BURUCİYE MEDRESESİNE UZANAN KIRK YILLIK YOL
Tarih: 12.1.2018 13:30:08 / 343okunma / 0yorum
Talha Gurbetçi

SİVAS   İHL   mezunu gençler ile; zaman, zaman bir araya gelerek, selamlaşırız. Sohbet ederiz. Dertleşiriz, konuşuruz…

İşte böyle bir buluşmamızı, BURUCİYE MEDRESESİNDE yapmaya karar vermiştik. Çaylar içildi. Sohbet koyulaştı. Ben onlara bu tarihi mekânda; hem çay içip, tarih solurken, bazı konular hakkında, bilgi sunmaya çalışıyordum.  O tarihi mekânın yanında olan, Şifahiye Medresesi ile, ilgili; yaşadığımız bir olay aklıma geldi. Onlara hatırladığım kadarı ile; anlatmaya çalıştım.

Gençler, dinleyiniz;

Yetmişli yılların sonları, Biz MTTB´ de yöneticilik, yapıyoruz. Bir avuç üniversiteli genç olarak...

O, yıllarda; öyle derneklerin allı, pullu binaları yoktu. Herkes, dağarcığından ne ortaya koyarsa; dernek binasının kirası, öyle denkleştirilirdi. Kimi zaman, O, binanın masraflarının karşılanması için; ufak, tefek ticari girişimler de yapılırdı. Onu bizzat yapanlardan, biri idim.

O, bina dediğimiz zaman; tabiri caizse, başımızı sokacak, bir yerdi. Bu arada içimizden oraya en fazla hizmeti geçen; Orayı en fazla çalışmak adına, bakımı adına, hizmet eden; Rahmetli EHLİ namıyla bilinen, Ahmet Turan kardeşimizi analım.  Nur içinde yatsın...

O, Hal binasının en köşesindeki; mütevazi dernek binasında, ne anılarımız vardı. Kimler geldi, kimler geçti...

Parasızlık zor bir iştir. Üstelik sizi, çaresiz bırakıyorsa; zorluk derecesi, daha da artar, Yıpratır, yorar, halsiz bırakır. O yıllarda; Ülkemizi yöneten, bir koalisyon Hükumeti, vardı.    Malum Siyasi hayatımıza, damga vuracak, Bir siyasi lider ortaya çıkmıştı. Halkımız, onun söylemleri ile irkiliyordu. Yeni, yeni, şeyler duyuyordu.  Bu siyasi lider; Farklı bir anlayış, farklı bir bakış, farklı yorumlar, farklı bir siyaset yolu ortaya koymuştu.  Bu lider; Şu sıralar ölüm yıl dönümü olan; ERBAKAN Hocadan başkası değildi. Allah mekanını cennet etsin, nur içinde yatsın. Ölümünde; Ülkenin tüm siyasilerini, cenazesinde bir araya getirmişti. Orada bile; bir farklılık yaşatmıştı. Başlattığı yolculuğun, devam ettiğine yürekten inananlardanım.

Bizler, bizim gibi düşünen insanların Devlet yönetiminde, görev alıyor olmasının heyecanı ile; maddi sıkıntılar içerisinde bulunan, derneğimizi rahatlatmak istiyorduk. İnsanlara hizmet edebileceğimiz; daha geniş, daha konforlu bir mekânı hayal ediyorduk. Bu amaçla, bazı arkadaşlarımız, fedakârlık yaparak; okulları uzatmayı bile, göze alıyordu. Hizmet aşkı bu kadar yoğundu. O, yılların getirdiği tüm maddi sıkıntılar; insanımızı arayışlar içine sokmuştu. O nedenle, sıkıntıları gidermek, tek amaçtı. Bu sıkıntıları giderecek, çareler üretmeye çalışıyorduk.

Dernekten arkadaşım olan; Abdülkadir beyle birlikte, Ankara´ ya gitmeye karar verdik. Amacımız, yaptığımız istişareler neticesinde; Şehrimizin ortasında bulunan, ŞİFAHİYE veya BURUCİYE Medreselerinden istifade etmekti. O yıllarda oraları, terk edilmiş, viraneler gibi; kaderine bırakılmış, yalnızlığını yaşıyordu. Diğer bazı şehirlerimizde; bu tür yerlerin kültürel amaçlı derneklere verildiğine, hatta bazılarının yurt olarak kullanıldığına şahit olmuştuk. Yeri gelmişken hatırlatalım. Son yıllarda tarihi mekanlara sahip çıkılması adına, verilen mücadeleyi; ayakta alkışlıyorum. Eski yıllarda buraların halini bilen birisi olarak; ne kadar sevindiğimi, anlatamam. Ahırlara çevrilen mekanlardan; bugün her anlamda yararlanılan, mekanlara; ulaştık.

