‘Dava-yı bi-mana´mız
Tarih: 30.8.2017 11:20:41 / 406okunma / 0yorum
Yusuf Ziya Cömert

Ben ‘la edri´ zannediyordum. Anladım ki ‘la edri´ değilmiş.
‘La edri´ ne demek?
‘Bilmiyorum´ demek.
Müellifi, söyleyeni bilinmeyen sözlerin, mısraların sonuna imza gibi yazılır.
Nedir, ‘la edri´ zannettiğim?
Seneler önce, Mavera Dergisi´nin yazıhanesinde merhum Akif İnan´dan işittiğim ve işitir işitmez hafızama yerleştirdiğim şu beyittir:
Kimseler fehmetmedi manasını davamızın
Biz dahi hayranıyız dava-yı bi-manamızın
Akif Hoca bu beyti, kendi ihvanından biriyle yaptığı bir ‘terk-i dava´ sohbeti sırasında söylemişti.
Yenişehirli Avni´ninmiş beyit.
Bilvesile, Yenişehirli Avni´nin birçok şiirini okuma fırsatı buldum.
Neyse, bugün meselemiz şiir değil.
Meselemiz, kendimiziz.
‘Dava-yı bi-manamız´ özel bir önem taşıyor.
Ne diyor şair?
Davamızın manasını kimse anlamadı. Biz dahi, (kimsenin anlamadığı) manasız davamızın hayranıyız.
Bu cümleler, bizim eski zamanlardaki halimizi anlatıyor.
Bilmiyorduk, davamızın ne olduğunu.
(Hiç birimiz melek olmadığımız halde, ancak meleklerden oluşan bir toplumla mümkün olacak saadet tabloları çiziyorduk.)
Ama sahiptik. Seviyorduk. Hayrandık.
Davamıza itimat ediyorduk. ‘Zarf´ımız sağlamdı.
Zarfın içi de sağlam olmalıydı. İtikadımız böyleydi.
Biz bilmiyorduk ama, illaki bilenler vardı.
“Gayret bizden, tevfik Allah´tan”dı.
Davamız galip olunca her şey güzel olacaktı.
Yaşımız kemale erip sağımızı solumuzu görmeye başladığımızda, herkesin ‘dava´dan muradının başka başka olduğunu fark ettik.
Bir dönem, insanların kendi fikirlerini anlatırken, Mısır, Suriye, Afganistan, Pakistan, İran gibi coğrafi terimleri fazlaca kullanması kafama takılıyordu mesela.
Bu da büyük bir sorun değildi. Hallolurdu inşallah.
Derken...
Tam ‘tevfik müyesser oldu´ diye düşünmeye hazırlanıyorduk ki...
Heyhat!
Hala kimseler fehmetmemiş manasını davamızın!
Niye böyle bir zehaba kapıldım?
Çok sebep sayabilirim.
Saymayacağım.
Bunun yerine, bir sivil çalışmanın metinlerine müracaat edeceğim.
Anadolu Platformu adında bir sivil organizasyon var.
Bu platform bir süredir ‘Anadolu Buluşmaları´ organize ediyor.
Bu sene (11-18 Ağustos, Kızılcahamam) ‘İslam Dünyasında Güncel Sorunlar ve Çözümleri´ başlığı altında 12.´sini düzenlediler.
Baştan belirteyim, bu çalışmalar çok kıymetli.
Kendimize baktığımız zaman ne görüyoruz? Eksiğimiz ne? Fazlamız ne?

Nerde doğru yaptık? Nerde yanlış yaptık?
Bunları konuşabileceğimiz bir zeminin mevcut olması iyi bir şey.
Muharrem Balcı´nın ‘Makale Grubu´ sayesinde bu sene yapılan konuşmalardan birkaçını okudum.
Aslında, konuşmalar güzeldi.
İyi şeyler, temenniler, dualar, özeleştiriler...
Okuduklarımdan çıkardığım neticelerden biri, ‘davamız´ın mahiyeti konusunda hala elle tutulur bir bilgiye sahip olmadığımız.
Hala, İslam derken, bir ‘zarf´a gönderme yapıyoruz.
‘Mazruf´a dair bir ‘kavl´imiz yok. Parça parça bir şeyler söylüyoruz. Mesela, Zeki Baba´nın (Zeki Şengöz) takvaya, ihlasa, adalete dair ifadeleri, haram lokmaya karşı hassasiyete çağırması elbette anlam ifade ediyor.
