Bıyık hikayeleri
Tarih: 17.5.2016 10:38:00 / 918okunma / 0yorum
Beşir Ayvazoğlu

 

Bir gece bütün Ankara sosyetesi Türk Ocağı salonunda bir opera temsilindedir. İsmet İnönü, Cumhurbaşkanlığı locasında yerini almıştır; yanında eşi Mevhibe Hanım, Başbakan Şükrü Saraçoğlu ve Maarif Vekili Hasan Âli Yücel vardır. İkinci perde başlarken kulaktan kulağa bir fısıltı ve yüzlerde gizlenmeye çalışılan bir tebessüm gezinmeye başlar: “Hasan Âli bıyıklarını kesmiş!”

 

Rivayete göre, İnönü temsil sırasında “Yahu Hasan şu bıyıklarını kessene!” demiş, o da uzun antraktta Millî Şef´inin emrini derhal yerine getirmiştir.

 

Bu hadiseyi Cevdet Kudret´in eşi İhsan Kudret, İhsan Benimle Çalışır mısın adlı kitabında anlatıyor. Aynı hadiseye Nadir Nadi de Perde Aralığından (1964) adlı hâtıratında değinir. 1943 yılı başlarında, bir gün Hasan Âli Yücel´i Ankara Palas´ın büyük salonunda bıyıksız görünce, “Hayrola üstad, neden kestin o güzelim bıyıklarını?” diye soran ve “Sorma! Millî Şef öyle istedi!” cevabını alan Nadir Nadi şöyle devam ediyor:

 

“Evet, Millî Şef öyle uygun görmüştü. Yalnız Hasan Âli´nin değil, başta Başbakan Saraçoğlu, dudağının üstünde erlik belgesi taşıyan bütün hükümet üyelerine bıyıklarını kazımalarını emretmişti. Onlar da bıyık yüzünden istifa edecek değillerdi ya, değişmez genel başkanın emrini yerine getirmişlerdi. Yalnız Suat Hayri Ürgüplü ‘Kesersem uğursuz gelecek´ gerekçesi ile direnmiş, bıyıklarını kurtarmıştı. Fakat hükümet üyelerinin çehresine bıyık yakıştıramayan Millî Şef, nedense kendisininkine dokunmaya lüzum görmüyordu.”

 

Yücel, devrin bütün bürokratları gibi, çehresini Hitlervari bir bıyıkla donatmıştı. Belki de savaşın Almanlar aleyhine döndüğünü fark eden Milli Şef, yeni devre işe suratları temizleyerek başlamak istiyordu, kim bilir!

 

***

 

Millî Şef´in arzuları istikametinde uygulanan yasak vekillerle sınırlı kalmamış, bütün askerlere ve devlet memurlarına bıyıkları kesme emri verilmişti. Tarık Buğra, bir yazısında, o yıl, yani 1943 yılında, yedek subaylığını yaparken yönetmeliğe uygun olarak bıraktığı ve özenle baktığı bıyığını kesmemekte direndiği için tam on bir sürgün cezası yediğini anlatır.

 

Matruş surat yakın zamanlara kadar “çağdaş”lığın olmazsa olmaz şartı olarak görülüyor, “Bıyıklar kesilecek, kes!” emri verilince usturalar çalışmaya başlıyordu.

 

Refik Hâlid Karay, Deli adlı tek perdelik piyesinde, matruş suratları yaşanan büyük değişimin önemli göstergelerinden biri olarak ele almıştır. Yazarının Atatürk tarafından affedilmesini sağlayan bu piyeste, Meşrutiyet´in ilânından iki gün önce delirip tam yirmi yıl sonra aklı başına gelen Maruf Bey, gördüğü değişiklikler karşısında hayretten hayrete düşmektedir; kendi zamanında matruş surat yabancılara has olduğu için duvardaki Atatürk fotoğrafını “matruş, yakışıklı bir İngiliz”in fotoğrafı zanneder.

 

Yakup Kadri, Gençlik ve Edebiyat Hâtıraları´nda Atatürk´ün, Deli piyesindeki buna benzer cümleleri okurken gözlerinden yaş gelinceye kadar güldüğünü anlatıyor.

