Daima Kudüs
Tarih: 14.12.2017 10:44:47 / 252okunma / 0yorum
İBRAHİM TENEKECİ

Batı dünyası, yahudi sorununu İslâm coğrafyasına ihraç etmiştir. Bu tarihten itibaren Müslümanlar´ın enerjisi büyük ölçüde buraya gitmiştir. Özgüvenler sarsılmış veya yıkılmıştır.
Yahudiler´in işgal ettiği bölgenin tamamına, en başından beri ´Filistin toprakları´ diyoruz. Tarihî hakikat budur. Mevcut durumu tanımadık, tanımıyoruz.
Daima Kudüs yazısının sesli anlatımı ve tüm yazılarının sesli anlatımı Yenisafak.com Yazarlar Sesli Makale Köşesinde!
İsmail Kılıçarslan dün yazdı. Biz de daha evvel yazmıştık. Şurada hata yapıyoruz: Siyonizm denilen şeyin yahudilerle ilgisi yokmuş gibi konuşuyor, yazıyoruz. Bu tavrımız onlara geniş bir manevra sahası ve serbestlik sağlıyor. Basit bir soru: Siyonizm nedir ve mensupları kimlerdir?
İsrailli işgalciler, 2008 yılında Gazze´ye tüm güçleriyle saldırı düzenlemişti. Çocuk ve kadın demeden binbeşyüze yakın Filistinli kardeşimizi şehit ettiler. Mezarlıkları ve hastaneleri dahi bombaladılar. Yasaklı silahları kullandılar. Aynı günlerde İsrail´de bir anket yapıldı. Yahudiler´in tamamına yakını bu katliamı destekliyordu. Çocuklarını da kendileri gibi yetiştiriyorlar. Hatırlarsanız, Gazze´ye bakan tepelere çıkıp ailece ve neşeli bir şekilde bu mezalimi seyretmişlerdi. Hiç unutmuyorum. Müslümanların karşısında işte böyle bir hastalık, kötülük ve utanmazlık var.
Siyonistlerin kanlı tarihleri, karanlık gelecekleri olacak inşallah. “Arkasına saklanacak ağaç bile bulamayacaklar.” Müslüman denizinde boğulup gidecekler. Vaktiyle Filistin, Lübnan ve Suriye sahillerinde kurulan Haçlı devletçiklerine benzeyecek sonları.
***
Meselenin aslı ve esası: Yahudi düşmanlığı yapmıyoruz, Yahudiler´in düşmanlığına maruz kalıyoruz. Can-ı muhafaza farz-ı ayndır. Hayatımızı ve haysiyetimizi korumak, tehlikeye işaret etmek, antisemitizm olamaz.
Bizi yok etmeye şartlanmış birine karşı demokrasi, insan hakları, barış gibi kavramları dile getirmenin bir faydası olur mu? Olmadığını görüyoruz. Sadece güçten anlayanın karşısında güçsüz olma gibi bir hakkımız yoktur. Kötülüğün iyilikle ve nasihatle bertaraf edilemeyeceği artık anlaşılmıştır.
Şer bildiğimiz nice şey, hayırlı kapıların açılmasına vesile olur. Amerika´nın Kudüs kararı, müminleri uyandırmıştır. Filistin ve Kudüs seferberliği başlatmanın tam zamanıdır. Türklerin seferberlikten anladığı asker olmaktır, evlat vermektir. Bu yüzden boykot gibi hamleler uzun ömürlü ve etkili olmuyor. Evvela buna çalışmalıyız. Onları ekonomiyle terbiye etmek şarttır. Türkiye, İslâm âlemine bu konuda da öncülük yapmalıdır.
İkinci iş: Cumhurbaşkanı Erdoğan´ın işgalcilerle ilgili açıklamalarını memnuniyetle karşılıyoruz. “İsrail terör devletidir” diyorduk, şimdi bunu Cumhurbaşkanımız söylüyor. Şükür vesilesidir bu. Sayın Erdoğan´ın altını çizdiği hakikatlerden biri de İsrailli teröristlerin çocuk katili olduğudur. Cümlenin tamamı: Kudüs´ü çocuk katillerinin insafına terk etmeyeceğiz.
