Büyük filim
Tarih: 9.2.2017 11:07:01 / 401okunma / 0yorum
MUSTAFA KUTLU

1973 yazını rahmetli yönetmen Metin Erksan´la bir proje üzerinde çalışarak geçirdik. Bu proje “Medine Müdafaası” idi. Bilindiği gibi 30 Ekim 1918´de Mondros Mütarekesi imzalandı ve Osmanlı Devleti silah bıraktı.

Ancak Medine´yi savunan Fahrettin Paşa bu anlaşmayı tanımayarak teslim olmadı.

Şehir kuşatılmıştı. Hiçbir yerden yardım gelemezdi. Buna rağmen Fahrettin Paşa emrindeki askerlerle İngilizlere ve onlardan yana olan Şerif Hüseyin´in adamlarına karşı aylarca direndi. Yiyecekleri bitmişti. Günde bir avuç çekirge yiyorlardı. Askerin çoğu hastalanmıştı. Bütün bunlara rağmen Fahrettin Paşa Medine´yi teslime yanaşmıyordu. Sonunda kendisi de hastalandı. Yatağını Ravza´nın içine serdirdi. Direnişin mânasız olduğuna inanan kendi subayları arasındaki birkaç kişi tarafından bir gece derdest edildi. Yine de kılıcını düşman komutanına vermedi, Hz. Peygamber´in kabri önüne bıraktı. Orada hıçkırıklar arasında söylediği “Ya Resulallah şahit ol” diye başlayan nutku önemlidir.

Metin Bey´in evi Cihangir-Tavukuçmaz´da idi. Ben her gün Güzel Sanatlar Akademisi önünden geçip Fındıklı Camii´ne kadar geliyordum. Oradan Taksim´e çıkan cadde Meclis-i Mebusan Caddesi´dir. Caddeye girip ilk sokaktan sola sapıyordum. Köşede iki katlı büyük bir ahşap bina vardı. Güya Cenab Şehabeddin Bey bir süre burada oturmuş. Girdiğim sokak daracık, merdivenli dik bir yokuştu. Solda yıkık duvarlar, ağaçlar; sağda tek ve çift katlı ahşap eski evler.

Evlerin önünde oturan ihtiyarlar.

Yokuşu çıkıncaya kadar iki kez dinleniyordum. Metin Bey ona “Eşek anırtan” derdi. Vişne Apartımanı yokuşun başında idi. Metin Bey´in dairesi birinci katta olup denizi görüyor, ünlü yönetmen bir dürbünle Boğaz´dan geçen gemilere bakıyordu.

Atmosfere girelim diye Osmanlı marşları çalıyorduk. Bir de David Lean´in 1962´de Oscar alan filmi “Lawrence of Arabia” (Arabistanlı Lawrence). Filmin başrollerinde Peter O´toole ile Omar Sharif oynamakta idi. Sık sık seyrederdik.

Biz de böyle etkili, büyük bir filim yapmak istiyorduk. Bu proje ancak devlet desteği ile gerçekleşebilirdi. Oturduk “Bu filim niçin çekilmeli” diye bir risale yazdık. Battal boy kuşe kâğıda bastık, ordu desteğini sağlamak için devrin Genel Kurmay Başkanı Memduh Tağmaç´a takdim ettik.

Ses seda çıkmadı.

Metin Bey´in hevesi kaçtı ve proje başlamadan bitti.

Büyük filim yapmak, dönem filmi yapmak zor iştir. Para, tecrübe, eleman, oyuncu ve en önemlisi iyi bir hikâye ister.

Aylarca uğraşmak lazımdır. Aceleye gelmez. Bizde de TRT yapımı, devlet destekli Osmanlı´nın kuruluşu ve Kurtuluş Savaşı ile ilgili filimler yapıldı ama bunlar beklenen ilgiyi uyandırmadı.

“Medine Müdafaası” zor ve büyük bir proje. Bunu ve benzerlerini şanına layık bir şekilde çekmek icap eder. Yoksa onca para-emek çar-çur olur ortaya uyduruk bir iş çıkar.

Düşünülürse birçok “millî filim” projesi üretilebilir. Meselâ bunlardan hemen herkesin aklına gelebilecek olan iki tanesi “Sakarya” ile “Malazgirt”tir. Duyanlar hemen “Aa, çok iyi” diyebilir. Öyledir; dışarıdan bakınca cazip görünüyor. Lakin bu projeler sadece “Savaş” üzerine kurulamaz.

Onların bir “filim” olabilmesi için sağlam bir hikâye üzerine bina edilmeleri gerekir.

Peki bu “millî filim”ler nasıl finanse edilecek? Bilemem. Ama aklıma şu geliyor. Devlet havaalanları, yollar, barajlar, tüneller yapıyor. Bunların dev bütçeleri var. Büyüklüklerine göre proje tutarının onda biri, yüzde biri, binde biri ayrılsa bu filimler yapılır.

Hem her dakika yapılacak değil ya. Üç beş yılda bir.

