Çöpten gıda
Tarih: 11.8.2017 11:26:35 / 438okunma / 0yorum
MUSTAFA KUTLU

Geçenlerde televizyonda bir belgesel izledim. Bir araştırmacı çift ABD´nin veya Avrupa´nın büyük şehirlerinde çöp kutularını dolaşıyorlar.
Sebep?
Sebep şu: Acaba çöpe ne kadar gıda atılıyor? Koca koca bidonların içinde neler var neler? Seyretseniz küçük dilinizi yutarsınız.
Bu şehirlerin marketlerinde satılan gıdalar yüzde doksan paketlenmiş olduğundan, hiç açılmadan, olduğu gibi çöpe atılmış.
Sebep?
Sebep şu: Üzerlerindeki “son kullanım tarihi”ne göre ömürleri bitmiş.
Ama nasıl olur?
Eldeki konserve, mantar, salça, mısır gevreği, et, süt, peynir, zeytin vb. gibi aklınıza gelen bütün gıdaların “son kullanım” tarihi dolmamış.
Kiminde bir ay, kiminde iki ay var.
Peki neden atılıyor bunlar?
Tüketici psikolojisine göre “bayat” sayılıyor.
Tüketici “daha taze” gıda istiyor.
Yahu arkadaş; bu zaten paketlenmiş, sen üstündeki tarihe bak. Elleyip, koklayarak taze mi, bayat mı olduğunu nereden anlayacaksın? Üstündeki tarihe ve bu tarihin titizlikle denetlendiğine inan, güven.
“Gıda endüstrisi” bu inancı ve güveni sana verir, tasalanma.
Marketlere mahkum yaşamaya alış, kabul et. Çöpten gıda toplayan çift, araştırmalarının gerçek olduğunu kanıtlamak için bu gıdaları evlerine taşıdılar.
Açılmamış kutular, paketinden çıkmamış gıdalar. Aylarca bunları yiyerek geçindiler.
(Bunlar gibi binlerce aile çöpten topladıkları ile geçinebilir. Ülkemizde de zaman zaman yetkililer dudak uçuklatan ekmek israfını açıklamıyorlar mı?)
Belgesel şunu demek istiyor: Gıda endüstrisi “israf” üzerine bina edilmiştir. Endüstri olmaz ise “dünya aç kalır”.
Bu hurafeye inanmamız için her şey yapılıyor. Endüstrinin finanse ettiği laboratuvarlar, bilim adamları, dergiler, kongreler, hatta üniversiteler var.
Eh, bilim böyle diyorsa yapacak bir şey yok.
Emir ilahî yerden geliyor.
Sıkıysa karşı çık.
Seni anında bilim karşıtı, çağ dışı, geri zekalı hatta terörist ilan ederler. Seni medyaya verirler. Anadan doğduğuna pişman olursun.
İlaç endüstrisi de böyledir. Otomotiv de.
Gün geçmiyor ki televizyonda bir gıda programına, sağlıklı yaşam tartışmasına şahit olmayalım. Paralelinde hastalık (Başta kanser) atışmaları var.
Ne yiyelim?
Ne yemeyelim.
Tereyağı yararlı mı, zararlı mı?
Bana sorun arkadaş bana!
Ben bu yağla büyüdüm.
Ama hangi tereyağı?
İzin verin anlatayım.
Yaylada otlayan hayvan (koyun, keçi inek). Onun sütü kaynatılır, yoğurt yapılır. Yoğurt yayıkta yayılır.
Yayıldıkça tereyağı üste çıkar, kaşıkla alınır. İşte gerçek tereyağı budur. Geride kalan şeye “ayran” denir. Bu ayranı bulsak da içsek. Plastik kutularda satılanlar katiyyen ayran değildir. Hatta yoğurdu bir tasa koyup üstüne su ilave ederek çalkalaya çalkalaya yapılan şey de ayran değildir. Ona “çalkalama” derler.
Peki bu yağı nereden bulacağız, madem şifa imiş biz de yiyelim.
Ben onu bundan elli yıl önce Munzur yaylalarında sürü besleyip, yağı Erzincan, Kemah, Tunceli pazarlarına indiren aşiretlerden alırdım.
Gıda tartışmalarından birinde, bir biyokimyacı hanım şöyle dedi: Temiz toprak, temiz hava, temiz su, doğal gübre ile yetişen, ıslah ve başka yollardan doğasına müdahale edilmemiş gıda. Mümkün ise çiğ yenilmeli. Hücrenin ihtiyacı olan “enerji” bu yoldan gelmeli.