İsrail´in bir terör yapılanması haline geldiğini, çocukları bile katletmekten çekinmediğini her fırsatta ve yüksek sesle söylemeliyiz. Konuyla ilgili daha çok haber yapılmalıdır. Yabancı dille yayın yapan siteler kurulmalı, sosyal medya hesapları açılmalıdır. Bunun psikolojik bir baskı oluşturabileceği kanaatindeyiz. Onları etkilemese bile dünya halklarını etkileyecektir. Belki daha ileri gitmeleri engellenir
***
İslâm İşbirliği Teşkilatı, bugün İstanbul´da toplanıyor. Gündem Kudüs. Gazetemiz Yeni Şafak, yirmi dört maddeden oluşan acil eylem çağrısı yaptı. Umulur ki dikkate alınır. Özenle çalışılmış bu maddelerin bir kısmını uygulamak bile işgalcileri siyasî, iktisadî ve askerî manâda köşeye sıkıştırmaya yetecektir.
İslâm milletinin hassasiyetleri büyük ölçüde birbirine yakındır. Kudüs müminlerin müşterek derdi ve davasıdır. İnşallah liderler ve yöneticiler de bu çizgiye gelirler. Bağımsızlık, şu sıralar en acil ihtiyaçtır. Tutsak olan şehirlerimiz ve kutsal mekânlarımız değil, bizleriz.
Bir de soru soralım: İşgal altındaki toprakları kurtarmak veya elimizde kalanları korumak için askerî seçenekten başka bir yola inanan var mıdır? İşte bundan dolayı ‘acil eylem çağrısı´nın içinde, ortak ordu kurulmasına yönelik teklif de bulunuyor. Önleyici tedbir. Kiminle demeyelim. Olanla, kalanla, gelenle.
Bir teklif de bizden olsun: Uluslararası hukuk denilen şey, güçlünün zayıfa hükmetmesidir. İslâm hukuku ise adildir ve mazlumları korur. Ülkelerimiz arasındaki sorunları kendi içimizde çözmeliyiz. Yoksa birer ikişer çözülüp gideceğiz.
Duamız budur: İslâm İşbirliği Teşkilatı Zirvesi, inşallah, ´tarihte bugün´ diyebileceğimiz kararlarla sonuçlanır.

Anahtar Kelimeler: Daima, Kudüs
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
Rahmet ile zahmet arasında (16 Eylül 2018 - Pazar)
Şiddet ile inayet arasında (12 Eylül 2018 - Çarşamba)
Yazamamak (09 Eylül 2018 - Pazar)
Kitaplar, dergiler ve son durum (06 Eylül 2018 - Perşembe)
Gurbetten sılaya doğru (02 Eylül 2018 - Pazar)
Ortak kader (24 Ağustos 2018 - Cuma)
Onur meselesi (15 Ağustos 2018 - Çarşamba)
Ayrı dünyalara ait iki kavram (27 Temmuz 2018 - Cuma)
Yazmış bulunduk (22 Temmuz 2018 - Pazar)
İzzet bize, zillet size (15 Temmuz 2018 - Pazar)
Kaderimizin merkezi (11 Temmuz 2018 - Çarşamba)
Doğru ve düzgün olmak (08 Temmuz 2018 - Pazar)
Olması gereken (04 Temmuz 2018 - Çarşamba)
Yer isimlerinin peşinden gitmek (01 Temmuz 2018 - Pazar)
Şimdi (27 Haziran 2018 - Çarşamba)