Anahtar Kelimeler: Büyük, filim
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
Şehir, kültür ve sanat (1) (11 Ocak 2018 - Perşembe)
Sanat nedir? (05 Ocak 2018 - Cuma)
Korku zamanı (22 Aralık 2017 - Cuma)
Bizim mahalle (14 Aralık 2017 - Perşembe)
Şiir öldü mü? (07 Aralık 2017 - Perşembe)
Hayatın nabzı (30 Kasım 2017 - Perşembe)
Hayat zor (23 Kasım 2017 - Perşembe)
Hayat zor (16 Kasım 2017 - Perşembe)
Aramıza kim girdi (09 Kasım 2017 - Perşembe)
Başka format yok mu? (02 Kasım 2017 - Perşembe)
Günler gelip geçerken (26 Ekim 2017 - Perşembe)
Kurban ile bayram (20 Ekim 2017 - Cuma)
Eğitimin olmazsa olmazı: Disiplin (12 Ekim 2017 - Perşembe)
Kimin borusu ötüyor? (05 Ekim 2017 - Perşembe)
Tükenmeyen hazine (22 Eylül 2017 - Cuma)
Aidiyet (14 Eylül 2017 - Perşembe)
Gergin miyiz? (07 Eylül 2017 - Perşembe)
İnsan nereye koşuyor? (04 Eylül 2017 - Pazartesi)
Atla, atla (24 Ağustos 2017 - Perşembe)
Eğlence (17 Ağustos 2017 - Perşembe)
Çöpten gıda (11 Ağustos 2017 - Cuma)
Tek tip (04 Ağustos 2017 - Cuma)
Kirlenme (04 Temmuz 2017 - Salı)
Takva nerede? (08 Haziran 2017 - Perşembe)
Domatesin tadı (26 Mayıs 2017 - Cuma)
Hikâye ve romanda kişiler (19 Mayıs 2017 - Cuma)
“İkinci Yeni” üzerine (11 Mayıs 2017 - Perşembe)
Eğitim şart (28 Nisan 2017 - Cuma)
Devamsızlık bilgisi (16 Nisan 2017 - Pazar)
Evvelbahar (06 Nisan 2017 - Perşembe)
Nurettin Albayrak (23 Mart 2017 - Perşembe)
Heidegger´in Kulübesi (17 Mart 2017 - Cuma)
Fotoğrafın anlattığı (03 Mart 2017 - Cuma)
SİZ VE BİZ (23 Şubat 2017 - Perşembe)
Anne (02 Şubat 2017 - Perşembe)
Kar yazısı (27 Ocak 2017 - Cuma)
Devlet ve şahsiyet (19 Ocak 2017 - Perşembe)
Televizyonda evlilik (13 Ocak 2017 - Cuma)
“Hemşehrilikten feragat” (06 Ocak 2017 - Cuma)
Nihayet tarım (04 Aralık 2016 - Pazar)
İstanbullu kim? (19 Ekim 2016 - Çarşamba)
Ruh (06 Ekim 2016 - Perşembe)
Mazmun (21 Temmuz 2016 - Perşembe)
ŞÜKÜR (09 Temmuz 2016 - Cumartesi)
Eski eserler ve Taksim´e cami (30 Haziran 2016 - Perşembe)
DUA (09 Haziran 2016 - Perşembe)
FARKINDALIK (05 Mayıs 2016 - Perşembe)
Çağla (27 Nisan 2016 - Çarşamba)
Güle dair (21 Mayıs 2015 - Perşembe)
Huzur (26 Nisan 2015 - Pazar)
Cinayetler (19 Mart 2015 - Perşembe)
İş insanı güzelleştirir (05 Mart 2015 - Perşembe)
Çakma bunalım veya II. Yeni (27 Şubat 2015 - Cuma)
Köprü ve göç (18 Şubat 2015 - Çarşamba)
Fena (04 Şubat 2015 - Çarşamba)
Izdırabın boyutu (28 Ocak 2015 - Çarşamba)
Hayat tarzı (21 Ocak 2015 - Çarşamba)
Kar yazısı (14 Ocak 2015 - Çarşamba)
Taşra çıkarması (31 Aralık 2014 - Çarşamba)
Kırk milyon fidan (25 Aralık 2014 - Perşembe)
Hangi muhafazakarlık (18 Aralık 2014 - Perşembe)
Dört kişiden biri (04 Aralık 2014 - Perşembe)
Birlik-beraberlik (26 Kasım 2014 - Çarşamba)
Müzik bitti mi? (19 Kasım 2014 - Çarşamba)
Bir avuç toprak (13 Kasım 2014 - Perşembe)
Kafayı çizen adam (05 Kasım 2014 - Çarşamba)
Cumhurbaşkanlığı Sarayı (31 Ekim 2014 - Cuma)
Bana ne yapacağımı söyle (23 Ekim 2014 - Perşembe)
M. Seyfettin Özege (15 Ekim 2014 - Çarşamba)
Üniversite ve kütüphane (09 Ekim 2014 - Perşembe)
Halime Toros merhaba (07 Ekim 2014 - Salı)
Huşû (21 Eylül 2014 - Pazar)
Yeni Türkiye ama nasıl? (11 Eylül 2014 - Perşembe)
Sarnıçlara dönmek (04 Eylül 2014 - Perşembe)
Eski ve yeni (28 Ağustos 2014 - Perşembe)
Af adaletten üstündür (21 Ağustos 2014 - Perşembe)
Hep aynı hikâye (14 Ağustos 2014 - Perşembe)
Zenginlik (08 Ağustos 2014 - Cuma)
Açlık (05 Ağustos 2014 - Salı)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59
Dal rüzgarı affetmiştir ama, kırılmıştır bir kere.

Konfüçyus