Celal Hoca´dan 80 sene gerideyiz
Tarih: 24.9.2017 12:50:25 / 306okunma / 0yorum
Yusuf Ziya Cömert

Bugün, Celaleddin Ökten Hoca´ya tekrar dönmek ihtiyacı duydum.
Başkasını bilemem, ben Celaleddin Ökten Hoca´ya büyük bir özür borçluyum. Düşünce dünyamda ona hiç olmazsa bana yetecek kadar yer vermediğim için.
Biliyorum, büyük hizmeti olmuş. İmam-Hatiplerin açılması için büyük mücadele etmiş.
Molla takımını İmam-Hatip müfredatına felsefe, sosyoloji, fizik, kimya matematik gibi dersleri koymaya ikna etmek için imanı gevremiş.
Okula hademe kadrosu tahsis edilmediği başlangıç döneminde okulun temizliğini lavabolar dahil, bizzat yapmış.
Bu duruma Nurettin Topçu tanık olmuş. “Hocam, öğrenciler yapsın” demiş. Hoca´nın cevabı.
“Talebede kompleks meydana gelir böyle bir şey yaptırılırsa. Talebenin şahsiyet teşekkülünü tehlikeye atmamalıyız.”
***
Özellikle orta öğrenimim sırasında karşılaştığım, işi gücü talebenin şahsiyetini törpülemek olan idarecilere ya da talebeyi kendine borçlu hissettirmek için tepesinden ayrılmayan burs vericilere bakınca ne kadar ileri, ne kadar ahlaki bir bakış...
Bunlardan bihaber değildim.
Fakat, şu yazıları yazarken onun hayatıyla ilgili bir iki kitap karıştırınca gördüm ki, büyük bir ilim ve fikir adamını ihmal etmişim.
Bir deryayı görmemişim.
Okuduklarımdan anladığım şudur. Basitleştirerek, hatta kabalaştırarak ifade edeyim. Bugün, ilim adamlarımızın en seçmelerini toplasak, fıkıh, kelam, Türkçe, Arapça, Felsefe, Ahlak, İslam Hukuku gibi alanlarda... Beş-on tanesinden bir tane Celal Hoca elde edemeyiz.
Biz, şimdi, şu çağda, İlahiyatlarda felsefe dersi olsun mu olmasın mı diye tartıştık, hala da tartışıyoruz.
Mollalarımız ‘yobaz´lıkta ilerliyor.
Celal Hoca´dan demek ki 70-80 sene gerideyiz.
Bu alanların hepsinde ufuk açacak derinlikte alim ve mahir olduğu halde bugün Celal Hoca´nın imzasıyla basılı bir kitabı yok.
Neden?
Hep mücadele etmek, hep fiilen öğretmenlik ve öğrencilik yapmak zorunda kalmış. Biraz ondan.
Ve edepten. Çok sorulmuş ona, “Niçin kitap yazmıyorsunuz?” Diyormuş ki, “Yazdığım bir kitap günün birinde bir kütüphanede İmam-ı Gazali´nin bir kitabıyla yan yana gelirse mezarda kemiklerim sızlar.”
Yeni bir kelam ilmine ihtiyaç olduğunu söylüyor mesela.
“Yeni ilmi kelama zamanımızdaki fikir cereyanları alınarak İslam akidesi ile uyuşanlar kabul edilmeli, aleyhteki fikir ve cereyanlar çürütülmelidir.”
Pozitivizmi fark etmiş. ‘Kelam´ı en çok pozitivizmin tahribatını telafi için önemsiyor.
Halbuki, bugün, ‘mistik´ görünenlerimiz bile ne kadar pozitivist!
Gazali´nin 900 yıl önce Yunan Felsefesi karşısında yaptığının bugün yeniden karşı yapılması gerektiğini düşünüyor.
Aynı şeyi Fıkıh için de, Tefsir ve Ahlak için de gerekli görüyor.
Düşünüyorum da, şu anda semtine uğramaktan korktuğumuz ‘ahlak´ listenin birinci sırasına bile konulabilirdi.
Bunlar, Celal Hoca´nın herkesten evvel tespit ettiği, bugün bile tamam edilememiş eksikliklerdir.
Celaleddin Ökten´in zarafeti, titizliği, bırakın haram lokmayı, şüpheli bir lokma dahi yememesi, almaktan ziyade vermesi, hep vermesi artık unutmaya başladığımız meziyetlerdir.
