Çanakkale... Çanakkale...
Çanakkale... Çanakkale...
Tarih: 17.3.2015 18:20:25 / 836okunma / 0yorum
İbrahim KAYA

“Dur yolcu, bilmeden gelip bastığın

  Bu toprak, bir devrin battığı yerdir.”

(Necmettin Halil ONAN)

 

 

       18 Mart 1915...

       Varlık, yokluk mücadelesi... Ya zafer, ya ölüm... Ötesi yok... Sultan Fatih karadan gemileri yürütmüştü de şimdi ateşten denizlerde mumdan gemiler geçirme zamanıydı. Görünürde olmayacak bir işti yani ki... Ancak Allah, “Ol!” dedikten sonra onu kim engelleyebilirdi ki... Yüce Yaratıcı bir kere “Ol!” demişti... Düşmanın gözüne perde inmiş, dizlerinin bağı çözülmüş, cesareti kırılmış, en ağır makineleri işlemez olmuştu...

       Mehmetçiğin üzerine üflenen iman ve aşk onu meleklerle kol kola, omuz omuza korkusuzca hep ileri götürmüştü. Bir kişi, beş kişi, on kişi hiç fark etmiyordu... Geriyi hiç düşünmediler. Karşılarındaki dağ olsa ezecek, set olsa yıkıp geçecek cesaretleri vardı... İzahı edilemez bir durumdu bu... Allah’ın yardımıyla yazılmış bir destan... Gözünü kırpmadan şahadete yürüyen gencecik fidanlar...

       Çanakkale destanı... Kutlu bir diriliş... Yetişmiş bir nesil, yaprak misali kara toprağa düşüyor tek tek. Yine o aynı nesil kurtuluş mücadelesinin meşalesini yakıyorlar mezarlarından hep beraber. “Kim demiş, her şeyin bitişi ölüm / Destanlar yayılır mezarımızdan.” diyor ya Âkif İnan, işte öyle bir şey...

      Bir tarafta zamanın en gelişmiş donanmaları, silahları, askerleri... Madde, teknoloji, kibir, gurur, kendini beğenmişlik, gösteriş ve daha neler neler... Diğer tarafta kısıtlı imkânlar, tükenmek üzere olan silahlar, mermiler, mayınlar... Aç ve susuz kalmış bedenler... Ama yine de maneviyat, ruh, iman, aşk, cesaret, kardeşlik... “Ölürsem şehit, kalırsam gazi!” dedirten şuur ile kahramanlaşan askerler... Bu ruh ile “Nice az topluluklar çok topluluklara karşı” galip geldi... Bu ruh ile uykusu gelen gözler uyumadı, acıkan karınlar doydu,  susayan dudaklar susuzluğunu giderdi...

       “Müminler bir vücudun azaları gibidirler, birisi rahatsızlanırsa diğer uzuvlar da onun acısını paylaşır...”sözünü düstur edinen İslâm coğrafyasından pek çok Müslüman, kardeşini yalnız bırakmamak için hiç düşünmeden cepheye koştu... Memleketin her bir köşesinden gelen yiğitlerle saf tuttular... Beraberce ölüme tebessüm ettiler...

       Seyit Onbaşı... Mehmet Muzaffer... Hasan Onbaşı... 57.Alay... Ömer Çavuş... Yahya Çavuş ve arkadaşları... Kınalı Hasan... Ve nice isimsiz kahraman… Kanla yazılan ve sırrı hâlâ çözülememiş büyük bir destan... Çanakkale…

       Seddülbahir, Kilitbahir, Arıburnu, Conkbayırı, Gelibolu... Kara, deniz, hava, ateş... Her taraf kuşatma altında... Göz gözü görmüyor... Göğüs göğüse, nefes nefese amansız bir mücadele... “Şu Boğaz Harbi nedir? Var mı ki dünyada eşi, / En kesif orduların yükleniyor dördü beşi.” diye tarif ediyor manzaranın dehşetini Mehmet Âkif...

       Çanakkale, yenilmez zannedilen donanmaların nasıl hezimete uğratıldığının resmidir... “Hasta adam”ın aslında ne olduğunun ifadesidir Çanakkale... Memleketin her bir karış toprağını kendi aralarında paylaştığını zanneden zavallı devletler görmüşlerdir ki Türk devleti ve milleti ne parçalanır, ne bölünür ne de sömürülür... Anadolu ruhu ve göğüslerdeki iman buna engel olmuştur... Kurtuluş Savaşı ve İstiklâl mücadelesi Çanakkale’de elde edilen işte bu ruh ile başarıya ulaşmıştır…

       Çanakkale… Çanakkale… Ümmetin kabul olunmuş duası…

       18 Mart 2015...

       Çanakkale Zaferi’nin 100. yılı vesilesiyle şehitlerimize, gazilerimize, milletimize, memleketimize, İslam dünyasına dua, dua, dua...