Tekrar ediyorum; emeği geçenlerden ALLAH razı olsun.

Bu düşüncemizi, hayata geçirmek için; Bu amaçla yola koyulduk… heyecanlıydık...

Ankara´ da o yıllarda bizlerden büyük olan iki tane abimiz; çalışma bakanlığında, çalışıyorlardı. Rahmetlik YAHYA Abi, mekânı cennet olsun.  Diğeri MÜKREMİN Abi idi. Bizleri, bir fırsatını bularak; zamanın çalışma bakanı ile, bir araya getirdiler. Biz, amacımızı ve hedefimizi, isteğimizi sayın Bakana anlattık. O beyefendi sağ olsun, bizi dinledi ve ilgili bakanın bizzat kendisinden randevu alarak; oraya yönlendirdi. Neticeden de kendisini bilgilendirmemizi istedi.

Biz, çocuklar gibi sevinerek; Bakanın yanından ayrıldık.  İnşaat halinde olan KOCATEPE Camii´ nin alt katında cuma namazımızı kıldık. Cuma namazından sonra ilgili bakanlığa gittik. Bakanlık koridorlarında dolaşırken; herkesin dikkatini çekmemiz gayet doğaldı. Hem öğrenciydik hem resmi kıyafetli değildik. İlgili bakanın özel kalemine gittiğimiz zaman; bizi çok acımasız bir gerçek bekliyordu. Bakan bey, Ankara´ dan ayrılmıştı. Bizimle ilgili, herhangi bir yönlendirmede de bulunmamıştı, not dahi bırakmamıştı. Bize verilen cevap; Bakan Bey Adana´ ya gittiler, oldu.

Biz, ne yapacağımız şaşırmış halde, koridorlarda gezinirken; bizi orada fark eden, eski MTTB Genel Başkanlarından Rahmetlik Burhanettin Bey, bağrına bastı. Bizi dinledi, bizimle hüzünlendi.

Biz, o ilk şaşkınlığı atlattıktan sonra; Doğruca, çalışma bakanlığına gittik. Durumu anlattık. O zaman Sayın Bakan, bizi Vakıflar Genel Müdürü arkadaşla görüşerek, o tarafa yönlendirdi. Tekrar yeni bir heyecanla koştuk. Ancak, sonuç yine hüsrandı. Bizi, sayın genel müdür yerine, bir daire başkanı karşıladı. Bize işin olmazlarını anlatarak, şehrimize, tabiri caizse; geri postaladı.

Evet, bürokratik engellerle ilk tanışmamız, böyle olmuştu. Üstelik, şimdilerde birilerinin yaptığı gibi kişisel kazanımlar peşinde koşarken değil; toplumun yararına olan bir konuda, engellenmiş olmamız, bizi çok üzdü. Hayallerimizin yıkıldığını hissettik. İlerleyen yıllarda, buna benzer çok olayla karşılaştık. Hiçbiri, bu olaydaki kadar canımızı acıtmamıştı. Nasıl olurdu? Bizim gibi düşünen insanlar; toplum yararına olan bir konuda, bize yardımcı olmazlardı? Azıcık olsun, üzerinde düşünmeden; olumsuz tavır sergileyebilirlerdi? Hazmedemedik. Hala da; hazmedemiyoruz... Hayallerimiz, yıkılmıştı...

Bu tür, densizliği yapan, başaramayacağı makamları işgal eden; kaldıramayacağı yükler altında ezilen, herkesten; bir ömür boyu nefret ettim… nefret etmeye devam edeceğim…  Haaa, açıkça benim amacım sadece bu makamı işgal etmekti, ben de buna eriştim, desin. O zaman o tür insanları anlarım. Ancak, bu sefer de onları o görevlere getirenlerden nefret ederim...

EVET, Bugün BURUCİYE medresesinin emin ellerde, hizmet verir durumda olmasından; çok etkilendim. Kırk yıl sonra da, olsa; Bizim düşündüğümüz anlamda; hizmet eden bir konuma gelmesinden gurur duydum.

