Çağla
Tarih: 27.4.2016 18:28:23 / 549okunma / 0yorum
MUSTAFA KUTLU

 

Şair-senaryo yazarı Süleyman Çobanoğlu ile ne zaman tanıştık? Anlatayım.

Dergâh dergisinin çıkış heyecanını yaşıyoruz. Henüz böyle gelişmiş bilgisayarlar yok, bizde hiç yok. Ben Hareket mecmuasındaki alışkanlığım ile yazı sütunlarını kesip yapıştırdığım bir maket hazırlıyorum. (Bilgisayar kullanmayı sevmediğim-öğrenmediğim için Dergâh yönetimini bıraktığım güne kadar hep böyle maketler hazırladım).

Sonra bunları sanıyorum Üretmen Han´da makinası olan bir arkadaşa çektirip, öyle montaj yapıyorduk.

İzmir´den bir mektup geldi. Pelür kâğıtlara daktilo ile yazılmış şiirler çıktı. Gönderen kişiyi tanımıyordum ama şiirler bence (Çağla değil) olgunlaşmış idi.

İçlerinden “Lamba” başlığını taşıyan metni dergiye koydum. (Mayıs 1990, sayı: 3)

Güneş asılsız çıktı. Ve ışıklar tükendi

İkimiz de titreyen fitillere kapandık

Tahtını kurmak için gözlerini beğendi.

Ağırladık geceyi, konuk ettik ve andık.

Uyu. Yediveren gülleri bahçemizdedir,

Ve sevdam arsız sarmaşıklar gibi içimde

Dertlerimiz ya uzaklarda bir denizdedir;

Ya saçlarından sonra unuttuğum mevsimde.

Az sonra avuçların uyanacak. Ve sesin,

Bir çiçeğe su gibi üstüme dökülecek

Ama bırak, bırak da içten-içe titresin;

Şu küçük lambanın nesi var götürecek?

Dergi çıktı. O akşam İsmet Özel beni telefonla aradı (ki kolay kolay kimseyi telefonla aramaz).

“Bu Lamba şiirini yazan arkadaş kim?” diye sordu. Bilmediğimi söyledim. Uzatmadı kapadı. “Herhalde beğendi ki sordu” dedim içimden.

Sonra Süleyman mektebini bitirip İstanbul´a geldi, tanıştık. Epeyce süre Dergâh´ta yazdı. İsmet Özel de onun için beğenip beğenmediğini pek belli etmeyen bir yazı kaleme aldı. Süleyman Çobanoğlu hece veznine yeni bir ruh üfleyen şairlerden oldu. Onun Dergâh´ta çıkan şiirleri âdeta bir işaret fişeğidir. Unutulup horlanan “hece vezni”nin bize dair bir hissiyatı her zaman dile getirebileceğini, yeni bir dil ile ispatlamıştır. Bu sebeple Dergâh´ta onunla beraber yazan diğer hece şairlerini inceleyen bir çalışma ilginç olacaktır. Oğlak Yayınları arasında çıkan Şiirler Çağla (Temmuz 1995, 7. baskı) adlı ilk kitabını bana şöyle imzalamış: “Kutlu Ağabey´e beş yıla bir hatıra diye” (10.8.1995).

Kapakta şiir için şunları söylüyor: “Şiir hakkında yazmak ya da söylemek şiiri daima sıkıştırır. Yazdıklarım kimbilir ne; bunu tam olarak bilemiyorum. Yine de şiirin, “kıyamet koparken elindeki yeşil dalı dikmek”, tekrar tekrar kesilen damarlara tekrar tekrar ulanmak, içimizde dolanan sıcak kurşunun dilde soğuması demek olduğunu kavrıyorum. Beni uzaya dağılıvermekten, berbat bir duvarın ahmak bir tuğlası olmaktan kurtarıyor şiir: O ne sanıldığı kadar geniş, ne de sanıldığı kadar cılızdır.

