BU VATAN KİMİN?
Tarih: 17.2.2018 10:55:26 / 363okunma / 0yorum
Ahmet ÖZDEMİR

Millî Mücadele yıllarının bütün ıstırabını, çocukluk ve ilk gençlik dönemlerinde yaşamış olan Orhan Şaik Gökyay, edebiyat dünyasına ilk adımını şiirle attı. Önce aruz vezni ile başladığı şiire; daha sonra, halkın dili ve söyleyişini kullanarak âşık ve tekke tarzları ile koçaklama havasını birleştirdi, yeni ve ileri bir şiir anlayışına ulaştı. Ömrünün sonuna kadar bu tarzı sürdürdü. İstiklâl Savaşı yıllarında pek çok kimse Ankara´ya İnebolu üzerinden ulaşıyor ve Kastamonu´ya da uğruyorlardı. Bunlardan birisi de Mehmet Akif Ersoy´du. Orhan Şaik Gökyay, Mehmet Akif Ersoy´u Kastamonu´da görmek imkanı bulmuş, o zamana kadar yazdığı şiirleri göstermiş ve beğenisini kazanmıştı. İlk şiiri “Annemin Mezarında” adını taşıyordu ve kardeşi Kenan´a ithaf ettiği bu şiir, 1922 yılında Kastamonu´da çıkan Açıksöz Gazetesi´nde yayımlanmıştı. 

Orhan Şaik Gökyay´ın 61 şiiri biliniyor. Bunlardan 21´i aruz, 29´u hece vezniyle yazılmış. Diğer 11 şiiri serbest olarak kaleme alınmış. Üç şiirini “Nalan”, “Birisi” ve “Meserret” takma adlarıyla yazmış, Nalan ve Meserret adıyla yazdığı şiirleri kendine ithaf etmiş. On şiirinde “Gökyay”, bir şiirinde “Şaik”, iki şiirinde de “Meçhul” mahlâsını kullanmış. Diğerlerinde bir mahlas bulunmamakta. 
Orhan Şaik´in Balıkesir´de bulunduğu 1924-26 yıllan arasında Çağlayan adında 15 günlük bir dergi çıkarılmıştı. Çağlayan´da Mehmet Akif, Tokadizade Şekip ve Hasan Basri Çantay gibi devrin önemli şair ve yazarlarının da eserleri yayınlanmıştı. 
İzmir´in işgaline çok üzülmüştü. “İzmir Yolunda” şiiri “ Akşam kızıl ufuklara vurmuştu bir hayal” mısrası ile başlıyor ve şöyle bitiyordu: 
“Baktım ufuklarımda o bâkir hayâline 
Çıktım sabaha ağlayarak işte, hâline! 
Bittim ben âh bitmedi hâlâ tahassürün; 
Rüyamda bâri bir gececik İzmir´im görün!” diye bitiyordu. İkinci şiiri İzmir´in Rüyası´nı lisedeki edebiyat öğretmeni olan Vasıf Beyefendi´ye ithaf edilmişti. Bu şiirlerin yazıldığı yıl 1922 ve Orhan Şaik 20 yaşında bir delikanlıydı. 
Orhan Şaik Gökyay´ın şiirlerinde en çok Vatan, Tabiat, Kahramanlık, Yalnızlık konuları işlemiş. 
“Bre koç yiğitler bre kocalar 
Bir destan söyleyim, divan kurulsun!.. 
Böylesi destanı almaz heceler 
Meydan sazlarına, meydan verilsin!..” 
diye başlayan “Çağrı” şiirinde karşımızda sanki bir Köroğlu vardır. 
Orhan Şaik Gökyay´ın aşk ve tabiat şiirlerinde bir Karacaoğlan edasını yakalamak mümkün. Güngör Önder´in Uşşak makamında bestelediği şiiri bunlardan biri: 
Beni koyup giden cefacı dilber, 
Koyduğun yerlerde duramıyorum; 
Beni de alsaydın n ´olur beraber, 
Derdimi kimseye veremiyorum. 
Bütün bunlar bir yana, Orhan Şaik Gökyay´ın asıl duygusal ve gür sesinin zirvesi, “Bu Vatan Kimin?”dir. 
Yıl 1937 Orhan Şaik Gökyay Bursa´da. Evlerinin yakınında bir resmî daire var. Rüzgarsız bir gün. Direkte unutulan bayrak kendini bırakmış. İstiklal savaşında yetişmiş Şaire bu görüntü dokunur. Hemen oracıkta şiirin ilk mısraları doğmaya başlar: 
Bu vatan toprağın kara bağrında 
Sıra dağlar gibi duranlarındır; 
Bir tarih boyunca onun uğrunda 
Kendini tarihe verenlerindir. 
........ 
Bu şiirle Orhan Şaik´i tanımayan, bu şiirle duygulanmayan, heyecanlanmayan Türk evladının olmadığına kuşkum yok. 
Türk tarihini, Türk milleti ve onun kahramanlık sembolü Mehmetçiği karşımıza getiren bu destan; Orhan Şaik´in Gökyay mahlasını kullandığı on şiirden biri. 
1972 yılında Kültür Bakanlığı Anıtkabir Senaryosu yarışması açmıştı. Yüzün üzerinde başvuru yapılmıştı. Ancak hiç biri değerli görülmemişti. Sonra böyle bir senaryoyu yazması Orhan Şaik Gökyay´dan istenmiş ve iki aylık süre verilmişti. Eser iki aylık süre içerisinde bitmişti. Bu bir İstiklâl Savaşı´nın destanı´ydı. Mustafa Kemal Paşa´nın Samsun´a çıkışıyla başlıyordu: 
“Bir gemi açılır engine, 
Bu tek gemi, bu küçük tekne 
Bir yenilmez donanma heybetinde 
Tek başına yarar Karadeniz´i... 
İçinde bir asker var, bin asker gibi; 
Bir kılıç var belinde, gücü bin kılıç... 
Bir ordu gibi çıkar o tek asker 
Samsun´a... 
Kuşanır bir kılıç gibi Anadolu´yu, 
Anadolu kuşanır onu bir kılıç gibi, 
Erzurum yaylasında bir şafak söker, 
Bir bayrağın dinç kızıllığı vurur 
Yurdun üstüne. 
İstiklal Savaşı´nın safhaları nesir-nazım olarak Anıtkabir Senaryosu ´nda dile getirilmiş ve Atatürk´ün Türk Milleti´ni yükseltmek ve medenî devletler arasında yerini almasını sağlamak amacıyla yaptığı inkılapları, Atatürk´ün sözlerini de kullanarak, şiirli bir anlatımla vermişti 