Kırk yıl önce de olsa; atılan bir tohumun, bugün meyve vermesinden dolayı; geç de olsa, buruk bir sevinç yaşadım. Demek ki; idealist düşünceler kısa zamanda, hayata geçmese de diriliklerini ve canlılıklarını her zaman koruyorlar.  Ne mutlu kutlu yolun yolcularına… Ne mutlu bu yollarda; yol göstericilik yapan, insanlarına...

Dostlar, Yol uzun, meşakkat çok. Ancak, yılmak yok, ümitsizlik yok... 

Bu olayı benden dinleyen gençler hem üzüldüler hem sevindiler. Üzüldüler, bizim; O, işi başaramamış olmamızdan dolayı.

Sevindiler… Bugün öyle güzel mekanların; güzel amaçlar için, kullanıldıklarını, gördükleri için…

Evet, neymiş; yılmak yoktur, mücadele vardır… Tekrar emeği geçenlere, teşekkürler…

 

Anahtar Kelimeler: BURUCİYE, MEDRESESİNE, UZANAN, KIRK, YILLIK
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
OSMANLICAYA SAHİP ÇIKALIM (26 Ağustos 2018 - Pazar)
GEZELİM GÖRELİM (03 Ağustos 2018 - Cuma)
SELAM OLSUN SELAM OLSUN YİĞİTLERE (18 Temmuz 2018 - Çarşamba)
YENİ BAKANLAR KURULU AÇIKLANDI (11 Temmuz 2018 - Çarşamba)
SEÇİM SONRASI BEKLENTİLERİMİZ (03 Temmuz 2018 - Salı)
SEÇİM SONUÇLARINI NASIL OKUMALI (25 Haziran 2018 - Pazartesi)
UNUTMAYALIM HEP HAFIZAMIZDA KALSIN (19 Haziran 2018 - Salı)
ESKİMEYEN BAYRAMLAR (12 Haziran 2018 - Salı)
RAMAZAN AYI RAHMET AYIDIR (01 Haziran 2018 - Cuma)
EKONOMİK SAVAŞ HIZLANDI (24 Mayıs 2018 - Perşembe)
KATİL İSRAİL BOŞ DURMUYOR (15 Mayıs 2018 - Salı)
YENİ BİR SEÇİM YENİ BİR HEYECAN (28 Nisan 2018 - Cumartesi)
SEÇİM ÖNCESİ VE SONRASI KRİZ SENARYOLARI (25 Nisan 2018 - Çarşamba)
O AĞACIN ALTINDA BULUŞUYORUZ (02 Nisan 2018 - Pazartesi)
MEMLEKET SEVGİSİ BİR BAŞKADIR (23 Mart 2018 - Cuma)
MEMLEKET HİZMET İSTER (05 Mart 2018 - Pazartesi)
KANAYAN YARA KİMSESİZ SOKAK ÇOCUKLARI (27 Şubat 2018 - Salı)
CEMRE KİTABEVİMİZ VE KİTAP KULÜBÜMÜZ (21 Şubat 2018 - Çarşamba)
ŞEHRİMİZİN KIYMETİNİ BİLEMEDİK (02 Şubat 2018 - Cuma)
SEN SİVASI TANIRMISIN (22 Ocak 2018 - Pazartesi)
6 K NIN DİĞER SINIFLARIN ŞANSLARI (01 Ocak 2018 - Pazartesi)
GÜNDEM ÇOK YOĞUN (30 Aralık 2017 - Cumartesi)
KALABALIKLARIN YALNIZLAŞTIRDIĞI İNSAN (19 Aralık 2017 - Salı)
ELLERİMİZ BİRLEŞMELİDİR (12 Aralık 2017 - Salı)
İDARECİLİK YÖNETİCİLİK BİR MEZİYETTİR (06 Aralık 2017 - Çarşamba)
ŞEHRİMİZE HİZMET İCRAATLA OLUR (03 Aralık 2017 - Pazar)
SUÇLULARI TOPLUMA KAZANDIRMAK GEREKİR (29 Kasım 2017 - Çarşamba)
ÜNİVERSİTE GENÇLİĞİNİN MESELELERİ (23 Kasım 2017 - Perşembe)
DEĞERLENDİRMELER ÖĞRETMEN, (19 Kasım 2017 - Pazar)
SÜT TOZU ÇOCUKLARI (17 Kasım 2017 - Cuma)
TERÖR OLAYLARI NEYİ HEDEFLİYOR (12 Kasım 2017 - Pazar)
MİLLİ MESELELERİMİZ (06 Kasım 2017 - Pazartesi)
SON OKÇULAR TEPESİ AİLEDİR (31 Ekim 2017 - Salı)
Zaferlerin Arka Planı; Ordu ve Strateji (03 Ağustos 2014 - Pazar)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59
Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi, Olmaya devlet cihanda, bir nefes sıhhat gibi.

