Çıkmaz sokak-geçer akçe
Tarih: 4.7.2018 17:46:28 / 220okunma / 0yorum
MUSTAFA KUTLU

Kavurucu sıcak altında yaprak kımıldamaz bir gün. Havadaki nem oranı iyicene artmış, nefes alamaz olmuşuz. Pelteleşmiş vücudumu bir ağaç altına, bir serin yere atmaktan başka düşüncem yok.
Otobüsler fırın gibi, üstelik tatil gününün kalabalığı, her taraf yapış yapış, ter topuğumdan çıkıyor. Haydii bir de yol inşaatına raslıyoruz, trafik tek şeritten akıyor gûya, iki metre git dur, iki metre git dur.... Herkesin canı burnuna gelmiş, içimden duruma ferahlık katar diye Burhan Çaçan´ın “Neden geldim İstanbul´a” türküsünü söylüyorum.
Sonu sonu menzile ulaşıyoruz.
Bir çınar gölgesi, soğuk meşrubat, terimi kurulayıp sandalyede geri yaslanıyorum. Etrafta bezgin bir kalabalık, masalar dolu, garsonlar aynı bezginlik içinde bir o yana, bir bu yana gidip geliyorlar. Çocuklar mızıldanıyor, yaşlıların elinde birer yelpaze, kimse halinden memnun değil.
Niçin “şöööyle deniz kıyısında bir yazlık” alınamadı, niçin “herkesler gibi” yazlığa gidilemedi, niçin su kayağı yapılamadı, niçin mevsimlik “yaz aşkları” yaşanamadı... Kapakları yarı düşmüş, çaresizlikten kayıtsızlığa geçmiş gözlerin teker teker sorduğu şu sorulara cevap yetiştirmeli mi?
Yoksa az önce lafını ettiğim “yol inşaatı”nda çalışan insanlara, Anadolu´nun kim bilir hangi yöresinden “ekmek parası” için gelmiş şu karayağız delikanlılara, üstleri çıplak Temmuz güneşi altında kavrulan genç irisi çocuklara, kırışmış yüzünde kırçıl sakal kazma sallayan ihtiyarlara mı dönmeli. Dönersem ortaya yine tatsız bir manzara çıkacak. Bir “kıyas” yapılacak, “biz ve onlar” diye ayrımcılığa gidilecek, birileri bu satırları okuduğunda “Ooo, yine mi sınıf edebiyatı, fukaralık yaygarası” diye suratını buruşturacak. Kimisi de “özelleştiri-ver gitsin” şeklinde kesin çözüm üretecek.
Acaba kayaklar, klimalar, soğutmalı otolar, buzlu biralar, yaz aşkları, oteller, tankerler, çok uluslu şirketler, kıyılan yağmur ormanları, kabına sığmayan Afrika, kabından taşan Çin, Mars´tan gelen fotoğraflar, konformizm her neyse; hayatı kolaylaştırmak mı çözüm. Herhalde öyle, “tek yol” galiba.
Yol inşaatında çalışan ameleler bu dayatmanın farkında mı acaba?
Onlar güneşi bir iyicene yiyip, vücutlarında artık atacak ter kalmayıp, ağızları kuruduğunda, hemen oracıkta bir ağaç altına toplaşıp çıkınlarını açacaklar. Peynir, ekmek, domates, karpuz Allah ne vermiş ise karınlarını doyuracak, üzerine birer sigara yakacaklar. Birileri hemen oracıkta vakit namazına duracak.
Sanki hiç büyük şehre gelmemişler, yine yazıda-yabanda ekin biçmeye durmuşlar, soğuk ayran aşı yemişler, bir ahlat gölgesine çekilmişler.

Dünyada bir “misafir” gibi durmak, hayatın içinden “bir yolcu gibi” geçip gitmek nasıl olabilir? Güneşi ve gölgeyi birlikte kucaklayarak, iyi ve kötü günde “bu da geçer” diyerek.