 

***

 

Ömer Seyfettin´in “Kesik Bıyık” adlı bir hikâyesi vardır. Bu hoş hikâyede bir gencin bıyıklarını modaya uyarak kısaltıp incelttikten sonra başına gelenler anlatılır. Önce annesi oğlunun farmason olduğunu zannederek “Ah hain alçak! Artık benim evladım değilsin!” diye feryadı basar, sonra babası açar ağzını, yumar gözünü; “Bıyıklarını kesmek hep pis bir şeye delalet edermiş. Öyle pis bir şeye ki...” Bu yüzden evden kovulan genç, yolda karşılaştığı sporcu arkadaşlarınca “Bonjur! Bonjur! İşte şimdi adama benzedin! Neydi o palabıyıklar? Mezardan kalkmış bir yeniçeri ağası gibi...” diye alkışlanır, Topkapı tramvayında yanına oturan bir hoca efendi tarafından da bıyıklarını sünnet-i şerife üzere kestiği için takdir edilir.

 

***

 

Eskiler sakal ve bıyığı “dünya süsü” olarak görür, sakalsız bıyıksız bir erkek düşünemezlerdi. Sermet Muhtar Alus´un anlattığına göre, İstanbul sokaklarında yerli kıyafetle dolaşan ilk matruş, Alman asıllı Blum Paşa´ymış; halk onu görünce çok şaşırır, “Akağalardan olsa gerek!” derlermiş. Beyaz harem ağalarına akağa denildiğini unutmamak gerekir.

 

Sakal ortodoksluğun da şanındandı; on sekizinci yüzyıl başlarında Deli Petro -Milli Şef´in bıyıkların kesilmesini emretmesi gibi- sakalların kesilmesini emredince Kazaklar bu emre karşı çıkarak Türkiye´ye sığınmışlardır. Evliya Çelebi´ye göre, sakal kesmek  “Dünya süsünü bıraktım”, bıyık kesmek de “Ben varlığımdan geçip çirkin görünüşlü olmayı kabul ettim” anlamına gelirdi. Bazı sufiler, bu sebeple dünya ilgilerinden kurtulduklarını göstermek için sadece sakal ve bıyıklarını değil, vücutlarındaki bütün kılları tıraş ederlerdi. Cevlakiler onlardandır. Cavlak, cascavlak kelimeleri Cevlaki´den gelir.

 

Mehmed Âkif´in bıyıklıları

Mehmed Âkif, “İstibdat” şiirinde bir Abdülhamid devri paşasını tasvir ederken sakalını “ocak süpürgesi”ne, bıyığını da çalıya benzetir:

 

Bıyık o kırda yetişmiş diken yemişli çalı;

 

Ağız da in gibi aslâ görünmüyor, kapalı.

 

Başka bir şiirinde Meşrutiyet devrinin bazı aydınlarının bıyıklarına “Demet demetken o saçlar, ne muhtasar o bıyık” diye dokunan Âkif, Âsım´da gençleşme hevesine kapılan bir “mütekaid paşa”yı şöyle tasvir etmektedir:

 

Saç sakal tuttu ne hikmetse acâib bir renk;

 

Kalafatlandı bıyıklar, iki batman, bir denk!

 

“Bir Arîza” şiirinde de Cumhuriyet´in ilk yıllarında kendisinin ve şiirinin nasıl görüldüğünü alaylı bir dille şöyle anlatmıştır:

 

Mevzun düşürür saçmayı bir saçma adam var,

 

Manzûm sayıklar gibi manzûme sayıklar!

 

Zannım, mütekãid şuarâdan olacak ki:

 

Hiçbir yenilik yok, herifin her şeyi eski.

 

Hâlâ ne sakaldan geçebilmiş, ne bıyıktan;

 

Âsârı da memnun görünür köhne kılıktan.