Ben işi daha da romantize ede-ceğim.
Dağda otlayan hayvanın duyduğu su sesi, rüzgâr sesi, kuş sesi, arı sesi; havanın kokusu, çiçek kokusu, kekik kokusu, toprak kokusu, hasılı hayvanın etrafını saran milyonla unsur ve bunların sağladığı atmosfer. Et budur işte.
İnsanoğlu da buna muhtaç.
Sağlık ne televizyon istiyor, ne bilgisayar.
İşte size formül: Kendin üret, kendin pişir, kendin ye. (İmkansızı iste, doğaya dön).
Ağır mevzular bunlar. Benim gibi bir edebiyatçının teklifi ne olabilirdi ki?

Anahtar Kelimeler: Çöpten, gıda
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
MADALYA (11 Ekim 2018 - Perşembe)
Mânalı hayat (04 Ekim 2018 - Perşembe)
Kalbin akletmesi (27 Eylül 2018 - Perşembe)
Hayat zor (12 Eylül 2018 - Çarşamba)
‘Söz´ün gücü (06 Eylül 2018 - Perşembe)
Çorbada tuzum olsun (29 Ağustos 2018 - Çarşamba)
İnsan nereye koşuyor? (18 Ağustos 2018 - Cumartesi)
Yalnız ölüm (01 Ağustos 2018 - Çarşamba)
Roman diliyle iktisat (25 Temmuz 2018 - Çarşamba)
Eskiler alıyorum… (18 Temmuz 2018 - Çarşamba)
Aidiyet (11 Temmuz 2018 - Çarşamba)
Çıkmaz sokak-geçer akçe (04 Temmuz 2018 - Çarşamba)
Ceviz ile sincap (27 Haziran 2018 - Çarşamba)
Tatil programı (20 Haziran 2018 - Çarşamba)
Elveda zamanı (06 Haziran 2018 - Çarşamba)
Haddini bilmek (30 Mayıs 2018 - Çarşamba)
Kıssadan hisse (24 Mayıs 2018 - Perşembe)
“Öteki” diye biri yok (17 Mayıs 2018 - Perşembe)
“Öteki” diye biri yok (10 Mayıs 2018 - Perşembe)
Piyasa (03 Mayıs 2018 - Perşembe)
Tanrı misafiri (25 Nisan 2018 - Çarşamba)
İnsanı tanımak (12 Nisan 2018 - Perşembe)
İnsanı tanımak (29 Mart 2018 - Perşembe)
Tarihi yapanlar ve yazanlar (15 Mart 2018 - Perşembe)
Yara (07 Mart 2018 - Çarşamba)
Mesele (28 Şubat 2018 - Çarşamba)
BEYAZ (21 Şubat 2018 - Çarşamba)
Sarışın (09 Şubat 2018 - Cuma)
Mus­ta­fa KUT­LU (02 Şubat 2018 - Cuma)
Ahlâk ağacı (25 Ocak 2018 - Perşembe)
Şehir, kültür ve sanat (2) (18 Ocak 2018 - Perşembe)
Şehir, kültür ve sanat (1) (11 Ocak 2018 - Perşembe)
Sanat nedir? (05 Ocak 2018 - Cuma)
Korku zamanı (22 Aralık 2017 - Cuma)
Bizim mahalle (14 Aralık 2017 - Perşembe)
Şiir öldü mü? (07 Aralık 2017 - Perşembe)
Hayatın nabzı (30 Kasım 2017 - Perşembe)
Hayat zor (23 Kasım 2017 - Perşembe)
Hayat zor (16 Kasım 2017 - Perşembe)
Aramıza kim girdi (09 Kasım 2017 - Perşembe)
Başka format yok mu? (02 Kasım 2017 - Perşembe)
Günler gelip geçerken (26 Ekim 2017 - Perşembe)
Kurban ile bayram (20 Ekim 2017 - Cuma)
Eğitimin olmazsa olmazı: Disiplin (12 Ekim 2017 - Perşembe)
Kimin borusu ötüyor? (05 Ekim 2017 - Perşembe)
Tükenmeyen hazine (22 Eylül 2017 - Cuma)
Aidiyet (14 Eylül 2017 - Perşembe)
Gergin miyiz? (07 Eylül 2017 - Perşembe)
İnsan nereye koşuyor? (04 Eylül 2017 - Pazartesi)
