Boş Dünya…
Tarih: 13.8.2015 10:20:27 / 688okunma / 0yorum
İbrahim KAYA

 

Dünyada ve memleketimizde insanlıktan ve hakikatlerden yoksun ne kadar mahlûk var… Kâinatın düzenini bozan, nimetlere karşı şükretmeyen, sadece kendini düşünen, boş ideolojiler peşinde koşan yaratıklar… Ve aynı zihniyette devletler… Maalesef onların sebep olduğu vahşetler dolayısıyla insanlık büyük bir trajedinin eşiğinde…

 Açlık, sefalet, savaş, terör dünya coğrafyalarında kol geziyor… İlle de İslam ülkelerinde… İnsanların pek çoğu bu olumsuz durumlarla içi içe… Hayatlarını zorluklar altında idame ettirme gayretindeler… Hayat olağan düzeninin dışına çıkmış… Ömürlerin nihayete ermesi için dua edinilecek aşamaya varılmış… Yerin altı, üstünden daha güvenli hale gelmiş… Ölüm, sığınılacak en güvenli liman olmuş…

Gelişmelerden etkilenmeyenler de var tabii… Onların tuzu kuru… Dünya yansa umurlarında değil… Kendi düzenlerini kurmuşlar… Geçici hayatı kendilerine cennet yapma çabasındalar…  Nasıl olacaksa…

“Nasıl bir dünyada yaşamak istersiniz?” şeklindeki bir sualin cevabı kişilerin ve devletlerin içinde bulunduğu şartlara ve hayata bakış açılarına göre değişiklik arz eder?

Şöyle ki müstekbirlerin, hiçbir derdi olmayıp lüks içinde yaşayanların elindekilerle tatmin olduğu hiç görülmemiştir… Hep daha fazlasını isterler… Daima normalin dışına çıkma çabasındadırlar… Dünyanın kurulu düzenini değiştirmektir hedefleri… İlahî kanunlarladır onulmaz mücadeleleri… Peygamberledir kirli savaşları… Kandan ve zulümden beslenirler çoğu zaman… Petrol karasıdır yüzleri… Betondandır vicdanları… Bankaların gizli kasalarında saklıdır onurları… Maddedir, paradır, sermayedir taptıkları… Bu devletler için de böyledir…

Oysa “Nasıl bir dünyada yaşamak istersiniz?” sorusunu garibanlara ve mazlumlara sorsak alacağımız cevap tabiatın kanunlarına uygun, insanca ve tatminkârdır… Zaten olması gerekendir… Allah´ın ilahî düzenidir… Peygamberlerin beşeriyete ulaştırdığı kutlu mesajlardır… Yani ki insanlığın ta kendisidir…

Sadece ‘ben´in değil, ‘biz´in egemen olduğu bir dünya… Her gün yüzlerce, binlere insanın öldürülmediği bir dünya… İhanetin olmadığı bir dünya… Kin ve nefretin değil sevgi ve saygının hüküm sürdüğü bir dünya… Düşene bir tekmenin daha atılmadığı bir dünya…

Hiçbir kederin olmadığı bir dünya… Sefaletten uzak bir dünya… ‘Bir elimde cımbız, bir elimde ayna, umurumda mı dünya´ mantığıyla hayat süren insan müsveddelerinin olmadığı bir dünya…

Haksızlığın değil adaletin hâkim olduğu bir dünya… Anaların gözyaşı dökmediği bir dünya… Çocukların aç ve açıkta kalmadığı bir dünya… Babaların öldürülmediği bir dünya… Komşusu açken tok yatanların olmadığı bir dünya… Bencilliğin değil yardımlaşmanın el üstünde tutulduğu bir dünya…

Yeryüzünün dört bir yanında kardeşlik türkülerinin söylendiği bir dünya… Millî ve manevî değerlere sahip çıkılan bir dünya… Denizlerin masmavi olduğu bir dünya… Derelerin, ırmakların gürül gürül çağıldadığı bir dünya… Kuşların cıvıl cıvıl ötüştüğü bir dünya… Ağaçların yapraklarının dalında kurumadığı bir dünya…

Türkiye´miz birliğin, kardeşliğin, huzurun hâkim olduğu bir dünya için tek başına kutlu bir mücadele vermekte… Bu mücadeleyi engellemek için dışarıda ve içeride bütün şer odakları ve hainler harekete geçmiş durumda… Dünyada büyük bir hak ve batıl savaşı yaşanıyor… Allah; askeriyle, polisiyle, hükümetiyle devletimize güç versin… Şehitlerimize rahmet, yakınlarına ve milletimize sabır… Ve de dua…

Ne diyordu kahraman şehidimiz Muhammet Onur Demir, Üstat Necip Fazıl´ın dilinden Boş Dünya şiirinde:

“Gittiler... Bana dünyam
Birdenbire boş geldi.
Seçilmiş oldu eşyam.
Odalarım loş geldi.

Gözlerim müebbette,
Günü gelir elbette...
Gelir Melek nöbette,
Safa geldi, hoş geldi.”

