CEMAATLERİN HEDEF TAHTASINA YATIRILMASI, 15 TEMMUZ´UN SİVİL DARBESİNİN BAŞARILI OLDUĞUNUN RESMİDİR!
Tarih: 7.9.2019 00:00:02
Yusuf Kaplan

Cemaatler ve tarikatler, Türkiye´nin gündemine oturdu hiç beklenmedik bir zamanda ve hiç beklenmedik bir şekilde bir kez daha!

15 TEMMUZ´UN SİVİL DARBESİ BAŞARIYA ULAŞIRKEN...

Üstelik de Türkiye´nin dışardan hiç olmadığı kadar kuşatıldığı, köşeye sıkıştırılmaya çalışıldığı bir zaman diliminde.

Üstelik de ABD´nin 28yıl önce başlattığı Irak ve Suriye işgalinin, Amerikan derin devletinin en derin ayağı Yahudi şebekesinin eseri ikinci İsrail´i kurdurarak, bu güdümlü devleti bütün bölge ülkelerini istediği zaman, istediği şekilde karıştıracak bir adımı gerçeğe dönüştürmek üzereyken...

Üstelik de, sanki bu belalar yetmezmiş gibi, İdlib´te güya Türkiye´nin sarsılmaz müttefiki Rusya´nın Türkiye´yi köşeye sıkıştırıp boğacak bir tuzağın tam ortasına bizi itmeye çalışırken...

Ve nihayet Doğu Akdeniz´deki doğal gaz ve petrol kaynaklarının bölgeyi kaynar kazana dönüştürme potansiyeli her geçen gün artma eğilimi gösterirken...

Yani Türkiye dışarda dört bir taraftan kuşatılırken cemaatler ve tarikatler meselesinin hortlatılması, bu ülkenin sinir uçlarının kaşınması, dahası, ülkenin en basiretli, en ferasetli tavır geliştirmesi gereken ordusuna mensup bir generalinin “cemaatler yok edilmezse, iç savaş çıkar” gibi akla ziyan açıklamalarda bulunuyor olması, ardından, “camide neden Atatürk´e rahmet okunmadı?”, denilerek bu ülkenin cami cemaatinin birbirine düşürülmeye ve tam ortadan ikiye bölünmeye çalışılması, Türkiye´nin yumuşak karnının fenâ hâlde kaşınması, tam bir basiretsizlik örneğidir ve askerî olarak püskürtülen 15 Temmuz işgal ve darbe girişiminin sivil bir darbe olarak başarılı olmak üzere olduğunun göstergesidir.

Türkiye´nin ilk kez bu kadar derinlemesine ve bütün şer güçlerce kuşatıldığı bir zaman diliminde cemaatler ve tarikatler meselesi başta olmak üzere Diyanet dâhil bütün İslâmî kurumların itibar suikastına tabi tutulması, intihardır ve bunlar, 15 Temmuz´un sivil darbesinin başarıya ulaşmak üzere olduğunun ürpertici, tedirgin edici, kara kara düşündürücü işaretleridir.

CEMAATLERİ SİLİN, İSLÂM´DAN ESER KALMAZ!

Diyanet, cemaatler, tarikatler, diğer kritik İslâmî kurumlar, bu toplumun geleceğinin sigortasıdır, teminatıdır, düşmanlarının korkulu rüyalar, kâbuslar görmesine yol açan vazgeçilmez kaynaklarıdır.

Cemaatler ve tarikatleri silin, -fazla değil iki kuşaklık bir zaman dilimi içinde- bu toplumda İslâm´dan eser kalmaz!

Kalmaz; çünkü Türkiye başta eğitim olmak üzere bütün kurumlarını laikleştirmiş, dolayısıyla İslâm´ı bütün kurumlarından uzaklaştırmış kaskatı, taş gibi laik bir ülkedir.

Laikliğin din olarak görüldüğü, din katına yükseltilerek dogmalaştırıldığı, dinin hayatın her alanından uzaklaştırıldığı bu toprakların mezarını kazacak ürpertici bir laiklik anlayışının dayatıldığı son “komünist”, pozitivist, materyalist ülkesidir dünyanın!

Devletin bütün kurumlarından İslâm´ın arındırıldığı, toplumun düşünce, sanat, bilim, kültür, estetik ve ahlâk birikiminin ve ruhunun yegâne kaynağı dininin her yerden temizlendiği tek ülke Türkiye´dir dünyada!

“Cemaatler, tarikatler neden eğitime el uzatıyorlar!” diye veryansın edenler var! İnsaf!

