İbrahim Kahveci


Daha enflasyonu düşürecektik!

Daha enflasyonu düşürecektik!



Bu bir bankanın sigorta şirketinin reklamında dönüyordu.
Çok eski bir reklam olduğundan hafızalarda artık pek yer etmiyor. Bir hasta faturayı ödeyemediği için hastanede mahsur kalıyor ve her kaçış çalışmasında da yakalanıyordu. Hasta bakıcı da son kaçış hareketinde yakaladığında “Aaaa nereye, daha karpuz kesecektik” diyor.
***
Merkez Bankası son iki faiz toplantısında indirimleri durdurdu. Hatta önceki ay faiz indirimi beklentisi olmasına rağmen indirime gitmedi.
25 Haziran toplantısının ardından şu açıklama yapıldı:
“Normalleşmeyle birlikte mal ihracatında görülen toparlanma ve emtia fiyatlarının düşük seviyeleri önümüzdeki dönemde cari işlemler dengesini destekleyecektir. Salgına bağlı birim maliyet artışlarının yansımalarıyla çekirdek enflasyon göstergelerinin eğilimlerinde bir miktar yükseliş gözlenmektedir. Uluslararası emtia fiyatları tüketici enflasyonunu sınırlamaya devam ederken, gıda enflasyonu dönemsel ve salgına bağlı etkiler nedeniyle artmıştır. Salgına bağlı tedbirlerle kısa vadede etkili olan arz yönlü unsurların, normalleşme sürecinin devamıyla kademeli olarak ortadan kalkacağı ve yılın ikinci yarısında talep yönlü dezenflasyonist etkilerin daha belirgin hale geleceği değerlendirilmektedir.”
Dün yapılan açıklamada şu şekilde: “Normalleşme adımlarıyla birlikte Mayıs ayında başlayan toparlanma güç kazanmaktadır. Mal ihracatındaki toparlanma ve emtia fiyatlarının düşük seviyeleri önümüzdeki dönemde cari işlemler dengesini destekleyecektir. Salgına bağlı tedbirlerle kısa vadede etkili olan arz yönlü unsurların, normalleşme sürecinin devamıyla kademeli olarak ortadan kalkacağı öngörülmektedir. Nitekim öncü göstergeler, normalleşme sürecinde kapasite kısıtlarına tâbi olan hizmet gruplarındaki aylık fiyat artışlarının yavaşlamaya başladığına işaret etmektedir. Yılın ikinci yarısında talep yönlü dezenflasyonist etkilerin daha belirgin hale geleceği öngörüsü korunmakla birlikte, yakın dönemdeki gerçekleşmeler nedeniyle yıl sonu enflasyon tahmini üzerindeki risklerin yukarı yönlü olduğu değerlendirilmektedir.” 
***
Yukarıda MB’nin açıklamalarını vermemiz bile aslında boşu boşuna bir şeydir. Sayın Cumhurbaşkanı önceki MB Başkanını görevden alırken “Laf dinlemiyordu” demişti ya.
Merkez Bankası kararlarının Enflasyona mı bağlı alındığı, yoksa laf dinlemeye göre mi alındığını tam bilemiyoruz. Belki de karma karar alınıyordur.
İyi de enflasyon nasıl veya ne şekilde dikkate alınıyor? Yükselince mi faiz indiriliyor, yoksa düşünce mi?
Ülkemizdeki ekonomi yönetimi ve Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan, faizi bir maliyet olarak görmekte ve faizi indirip maliyetini de düşürünce enflasyonun düşeceğini öne sürmektedir.
Nitekim Merkez Bankası Başkanı’nın görevden alınması ve yeni Başkanın hızla faiz indirimine gittiği ilk günlerde “Bakın faiz de düşüyor, enflasyon da düşüyor” diyorlardı.
Acaba ne oldu da Eylül-Ekim 2019’da tek haneye düşen enflasyon son sekiz aydır çift hanede seyrediyor?
Ya da şu şekilde de aklımızı kurcalayalım: Faizin yüzde 24.0’de olduğu Ekim 2018’de yıllık enflasyon %25,24 zirvesindedir. Sonraki 8 ay içerisinde faiz yine yüzde 24,0 düzeyinde duruyor ama enflasyon her ay istikrarlı bir gerileme ile Haziran 2019’da %15,72’ye düşüyor.
Bize yıllarca Merkez Bankasının faiz kararlarının birincil etkisinin 3 ay sonra, kalan etkilerinin de 9 aya kadar oraya çıktığı söyleniyordu.
Acaba Merkez Bankasının faiz indirmesi ile enflasyon düşüyorsa neden Merkez Bankamız geçen ay enflasyon artışını bahane göstererek faiz indirimini durdurdu?
Bakınız, enflasyon verileri Ekim 2019’dan bu yana çift hanede ve yükseliyor. Merkez Bankası ‘Laf dinlemeyi’ bırakmadan ısrarla teoriyi gerçekleştirici hamleleri yapması gerekmiyor mu?
Türkiye’de enflasyon aslında 2017 Kredi Garanti Fonu üzerinden parasal genişlemeye gideli beri çift hanede seyrediyor. Bu süre zarfında tam 38 ay enflasyonumuz çift hanede seyrederken, sadece 3 ay baz etkisi ile tek haneyi görmüştür.
Kronik bir çift hane enflasyonumuz resmiyette gözükürken, gerçekte vatandaşın hissettiği enflasyonu hiç sormayalım. Orası ayrı mevzu...
Mesele şu ki, ekonomiyi hangi teori ve çerçevede yönetiyoruz belli değildir. Parasal genişlemenin doğru yönetimi gerekirken, kur ve cari açık üzerindeki riskler halının altında öylece beklemektedir.
İhracat yüzde 20,5 azalırken, ithalat sadece yüzde 5,0 daralmıştır. Bu tablo bize paranın sadece tasarrufta değil, tüketimde de dövize gittiğini gösteriyor. 
***
“Daha karpuz kesecektik” diyordu reklamda. Galiba Merkez Bankası da enflasyonu düşürmeyi unuttuğu için faiz indirimine ara verdi.
Enflasyonun Ekim 2019’dan beri çift haneye çıkarak arttığını yeniden hatırlatmak borcumuz olsun.
Ya da laf dinlemeyi unutursak başımıza geleceği de tekrar hatırlayalım. 
Karar Gazetesi 24 Temmuz 2020 tarihli yazısının iktibasıdır.
 



YAZARLAR