Çevre ve biz
Tarih: 16.11.2017 12:00:46 / 246okunma / 0yorum
Mahmut Erol Kılıç

İnsan bir bütünün parçasıdır. Ve o bütün ile fiziki, ruhi, biyolojik ilişki halindedir. Bu karşılıklı ilişki âlemi yaratan tarafından tanzim edilmiş bir ilişkidir. Zira âyette Hak Tealâ “Göklerde ve yerde ne varsa Allah´ındır. Allah, her şeyi kuşatandır “Ve kânAllahu bi külli şey´in muhîtâ” (Nisa, 126) buyurmaktadır. Yani Allah Muhit´tir. O her şeyi ihata eder. Alemde O´nun gözbebeği ise İnsandır.
Çevre ve biz yazısının sesli anlatımı ve tüm Mahmud Erol Kılıç yazılarının sesli anlatımı Yenisafak.com Yazarlar Sesli Makale Köşesinde!
Hem Deniz Gürsel´in (Erol Göka) yıllar evvelki bir kitabının adı ve hem de bir çok çevre projesinin başlığı olan güzel bir şiar var: Çevre (Siz)Siniz. Biri olumlu diğeri olumsuz iki türlü de okunabilen çarpıcı bir ifade. Hakikaten öyle. Yani Çevre denilen şey sizden bağımsız bir şey değil. Siz Çevre denilen o ekosistemin içerisinde yaşayan bir varlıksınız. Bu sistemde her şey bir diğeri ile irtibatlı. Mesela biri oksijen ihtiyaç duyuyor diğeri karbonmonoksit. Birinin ürettiğine diğeri ihtiyaç duyuyor. İnsan mikrokozmoz olarak bu varlık ağacında çok merkezi bir role sahip. Kadim öğretiler eğer İnsan bozulursa çevre de bozulur der. Bu durumda modern zamanların çevre problemlerinin ama merkezi insan kirlenmesidir. Bu konularla da Ezoterizm, Şamanizm v.b. gibi Din ve Felsefe konuları ilgilenmektedir. Meselenin geri kalan kısmı mühendislik kısmıdır. İkisi beraber ele alınmalıdır. Bizim kültürümüzde Geleneksel olanı temsil eden Sufi metafizikçlerin bu konularda çok mühim yorumları vardır.
Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansının 2017 yılı toplantısı Almanya´nın eski başkenti Bonn´da başladı. İslam Dünyasının bir teşkilatını temsilen buradayım. Global bazda atmosferik kirlilik daha çok ileri sanayi ülkeleri salınımlarının yol açtığı bir trajedi iken başta şehirler bazında hava kirliliğinin zirvede olduğu ülkeler ve şehirler sıralamasında maalesef benim temsil ettiğim diyarlar baş sırlarda yer almakta. Bir zamanların en mühim İslam medeniyeti şehirleri olan yerler şimdilerde yanlış politikalarla zehir solunan yerler oldu. Bağlar, bahçeler, parklar, sular şehri Bağdat, Kahire, Tahran, Isfahan, Delhi ve İstanbul artık mazide kaldı. Köklü kültürü olmayan insanların bu konuda söyledikleri ise sadece politik demogojiden öteye geçmemekte.
En önemli konulardan birisi de önümüzdeki yıllarda çevresel bozulma merkezli savaşların ve göçlerin kapıda bekliyor olması. Su kaynaklarının azalması ve var olanlarının biyo-kimyasal yapılarının bozulması su savaşlarını öne çıkaracağa benziyor. Toplantılar devam ediyor.
KÜLTÜR TURU
Ne yapayım, bir ilim ve kültür sevdalısı olarak resmi toplantılardan sonra fırsat buldukça bulunduğum mekanın kültür zeminine bakmayı adet edinmişimdir. İşte size bu şehirden birkaç gözlemim.
Ren nehri kıyısında kurulu şehrin nüfusu 300 bin. Şirin ve insancıl. Çoğulculuk kültürleriyle övünen şehirde 100´den fazla farklı etnik kökenli insan yaşıyor. Halkın oylarıyla seçilen bugünkü belediye başkanı Ashok Sridharan. Hindistan göçmeni bir ailenin 1965´te Bonn´da doğan çocuğu.