Atla, atla (24 Ağustos 2017 - Perşembe)
Eğlence (17 Ağustos 2017 - Perşembe)
Tek tip (04 Ağustos 2017 - Cuma)
Kirlenme (04 Temmuz 2017 - Salı)
Takva nerede? (08 Haziran 2017 - Perşembe)
Domatesin tadı (26 Mayıs 2017 - Cuma)
Hikâye ve romanda kişiler (19 Mayıs 2017 - Cuma)
“İkinci Yeni” üzerine (11 Mayıs 2017 - Perşembe)
Eğitim şart (28 Nisan 2017 - Cuma)
Devamsızlık bilgisi (16 Nisan 2017 - Pazar)
Evvelbahar (06 Nisan 2017 - Perşembe)
Nurettin Albayrak (23 Mart 2017 - Perşembe)
Heidegger´in Kulübesi (17 Mart 2017 - Cuma)
Fotoğrafın anlattığı (03 Mart 2017 - Cuma)
SİZ VE BİZ (23 Şubat 2017 - Perşembe)
Büyük filim (09 Şubat 2017 - Perşembe)
Anne (02 Şubat 2017 - Perşembe)
Kar yazısı (27 Ocak 2017 - Cuma)
Devlet ve şahsiyet (19 Ocak 2017 - Perşembe)
Televizyonda evlilik (13 Ocak 2017 - Cuma)
“Hemşehrilikten feragat” (06 Ocak 2017 - Cuma)
Nihayet tarım (04 Aralık 2016 - Pazar)
İstanbullu kim? (19 Ekim 2016 - Çarşamba)
Ruh (06 Ekim 2016 - Perşembe)
Mazmun (21 Temmuz 2016 - Perşembe)
ŞÜKÜR (09 Temmuz 2016 - Cumartesi)
Eski eserler ve Taksim´e cami (30 Haziran 2016 - Perşembe)
DUA (09 Haziran 2016 - Perşembe)
FARKINDALIK (05 Mayıs 2016 - Perşembe)
Çağla (27 Nisan 2016 - Çarşamba)
Güle dair (21 Mayıs 2015 - Perşembe)
Huzur (26 Nisan 2015 - Pazar)
Cinayetler (19 Mart 2015 - Perşembe)
İş insanı güzelleştirir (05 Mart 2015 - Perşembe)
Çakma bunalım veya II. Yeni (27 Şubat 2015 - Cuma)
Köprü ve göç (18 Şubat 2015 - Çarşamba)
Fena (04 Şubat 2015 - Çarşamba)
Izdırabın boyutu (28 Ocak 2015 - Çarşamba)
Hayat tarzı (21 Ocak 2015 - Çarşamba)
Kar yazısı (14 Ocak 2015 - Çarşamba)
Taşra çıkarması (31 Aralık 2014 - Çarşamba)
Kırk milyon fidan (25 Aralık 2014 - Perşembe)
Hangi muhafazakarlık (18 Aralık 2014 - Perşembe)
Dört kişiden biri (04 Aralık 2014 - Perşembe)
Birlik-beraberlik (26 Kasım 2014 - Çarşamba)
Müzik bitti mi? (19 Kasım 2014 - Çarşamba)
Bir avuç toprak (13 Kasım 2014 - Perşembe)
Kafayı çizen adam (05 Kasım 2014 - Çarşamba)
Cumhurbaşkanlığı Sarayı (31 Ekim 2014 - Cuma)
Bana ne yapacağımı söyle (23 Ekim 2014 - Perşembe)
M. Seyfettin Özege (15 Ekim 2014 - Çarşamba)
Üniversite ve kütüphane (09 Ekim 2014 - Perşembe)
Halime Toros merhaba (07 Ekim 2014 - Salı)
Huşû (21 Eylül 2014 - Pazar)
Yeni Türkiye ama nasıl? (11 Eylül 2014 - Perşembe)
Sarnıçlara dönmek (04 Eylül 2014 - Perşembe)
Eski ve yeni (28 Ağustos 2014 - Perşembe)
Af adaletten üstündür (21 Ağustos 2014 - Perşembe)
Hep aynı hikâye (14 Ağustos 2014 - Perşembe)
Zenginlik (08 Ağustos 2014 - Cuma)
Açlık (05 Ağustos 2014 - Salı)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59
Dünyada iki yüzlü olanlar, kıyamet günü ateşten iki yüzlü olarak gelirler.

Hz. Muhammed