Kanuni Sultan Süleyman
İbrahim KAHVECİ
İbrahim KAHVECİ
Sorun sadece döviz ve faiz olsa keşke
YUSUF KAPLAN
YUSUF KAPLAN
Hava, kurşun gibi ağır! Basîret şimdi lazım bize!
Yusuf Ziya Cömert
Yusuf Ziya Cömert
Para görününce vicdan sıvışır
BERAT DEMİRCİ
BERAT DEMİRCİ
KİMLER BELEDİYE BAŞKANI OLABİLİR?
Beşir Ayvazoğlu
Beşir Ayvazoğlu
Doktor Bey´in işleri
Mehmet Şevket EYGİ
Mehmet Şevket EYGİ
CHP´nin Din Konusundaki Genelgesi
Salih Tuna
Salih Tuna
Kadir Mısırlıoğlu´nun fesi, PKK´nın kalpağı
Yusuf Ziya Ünsal
Yusuf Ziya Ünsal
Sona Bırakmayalım
Prof. Mustafa Çağrıcı
Prof. Mustafa Çağrıcı
Ehl-i Sünnet tek tip midir?
İBRAHİM TENEKECİ
İBRAHİM TENEKECİ
Son günlerin dünyası
MUSTAFA KUTLU
MUSTAFA KUTLU
Âlet işler el övünür
Gülşah Akkaş Yaman
Gülşah Akkaş Yaman
Nasılsın dediklerinde
Selahattin Çerik
Selahattin Çerik
Şükürname!
İsmail Dursun
İsmail Dursun
Sivasspor´dan Beşiktaş´a Futbol Dersi
D. Mehmet Doğan
D. Mehmet Doğan
Yatay talimatlar, dikey uygulamalar!
Kemal Öztürk
Kemal Öztürk
Sessiz karşı devrim
Müjgan Üçer
Müjgan Üçer
SİVAS HALAYINA DURAN GENÇLER
Aydın Ünal
Aydın Ünal
Dikkat, PKK dönüşüyor
Ahmet ÖZDEMİR
Ahmet ÖZDEMİR
Ey ana toprağı, ey Anadolu
Muzaffer Gücer
Muzaffer Gücer
SİVASIN ÇERMİKLERİ
Ö. EMİR DOĞAN
Ö. EMİR DOĞAN
“YAZIN ÜÇ AY YATAN ÖĞRETMEN” HA!
Osman Nuri Kesici
Osman Nuri Kesici
25 Eylül Dünya Eczacılar günü...
Mahmut Erol Kılıç
Mahmut Erol Kılıç
Bilgilendirme notu
Muhsin Kaya
Muhsin Kaya
SİVAS´A SELAM YOLA DEVAM
Talha Gurbetçi
Talha Gurbetçi
OSMANLICAYA SAHİP ÇIKALIM
Yavuz Bülent Bakiler
Yavuz Bülent Bakiler
DÜŞMANIYIM ASALETİN KELİMELERDE BİLE”
Sami Akkuş
Sami Akkuş
DUA EDİN...
Ergün Diler
Ergün Diler
Kıbrıs planı
Gülşah YARLI
Gülşah YARLI
Sezona veda
Fikret ÜNSAL
Fikret ÜNSAL
DEDİKODUSU ÇIKARSA OLUR
Aziz Erdoğan
Aziz Erdoğan
ÇANAKKALE RUHU DÜNDEN DİRİDİR
Zübeyir Kamil Akkaya
Zübeyir Kamil Akkaya
Batı´ya Doğru - Taklit Bitti, Tahkik Başladı!
Salih Şahin
Salih Şahin
OSMANLI ARAPLARI NASIL SÖMÜRDÜ!
S. Emrah GÖKTAŞI
S. Emrah GÖKTAŞI
Sivil toplum
Osman Nuri KESİCİ
Osman Nuri KESİCİ