Bütün bu olaylar
Tarih: 7.12.2017 10:32:38 / 55okunma / 0yorum
İBRAHİM TENEKECİ

Kudüs´ün hayatıyla ilgili yıkıcı bir karar alınmak üzere. Buna itiraz edebilecek durumda olan kaç İslâm ülkesi var? Sorumuzun cevabı, Türkiye´nin neye karşılık geldiğini de gösteriyor.
İslâm coğrafyası, yirmibeş yıldır korkunç bir yıkım ve fitne dönemi yaşıyor. “Bu bir Haçlı seferidir” ifadesinden bu yana. Geçmişteki Haçlı seferlerinin amacı neydi? Kudüs´ü müslümanların elinden almak. Şimdi ne oluyor? Biraz düşünelim.
Neredeyse bütün yazılarımızda şunu söylüyoruz: Türkiye ağacının gövdesine sımsıkı sarılmak mecburiyetindeyiz. Bazıları hata yapabilir, nefsine uyup yoldan çıkabilir. Öncelikleri ve özellikleri değişebilir. Samimiyet ve dirayet gösteren ana çoğunluğa bakmak lazım. İnsanlar gider, millet ve memleket kalır. Bizi Türkiye Saati ilgilendiriyor.
İslâm coğrafyasını Afganistan´dan Yemen ve Libya´ya kadar tarumar ettiler. Ayakta kalan ve yıkılmadan durabilecek olan tek ülke, Türkiye´dir. Bu hakikat ile maruz kaldığımız operasyonlar birbirinden müstakil değildir.
Pakistan´ı terörle yordular ama bizi yoramadılar. Pes etmedik. Mısır´da yaptıklarını aynı anda ülkemizde de yapmak istediler. Başarısız oldular. Örnekler bu şekilde devam edip gidiyor.
Korumak ve yaşatmak, kurmaktan daha meşakkatlidir. Tam manâsıyla istiklâl kavgası veriyoruz. Bağımsızlık mücadelesinden sonra tekrar bağımlı hale gelmek istemiyoruz. Bugün milletin yanında durmayanlar, memleketin yarınında asla olamayacaklar.
KİME DÜŞMANLIK EDİYORLAR?
Nasıl yendiğimiz kadar, ne şekilde yenildiğimiz de önemlidir. Gülen ve Kılıçdaroğlu gibi kimlikler, konuyla ilgili bir fikir verebilir. Şükür vesilesidir bu: Millî hafıza, böyle kimselere aldanmayacak kadar yeterli tecrübeye sahiptir. Olmaması, tutmaması bundandır.
İçerde ve dışarda birbirine paralel gelişen olaylar, elbette milletimizin dikkatinden kaçmıyor. Amerika´da kumpas davası başlar başlamaz, burada da bazı iddialar dile getirildi. Kâğıtlarda yazan şeyleri doğru kabul etsek bile zamanlama fevkalâde yanlış.
İçimizde, ülkemizin aleyhine olan her açıklamaya, gelişmeye sevinen bir zümre var. Sürekli açık arıyor, kusur buluyor, devleti kötülüyorlar. Onlara, bu topraklarda yaşamamızın karşılığı olarak bakıyoruz. Türkiye´yi zor duruma düşürmek, itibarsız hale getirmek için her yolu deniyorlar ne yazık ki. Yeminli düşmanlarla ve batı dünyasıyla uyum içindeler.
Kime düşmanlık ediyor bunlar? Türkiye´nin ismi anılınca müminlerin gözleri parlıyor. Arakan ve Somali´den Filistin´e kadar mazlumlara umut oluyoruz. Maddî ve manevî olarak Türkiye ışığını zayıflatmaya, hatta söndürmeye çalışıyorlar. Ne kirli bir girişim ve işbirliğidir bu. Kendilerine şunu söylemek isteriz: Karanlık bir geçmiş üzerine aydınlık bir gelecek kurulamaz.
TEHLİKENİN FARKINDAYIZ
İbrahim Karagül´ün son yazısından iki cümle alalım: “Coğrafyanın tamamını imha etmeye dönük küresel müdahalenin Türkiye ayağında neler döndüğünü, kimlerin hangi projenin uzantısı olduğunu çok iyi biliyoruz. Dolayısıyla nerede durduğumuz kadar nelere direneceğimizin de farkındayız.” (5 Aralık, Yeni Şafak) Yazıda bir de ‘mezhep´ vurgusu var. Artık bu mesele de bizi yakından ilgilendiriyor. Maalesef.
Hem ayakta kalmanın hem bağımsız yaşayabilmenin mücadelesini veriyoruz. Zorba devletlerin yoğun baskısı altındayız. Mesela Amerika özetle şunu diyor: ‘Ben yaparım ama sen yapamazsın.´
Daha sıkıntılı günler bizi bekliyor gibi. Fitneye neden olacak işlere girişmek, safları sıklaştırmamak, sadece kendi kazancını ve istikbalini düşünmek, şu saatten sonra büyük vebaldir. Umudumuzu, yani ülkemizi korumak zorundayız.