Bu ilkelerin altını çizen başka konuşmacılar da var.
Fakat, parçalar bir araya getirilemiyor. Hani derler ya ‘puzzle´ birleşmiyor.
Yani, konuşmaların genelinde, hem kendimizi, hem insanlığı neye davet ettiğimize dair fark edilir, umut verici bir mesaj bulunmuyor.
Bu noksanlık, elbette Kızılcahamam´da bir araya gelmiş olan dostlara ait değil. Hepimize ait.
İslam´ın bütün insanlığı neye çağırdığına dair esaslı çalışmalara ihtiyacımız var.
Şu anda, karşıdan bakılınca, kavgaya, keşmekeşe, fitneye, fesada, sefalete çağırıyormuş gibi bir izlenim veriyoruz.
Üstelik, çağırdığımız fitne ve fesadın ‘kitaptaki yeri´ni bulmaya da hazırız!
Özeleştiri var ama, ‘bizi sürekli başkaları manipüle ediyor, sanki bizi pir ü pak imişiz de bizi başkaları bozuyor´ fikrine daha yatkınız.
Kendimizle ilgili sorunları konuşurken zülf-i yâre dokunmamaya ihtimam gösteriyoruz.
Zülf-i yar, kendi zülfümüz. Sanki muhayyel bir sorundan bahsediyoruz.
Tam mevzuya girdim, yerim bitti.
Ben bu konuya biraz daha çalışayım.

Anahtar Kelimeler: Dava, mana
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
Sistemin öteki ‘uzman´ı Bahçeli (25 Eylül 2018 - Salı)
Bulabilirsen, ver mehteri (07 Eylül 2018 - Cuma)
‘Hedef küçültme´ zamanı (04 Eylül 2018 - Salı)
‘İdlib kapanı´ (30 Ağustos 2018 - Perşembe)
Siyasetsiz Bayram (24 Ağustos 2018 - Cuma)
41 dereceden 39,5´a (17 Ağustos 2018 - Cuma)
Üzülmek (03 Ağustos 2018 - Cuma)
Gitmez sanıyorduk, gitti (12 Temmuz 2018 - Perşembe)
Yeni sistemin ilk günü (09 Temmuz 2018 - Pazartesi)
Yeni sistemin ilk günü (09 Temmuz 2018 - Pazartesi)
‘Yetiş hocam minareyi kesiyorlar!´ (05 Temmuz 2018 - Perşembe)
Seçimden önceki son ‘dip dalga´ (28 Haziran 2018 - Perşembe)
Tartışmasız, Erdoğan zaferi (25 Haziran 2018 - Pazartesi)
İnci Baba´nın tarihçileri (21 Haziran 2018 - Perşembe)
Follu´nun Kahvesi´nde ‘pürüzlük´ler (18 Haziran 2018 - Pazartesi)
Tarihi abur cubur yiyoruz midemiz bozulacak (09 Haziran 2018 - Cumartesi)
Erol´un eksikliği hissediliyor (07 Haziran 2018 - Perşembe)
Zaman zemine uygun din siparişi (01 Haziran 2018 - Cuma)
Demek ki, ‘olmaz´ olmazmış (11 Mayıs 2018 - Cuma)
Yeni sistemin muhalefet halleri (04 Mayıs 2018 - Cuma)
Seçim sath-ı maili normal (30 Nisan 2018 - Pazartesi)
Siyasetin voltajı yükseliyor (26 Nisan 2018 - Perşembe)
Siyasette ‘olmaz´ olmaz (23 Nisan 2018 - Pazartesi)
Herkes geç kaldı (20 Nisan 2018 - Cuma)
Bir büyüğün öğütleri (05 Nisan 2018 - Perşembe)
Hasan Abi´nin en güzel mirası (23 Mart 2018 - Cuma)
‘Karar´ günü (08 Mart 2018 - Perşembe)
‘Trol´ün lügatteki sergüzeşti (02 Mart 2018 - Cuma)
Bu sene seçim olacak mı? (28 Şubat 2018 - Çarşamba)
Siyasetçiler ‘Adana´daki Kahve´ye uğrasın (21 Şubat 2018 - Çarşamba)
Şimdi Rusya ne yapacak? (20 Şubat 2018 - Salı)