Her şehrin bir flaması var malumunuz. Bonn şehrinin flamasında, üst kısımda, gümüş zemin üzerinde siyah haç yer alırken altta, kırmızı zemin üzerinde altın renkte bir aslan yer almaktadır ki geleneksel olarak adaleti temsil ediyor.
Önümüzdeki sene (Eylül 2018) Bonn Üniversitesi´nin kuruluşunun 200. yılı imiş ve düzenlenecek etkinlikler için bir düzenleme kurulu oluşturmuşlar. Üniversitede çok değil 7 fakülte var. Çoğalarak zayıflamamışlar. İhtisaslaşmışlar. Almanya´nın en iyi matematik kürsüsü burada dediler. Bir fakülte Katolik İlahiyatı Fakültesi. Bir diğeri ise Protestan İlahiyatı Fakültesi. Kalan 5 fakülte ise pozitif bilimler alanında. Demek ki Dini ilimler ve Pozitif bilimler beraber olabiliyormuş. Ülkemin dinci ve bilimci gericilerini burayı gezdirmek lazım. Ayrıca Sünni İlahiyat Fakültesi ve Şii İlahiyat Fakültesi de aynı üniversite çatısı altında niye olmasın ki? Bu karşılıklı olarak ne Suudi Arabistan´da var ve ne de İran´da. Ah Türkiye!.. “Tevhid” mi dediniz?. O bizde bir pidecinin adı oluyor (?).
Beethoven´in Bonn´da doğduğu evi müze yapmışlar. Şirin bir dijital müze. Ayrıca onun şehir içinde gittiği, dolaştığı veyahut onunla alakalı olabilecek 16 yer tesbit etmişler ve bu yerlere yürüme rotası belirleyerek dolaştırıyorlar. (İki saat süren bu gezi müze giriş ücretleri hariç 106 Euro).
Büyük bilge Mevlana´nın Anadolu toprakları içerindeki güzergahı belirlense ne güzel bir turizm rotası olur değil mi?. Sırf Konya dahili bile yapılsa keşki.
Almanya genelinde 15 tane Antik Mısır Müzesi var. Antik Mısır mitolojisini bilmeden Avrupa medeniyetinin kurucu fikirlerini anlamak zor. Avrupa´nın daha çok Antik Yunan´dan beslendiğine inanılır. Fakat Grek´in her ne kadar coğrafya olarak Avrupa kıtasında yer alıyor idiyse de aslında fikir ve kültür olarak Eski Mısır´ın bir eyaleti olduğunu da unutmamak gerekir. Martin Bernall bunu üç ciltlik Black Athena kitabında güzel işlemiştir. Yani Mısırlı Atina. Pisagor´un, Platon´un, Aristo´nun dizi diplerinde eğitim aldıkları doğu bilgelerini araştırırsanız Yunan Felsefesinin orijinal olmadığını ve hatta hikmet tarihinde bir “dekadans” olduğunu görürsünüz.
Her neyse, dünyanın en önemli Antik Mısır Müzelerinden birisi de Bonn´da. 3000 parça eser hem dönemlerine (kronolojik) ve hem de konularına (tematik) göre tasnif edilip eğitici müze (Forschendes Museum) anlayışı ile sunulmuş. Yani halk gezerken bilgileniyor, Öğrenciler gelip eğitim alıyorlar, müzeciler ve akademisyenler ortak çalışmalar yapıyorlar. Bir müddet başkanlığını yaptığım Türk ve İslam Eserleri Müzesi aklıma geldi de iç çeke çeke dolaştım.