Anahtar Kelimeler: VATAN, KİMİN
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
Baki kalan bu kubbede (14 Mayıs 2018 - Pazartesi)
Mendil verdim geline (11 Mayıs 2018 - Cuma)
Ahmet Kutsi Tecer Sempozyumu (01 Mayıs 2018 - Salı)
Kitabımsın kitap (28 Nisan 2018 - Cumartesi)
Atatürk ve Bektaşilik (24 Nisan 2018 - Salı)
Hani benim çocukluğum? (23 Nisan 2018 - Pazartesi)
23 Nisan´a doğru (22 Nisan 2018 - Pazar)
Eskiden baharın müjdesi kardelenlerdi. (14 Nisan 2018 - Cumartesi)
Şakanın kataloğu olur mu? (03 Nisan 2018 - Salı)
Âşık Veysel, kahır ve sabır (26 Mart 2018 - Pazartesi)
Kadınlar Günü (09 Mart 2018 - Cuma)
Alparslan (05 Mart 2018 - Pazartesi)
Asker mektupları (26 Şubat 2018 - Pazartesi)
Sevgi ile yarış olmalı sevgi (13 Şubat 2018 - Salı)
Kızıldan beyaza Aksultan Abdülhamit (06 Şubat 2018 - Salı)
Şark bülbülü (04 Şubat 2018 - Pazar)
Nazım Hikmet ve Bekir Sıtkı (31 Ocak 2018 - Çarşamba)
Emrah Sivas´ta (28 Ocak 2018 - Pazar)
Kış şarkıları (25 Ocak 2018 - Perşembe)
Avcılık ve Şarkışlalı Serdari (23 Ocak 2018 - Salı)
Tel helva, arabaşı ve konuk (21 Ocak 2018 - Pazar)
Mehmet Emin Yurdakul (18 Ocak 2018 - Perşembe)
Şiir şiirdir. başka söze ne hacet... (15 Ocak 2018 - Pazartesi)
Çalışan gazeteciler bayramı (10 Ocak 2018 - Çarşamba)
Yardım eyle bozatlı hızır (05 Ocak 2018 - Cuma)
Noel Baba mı Ülgen Baba mı? (03 Ocak 2018 - Çarşamba)
Bulutlar ağlamasa yeşillik nasıl güler (30 Aralık 2017 - Cumartesi)
Kış Türküleri (26 Aralık 2017 - Salı)
İnternet medyasının resmi ilan alması hayal (23 Aralık 2017 - Cumartesi)
Yerel medya ve sorunları (21 Aralık 2017 - Perşembe)
Garbın ilim ve sanatı (19 Aralık 2017 - Salı)
Zaralı Halil (13 Aralık 2017 - Çarşamba)
Gazetecilik eğitimi ve istihdam (06 Aralık 2017 - Çarşamba)
Bu da Karadenizli Fitnat Hanım (03 Aralık 2017 - Pazar)
Fitnat Hanım fıkraları (01 Aralık 2017 - Cuma)
Fitnat Hanım (28 Kasım 2017 - Salı)
Yörük ve çadır (22 Kasım 2017 - Çarşamba)
Bir acı kahve (20 Kasım 2017 - Pazartesi)
Faruk Nafiz´in sanatı (15 Kasım 2017 - Çarşamba)
Atatürk´ü Anlayabilmek (10 Kasım 2017 - Cuma)
Mualla Orhon (08 Kasım 2017 - Çarşamba)
Divan-ı Lügat-it Türk (19 Ekim 2017 - Perşembe)
Ahmet Kutsi Tecer (16 Ekim 2017 - Pazartesi)
Gazetecilik ve kültür (15 Ekim 2017 - Pazar)
Fasık kime denir? (20 Eylül 2017 - Çarşamba)
Kudüs ortak hedefimiz olmalı (09 Eylül 2017 - Cumartesi)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59
Denizin dibinde incilerle taşlar karışık olarak bulunurlar, övülecek şeyler de kusur ve yanlışların arasında bulunurlar

Mevlana