Bütünlüğü korumaktan yanayız (20 Haziran 2018 - Çarşamba)
Benzersiz bir dönem (13 Haziran 2018 - Çarşamba)
Kıymet ve kıyamet (09 Haziran 2018 - Cumartesi)
Taşınmak (07 Haziran 2018 - Perşembe)
Yaşanan ve yansıyan (02 Haziran 2018 - Cumartesi)
Tatsız bir durum (31 Mayıs 2018 - Perşembe)
Kalbî beraberlik, çıkarsız birliktelik (26 Mayıs 2018 - Cumartesi)
Bazı yeni konular (23 Mayıs 2018 - Çarşamba)
Halimizden memnun muyuz? (19 Mayıs 2018 - Cumartesi)
Uzun bir gün (16 Mayıs 2018 - Çarşamba)
Tarih dönüyor (13 Mayıs 2018 - Pazar)
Dostluk nedir? (09 Mayıs 2018 - Çarşamba)
İbrahim Karagül için (16 Nisan 2018 - Pazartesi)
Bir kelimeden (11 Nisan 2018 - Çarşamba)
İçten bir seda (08 Nisan 2018 - Pazar)
Ülkü Tamer için (05 Nisan 2018 - Perşembe)
Sahafnâme (01 Nisan 2018 - Pazar)
Gençlik nereye gidiyor? (28 Mart 2018 - Çarşamba)
Birkaç şey birden (24 Mart 2018 - Cumartesi)
Dünya Su Günü (21 Mart 2018 - Çarşamba)
Dünya Ormancılık Günü (18 Mart 2018 - Pazar)
Son günlerde (15 Mart 2018 - Perşembe)
Dilimizde olan, kalbimizde de bulunmalıdır (07 Mart 2018 - Çarşamba)
İnsana ümit veren konular (04 Mart 2018 - Pazar)
Yıkıcı değil, yapıcı olalım (25 Şubat 2018 - Pazar)
Varlığımıza musallat olanlar (21 Şubat 2018 - Çarşamba)
Kıymetli bir çabaya şahitlik etmek (19 Şubat 2018 - Pazartesi)
Sultan Abdülhamid Han´ı anmak ve anlamak (15 Şubat 2018 - Perşembe)
Millî uyanış (12 Şubat 2018 - Pazartesi)
Aklı karışıklar için kılavuz (05 Şubat 2018 - Pazartesi)
Vatandan yana olmak... (01 Şubat 2018 - Perşembe)
Dün, bugün, yarın (26 Ocak 2018 - Cuma)
Hayatın her yeri (22 Ocak 2018 - Pazartesi)
Kısaca (19 Ocak 2018 - Cuma)
Yolda olmak (08 Ocak 2018 - Pazartesi)
Edebiyat ve hayat (05 Ocak 2018 - Cuma)
Yeniden millet oluyoruz (01 Ocak 2018 - Pazartesi)
Millete sadakat ümmete vefa (25 Aralık 2017 - Pazartesi)
Elbette Filistin (22 Aralık 2017 - Cuma)
En küçük adım bile (18 Aralık 2017 - Pazartesi)
Aklıma ilk gelenler (11 Aralık 2017 - Pazartesi)
Bütün bu olaylar (07 Aralık 2017 - Perşembe)
Ben, Öteki ve Ötesi (30 Kasım 2017 - Perşembe)
Eski Vatan (28 Kasım 2017 - Salı)
Bize düşen, düşmemektir (23 Kasım 2017 - Perşembe)
Kazandıkça kaybetmek (19 Kasım 2017 - Pazar)
Türkiye nedir? (13 Kasım 2017 - Pazartesi)
Kirli dil, kibirli hâl (02 Kasım 2017 - Perşembe)
Gençliğimizin kahramanları (26 Ekim 2017 - Perşembe)
Yazmış bulunduk (20 Ekim 2017 - Cuma)
Bir kütüphane kurmak (17 Ekim 2017 - Salı)
Millet dersine çalışmalıyız (12 Ekim 2017 - Perşembe)