Anahtar Kelimeler: Bütün, olaylar
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
En küçük adım bile (18 Aralık 2017 - Pazartesi)
Daima Kudüs (14 Aralık 2017 - Perşembe)
Aklıma ilk gelenler (11 Aralık 2017 - Pazartesi)
Ben, Öteki ve Ötesi (30 Kasım 2017 - Perşembe)
Eski Vatan (28 Kasım 2017 - Salı)
Bize düşen, düşmemektir (23 Kasım 2017 - Perşembe)
Kazandıkça kaybetmek (19 Kasım 2017 - Pazar)
Türkiye nedir? (13 Kasım 2017 - Pazartesi)
Kirli dil, kibirli hâl (02 Kasım 2017 - Perşembe)
Gençliğimizin kahramanları (26 Ekim 2017 - Perşembe)
Yazmış bulunduk (20 Ekim 2017 - Cuma)
Bir kütüphane kurmak (17 Ekim 2017 - Salı)
Millet dersine çalışmalıyız (12 Ekim 2017 - Perşembe)
Yazmadan önce (09 Ekim 2017 - Pazartesi)
Altı çizilenler (05 Ekim 2017 - Perşembe)
Yolculuğumuz (22 Eylül 2017 - Cuma)
Dengemizi koruyalım (19 Eylül 2017 - Salı)
Kırsalda neler oluyor? (15 Eylül 2017 - Cuma)
Bir mesele (07 Eylül 2017 - Perşembe)
Üzücü ve şaşırtıcı olan (24 Ağustos 2017 - Perşembe)
Görülen lüzum üzerine (31 Temmuz 2017 - Pazartesi)
Kardeşliğimizi tahkim etmeliyiz (27 Temmuz 2017 - Perşembe)
Vatanı vatansızlara bırakmadık (11 Temmuz 2017 - Salı)
İyilerle birlikte olmak (07 Temmuz 2017 - Cuma)
İyilik berekettir (03 Temmuz 2017 - Pazartesi)
Türkiye, müşterek derdimizdir (05 Haziran 2017 - Pazartesi)
Aslımızdan kopamayız (02 Haziran 2017 - Cuma)
Kırk yıllık hatır (24 Mayıs 2017 - Çarşamba)
Tek tesellimiz (12 Mayıs 2017 - Cuma)
Son günler için (08 Mayıs 2017 - Pazartesi)
BAHAR (05 Mayıs 2017 - Cuma)
Kazanırken kaybedilen (25 Nisan 2017 - Salı)
KISACA (06 Nisan 2017 - Perşembe)
Yeniden niyet etmeliyiz (03 Nisan 2017 - Pazartesi)
Yeminli düşmanlık (24 Mart 2017 - Cuma)
Dünden devam (17 Mart 2017 - Cuma)
Hayat ve bereket (15 Mart 2017 - Çarşamba)
Bize gelen, bizimle giden (06 Mart 2017 - Pazartesi)
Yirmi yıl sonra (04 Mart 2017 - Cumartesi)
Yapmak ile Yıkmak (24 Şubat 2017 - Cuma)
Arkadaşlık (13 Şubat 2017 - Pazartesi)
Nerede duruyoruz? (09 Şubat 2017 - Perşembe)
Pullarımız (07 Şubat 2017 - Salı)
Güzellik (02 Şubat 2017 - Perşembe)
Dert söyletir, derman susturur (27 Ocak 2017 - Cuma)
Bize düşen vazife (17 Ocak 2017 - Salı)
Kar (14 Ocak 2017 - Cumartesi)
Buradayız, bekliyoruz (10 Ocak 2017 - Salı)
Sağlam duralım (23 Aralık 2016 - Cuma)
Evlatlarımız (07 Aralık 2016 - Çarşamba)
Türkiye bir mesuliyetin adıdır (20 Kasım 2016 - Pazar)
Saygı ile sevgi (02 Kasım 2016 - Çarşamba)
Fitne ateşi (21 Ekim 2016 - Cuma)
Son durum (14 Ekim 2016 - Cuma)
Türkiye´yi savunmak (10 Ekim 2016 - Pazartesi)
Devletin ve milletin bekâsı için (18 Ağustos 2016 - Perşembe)
15 Temmuz 2016 (21 Temmuz 2016 - Perşembe)
Göz gördü, gönül sevdi (14 Temmuz 2016 - Perşembe)
Dünyanın çivisi (30 Haziran 2016 - Perşembe)
Güzel bir kitap (17 Haziran 2016 - Cuma)
Hak ve Bâtıl (14 Haziran 2016 - Salı)
Yapan, yaptınız diyendir (09 Haziran 2016 - Perşembe)
