Çember daralıyor ama Türkiye herkesi şaşırtacak..
Tarih: 18.9.2017 12:21:55 / 372okunma / 0yorum
Yusuf Kaplan

Takke düştü, kel göründü: Türkiye, dizginlenemeyecek kadar büyümeye başlayınca Batılılar niyetlerini açık ettiler. Türkiye sözümona Batı ittifakının bir üyesi ama başta ABD ve Almanya olmak üzere küresel kapitalist sistemin önde gelen ülkeleri, Türkiye´nin gelişini durdurmak, Türkiye´yi köşeye sıkıştırmak ve vurmak için her yolu deniyorlar.
Çember daralıyor…
Önümüze yüzyıl önceki gibi bir Sevr Planı koymaktan çekinmeyecek emperyalist ülkeler!
Türkiye, önce haklı olarak diplomatik yolları tüketerek stratejik inisiyatifi ele geçirmeye çalışıyor… Önce oyun-bozmak, sonra oyun-kurmak gerekiyor çünkü…
Astana süreci, oyun-bozma imkânlarını araştıran ve harekete geçiren bir süreç.
Çember daralıyor ama Türkiye de uyumuyor: Ve herkesi şaşırtacak…
TÜRKİYE´NİN DURDURULMASI VE İSRAİL´İN GÜDÜMÜNDEKİ LAİK KÜRT DEVLETİ PROJESİ!
Öncelikle temel sorunu iyi kavramak gerekiyor: Bölgede çıban başı olacak, İsrail´i “kötü adam” rolünden uzaklaştıracak, dolayısıyla İsrail´in yükünü alacak bir laik Kürt devleti kurulmak isteniyor.
Laik Kürt devleti, öncelikle İsrail´in güdümünde olacak ama bütün emperyalist ülkelerin bölgede daha rahat cirit atmalarını kolaylaştıracak.
İsrail´in de, Batılı emperyalist devletlerin de asıl hedefi, büyüyen, inisiyatifi ele geçiren ve bölgenin geleceğini belirleyecek konuma yükselen bir Türkiye´nin önünü kesmek.
İsrail de, Batılı emperyalist ülkeler de Türkiye´nin kontrollerinden çıkmak üzere olduğunu, bölgenin geleceğini şekillendirecek ölçüde siyasî, askerî ve stratejik adımlar attığını görüyorlar…
İsrail´i de, Batılı emperyalist ülkeleri de kaygılandıran en temel sorun bu: Orta ve uzun vadede yani 50 ilâ 100 yıllık süreçte, bölgenin kaderinin sadece Türkiye tarafından şekillendirilme ihtimalinin gerçeğe dönüşmek üzere olması.
TÜRKİYE´NİN GELİŞİ: BATILILARIN KABUSU
Türkiye´nin bölgeyi şekillendirecek bir güce ulaşması, Batılıların uzun vadede bölgeden çekilmek zorunda kalmaları sonucunu doğuracak.
Batılıların bölgeden çekilmesi, küresel sistemin geleceğinin tehlikeye düşmesine yol açacak.
Batılılar bunu çok iyi biliyorlar. Çünkü küresel sistem, varlığını ve dünya üzerindeki hegemonyasını dünyanın en zengin doğal gaz ve petrol yataklarına sahip “Orta Doğu” coğrafyasına borçlu.
Türkiye´de görülemeyen daha önemli gerekçe ise şu: Küresel sistem, bütün dinleri kâh yok ederek kâh fosilleştirerek ya da dönüştürerek dize getirdi. Ama İslâm´ı dönüştüremedi ve dize getiremedi.
O yüzden sadece İslâm dünyası, küresel sistemin çökmesine yol açacak bir direniş ve diriliş ruhuna sahip.
İslâm dünyasının Batılıların kölesi olan ülkeleri İslâm etrafında toplanarak bir sıçrama gerçekleştirecek olurlarsa, bunun mantıkî sonucu, İslâm dünyasının gerçek bağımsızlığına kavuşması ve küresel sistemin çatırdaması olacak…
Böyle bir şeyi yapabilecek, Batılıların kölesi olan İslâm dünyasını ayağa kaldırabilecek ve harekete geçirebilecek tek ülke, Türkiye.
Türkiye´nin sadece maddî olarak güçlenmesi bile, o yüzden Batılıların kâbus görmesine yetiyor.
İsrail´in ve Batılı emperyalist ülkelerin güdümünde olacak, Batılıların istedikleri gibi kullanacakları, bölgedeki ilgili ülkeleri istedikleri şekilde karıştırmakta kullanacakları laik Kürt devleti, Batılıların önündeki son seçenek.
Geçen haftaki yazılarımdan birinde de işaret etmiştim ama fazla dikkat çekmedi:
İsrail de, Batılı emperyalist ülkeler de, DEAŞ´ın kullanım süresinin dolmak üzere olduğunu, bölgeyi hallaç pamuğu gibi karıştıracak şeyin laik Kürt devleti olduğunu görüyorlar. O yüzden DEAŞ´ın gördüğü işlevi, bu laik Kürt devleti görecek bundan böyle… Plan bu.