Kimle savaşıyoruz? (13 Şubat 2018 - Salı)
Dünyada neler oluyor Nezire yenge! (08 Şubat 2018 - Perşembe)
Silivri´deki gevşekliğimiz (01 Şubat 2018 - Perşembe)
Sert bir ‘Zeytin Dalı´ (24 Ocak 2018 - Çarşamba)
İblis galip gelmeyecek (10 Ocak 2018 - Çarşamba)
İran´daki gaileye sevinen var mıdır? (04 Ocak 2018 - Perşembe)
Hayal edeceksin hayalini anlatmayacaksın (16 Aralık 2017 - Cumartesi)
Avrasya´da ütülen ombudsmana gitsin (26 Kasım 2017 - Pazar)
Doların başımıza açtığı işler (21 Kasım 2017 - Salı)
Mimariyi dikeyleştiren ‘istisnai´ elemanlar (15 Kasım 2017 - Çarşamba)
‘Arap Baharı´ yoksa bu muydu? (09 Kasım 2017 - Perşembe)
Keramet şehrin betonunda değil (11 Ekim 2017 - Çarşamba)
Bir şiir velisiydi Cahit Zarifoğlu (04 Ekim 2017 - Çarşamba)
Müzelik hassasiyetler! (28 Eylül 2017 - Perşembe)
Bir şiir velisiydi Cahit Zarifoğlu (26 Eylül 2017 - Salı)
Celal Hoca´dan 80 sene gerideyiz (24 Eylül 2017 - Pazar)
Kim bu ‘Şehirli Müslüman´lar? (19 Eylül 2017 - Salı)
Köylülük o kadar da kötü değil (15 Eylül 2017 - Cuma)
Yeni müfredata göre trollerin durumu (09 Eylül 2017 - Cumartesi)
‘Bana İmam-Hatiplilerin listesini getirin!´ (26 Ağustos 2017 - Cumartesi)
Bu da Tomris Uyar´ın Metal Yorgunluğu (22 Ağustos 2017 - Salı)
‘Varyag´ gibi bir eğitim sistemi (15 Ağustos 2017 - Salı)
Maddiyat ve maneviyat: İki kanatla uçan kuşlar! (02 Ağustos 2017 - Çarşamba)
Meğer her şey tap-tazeymiş (17 Temmuz 2017 - Pazartesi)
İmtihanın adı Yusuf Akdeniz (05 Temmuz 2017 - Çarşamba)
Topraksız bir devlet gibi... (29 Haziran 2017 - Perşembe)
Yer yatağıyla Kur´an´ın alakası? (10 Haziran 2017 - Cumartesi)
Ofsayta düşersem ibret alırım (19 Mayıs 2017 - Cuma)
Yeni sistemde debriyaj yok (14 Mayıs 2017 - Pazar)
Fetö´nün ihaleleri! (02 Mayıs 2017 - Salı)
Artık diyebilirim, hayırlı olsun (18 Nisan 2017 - Salı)
New York savcısının YouTube delilleri (06 Nisan 2017 - Perşembe)
Dünyayı kurtarmak bizi aşar (31 Mart 2017 - Cuma)
Oylar ne tarafa gidiyor? (28 Mart 2017 - Salı)
Biz 28 Şubat´ta rahatsızdık (06 Mart 2017 - Pazartesi)
Ankete inanma anketsiz de kalma (16 Şubat 2017 - Perşembe)
En merak ettiğim görüşme (12 Şubat 2017 - Pazar)
‘Tarihin sonu´ ne zaman? (07 Şubat 2017 - Salı)
‘Bize gelmeyin, kendinize gelin´ (03 Şubat 2017 - Cuma)
May´in yüzü ne kadar da İngiliz (31 Ocak 2017 - Salı)
Dolar artsın mı düşsün mü? (18 Ocak 2017 - Çarşamba)
‘Mükemmel´ yerine ‘mümkün´ (12 Ocak 2017 - Perşembe)
Katil yaralı yere vurdu ama… (22 Aralık 2016 - Perşembe)
Ne yedik de bozulduk? (17 Aralık 2016 - Cumartesi)
Hüzün günlerinin tesellisi (15 Aralık 2016 - Perşembe)
Kelimeleri bozdular… İnsanları da! (13 Aralık 2016 - Salı)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59
Dünyada bir garip veya bir yolcuymuş gibi yaşa

Hz. Muhammed