Anahtar Kelimeler: Bıyık, hikayeleri
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
‘Sevda bölüğünde kıdemli bir asker´ (22 Ekim 2018 - Pazartesi)
Millet bahçeleri ve Gülhane Parkı (16 Ekim 2018 - Salı)
Yunan mitolojisi ve biz (13 Ekim 2018 - Cumartesi)
Yunan mitolojisi ve biz (10 Ekim 2018 - Çarşamba)
Tatlı aşurenin acı hatırası (05 Ekim 2018 - Cuma)
‘Aylar bize hep Muharrem oldu´ (24 Eylül 2018 - Pazartesi)
‘Muhteşem ve feyizli bir başlangıç´ (26 Ağustos 2018 - Pazar)
Rahip Brunson, Reverend Frew ve Halûk (14 Ağustos 2018 - Salı)
Mütebahhir bir dost: Metin Kayahan Özgül (07 Ağustos 2018 - Salı)
Şerefiye Sarnıcı ve sanat (29 Temmuz 2018 - Pazar)
Futbol, milliyetçilik ve ırkçılık (23 Temmuz 2018 - Pazartesi)
Eşsiz bir dost: Mustafa Çalık (15 Temmuz 2018 - Pazar)
Dergâh dergisi okurken... (08 Temmuz 2018 - Pazar)
Münevver, aydın, entelektüel (01 Temmuz 2018 - Pazar)
Semavi Eyice ve Sultan Abdülmecid´in tuğrası (13 Haziran 2018 - Çarşamba)
‘Yâr bana bir eğlence meded´ (04 Haziran 2018 - Pazartesi)
Kudüs, Mescid-i Aksa ve edebiyatımız (22 Mayıs 2018 - Salı)
Ramazan düşünceleri (13 Mayıs 2018 - Pazar)
Edebiyat tarihimiz yeniden yazılmalı (08 Mayıs 2018 - Salı)
‘Geceleyin bir ses böler uykumu´ (03 Mayıs 2018 - Perşembe)
Zulmiyye´den Adliyye´ye Yenicami (30 Nisan 2018 - Pazartesi)
Nurullah Ataç ve Tevfik Fikret (27 Nisan 2018 - Cuma)
Hayat Ağacı´ndan Bursa´da Zaman´a (19 Nisan 2018 - Perşembe)
Hekimbaşı´nın karanfilleri (18 Nisan 2018 - Çarşamba)
‘Miraciye Saklı Miras´ (14 Nisan 2018 - Cumartesi)
‘Utandım bu âciz şairliğimden´ (10 Nisan 2018 - Salı)
Leyleklerin Müslümanlığı (05 Nisan 2018 - Perşembe)
Bir sahafın dağarcığından (28 Mart 2018 - Çarşamba)
Tophane-i Âmire´de muhteşem bir sergi (08 Mart 2018 - Perşembe)
Soyadı hikâyeleri (04 Mart 2018 - Pazar)
Shaykh Tosun Bayrak Al-Jerrahi Al-Halveti (22 Şubat 2018 - Perşembe)
Sultan Abdülhamid biyografisi yazmak (19 Şubat 2018 - Pazartesi)
Cinuçen Bey´in hatıraları (15 Şubat 2018 - Perşembe)
Bir milyon kitap meselesi (11 Şubat 2018 - Pazar)
Müslümanlar, kitaplar ve kütüphaneler (05 Şubat 2018 - Pazartesi)
Haydarpaşa Garı ve tarih (25 Ocak 2018 - Perşembe)
‘Annemin Kütüphanesi´ (21 Ocak 2018 - Pazar)
Gözyaşı çeşmesi kurumasın (17 Ocak 2018 - Çarşamba)
Haydarpaşa Garı ve tarih (13 Ocak 2018 - Cumartesi)
Vampirizm ve Batı medeniyeti (09 Ocak 2018 - Salı)
İstanbul´un delifişek takvimi (04 Ocak 2018 - Perşembe)
Âkif´e, dostlarına ve dostluğa dair (01 Ocak 2018 - Pazartesi)
Annemarie Schimmel ve Mevlânâ (22 Aralık 2017 - Cuma)
Karacaahmet, Ali Fuad Başgil ve Atsız (16 Aralık 2017 - Cumartesi)
Osmanlı barışı ve Filistin (11 Aralık 2017 - Pazartesi)
Mehmet Âkif ve Nâzım Hikmet (05 Aralık 2017 - Salı)
Türkler ve Ruslar (27 Kasım 2017 - Pazartesi)
Türkler ve Ruslar (22 Kasım 2017 - Çarşamba)
‘Büyük Kedi Katliamı´ (19 Kasım 2017 - Pazar)
Milli Saraylar Resim Müzesi (13 Kasım 2017 - Pazartesi)
Nobel Edebiyat Ödülü´ne dair güftügû (08 Kasım 2017 - Çarşamba)
TOKİ´nin yeni vizyonu (05 Kasım 2017 - Pazar)
TOKİ´nin yeni vizyonu (23 Ekim 2017 - Pazartesi)