ASTANA SÜRECİ: OYUN-BOZUCU STRATEJİK BİR ADIM
Ancak bu plan bozulmak üzere: Astana süreci´nde Rusya, Türkiye, İran ve Irak, bölgede –laik veya değil– bağımsız bir Kürt devletinin kurulmasına şiddetle karşı çıktıklarını açık ettiler.
Astana sürecinin gerçekleştirilmesinde İran´ın ve Türkiye´nin rolü çok büyük.
Türkiye, böylesi bir diplomatik ataktan sonra Erdoğan´ın Trump´la görüşmesi ve BM toplantısında yapacağı diğer önemli görüşmelerden sonra ikinci bir Fırat Kalkanı operasyonunu gündemine alacak…
En iyi zafer, savaşmadan kazanılan zaferdir. Stratejinin en önemli ilkelerinden biri budur. Türkiye, önce bütün diplomatik imkânları tüketiyor; sonra, gerek duyulursa, ikinci Fırat Kalkanı operasyonunu mutlaka gündemine alacak…
Şimdilik durum kontrolümüzde… Diplomatik olarak inisiyatifi ele geçirmiş durumdayız.
Ama her şeye rağmen askerî seçeneği aslâ gözardı edemeyiz.
Mayınlı bir tarla var kaşımızda. Tuzaklarla dolu. O yüzden dikkatli gideceğiz ama her ân askerî seçeneği devreye girdirmeye de hazırlıklı olacağız.
Yoksa yüzyıl önceki Sevr Planı´na benzer bir planın önümüze koyulacağını, dayatılacağını aslâ unutmayacağız…
Sözün özü: Geleceğin dünyası, Türkiye´nin tam merkezinde yer aldığı noktada şekilleniyor…
Eğer büyük hata yapmaz, zekice stratejik adımlar atmayı sürdürürsek bölgenin geleceğini biz şekillendirebiliriz yeniden…

Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
Ne olabilir ve ne yapmalı? (16 Ocak 2019 - Çarşamba)
Ne olabilir ve ne yapmalı? (08 Ocak 2019 - Salı)
Aslında, ne oldu? (05 Ocak 2019 - Cumartesi)
Annem... (01 Aralık 2018 - Cumartesi)
Bu dünya böyle gitmez! (24 Kasım 2018 - Cumartesi)
Eğitimde, ava giderken avlanmak... (06 Kasım 2018 - Salı)
İnsanlık, nereye sürükleniyor? (03 Kasım 2018 - Cumartesi)
Kazana kazana kaybediyoruz... (31 Ekim 2018 - Çarşamba)
Mesafe fikri ve hakikat medeniyeti (29 Ekim 2018 - Pazartesi)
Üniversitenin krizi (18 Eylül 2018 - Salı)
Suriye sorununda kör noktalara dikkat! (10 Eylül 2018 - Pazartesi)
Mesut Özil, Almanlara ayna tuttu (27 Temmuz 2018 - Cuma)
Zihniyet ve maarif devrimi olmadan aslâ! (19 Temmuz 2018 - Perşembe)
İlerleme putu ve zihnî felçleşme (29 Ekim 2017 - Pazar)
İlerleme putu ve zihnî felçleşme (25 Ekim 2017 - Çarşamba)
Kervan´ın yolu niçin kesildi? (17 Ekim 2017 - Salı)
İnsansız şehir, şehirsiz insan… (12 Eylül 2017 - Salı)
Yarın, çok geç olabilir… (26 Ağustos 2017 - Cumartesi)
Laiklik dogması ve sopası… (21 Ağustos 2017 - Pazartesi)
Sivas´ta tarihî bir toplantı (18 Ağustos 2017 - Cuma)
Osmanlı ruhu olmadan aslâ! (14 Ocak 2017 - Cumartesi)
Bu sistem (17 Mayıs 2016 - Salı)
Medyanın “kusursuz cinayet”i! (21 Şubat 2015 - Cumartesi)
On Emir (29 Aralık 2014 - Pazartesi)
Medeniyet fikri ve eğitim sistemi (16 Aralık 2014 - Salı)
Dil Devrimi cinayeti ve Osmanlıca meselesi (08 Aralık 2014 - Pazartesi)
ÜMMET: SELÂM/ET YURDU (05 Aralık 2014 - Cuma)
En büyük tehdit: Misyoner Medya (28 Kasım 2014 - Cuma)
Eğitim (28 Kasım 2014 - Cuma)
Peygamberî çağ/rı varolmadan aslâ! (04 Kasım 2014 - Salı)