Yazmadan önce (09 Ekim 2017 - Pazartesi)
Altı çizilenler (05 Ekim 2017 - Perşembe)
Yolculuğumuz (22 Eylül 2017 - Cuma)
Dengemizi koruyalım (19 Eylül 2017 - Salı)
Kırsalda neler oluyor? (15 Eylül 2017 - Cuma)
Bir mesele (07 Eylül 2017 - Perşembe)
Üzücü ve şaşırtıcı olan (24 Ağustos 2017 - Perşembe)
Görülen lüzum üzerine (31 Temmuz 2017 - Pazartesi)
Kardeşliğimizi tahkim etmeliyiz (27 Temmuz 2017 - Perşembe)
Vatanı vatansızlara bırakmadık (11 Temmuz 2017 - Salı)
İyilerle birlikte olmak (07 Temmuz 2017 - Cuma)
İyilik berekettir (03 Temmuz 2017 - Pazartesi)
Türkiye, müşterek derdimizdir (05 Haziran 2017 - Pazartesi)
Aslımızdan kopamayız (02 Haziran 2017 - Cuma)
Kırk yıllık hatır (24 Mayıs 2017 - Çarşamba)
Tek tesellimiz (12 Mayıs 2017 - Cuma)
Son günler için (08 Mayıs 2017 - Pazartesi)
BAHAR (05 Mayıs 2017 - Cuma)
Kazanırken kaybedilen (25 Nisan 2017 - Salı)
KISACA (06 Nisan 2017 - Perşembe)
Yeniden niyet etmeliyiz (03 Nisan 2017 - Pazartesi)
Yeminli düşmanlık (24 Mart 2017 - Cuma)
Dünden devam (17 Mart 2017 - Cuma)
Hayat ve bereket (15 Mart 2017 - Çarşamba)
Bize gelen, bizimle giden (06 Mart 2017 - Pazartesi)
Yirmi yıl sonra (04 Mart 2017 - Cumartesi)
Yapmak ile Yıkmak (24 Şubat 2017 - Cuma)
Arkadaşlık (13 Şubat 2017 - Pazartesi)
Nerede duruyoruz? (09 Şubat 2017 - Perşembe)
Pullarımız (07 Şubat 2017 - Salı)
Güzellik (02 Şubat 2017 - Perşembe)
Dert söyletir, derman susturur (27 Ocak 2017 - Cuma)
Bize düşen vazife (17 Ocak 2017 - Salı)
Kar (14 Ocak 2017 - Cumartesi)
Buradayız, bekliyoruz (10 Ocak 2017 - Salı)
Sağlam duralım (23 Aralık 2016 - Cuma)
Evlatlarımız (07 Aralık 2016 - Çarşamba)
Türkiye bir mesuliyetin adıdır (20 Kasım 2016 - Pazar)
Saygı ile sevgi (02 Kasım 2016 - Çarşamba)
Fitne ateşi (21 Ekim 2016 - Cuma)
Son durum (14 Ekim 2016 - Cuma)
Türkiye´yi savunmak (10 Ekim 2016 - Pazartesi)
Devletin ve milletin bekâsı için (18 Ağustos 2016 - Perşembe)
15 Temmuz 2016 (21 Temmuz 2016 - Perşembe)
Göz gördü, gönül sevdi (14 Temmuz 2016 - Perşembe)
Dünyanın çivisi (30 Haziran 2016 - Perşembe)
Güzel bir kitap (17 Haziran 2016 - Cuma)
Hak ve Bâtıl (14 Haziran 2016 - Salı)
Yapan, yaptınız diyendir (09 Haziran 2016 - Perşembe)
Kâğıt, kalem ve sosyal medya (20 Mayıs 2016 - Cuma)
Fitne (06 Mayıs 2016 - Cuma)
Ne durumdayız? (16 Kasım 2015 - Pazartesi)
Akan kan, yükselen kin (26 Ağustos 2015 - Çarşamba)
Kenan Evren öldü (16 Mayıs 2015 - Cumartesi)
Kültür meselemiz (23 Nisan 2015 - Perşembe)
Oyunu bozmak zorundayız (21 Nisan 2015 - Salı)