 

              İşte biz böyle inançlı, mümin yiğitlerin ay-yıldızlı, al bayrak altında nöbet tuttuğu bir memlekette birlik ve beraberlik şuuruyla güven ve huzur içinde yaşıyoruz… Bunu bozmaya da Allah´ın izni ve inayeti ile hiç kimsenin gücü yetmeyecektir… Umarım herkes dünya hayatının boş olduğunun ve asıl olanın ise ahiret hayatı olduğunun farkına bir an önce varır… Zira herkesin bir hesabı varsa, Allah´ın da bir hesabı vardır… Önemli olan da budur…

      

Anahtar Kelimeler: Dünya
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
Kutlu Yolun Yolcusu: Mehmed Âkif (27 Aralık 2017 - Çarşamba)
Kudüs İslam´ındır! (16 Aralık 2017 - Cumartesi)
Dilde Birlik (31 Ekim 2017 - Salı)
Okumuyoruz! (07 Eylül 2017 - Perşembe)
15 Temmuz Ruhu (10 Temmuz 2017 - Pazartesi)
Ramazan Yazıları-VI (27 Haziran 2017 - Salı)
Ramazan Yazıları-V (10 Haziran 2017 - Cumartesi)
Ramazan Yazıları-IV (08 Haziran 2017 - Perşembe)
Ramazan Yazıları-III (03 Haziran 2017 - Cumartesi)
Ramazan Yazıları-II (31 Mayıs 2017 - Çarşamba)
Ramazan Yazıları-I (29 Mayıs 2017 - Pazartesi)
Dün, Bugün ve Yarın… (12 Nisan 2017 - Çarşamba)
Öyle mi? (20 Şubat 2017 - Pazartesi)
Ne Mutlu (14 Şubat 2017 - Salı)
Ey Halep! (03 Ocak 2017 - Salı)
Ah Halep! (29 Aralık 2016 - Perşembe)
Başaramayacaksınız! (20 Aralık 2016 - Salı)
Köy Okulları (11 Kasım 2016 - Cuma)
Eğitimde Okul-Aile İşbirliği (28 Eylül 2016 - Çarşamba)
Vatan Evladı yahut Vatan Haini Olmak! (04 Ağustos 2016 - Perşembe)
Kahraman Millet (23 Temmuz 2016 - Cumartesi)
Sivas´a Doğru (15 Temmuz 2016 - Cuma)
Hesap Günü (22 Haziran 2016 - Çarşamba)
Gazze´nin Kınalı Kuzuları (11 Mayıs 2016 - Çarşamba)
Hz. Peygamber (sav) ve Gençlik (22 Nisan 2016 - Cuma)
Edebiyat Notları-IV (17 Şubat 2016 - Çarşamba)
Edebiyat Notları-III (12 Şubat 2016 - Cuma)
Edebiyat Notları-II (05 Şubat 2016 - Cuma)
Edebiyat Notları-I (29 Ocak 2016 - Cuma)
Başka Türkiye Yok (30 Ekim 2015 - Cuma)
Kurban Nedir? (22 Eylül 2015 - Salı)
Lanet Olsun Hainlere… (15 Eylül 2015 - Salı)
Muhsin Kaya ve Sivaslılar Vakfı (02 Eylül 2015 - Çarşamba)
Birlik Olmak (06 Ağustos 2015 - Perşembe)
Memleketimiz Özümüzdür (29 Temmuz 2015 - Çarşamba)
Bayram O Bayram Ola (20 Temmuz 2015 - Pazartesi)
Zulüm Asla Payidar Olamaz (14 Temmuz 2015 - Salı)
Herkes İçin Ramazan (07 Temmuz 2015 - Salı)
Ramazan Oyun ve Eğlence Ayı Değildir (03 Temmuz 2015 - Cuma)
Köy ve Şehir Ramazanları (01 Temmuz 2015 - Çarşamba)
Ramazan-ı Şerif ve Oruç Üzerine (23 Haziran 2015 - Salı)
Köyümüze Ramazan Gelince (17 Haziran 2015 - Çarşamba)
İnanarak Yaşamak (09 Haziran 2015 - Salı)
Köylerimiz (03 Haziran 2015 - Çarşamba)
Sivas Kitapları (26 Mayıs 2015 - Salı)
Sivas Benim Memleketim (19 Mayıs 2015 - Salı)
Okumuyoruz (12 Mayıs 2015 - Salı)
Şehirlerin Sultanı Sivas (05 Mayıs 2015 - Salı)
Şu Talebelik Zor İş! (28 Nisan 2015 - Salı)
Birlikte Yaşama Ahlakı (21 Nisan 2015 - Salı)
Kutlu Peygamber (14 Nisan 2015 - Salı)
Hayatı Ertelemeden Yaşamak (31 Mart 2015 - Salı)
Baharla Birlikte Gelen (25 Mart 2015 - Çarşamba)
Çanakkale... Çanakkale... (17 Mart 2015 - Salı)
Eğitim Üzerine (03 Mart 2015 - Salı)
Baharı Beklerken (23 Şubat 2015 - Pazartesi)
Bismillah! (17 Şubat 2015 - Salı)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59
Bilimin bulunmadığı yer, suyu olmayan kentte benzer?

Hacı Bektaşı Veli