Hâriciye, Türkiye`nin altını oyarken... (01 Kasım 2014 - Cumartesi)
Urfa`nın `peygamber çiçekleri` (17 Ekim 2014 - Cuma)
Moro seferi... (25 Eylül 2014 - Perşembe)
Burası, sömürge ülkesi mi? (19 Eylül 2014 - Cuma)
Entelektüelle ve akademisyenle nereye kadar? (10 Eylül 2014 - Çarşamba)
Dünya Osmanlı`ya Gebe... (05 Eylül 2014 - Cuma)
Ben`i aşıp Sen`e ulaşabilmek... (19 Ağustos 2014 - Salı)
Erdoğan`a 20 öneri (16 Ağustos 2014 - Cumartesi)
Felsefe`den Hikmet`e: Hakikatin İZ`ini sürmek... (13 Ağustos 2014 - Çarşamba)
Kuşatmadan umuda… (12 Ağustos 2014 - Salı)
İngilizlere dikkat! (08 Ağustos 2014 - Cuma)
Hayatsız İnsanlar, İnsansız Hayatlar (07 Ağustos 2014 - Perşembe)
``Bu kadar acı için çok küçük bu Filistin` (06 Ağustos 2014 - Çarşamba)
Hakikat ve hayal, umut ve ufuk (05 Ağustos 2014 - Salı)
Sayfa:
İbrahim Tenekeci
İbrahim Tenekeci
Siyaset ile samimiyet arasında
Mustafa Kutlu
Mustafa Kutlu
Kalp-hürmet-hizmet-merhamet
İsmail Dursun
İsmail Dursun
Sivasspor´dan Kötü Başlangıç
Kemal Öztürk
Kemal Öztürk
‘Kutsal´ sömürü
Yusuf Ziya Cömert
Yusuf Ziya Cömert
‘Umarsızca Cennet´i aramak´
Ö. Emir Doğan
Ö. Emir Doğan
(KAMİ)GAZZE, UZAK ÜLKE DEĞİL; SEYİR GÜNLÜĞÜNE EKLEYEMEYİZ
Mehmet Şevket Eygi
Mehmet Şevket Eygi
İhlâssız din hizmeti olmaz
İbrahim Kahveci
İbrahim Kahveci
Bir zamanlar duyarlıydık...
D. Mehmet Doğan
D. Mehmet Doğan
Uygarlar ve Uygurlar!
Yusuf Kaplan
Yusuf Kaplan
Türkiye´nin önündeki takoz: FETÖ zihniyeti!
Beşir Ayvazoğlu
Beşir Ayvazoğlu
‘Ben bir Türk´üm, dinim, cinsim uludur´
Yusuf Ziya Ünsal
Yusuf Ziya Ünsal
Bir Yıldız Daha Kaydı
Berat Demirci
Berat Demirci
ŞEHRİN GÖÇÜ VE “BİR ŞEHİRLİ”NİN GÖÇÜ
Gülşah Akkaş Yaman
Gülşah Akkaş Yaman
EKONOMİDE MEGALOMAN DAVRANIŞLAR
Ahmet Özdemir
Ahmet Özdemir
Gelenek mi, görenek mi, medeniyet mi?
Aydın Ünal
Aydın Ünal
Başörtüsü ve Vietnam Sendromu
Coşkun Gökkuş
Coşkun Gökkuş
Para/transfer
Prof. Mustafa Çağrıcı
Prof. Mustafa Çağrıcı
Bir çevirinin düşündürdükleri
Muhsin Kaya
Muhsin Kaya
SÜRPRİZ REKTÖRÜN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ
Salih Tuna
Salih Tuna
Kadir Mısırlıoğlu´nun fesi, PKK´nın kalpağı
Selahattin Çerik
Selahattin Çerik
Şükürname!
Müjgan Üçer
Müjgan Üçer
SİVAS HALAYINA DURAN GENÇLER
Muzaffer Gücer
Muzaffer Gücer
SİVASIN ÇERMİKLERİ
Osman Nuri Kesici
Osman Nuri Kesici
25 Eylül Dünya Eczacılar günü...
Mahmut Erol Kılıç
Mahmut Erol Kılıç
Bilgilendirme notu
Yavuz Bülent Bakiler
Yavuz Bülent Bakiler
DÜŞMANIYIM ASALETİN KELİMELERDE BİLE”
Fikret Ünsal
Fikret Ünsal
DEDİKODUSU ÇIKARSA OLUR
Aziz Erdoğan
Aziz Erdoğan
ÇANAKKALE RUHU DÜNDEN DİRİDİR
Zübeyir Kamil Akkaya
Zübeyir Kamil Akkaya
Batı´ya Doğru - Taklit Bitti, Tahkik Başladı!
Salih Şahin
Salih Şahin
OSMANLI ARAPLARI NASIL SÖMÜRDÜ!
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
DOLAR
5.3142
EURO
6.0386
booked.net
"Yıkılıp düşene gülme sakın sen. Yiğit düşüp kalkmayınca belli olmaz "

Bilimadamlarina gore IQ´nuz ne kadar yuksekse o kadar cok ruya gorursunuz.

www.bizimsivas.com.tr
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59