Kıyamet değil, kıyam (06 Nisan 2015 - Pazartesi)
Siyaset ve millet (30 Mart 2015 - Pazartesi)
Bir hilal uğruna... (24 Mart 2015 - Salı)
Bu bir gezi yazısıdır (10 Mart 2015 - Salı)
Bugün (28 Şubat 2015 - Cumartesi)
Söz vermek, almak... (27 Şubat 2015 - Cuma)
İmha ve ihya (09 Şubat 2015 - Pazartesi)
Yoldaki işaretler (05 Şubat 2015 - Perşembe)
Sözün özü (31 Ocak 2015 - Cumartesi)
Sözün namusu (28 Ocak 2015 - Çarşamba)
İnsan insanın aynasıdır (21 Ocak 2015 - Çarşamba)
Dostluk ve düşmanlık (14 Ocak 2015 - Çarşamba)
Hepimiz tehlikedeyiz (12 Ocak 2015 - Pazartesi)
Sarıkamış için (08 Ocak 2015 - Perşembe)
Bıldır (04 Ocak 2015 - Pazar)
Son zamanlar (01 Ocak 2015 - Perşembe)
Sana kalpten soruyorlar (28 Aralık 2014 - Pazar)
Bir insana sarılmak (25 Aralık 2014 - Perşembe)
Yerli ve millî olmak (25 Aralık 2014 - Perşembe)
Tarihte bugün (18 Aralık 2014 - Perşembe)
Gerçek Hayat (30 Kasım 2014 - Pazar)
Geçici menfaatler, kalıcı anlamlar (28 Kasım 2014 - Cuma)
Yaşatırsanız, yaşarsınız (26 Kasım 2014 - Çarşamba)
Kudüs için (20 Kasım 2014 - Perşembe)
Ağaçlar ve odunlar (17 Kasım 2014 - Pazartesi)
Anadolu Gençlik Derneği (13 Kasım 2014 - Perşembe)
Zengin çeşit, fakir insan (11 Kasım 2014 - Salı)
Duâ Tâneleri (07 Kasım 2014 - Cuma)
Yoksulun sırtı, zenginin karnı (05 Kasım 2014 - Çarşamba)
Yeniden Bursa (04 Kasım 2014 - Salı)
Türkiye`ye inanmak (31 Ekim 2014 - Cuma)
Bursa`nın kıymeti (28 Ekim 2014 - Salı)
Türkiye, umudun yurdu (23 Ekim 2014 - Perşembe)
Yüksek hayat tecrübesi (16 Ekim 2014 - Perşembe)
Olmadı (12 Ekim 2014 - Pazar)
Batı bataklığı (08 Ekim 2014 - Çarşamba)
Acı gerçek, tatlı yalan (07 Ekim 2014 - Salı)
Doğan ölür, yapılan yıkılır (24 Eylül 2014 - Çarşamba)
Ölüm var (21 Eylül 2014 - Pazar)
Kalbin betonlaşması (11 Eylül 2014 - Perşembe)
Kıymet, bilinmek ister (09 Eylül 2014 - Salı)
Kardeşlik âdabı (05 Eylül 2014 - Cuma)
Kitabın ahlakını korumak (05 Eylül 2014 - Cuma)
Birinci Meclis Ruhu (03 Eylül 2014 - Çarşamba)
Ancak birlikte başarabiliriz (29 Ağustos 2014 - Cuma)
Kardeşime dokunma! (21 Ağustos 2014 - Perşembe)
Değişen bir şey var mı? (20 Ağustos 2014 - Çarşamba)
Birlikte dirlik vardır (18 Ağustos 2014 - Pazartesi)
Fesadın işi: Haset (15 Ağustos 2014 - Cuma)
YARIN (10 Ağustos 2014 - Pazar)
Yolda olmak... (08 Ağustos 2014 - Cuma)
Hatırla ve sıkı tut (06 Ağustos 2014 - Çarşamba)
Merhamet etmek (03 Ağustos 2014 - Pazar)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59
Dünyada bir garip veya bir yolcuymuş gibi yaşa

Hz. Muhammed