Türk tarihçiliğinin iki İsmail´i (17 Ekim 2017 - Salı)
Osmanlı bilim mirası (06 Ekim 2017 - Cuma)
Bartók, Sarısözen ve türkülerimiz (30 Eylül 2017 - Cumartesi)
Kerkük üzerine düşünceler (27 Eylül 2017 - Çarşamba)
Bienaller ve güncel sanat (21 Eylül 2017 - Perşembe)
Mardinîzadeler Şerif Mardin (17 Eylül 2017 - Pazar)
‘Hayal Şehir´in ince ressamı (13 Eylül 2017 - Çarşamba)
Malazgirt´ten İstanbul´un fethine (30 Ağustos 2017 - Çarşamba)
İstifanın üç devirdeki anlamları (25 Ağustos 2017 - Cuma)
Körleşme (21 Ağustos 2017 - Pazartesi)
“Vay benim köse sakalım” (11 Ağustos 2017 - Cuma)
‘İhtiyar´ın imparatorluğu (04 Ağustos 2017 - Cuma)
Şehir, kent ve ‘kent kültürü´ (01 Ağustos 2017 - Salı)
‘Bir nev-civansın şûh-ı cihansın´ (20 Haziran 2017 - Salı)
‘Hezarfen´ (17 Haziran 2017 - Cumartesi)
Sahibinin aynası: Hususi kütüphane (14 Haziran 2017 - Çarşamba)
Davul muhabbeti (06 Haziran 2017 - Salı)
Fâtih´in biyografisini yazmak (01 Haziran 2017 - Perşembe)
Kızılelma muhabbeti (25 Mayıs 2017 - Perşembe)
Bir Darülelhan vardı (19 Mayıs 2017 - Cuma)
‘Ben sulh adamıyım´ (15 Mayıs 2017 - Pazartesi)
Biyografi muhabbeti (03 Mayıs 2017 - Çarşamba)
‘Tebessüm İnkılâbı´ (28 Nisan 2017 - Cuma)
Renkler muhabbeti (26 Nisan 2017 - Çarşamba)
‘Bir ağaç gibi tek ve hür...´ (16 Nisan 2017 - Pazar)
Karga muhabbeti (03 Nisan 2017 - Pazartesi)
İnci Enginün´e saygı (29 Mart 2017 - Çarşamba)
İnci Enginün´e saygı (25 Mart 2017 - Cumartesi)
‘Hezarfen Çizgen´den ‘Anbean´ (14 Mart 2017 - Salı)
Ezana ve ezan şiirlerine dair (28 Şubat 2017 - Salı)
Sanat, edebiyat ve ahlâk (15 Şubat 2017 - Çarşamba)
‘Feyhaman Duran: İki Dünya Arasında´ (08 Şubat 2017 - Çarşamba)
Gazi, Serbest Fırka ve Ağaoğlu Ahmet Bey (04 Şubat 2017 - Cumartesi)
‘Zamanı Aşan Taşlar´ (29 Ocak 2017 - Pazar)
Satranç muhabbeti (23 Ocak 2017 - Pazartesi)
Refik Erduran ve Türk aydınları (16 Ocak 2017 - Pazartesi)
‘Bembeyaz bir dünyada yaşamak´ (10 Ocak 2017 - Salı)
Elveda Galata Köprüsü (05 Ocak 2017 - Perşembe)
Köprüler ve tüneller (30 Aralık 2016 - Cuma)
Yüz yıl önce neler oldu? (24 Aralık 2016 - Cumartesi)
‘Âlemde ziyâ kalmasa halk etmelisin, halk!´ (07 Aralık 2016 - Çarşamba)
Tanburî Cemil Bey ve oğlu (04 Aralık 2016 - Pazar)
‘Yangın vaaar!´ (01 Aralık 2016 - Perşembe)
‘Tarihim, şerefim, her şeyim...´ (31 Ekim 2016 - Pazartesi)
Maymuncuk kelimeler (18 Ekim 2016 - Salı)
Sivas´ta Selçuklu´yu düşünmek (07 Eylül 2016 - Çarşamba)
Tarikatlar ve siyaset (19 Ağustos 2016 - Cuma)
Yazmak ve yazarlık hakkında düşünceler (27 Haziran 2016 - Pazartesi)
Masalları bile dönüştürmek istediler (21 Haziran 2016 - Salı)
‘Kul olayım kalem tutan ellere´ (14 Haziran 2016 - Salı)
NECİP FAZIL VE AĞAÇLAR (07 Haziran 2016 - Salı)
Aydos´un ikinci fethi (04 Haziran 2016 - Cumartesi)
HARİKA BİR FOTO-BİYOGRAFİ (28 Mayıs 2016 - Cumartesi)
OSMAN HAMDİ BEY VE YEŞİL CAMİ (24 Mayıs 2016 - Salı)
Üç sofra (20 Mayıs 2016 - Cuma)
MECAZ, KİNAYE,ALEGORİ, İRONİ. V.B. (03 Mayıs 2016 - Salı)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59
Denizi testiye doldursan, alabildiği kadar su alır. Gerisi kalır?