Anahtar Kelimeler: Çıkmaz, sokak, geçer, akçe
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
Eskiler alıyorum… (18 Temmuz 2018 - Çarşamba)
Aidiyet (11 Temmuz 2018 - Çarşamba)
Ceviz ile sincap (27 Haziran 2018 - Çarşamba)
Tatil programı (20 Haziran 2018 - Çarşamba)
Elveda zamanı (06 Haziran 2018 - Çarşamba)
Haddini bilmek (30 Mayıs 2018 - Çarşamba)
Kıssadan hisse (24 Mayıs 2018 - Perşembe)
“Öteki” diye biri yok (17 Mayıs 2018 - Perşembe)
“Öteki” diye biri yok (10 Mayıs 2018 - Perşembe)
Piyasa (03 Mayıs 2018 - Perşembe)
Tanrı misafiri (25 Nisan 2018 - Çarşamba)
İnsanı tanımak (12 Nisan 2018 - Perşembe)
İnsanı tanımak (29 Mart 2018 - Perşembe)
Tarihi yapanlar ve yazanlar (15 Mart 2018 - Perşembe)
Yara (07 Mart 2018 - Çarşamba)
Mesele (28 Şubat 2018 - Çarşamba)
BEYAZ (21 Şubat 2018 - Çarşamba)
Sarışın (09 Şubat 2018 - Cuma)
Mus­ta­fa KUT­LU (02 Şubat 2018 - Cuma)
Ahlâk ağacı (25 Ocak 2018 - Perşembe)
Şehir, kültür ve sanat (2) (18 Ocak 2018 - Perşembe)
Şehir, kültür ve sanat (1) (11 Ocak 2018 - Perşembe)
Sanat nedir? (05 Ocak 2018 - Cuma)
Korku zamanı (22 Aralık 2017 - Cuma)
Bizim mahalle (14 Aralık 2017 - Perşembe)
Şiir öldü mü? (07 Aralık 2017 - Perşembe)
Hayatın nabzı (30 Kasım 2017 - Perşembe)
Hayat zor (23 Kasım 2017 - Perşembe)
Hayat zor (16 Kasım 2017 - Perşembe)
Aramıza kim girdi (09 Kasım 2017 - Perşembe)
Başka format yok mu? (02 Kasım 2017 - Perşembe)
Günler gelip geçerken (26 Ekim 2017 - Perşembe)
Kurban ile bayram (20 Ekim 2017 - Cuma)
Eğitimin olmazsa olmazı: Disiplin (12 Ekim 2017 - Perşembe)
Kimin borusu ötüyor? (05 Ekim 2017 - Perşembe)
Tükenmeyen hazine (22 Eylül 2017 - Cuma)
Aidiyet (14 Eylül 2017 - Perşembe)
Gergin miyiz? (07 Eylül 2017 - Perşembe)
İnsan nereye koşuyor? (04 Eylül 2017 - Pazartesi)
Atla, atla (24 Ağustos 2017 - Perşembe)
Eğlence (17 Ağustos 2017 - Perşembe)
Çöpten gıda (11 Ağustos 2017 - Cuma)
Tek tip (04 Ağustos 2017 - Cuma)
Kirlenme (04 Temmuz 2017 - Salı)
Takva nerede? (08 Haziran 2017 - Perşembe)
Domatesin tadı (26 Mayıs 2017 - Cuma)
Hikâye ve romanda kişiler (19 Mayıs 2017 - Cuma)
“İkinci Yeni” üzerine (11 Mayıs 2017 - Perşembe)
Eğitim şart (28 Nisan 2017 - Cuma)
Devamsızlık bilgisi (16 Nisan 2017 - Pazar)
Evvelbahar (06 Nisan 2017 - Perşembe)
Nurettin Albayrak (23 Mart 2017 - Perşembe)
Heidegger´in Kulübesi (17 Mart 2017 - Cuma)
Fotoğrafın anlattığı (03 Mart 2017 - Cuma)
SİZ VE BİZ (23 Şubat 2017 - Perşembe)
Büyük filim (09 Şubat 2017 - Perşembe)
Anne (02 Şubat 2017 - Perşembe)
Kar yazısı (27 Ocak 2017 - Cuma)
Devlet ve şahsiyet (19 Ocak 2017 - Perşembe)
Televizyonda evlilik (13 Ocak 2017 - Cuma)
“Hemşehrilikten feragat” (06 Ocak 2017 - Cuma)
Nihayet tarım (04 Aralık 2016 - Pazar)
İstanbullu kim? (19 Ekim 2016 - Çarşamba)
Ruh (06 Ekim 2016 - Perşembe)
Mazmun (21 Temmuz 2016 - Perşembe)
ŞÜKÜR (09 Temmuz 2016 - Cumartesi)
Eski eserler ve Taksim´e cami (30 Haziran 2016 - Perşembe)
DUA (09 Haziran 2016 - Perşembe)
FARKINDALIK (05 Mayıs 2016 - Perşembe)
Çağla (27 Nisan 2016 - Çarşamba)
Güle dair (21 Mayıs 2015 - Perşembe)
Huzur (26 Nisan 2015 - Pazar)
Cinayetler (19 Mart 2015 - Perşembe)
İş insanı güzelleştirir (05 Mart 2015 - Perşembe)
Çakma bunalım veya II. Yeni (27 Şubat 2015 - Cuma)
Köprü ve göç (18 Şubat 2015 - Çarşamba)
Fena (04 Şubat 2015 - Çarşamba)
Izdırabın boyutu (28 Ocak 2015 - Çarşamba)
Hayat tarzı (21 Ocak 2015 - Çarşamba)
Kar yazısı (14 Ocak 2015 - Çarşamba)
Taşra çıkarması (31 Aralık 2014 - Çarşamba)
Kırk milyon fidan (25 Aralık 2014 - Perşembe)
Hangi muhafazakarlık (18 Aralık 2014 - Perşembe)
Dört kişiden biri (04 Aralık 2014 - Perşembe)
Birlik-beraberlik (26 Kasım 2014 - Çarşamba)
Müzik bitti mi? (19 Kasım 2014 - Çarşamba)
Bir avuç toprak (13 Kasım 2014 - Perşembe)
Kafayı çizen adam (05 Kasım 2014 - Çarşamba)
Cumhurbaşkanlığı Sarayı (31 Ekim 2014 - Cuma)
Bana ne yapacağımı söyle (23 Ekim 2014 - Perşembe)
M. Seyfettin Özege (15 Ekim 2014 - Çarşamba)
Üniversite ve kütüphane (09 Ekim 2014 - Perşembe)
Halime Toros merhaba (07 Ekim 2014 - Salı)
Huşû (21 Eylül 2014 - Pazar)
Yeni Türkiye ama nasıl? (11 Eylül 2014 - Perşembe)
Sarnıçlara dönmek (04 Eylül 2014 - Perşembe)
Eski ve yeni (28 Ağustos 2014 - Perşembe)
Af adaletten üstündür (21 Ağustos 2014 - Perşembe)
Hep aynı hikâye (14 Ağustos 2014 - Perşembe)
Zenginlik (08 Ağustos 2014 - Cuma)
Açlık (05 Ağustos 2014 - Salı)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59
Ayağa kalkarsan hizmet kastiyle kalk, eğer konuşacak olursan hikmetle konuş, oturacağın zaman hürmetle otur?

Hacı Bektaşı Veli