Bizim laikliği aldığımız Fransa´da bile orta dereceli okulların üçte biri Katoliklerin kontrolündedir! Katolik okulları Fransa´nın birinci sınıf okullardır. Bizde ise hiç bir yerli, parya, Türk okulu, yabancıların kontrolündeki okulların eline su bile dökemez!

Burası sömürge ülkesi mi?

Yunan mı işgal etti de çocuklarımızın zihnini felç etti, ruhunu köleleştirdi?

CEMAATLERİ KORUYAMAZSANIZ, AKİDEYİ VE AİLEYİ DE, ÜLKEYİ VE TOPLUMU DA KORUYAMAZSINIZ!

Uyarıyorum!

Haykırıyorum!

İntihar ediyoruz!

Kendi ayağımıza kurşun sıkıyoruz!

Ben, bu ülkede, kendi medeniyet dinamiklerimi, değerlerimi, ruhköklerimi eksene alarak bir eğitim sistemi kurmak zorundayım.

Düşünsenize, benim çocuğumu anaokulundan, ilkokuldan itibaren elimden alıyorlar! Beyinlerini yıkıyorlar! Zihinlerini iğdiş ediyorlar! Ruhlarını çalıyorlar! Sonra da yabancılaşmış, bu ülkenin medeniyetiyle, ruh kökleriyle kavgalı, mankurtlaşmış türedi tipler olarak gönderiyorlar bana!

Barbar bunlar!

Manyak mısınız siz?

İşgalci misiniz?

Buna isyan ederim arkadaş!

Yeter yahu!

Bizi çağın ve kendi dünyamızın dışına fırlatan, kendimizden uzaklaştırıp çağın ağlarına bağlayarak köle yapan, kendi ayağımıza sıkmamıza yol açan bu laik, ruhsuz, pozitivist, ilkel, çağdışı, sömürgeci eğitim, medya, kültür, sanat rejimiyle çocuklarımızın mezarını kazmaktan ve bu ülkenin altını oymaktan başka bir şey yapmadığımızı gören yok mu bu ülkede -bendenizden başka Allah aşkına!?

İslâm´ın bütün kurumlardan temizlendiği bir ülkede cemaatleri ve tarikatleri yok etmek demek, Türkiye´nin İslâmî kimliğini yok edecek dinamitleri döşemek demek!

Elbette ki, cemaatlerin, tarikatlerin usulünce denetlenmesi, kendilerine çeki düzen vermeleri şart!

Elbette ki,kendilerini bu ülkenin önünü açacak bu dünyada yaşayan ama bu dünyayı yaşamayan öncü kuşakları yetiştirmeye yoğunlaşmaları gerekiyor.

Cemaatleri ve tarikatleri korursanız, bu ülkeyi koruyabilirsiniz.

Cemaatleri ve tarikatleri korursanız, akideyi ve aileyi koruyabilirsiniz.

Aileyi ve akideyi korursanız, bu ülke için gözünü kırpmadan canını verecek yürek çocuklarını yetiştirmeyi başarabilirsiniz.

Türkiye´nin dışardan çepeçevre kuşatıldığı bir zaman diliminde bu toplumun kuyusunu kazacak, toplumun farklı kesimlerini birbirine düşürecek, düşman yapacak, sinir uçlarını kaşıyacak tehlikeli işlere soyunmaktan özenle kaçınmak boynumuzun borcudur.

Cemaatler ve tarikatler bu toplumun sigortasıdır.

Eğer bunu göremiyorsanız, bilin ki, 15 Temmuz´un sivil darbesi başarılmış demektir! Vesselâm.

Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
Ulus devletlerin çöküşünü yaşıyoruz... (19 Ağustos 2019 - Pazartesi)
Türkiye, kendi yolunu kendisi belirleyecek... (20 Temmuz 2019 - Cumartesi)
Türkiye´nin siyasetle yorucu imtihanı (25 Haziran 2019 - Salı)
Fetih ruhu ve rüyası (01 Haziran 2019 - Cumartesi)
Ramazan´ın atları ve okları (28 Mayıs 2019 - Salı)
Oruç, niçin benzersiz´dir? (21 Mayıs 2019 - Salı)
Ruhköklerimize, anayurdumuza yolculuk-1 (27 Nisan 2019 - Cumartesi)
Sudan´da neler oluyor? (17 Nisan 2019 - Çarşamba)
Seçimlerin vebali ve toplumun basireti (01 Nisan 2019 - Pazartesi)
Ölüm fikri ve duanın sınırsız gücü (25 Şubat 2019 - Pazartesi)
Hatırladıkça özgürleşir insan... (04 Şubat 2019 - Pazartesi)
Bugün Venezuela, yarın Türkiye! (28 Ocak 2019 - Pazartesi)
Türkiye´nin “cinsiyet”le imtihanı (26 Ocak 2019 - Cumartesi)
Ne olabilir ve ne yapmalı? (16 Ocak 2019 - Çarşamba)
Ne olabilir ve ne yapmalı? (08 Ocak 2019 - Salı)
Aslında, ne oldu? (05 Ocak 2019 - Cumartesi)
Annem... (01 Aralık 2018 - Cumartesi)
Bu dünya böyle gitmez! (24 Kasım 2018 - Cumartesi)
Eğitimde, ava giderken avlanmak... (06 Kasım 2018 - Salı)
İnsanlık, nereye sürükleniyor? (03 Kasım 2018 - Cumartesi)
Kazana kazana kaybediyoruz... (31 Ekim 2018 - Çarşamba)
Mesafe fikri ve hakikat medeniyeti (29 Ekim 2018 - Pazartesi)
Üniversitenin krizi (18 Eylül 2018 - Salı)
Suriye sorununda kör noktalara dikkat! (10 Eylül 2018 - Pazartesi)
Mesut Özil, Almanlara ayna tuttu (27 Temmuz 2018 - Cuma)
Zihniyet ve maarif devrimi olmadan aslâ! (19 Temmuz 2018 - Perşembe)
İlerleme putu ve zihnî felçleşme (29 Ekim 2017 - Pazar)
İlerleme putu ve zihnî felçleşme (25 Ekim 2017 - Çarşamba)
Kervan´ın yolu niçin kesildi? (17 Ekim 2017 - Salı)
İnsansız şehir, şehirsiz insan… (12 Eylül 2017 - Salı)
Yarın, çok geç olabilir… (26 Ağustos 2017 - Cumartesi)
Laiklik dogması ve sopası… (21 Ağustos 2017 - Pazartesi)
Sivas´ta tarihî bir toplantı (18 Ağustos 2017 - Cuma)
Osmanlı ruhu olmadan aslâ! (14 Ocak 2017 - Cumartesi)
Bu sistem (17 Mayıs 2016 - Salı)
Medyanın “kusursuz cinayet”i! (21 Şubat 2015 - Cumartesi)
On Emir (29 Aralık 2014 - Pazartesi)
Medeniyet fikri ve eğitim sistemi (16 Aralık 2014 - Salı)
Dil Devrimi cinayeti ve Osmanlıca meselesi (08 Aralık 2014 - Pazartesi)
ÜMMET: SELÂM/ET YURDU (05 Aralık 2014 - Cuma)
En büyük tehdit: Misyoner Medya (28 Kasım 2014 - Cuma)
Eğitim (28 Kasım 2014 - Cuma)
Peygamberî çağ/rı varolmadan aslâ! (04 Kasım 2014 - Salı)
Hâriciye, Türkiye`nin altını oyarken... (01 Kasım 2014 - Cumartesi)
Urfa`nın `peygamber çiçekleri` (17 Ekim 2014 - Cuma)
Moro seferi... (25 Eylül 2014 - Perşembe)
Burası, sömürge ülkesi mi? (19 Eylül 2014 - Cuma)
Entelektüelle ve akademisyenle nereye kadar? (10 Eylül 2014 - Çarşamba)
Dünya Osmanlı`ya Gebe... (05 Eylül 2014 - Cuma)
Ben`i aşıp Sen`e ulaşabilmek... (19 Ağustos 2014 - Salı)
Erdoğan`a 20 öneri (16 Ağustos 2014 - Cumartesi)
Felsefe`den Hikmet`e: Hakikatin İZ`ini sürmek... (13 Ağustos 2014 - Çarşamba)
Kuşatmadan umuda… (12 Ağustos 2014 - Salı)
İngilizlere dikkat! (08 Ağustos 2014 - Cuma)
Hayatsız İnsanlar, İnsansız Hayatlar (07 Ağustos 2014 - Perşembe)
``Bu kadar acı için çok küçük bu Filistin` (06 Ağustos 2014 - Çarşamba)
Hakikat ve hayal, umut ve ufuk (05 Ağustos 2014 - Salı)
Türkiye´nin cinayetlerle imtihanı (01 Ocak 0001 - Pazartesi)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
DOLAR
5.8124
EURO
6.4894
booked.net
Öldükten sonra yaşamak isterseniz, kalıcı bir eser bırakınız.

HZ.ALİ (R.A)
Salatalık bir sebze değil, meyvedir.

www.bizimsivas.com.tr
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59