H H H
Celal Hoca´nın mücadelesinin karakterine gelince...
Rejime mesafeli. Hatta CHP´nin tek parti iktidarında tamamen zıt. Fakat, mücadelesini daima ‘yasal´ çerçevede sürdürüyor.
Tevhid-i tedrisat kanunu çıktığında tenkit ediyor. Bu yüzden öğretmenlikten atılıyor.
Kur´an öğretiminin latin harfleriyle yapılmasına karşı çıktığı için başı derde giriyor.
Ama hiçbir şeyi boş vermiyor.
Rejimle mesafesi Demokrat Parti iktidarında azalıyor.
Talebesi Tevfik İleri´nin Milli Eğitim Bakanı olmasının bunda çok etkisi var.
Bu tutum, harf, şapka inkılaplarından, dini derslerin eğitimden tamamen çıkarılmasından sonra kimi kabuğuna çekilen, münzevi yaşamayı tercih eden, kimi de muhalefet ettiği için takibata uğrayan hatta idam edilen, şehid olan alimlerin tavrından farklı bir tavır.
Rejimle aşikare kavga eden Necip Fazıl´ınkinden de farklı bir tavır.
Ama işte öyle bir tavır.
Bazıları için sıkıcı olabileceğini tahmin ediyorum yazdıklarımın. Ama niyetim devam etmek.
(Celalettin Ökten´le ilgili iki kitap. Biri Mustafa Özdamar´ın ‘Celal Hoca´sı. Kırk Kandil´den çıkmış. Diğeri Hüseyin Yorulmaz´ın Celal Hoca´sı. Hat Yayınevi.)

Anahtar Kelimeler: Celal, Hoca, sene, gerideyiz
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
Bulabilirsen, ver mehteri (07 Eylül 2018 - Cuma)
‘Hedef küçültme´ zamanı (04 Eylül 2018 - Salı)
‘İdlib kapanı´ (30 Ağustos 2018 - Perşembe)
Siyasetsiz Bayram (24 Ağustos 2018 - Cuma)
41 dereceden 39,5´a (17 Ağustos 2018 - Cuma)
Üzülmek (03 Ağustos 2018 - Cuma)
Gitmez sanıyorduk, gitti (12 Temmuz 2018 - Perşembe)
Yeni sistemin ilk günü (09 Temmuz 2018 - Pazartesi)
Yeni sistemin ilk günü (09 Temmuz 2018 - Pazartesi)
‘Yetiş hocam minareyi kesiyorlar!´ (05 Temmuz 2018 - Perşembe)
Seçimden önceki son ‘dip dalga´ (28 Haziran 2018 - Perşembe)
Tartışmasız, Erdoğan zaferi (25 Haziran 2018 - Pazartesi)
İnci Baba´nın tarihçileri (21 Haziran 2018 - Perşembe)
Follu´nun Kahvesi´nde ‘pürüzlük´ler (18 Haziran 2018 - Pazartesi)
Tarihi abur cubur yiyoruz midemiz bozulacak (09 Haziran 2018 - Cumartesi)
Erol´un eksikliği hissediliyor (07 Haziran 2018 - Perşembe)
Zaman zemine uygun din siparişi (01 Haziran 2018 - Cuma)
Demek ki, ‘olmaz´ olmazmış (11 Mayıs 2018 - Cuma)
Yeni sistemin muhalefet halleri (04 Mayıs 2018 - Cuma)
Seçim sath-ı maili normal (30 Nisan 2018 - Pazartesi)
Siyasetin voltajı yükseliyor (26 Nisan 2018 - Perşembe)
Siyasette ‘olmaz´ olmaz (23 Nisan 2018 - Pazartesi)
Herkes geç kaldı (20 Nisan 2018 - Cuma)
Bir büyüğün öğütleri (05 Nisan 2018 - Perşembe)
Hasan Abi´nin en güzel mirası (23 Mart 2018 - Cuma)
‘Karar´ günü (08 Mart 2018 - Perşembe)
‘Trol´ün lügatteki sergüzeşti (02 Mart 2018 - Cuma)
Bu sene seçim olacak mı? (28 Şubat 2018 - Çarşamba)
Siyasetçiler ‘Adana´daki Kahve´ye uğrasın (21 Şubat 2018 - Çarşamba)