“Çağla”dakilere gelince. Nereden bilmem henüz taze bir şehzade iken kellesi uçurulan hece, bende kendine yer açtı. Eski ve kuru bir ağacın bendeki sürgünleri bunlar. Onca bateri içinde bir cura´ya heves ettim. Ki çaldığım odur.

Bir gün, ölümden önceki son canlılık kadar süren o “mühlet”te, vidalı ve madeni olmayan bir şiir olacağını umuyorum.”

Şiirini hâlâ ilk günün heyecanı ile sürdüren Çobanoğlu´na buradan bir selam sarkıtarak son sözü ona bırakalım:

Kervankıran

Yürüsün eşkin atlar; beyim ne güzel dersin!

Hemi de uyansınlar bezirganlar uykudan

En sondaki hörgücü fakat kim esirgesin

Bir öksüz sıpa gibi takip eden korkudan?

Anahtar Kelimeler: Çağla
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
Tatil programı (20 Haziran 2018 - Çarşamba)
Elveda zamanı (06 Haziran 2018 - Çarşamba)
Haddini bilmek (30 Mayıs 2018 - Çarşamba)
Kıssadan hisse (24 Mayıs 2018 - Perşembe)
“Öteki” diye biri yok (17 Mayıs 2018 - Perşembe)
“Öteki” diye biri yok (10 Mayıs 2018 - Perşembe)
Piyasa (03 Mayıs 2018 - Perşembe)
Tanrı misafiri (25 Nisan 2018 - Çarşamba)
İnsanı tanımak (12 Nisan 2018 - Perşembe)
İnsanı tanımak (29 Mart 2018 - Perşembe)
Tarihi yapanlar ve yazanlar (15 Mart 2018 - Perşembe)
Yara (07 Mart 2018 - Çarşamba)
Mesele (28 Şubat 2018 - Çarşamba)
BEYAZ (21 Şubat 2018 - Çarşamba)
Sarışın (09 Şubat 2018 - Cuma)
Mus­ta­fa KUT­LU (02 Şubat 2018 - Cuma)
Ahlâk ağacı (25 Ocak 2018 - Perşembe)
Şehir, kültür ve sanat (2) (18 Ocak 2018 - Perşembe)
Şehir, kültür ve sanat (1) (11 Ocak 2018 - Perşembe)
Sanat nedir? (05 Ocak 2018 - Cuma)
Korku zamanı (22 Aralık 2017 - Cuma)
Bizim mahalle (14 Aralık 2017 - Perşembe)
Şiir öldü mü? (07 Aralık 2017 - Perşembe)
Hayatın nabzı (30 Kasım 2017 - Perşembe)
Hayat zor (23 Kasım 2017 - Perşembe)
Hayat zor (16 Kasım 2017 - Perşembe)
Aramıza kim girdi (09 Kasım 2017 - Perşembe)
Başka format yok mu? (02 Kasım 2017 - Perşembe)
Günler gelip geçerken (26 Ekim 2017 - Perşembe)
Kurban ile bayram (20 Ekim 2017 - Cuma)
Eğitimin olmazsa olmazı: Disiplin (12 Ekim 2017 - Perşembe)
Kimin borusu ötüyor? (05 Ekim 2017 - Perşembe)
Tükenmeyen hazine (22 Eylül 2017 - Cuma)
Aidiyet (14 Eylül 2017 - Perşembe)
Gergin miyiz? (07 Eylül 2017 - Perşembe)
İnsan nereye koşuyor? (04 Eylül 2017 - Pazartesi)
Atla, atla (24 Ağustos 2017 - Perşembe)
Eğlence (17 Ağustos 2017 - Perşembe)
Çöpten gıda (11 Ağustos 2017 - Cuma)
Tek tip (04 Ağustos 2017 - Cuma)
Kirlenme (04 Temmuz 2017 - Salı)
Takva nerede? (08 Haziran 2017 - Perşembe)