Kâğıt, kalem ve sosyal medya (20 Mayıs 2016 - Cuma)
Fitne (06 Mayıs 2016 - Cuma)
Ne durumdayız? (16 Kasım 2015 - Pazartesi)
Akan kan, yükselen kin (26 Ağustos 2015 - Çarşamba)
Kenan Evren öldü (16 Mayıs 2015 - Cumartesi)
Kültür meselemiz (23 Nisan 2015 - Perşembe)
Oyunu bozmak zorundayız (21 Nisan 2015 - Salı)
Kıyamet değil, kıyam (06 Nisan 2015 - Pazartesi)
Siyaset ve millet (30 Mart 2015 - Pazartesi)
Bir hilal uğruna... (24 Mart 2015 - Salı)
Bu bir gezi yazısıdır (10 Mart 2015 - Salı)
Bugün (28 Şubat 2015 - Cumartesi)
Söz vermek, almak... (27 Şubat 2015 - Cuma)
İmha ve ihya (09 Şubat 2015 - Pazartesi)
Yoldaki işaretler (05 Şubat 2015 - Perşembe)
Sözün özü (31 Ocak 2015 - Cumartesi)
Sözün namusu (28 Ocak 2015 - Çarşamba)
İnsan insanın aynasıdır (21 Ocak 2015 - Çarşamba)
Dostluk ve düşmanlık (14 Ocak 2015 - Çarşamba)
Hepimiz tehlikedeyiz (12 Ocak 2015 - Pazartesi)
Sarıkamış için (08 Ocak 2015 - Perşembe)
Bıldır (04 Ocak 2015 - Pazar)
Son zamanlar (01 Ocak 2015 - Perşembe)
Sana kalpten soruyorlar (28 Aralık 2014 - Pazar)
Bir insana sarılmak (25 Aralık 2014 - Perşembe)
Yerli ve millî olmak (25 Aralık 2014 - Perşembe)
Tarihte bugün (18 Aralık 2014 - Perşembe)
Gerçek Hayat (30 Kasım 2014 - Pazar)
Geçici menfaatler, kalıcı anlamlar (28 Kasım 2014 - Cuma)
Yaşatırsanız, yaşarsınız (26 Kasım 2014 - Çarşamba)
Kudüs için (20 Kasım 2014 - Perşembe)
Ağaçlar ve odunlar (17 Kasım 2014 - Pazartesi)
Anadolu Gençlik Derneği (13 Kasım 2014 - Perşembe)
Zengin çeşit, fakir insan (11 Kasım 2014 - Salı)
Duâ Tâneleri (07 Kasım 2014 - Cuma)
Yoksulun sırtı, zenginin karnı (05 Kasım 2014 - Çarşamba)
Yeniden Bursa (04 Kasım 2014 - Salı)
Türkiye`ye inanmak (31 Ekim 2014 - Cuma)
Bursa`nın kıymeti (28 Ekim 2014 - Salı)
Türkiye, umudun yurdu (23 Ekim 2014 - Perşembe)
Yüksek hayat tecrübesi (16 Ekim 2014 - Perşembe)
Olmadı (12 Ekim 2014 - Pazar)
Batı bataklığı (08 Ekim 2014 - Çarşamba)
Acı gerçek, tatlı yalan (07 Ekim 2014 - Salı)
Doğan ölür, yapılan yıkılır (24 Eylül 2014 - Çarşamba)
Ölüm var (21 Eylül 2014 - Pazar)
Kalbin betonlaşması (11 Eylül 2014 - Perşembe)
Kıymet, bilinmek ister (09 Eylül 2014 - Salı)
Kardeşlik âdabı (05 Eylül 2014 - Cuma)
Kitabın ahlakını korumak (05 Eylül 2014 - Cuma)
Birinci Meclis Ruhu (03 Eylül 2014 - Çarşamba)
Ancak birlikte başarabiliriz (29 Ağustos 2014 - Cuma)
Kardeşime dokunma! (21 Ağustos 2014 - Perşembe)
Değişen bir şey var mı? (20 Ağustos 2014 - Çarşamba)
Birlikte dirlik vardır (18 Ağustos 2014 - Pazartesi)
Fesadın işi: Haset (15 Ağustos 2014 - Cuma)
YARIN (10 Ağustos 2014 - Pazar)
Yolda olmak... (08 Ağustos 2014 - Cuma)
Hatırla ve sıkı tut (06 Ağustos 2014 - Çarşamba)
Merhamet etmek (03 Ağustos 2014 - Pazar)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
05:54 07:38 12:38 15:02 17:20 18:51
Kıyamet günü herkes birbirinden davacı olur. Hatta tokuşan koyunlar bile..

Hz. Muhammed