Anahtar Kelimeler: Çanakkale, Çanakkale
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
Kutlu Yolun Yolcusu: Mehmed Âkif (27 Aralık 2017 - Çarşamba)
Kudüs İslam´ındır! (16 Aralık 2017 - Cumartesi)
Dilde Birlik (31 Ekim 2017 - Salı)
Okumuyoruz! (07 Eylül 2017 - Perşembe)
15 Temmuz Ruhu (10 Temmuz 2017 - Pazartesi)
Ramazan Yazıları-VI (27 Haziran 2017 - Salı)
Ramazan Yazıları-V (10 Haziran 2017 - Cumartesi)
Ramazan Yazıları-IV (08 Haziran 2017 - Perşembe)
Ramazan Yazıları-III (03 Haziran 2017 - Cumartesi)
Ramazan Yazıları-II (31 Mayıs 2017 - Çarşamba)
Ramazan Yazıları-I (29 Mayıs 2017 - Pazartesi)
Dün, Bugün ve Yarın… (12 Nisan 2017 - Çarşamba)
Öyle mi? (20 Şubat 2017 - Pazartesi)
Ne Mutlu (14 Şubat 2017 - Salı)
Ey Halep! (03 Ocak 2017 - Salı)
Ah Halep! (29 Aralık 2016 - Perşembe)
Başaramayacaksınız! (20 Aralık 2016 - Salı)
Köy Okulları (11 Kasım 2016 - Cuma)
Eğitimde Okul-Aile İşbirliği (28 Eylül 2016 - Çarşamba)
Vatan Evladı yahut Vatan Haini Olmak! (04 Ağustos 2016 - Perşembe)
Kahraman Millet (23 Temmuz 2016 - Cumartesi)
Sivas´a Doğru (15 Temmuz 2016 - Cuma)
Hesap Günü (22 Haziran 2016 - Çarşamba)
Gazze´nin Kınalı Kuzuları (11 Mayıs 2016 - Çarşamba)
Hz. Peygamber (sav) ve Gençlik (22 Nisan 2016 - Cuma)
Edebiyat Notları-IV (17 Şubat 2016 - Çarşamba)
Edebiyat Notları-III (12 Şubat 2016 - Cuma)
Edebiyat Notları-II (05 Şubat 2016 - Cuma)
Edebiyat Notları-I (29 Ocak 2016 - Cuma)
Başka Türkiye Yok (30 Ekim 2015 - Cuma)
Kurban Nedir? (22 Eylül 2015 - Salı)
Lanet Olsun Hainlere… (15 Eylül 2015 - Salı)
Muhsin Kaya ve Sivaslılar Vakfı (02 Eylül 2015 - Çarşamba)
Boş Dünya… (13 Ağustos 2015 - Perşembe)
Birlik Olmak (06 Ağustos 2015 - Perşembe)
Memleketimiz Özümüzdür (29 Temmuz 2015 - Çarşamba)
Bayram O Bayram Ola (20 Temmuz 2015 - Pazartesi)
Zulüm Asla Payidar Olamaz (14 Temmuz 2015 - Salı)
Herkes İçin Ramazan (07 Temmuz 2015 - Salı)
Ramazan Oyun ve Eğlence Ayı Değildir (03 Temmuz 2015 - Cuma)
Köy ve Şehir Ramazanları (01 Temmuz 2015 - Çarşamba)
Ramazan-ı Şerif ve Oruç Üzerine (23 Haziran 2015 - Salı)
Köyümüze Ramazan Gelince (17 Haziran 2015 - Çarşamba)
İnanarak Yaşamak (09 Haziran 2015 - Salı)
Köylerimiz (03 Haziran 2015 - Çarşamba)
Sivas Kitapları (26 Mayıs 2015 - Salı)
Sivas Benim Memleketim (19 Mayıs 2015 - Salı)
Okumuyoruz (12 Mayıs 2015 - Salı)
Şehirlerin Sultanı Sivas (05 Mayıs 2015 - Salı)
Şu Talebelik Zor İş! (28 Nisan 2015 - Salı)
Birlikte Yaşama Ahlakı (21 Nisan 2015 - Salı)
Kutlu Peygamber (14 Nisan 2015 - Salı)
Hayatı Ertelemeden Yaşamak (31 Mart 2015 - Salı)
Baharla Birlikte Gelen (25 Mart 2015 - Çarşamba)
Eğitim Üzerine (03 Mart 2015 - Salı)
Baharı Beklerken (23 Şubat 2015 - Pazartesi)
Bismillah! (17 Şubat 2015 - Salı)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59
Gazabını yutucu, sır saklayıcı, ayıp örtücü ol?

Hacı Bektaşı Veli