Domatesin tadı (26 Mayıs 2017 - Cuma)
Hikâye ve romanda kişiler (19 Mayıs 2017 - Cuma)
“İkinci Yeni” üzerine (11 Mayıs 2017 - Perşembe)
Eğitim şart (28 Nisan 2017 - Cuma)
Devamsızlık bilgisi (16 Nisan 2017 - Pazar)
Evvelbahar (06 Nisan 2017 - Perşembe)
Nurettin Albayrak (23 Mart 2017 - Perşembe)
Heidegger´in Kulübesi (17 Mart 2017 - Cuma)
Fotoğrafın anlattığı (03 Mart 2017 - Cuma)
SİZ VE BİZ (23 Şubat 2017 - Perşembe)
Büyük filim (09 Şubat 2017 - Perşembe)
Anne (02 Şubat 2017 - Perşembe)
Kar yazısı (27 Ocak 2017 - Cuma)
Devlet ve şahsiyet (19 Ocak 2017 - Perşembe)
Televizyonda evlilik (13 Ocak 2017 - Cuma)
“Hemşehrilikten feragat” (06 Ocak 2017 - Cuma)
Nihayet tarım (04 Aralık 2016 - Pazar)
İstanbullu kim? (19 Ekim 2016 - Çarşamba)
Ruh (06 Ekim 2016 - Perşembe)
Mazmun (21 Temmuz 2016 - Perşembe)
ŞÜKÜR (09 Temmuz 2016 - Cumartesi)
Eski eserler ve Taksim´e cami (30 Haziran 2016 - Perşembe)
DUA (09 Haziran 2016 - Perşembe)
FARKINDALIK (05 Mayıs 2016 - Perşembe)
Güle dair (21 Mayıs 2015 - Perşembe)
Huzur (26 Nisan 2015 - Pazar)
Cinayetler (19 Mart 2015 - Perşembe)
İş insanı güzelleştirir (05 Mart 2015 - Perşembe)
Çakma bunalım veya II. Yeni (27 Şubat 2015 - Cuma)
Köprü ve göç (18 Şubat 2015 - Çarşamba)
Fena (04 Şubat 2015 - Çarşamba)
Izdırabın boyutu (28 Ocak 2015 - Çarşamba)
Hayat tarzı (21 Ocak 2015 - Çarşamba)
Kar yazısı (14 Ocak 2015 - Çarşamba)
Taşra çıkarması (31 Aralık 2014 - Çarşamba)
Kırk milyon fidan (25 Aralık 2014 - Perşembe)
Hangi muhafazakarlık (18 Aralık 2014 - Perşembe)
Dört kişiden biri (04 Aralık 2014 - Perşembe)
Birlik-beraberlik (26 Kasım 2014 - Çarşamba)
Müzik bitti mi? (19 Kasım 2014 - Çarşamba)
Bir avuç toprak (13 Kasım 2014 - Perşembe)
Kafayı çizen adam (05 Kasım 2014 - Çarşamba)
Cumhurbaşkanlığı Sarayı (31 Ekim 2014 - Cuma)
Bana ne yapacağımı söyle (23 Ekim 2014 - Perşembe)
M. Seyfettin Özege (15 Ekim 2014 - Çarşamba)
Üniversite ve kütüphane (09 Ekim 2014 - Perşembe)
Halime Toros merhaba (07 Ekim 2014 - Salı)
Huşû (21 Eylül 2014 - Pazar)
Yeni Türkiye ama nasıl? (11 Eylül 2014 - Perşembe)
Sarnıçlara dönmek (04 Eylül 2014 - Perşembe)
Eski ve yeni (28 Ağustos 2014 - Perşembe)
Af adaletten üstündür (21 Ağustos 2014 - Perşembe)
Hep aynı hikâye (14 Ağustos 2014 - Perşembe)
Zenginlik (08 Ağustos 2014 - Cuma)
Açlık (05 Ağustos 2014 - Salı)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59
Resulullah (sav) rüşvet alana da verene de lanet etti.Rüşvet alan da veren de cehennemdedir.

Hz. Muhammed