Şimdi Rusya ne yapacak? (20 Şubat 2018 - Salı)
Kimle savaşıyoruz? (13 Şubat 2018 - Salı)
Dünyada neler oluyor Nezire yenge! (08 Şubat 2018 - Perşembe)
Silivri´deki gevşekliğimiz (01 Şubat 2018 - Perşembe)
Sert bir ‘Zeytin Dalı´ (24 Ocak 2018 - Çarşamba)
İblis galip gelmeyecek (10 Ocak 2018 - Çarşamba)
İran´daki gaileye sevinen var mıdır? (04 Ocak 2018 - Perşembe)
Hayal edeceksin hayalini anlatmayacaksın (16 Aralık 2017 - Cumartesi)
Avrasya´da ütülen ombudsmana gitsin (26 Kasım 2017 - Pazar)
Doların başımıza açtığı işler (21 Kasım 2017 - Salı)
Mimariyi dikeyleştiren ‘istisnai´ elemanlar (15 Kasım 2017 - Çarşamba)
‘Arap Baharı´ yoksa bu muydu? (09 Kasım 2017 - Perşembe)
Keramet şehrin betonunda değil (11 Ekim 2017 - Çarşamba)
Bir şiir velisiydi Cahit Zarifoğlu (04 Ekim 2017 - Çarşamba)
Müzelik hassasiyetler! (28 Eylül 2017 - Perşembe)
Bir şiir velisiydi Cahit Zarifoğlu (26 Eylül 2017 - Salı)
Kim bu ‘Şehirli Müslüman´lar? (19 Eylül 2017 - Salı)
Köylülük o kadar da kötü değil (15 Eylül 2017 - Cuma)
Yeni müfredata göre trollerin durumu (09 Eylül 2017 - Cumartesi)
‘Dava-yı bi-mana´mız (30 Ağustos 2017 - Çarşamba)
‘Bana İmam-Hatiplilerin listesini getirin!´ (26 Ağustos 2017 - Cumartesi)
Bu da Tomris Uyar´ın Metal Yorgunluğu (22 Ağustos 2017 - Salı)
‘Varyag´ gibi bir eğitim sistemi (15 Ağustos 2017 - Salı)
Maddiyat ve maneviyat: İki kanatla uçan kuşlar! (02 Ağustos 2017 - Çarşamba)
Meğer her şey tap-tazeymiş (17 Temmuz 2017 - Pazartesi)
İmtihanın adı Yusuf Akdeniz (05 Temmuz 2017 - Çarşamba)
Topraksız bir devlet gibi... (29 Haziran 2017 - Perşembe)
Yer yatağıyla Kur´an´ın alakası? (10 Haziran 2017 - Cumartesi)
Ofsayta düşersem ibret alırım (19 Mayıs 2017 - Cuma)
Yeni sistemde debriyaj yok (14 Mayıs 2017 - Pazar)
Fetö´nün ihaleleri! (02 Mayıs 2017 - Salı)
Artık diyebilirim, hayırlı olsun (18 Nisan 2017 - Salı)
New York savcısının YouTube delilleri (06 Nisan 2017 - Perşembe)
Dünyayı kurtarmak bizi aşar (31 Mart 2017 - Cuma)
Oylar ne tarafa gidiyor? (28 Mart 2017 - Salı)
Biz 28 Şubat´ta rahatsızdık (06 Mart 2017 - Pazartesi)
Ankete inanma anketsiz de kalma (16 Şubat 2017 - Perşembe)
En merak ettiğim görüşme (12 Şubat 2017 - Pazar)
‘Tarihin sonu´ ne zaman? (07 Şubat 2017 - Salı)
‘Bize gelmeyin, kendinize gelin´ (03 Şubat 2017 - Cuma)
May´in yüzü ne kadar da İngiliz (31 Ocak 2017 - Salı)
Dolar artsın mı düşsün mü? (18 Ocak 2017 - Çarşamba)
‘Mükemmel´ yerine ‘mümkün´ (12 Ocak 2017 - Perşembe)
Katil yaralı yere vurdu ama… (22 Aralık 2016 - Perşembe)
Ne yedik de bozulduk? (17 Aralık 2016 - Cumartesi)
Hüzün günlerinin tesellisi (15 Aralık 2016 - Perşembe)
Kelimeleri bozdular… İnsanları da! (13 Aralık 2016 - Salı)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59
En büyük ibadet topluma hizmet etmetir?

Hacı Bektaşı Veli