye gidiyor “ diye sordum. Tepenin ardını işaret ederek “oğlum orda da çermik var, bazı insanlar gidip orda çadır kurarlar “dedi. Biz niye oraya gitmiyoruz deyince “ orası yüksek geceleri soğuk olur, sonra çermik aynı su aynı, hem biz buraya alıştık, komşular akrabalar hep burada” dedi. Ben o zaman, sıcak çermikte biri depenin bu tarafında herkesin de bildiği bugünde kullanılan çermikten başka, depenin öbür yüzünde bulunan ve depeye çıkmayınca görünmeyen depe çermik adında bir yer daha olduğunu öğrenmiş oldum.
Birkaç gün sonra çadır komşumuzun çocukları, ağabeyleri ile depelere guşburnu ve garamuk toplamaya gideceklermiş, sevinip duruyordular. Nene ben de gidiyimmi deyince nenem çocukların ağabeylerine sordu, onlarda gelsin deyince ben de onlarla yola koyuldum. O yokuşu sevinçten nasıl dırmandım bilemezsiniz. Önce merak ettiğimiz için depe çermiğin havuzunu görmeye gittik, aşağıdaki çermiğin havuzundan farkı yoktu, yalnız oradaki çadır sayısı, aşağı çermiğe göre azdı, amma hepsi de tenefli (direkli, yan duvarlarıda ince direklerle desteklenmiş büyük çadırlar) çadırlardı. Aşağıçermikte çokça bulunan asker çadırı ve çerge denilen basit çadırlardan hiç yoktu.
Arazide epeyce dolaştık, guşburnu ve garamuk topladık, öğlene doğru yine havuzun kenarında oturduk, ağabeyler mendilleri açtı, içinden peksimetler çıkarıldı, ıslatıp yedik, ve geriye dönüp aşağı çermiğe geldik. O yılın kışında (1939 ) büyük Erzincan depremi oldu. Sivas´da bir hayli sallandı, şükür evlerimiz yıkılmadı, zaar ziyan olmadı amma depe çermik batmış dediler. Her yaz olduğu gibi o yazda çrmiğe gittik. İki üç gün sonrada önceki sene beni ilk defa depe çermiğe götüren aynı ekiple , yukarı depeye çıktığımızda, suyu kaybolmuş, havuzları öksüz galmış gibi bulduk. Orada bir çoban “aha bu gayaları dutup gedin, gaybolan suyu bulursunuz” dedi. Bi de diz boyunu aşmayacak yükseklikteki, depremin şiddetiyle çatlayarak bir metreye yakın çatlayarak birbirinden ayrılmış gayaları takip ederekgittik, düzlüğün sonunda bir tarlada suyun kaynayıp aşağıdaki ırmağa doğru aktığını gördük.
Seneler sonra öğrendim ki, depremle batan depe çermiğe, daha çok hali vakti yerinde olanlar gidiyormuş. Nenem bana geceleri oralar soğuk olur demişti. Amma bilmem ki, onada büyükleri böylemi söyledi, yoksa ben üzülmeyeyim diye mi öyle söyledi.
Haa az kaldı unutuyordum, iki çermik arasındaki mesafe çok fazla olmamasına rağmen, Allah Fakirin fukaranın yüzüne baktı da aşağı çermik depremden etkilenmedi. Sonraki yıllarda depe çermiğe gidenler yükseğe alışkın oldukları iççin mecburiyet sonucu geldikleri aşağı çermiğin de depelere yakın kısmına çadır kumaya başladılar. Aşağıdaki fotoğraf 1952 yılında tarafımdan sıcak çermikte çekildi. Merak edenler için çadırın önünde oturan dedem Ekmekçi Gambal Osman, ayaktaki emmim Gambalın oğlu Ettar (aktar)Hacı Ömer, tüm geçmişlerimize Allah rahmet eylesin. Amin
Selam ve Sevgilerimle

Anahtar Kelimeler: DEPE, TEPE, ÇERMİK
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
SİVAS´IN AĞALARI EFENDİLERİ (20 Mart 2019 - Çarşamba)
SİVASIN ÇERMİKLERİ (31 Ekim 2018 - Çarşamba)
BİR ÖĞRETMENİN ESERİ (17 Ağustos 2018 - Cuma)
BUNA DA ŞÜKÜR (04 Temmuz 2018 - Çarşamba)
KELEKLİK ETME ULAN! (18 Nisan 2018 - Çarşamba)
RÜŞTÜ EMMİNİN VERDİĞİ DERS (12 Mart 2018 - Pazartesi)
ŞEHİRDE İMECE (28 Ocak 2018 - Pazar)
GARA GARA GUŞLARI (19 Aralık 2017 - Salı)
AL AT (24 Ekim 2017 - Salı)
Vah anam, vah! Günlerde nasıl gısalmış… (17 Ağustos 2017 - Perşembe)
EVVEL ZAMAN İÇİNDE ÇOCUKLUĞUM (21 Nisan 2017 - Cuma)
ODUN PAZARI (01 Mart 2017 - Çarşamba)
SİVASIN ÜÇ GÜZELİ (29 Ocak 2017 - Pazar)
MONTEIGNE´nin Denemeleri Üzerine (08 Ocak 2017 - Pazar)
SİVAS´TA GIZ İSTEME (07 Aralık 2016 - Çarşamba)
BİLMEM HALA SÖYLENİR Mİ? (09 Kasım 2016 - Çarşamba)
GARİPLER MEZARI (12 Ekim 2016 - Çarşamba)
SÜREKÇİLER (21 Eylül 2016 - Çarşamba)
MONTEIGNE´nin Denemeleri Üzerine (24 Haziran 2016 - Cuma)
Zavallı Mundar (pis) Irmak‏ (26 Mayıs 2016 - Perşembe)
KÜRÜN ( HAMAM KURNASI ) GAPMA‏ (08 Mart 2016 - Salı)
Sivas´ın Parkları ve Paşa Fabrikası (02 Şubat 2016 - Salı)
DATLI SU (12 Ocak 2016 - Salı)
YANDAN ÇARKLI‏ (28 Aralık 2015 - Pazartesi)
CİCİ ANNENİN TALİBİ‏ (30 Kasım 2015 - Pazartesi)
SİVASIN DEĞİRMENLERİ (12 Kasım 2015 - Perşembe)
BACA PİLAVI (19 Ekim 2015 - Pazartesi)
Yün Çıbığı ( çubuğu) (10 Eylül 2015 - Perşembe)
FESHANE GÜNLERİ (22 Temmuz 2015 - Çarşamba)
MİSAFİRİN KISMETİ (04 Temmuz 2015 - Cumartesi)
SİVAS´IN CAMBAZLARI (29 Haziran 2015 - Pazartesi)
Paşam Uyanık Diye (27 Mayıs 2015 - Çarşamba)
EĞRİLCE (SİVAS DEYİŞİYLE ARİLCE) (05 Mayıs 2015 - Salı)
ERMENİ KOMŞULARIMIZ (21 Nisan 2015 - Salı)
GARLI DAĞLAR (17 Şubat 2015 - Salı)
Attarlar (Sivaslı deyişiyle Ettarlar) (26 Ocak 2015 - Pazartesi)
Bizim Gapgaçcılar (14 Ocak 2015 - Çarşamba)
Tel Helvası (18 Kasım 2014 - Salı)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
DOLAR
5.4345
EURO
6.1114
booked.net
İki kişiyi aşan, bir başkasına da söylenen her sır, yayılır.

Mevlana
Salatalık bir sebze değil, meyvedir.

www.bizimsivas.com.tr
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59