Arithmeum. İlginç bir müze. Üniversite´nin Matematik Kürsüsü tarafından kurulmuş. Eski dönemlerden beri insanoğlunun “ölçme” kavramını nasıldan ziyade neyle yaptığı fikri üzerinde durulmuş. “Biz Her Şeyi Bir Ölçüyle Yarattık” (Kamer 49) âyetini duysalardı belki duvara yazarlardı. Gerek mekanik dönemden ve gerekse elektronik dönemden pek çok ölçme cihazı, hesap makinası sergileniyor. Tabii ki yoğunlukla 20. Yüzyıl´dan. Ölçmenin mutlak olamayacağı ve ölçenin tavrından etkilendiği v.b. gibi kuantum fiziği keşiflerini hatırda tutarak gezdim bu müzeyi. “Ancak ölçebildiğim şey ilimdir” diyen bizdeki bazı ilim adamlarına (buna yeni ilahiyatçılar da dahil) herhalde nazire olsun diye Müzenin duvarına Albert Einstein´ın şu sözlerini asmışlar: “Pozitif Bilim ve Hakikat İlmi bir olduğunda bir Estetiğedönüşür. Bütün büyük bilim adamları aynı zamanda birer sanatkardırlar.”

 

Anahtar Kelimeler: Çevre
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
Psikopatlar ve din (16 Temmuz 2018 - Pazartesi)
Aynoroz Adası´nda II (08 Temmuz 2018 - Pazar)
Aynoroz Adası´nda -I (01 Temmuz 2018 - Pazar)
Esas olan devletin bekâsıdır.. (28 Haziran 2018 - Perşembe)
Köpek yavruları ve biz (17 Haziran 2018 - Pazar)
Kadir kıymet bilmek (11 Haziran 2018 - Pazartesi)
Son 10 gün (05 Haziran 2018 - Salı)
İmparator Marcus (28 Mayıs 2018 - Pazartesi)
Sabır ve oruç (21 Mayıs 2018 - Pazartesi)
Sanman taleb-i devlet u câh etmeye geldik… (09 Mayıs 2018 - Çarşamba)
Anadolu erenlerini bir bir kaybederken… (02 Mayıs 2018 - Çarşamba)
Geleneksel tıp üzerinden ideolojik okumalar (11 Nisan 2018 - Çarşamba)
Tasavvufun içini boşaltan şeyhler (27 Mart 2018 - Salı)
İslâm´ın içini boşaltan Müslümanlar (21 Mart 2018 - Çarşamba)
Gençleri doğru yöneltmek (25 Şubat 2018 - Pazar)
Şîrâz… (06 Şubat 2018 - Salı)
Sofra sırları (29 Ocak 2018 - Pazartesi)
Bana göre İran´da ne oluyor? 2 (23 Ocak 2018 - Salı)
Bana göre İran´da ne oluyor? 1 (17 Ocak 2018 - Çarşamba)
Bir ilmin nefsi müdâfaâsı (08 Ocak 2018 - Pazartesi)
Müslüman Biblicalistler (27 Aralık 2017 - Çarşamba)
Mevlânâ endeksi (25 Aralık 2017 - Pazartesi)
Mevlânâ endeksi (21 Aralık 2017 - Perşembe)
Dış politikada büyük oynamak (30 Kasım 2017 - Perşembe)
Arap dünyası nereye gidecek (20 Kasım 2017 - Pazartesi)
Mimari eserler de bir ruha bağlıdır (06 Kasım 2017 - Pazartesi)
Hüseyin misiniz, Yezid mi? (26 Eylül 2017 - Salı)
Elmalı´da Vehhâbîler (?) (20 Eylül 2017 - Çarşamba)
Hacc´ın ardından bazı tespitlerim (12 Eylül 2017 - Salı)
Aydınlanmış Medine´den selam (06 Eylül 2017 - Çarşamba)
Aydınlanmış Medine´den selam (29 Ağustos 2017 - Salı)
Din adamı vardır (22 Ağustos 2017 - Salı)
Benim İslâm üniversitem (14 Ağustos 2017 - Pazartesi)
İslam siyaset felsefesi tek midir? (07 Ağustos 2017 - Pazartesi)
Kudüs ortak hedefimiz olmalı (01 Ağustos 2017 - Salı)
15 Temmuz analizlerine devam (17 Temmuz 2017 - Pazartesi)
Yaz üzerine metafizik değinmeler (08 Temmuz 2017 - Cumartesi)
Aylar var ki… (06 Haziran 2017 - Salı)
Çocuklar kadar saf olmadıkça (13 Nisan 2017 - Perşembe)
Köy gençliği üzerine (03 Nisan 2017 - Pazartesi)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59
İnsanlar sahip olduklarını küçümser, sahip olamadıklarını önemser

Konfüçyus