Mevlana
YUSUF KAPLAN
YUSUF KAPLAN
Dikkat! Türkiye´nin sosyolojisi metamorfoz geçiriyor!
BERAT DEMİRCİ
BERAT DEMİRCİ
BUNLAR HEP BASİT MANTIK KURALLARIDIR
İbrahim KAHVECİ
İbrahim KAHVECİ
Sorun sadece döviz ve faiz olsa keşke
Prof. Mustafa Çağrıcı
Prof. Mustafa Çağrıcı
Ehl-i Sünnet tek tip midir?
Yusuf Ziya Cömert
Yusuf Ziya Cömert
Para görününce vicdan sıvışır
Mehmet Şevket EYGİ
Mehmet Şevket EYGİ
İslam´ın ölçütleri
İBRAHİM TENEKECİ
İBRAHİM TENEKECİ
Son günlerin dünyası
MUSTAFA KUTLU
MUSTAFA KUTLU
Âlet işler el övünür
Gülşah Akkaş Yaman
Gülşah Akkaş Yaman
Nasılsın dediklerinde
Selahattin Çerik
Selahattin Çerik
Şükürname!
İsmail Dursun
İsmail Dursun
Sivasspor´dan Beşiktaş´a Futbol Dersi
D. Mehmet Doğan
D. Mehmet Doğan
Yatay talimatlar, dikey uygulamalar!
Kemal Öztürk
Kemal Öztürk
Sessiz karşı devrim
Müjgan Üçer
Müjgan Üçer
SİVAS HALAYINA DURAN GENÇLER
Beşir Ayvazoğlu
Beşir Ayvazoğlu
TÜYAP Kitap Fuarı´na ve Selim İleri´ye dair
Yusuf Ziya Ünsal
Yusuf Ziya Ünsal
Avucunuzdaki Kelebek
Aydın Ünal
Aydın Ünal
Dikkat, PKK dönüşüyor
Ahmet ÖZDEMİR
Ahmet ÖZDEMİR
Ey ana toprağı, ey Anadolu
Muzaffer Gücer
Muzaffer Gücer
SİVASIN ÇERMİKLERİ
Ö. EMİR DOĞAN
Ö. EMİR DOĞAN
“YAZIN ÜÇ AY YATAN ÖĞRETMEN” HA!
Salih Tuna
Salih Tuna
Türk ekonomisi McKinsey´e mi emanet edildi?
Osman Nuri Kesici
Osman Nuri Kesici
25 Eylül Dünya Eczacılar günü...
Mahmut Erol Kılıç
Mahmut Erol Kılıç
Bilgilendirme notu
Muhsin Kaya
Muhsin Kaya
SİVAS´A SELAM YOLA DEVAM
Talha Gurbetçi
Talha Gurbetçi
OSMANLICAYA SAHİP ÇIKALIM
Yavuz Bülent Bakiler
Yavuz Bülent Bakiler
DÜŞMANIYIM ASALETİN KELİMELERDE BİLE”
Sami Akkuş
Sami Akkuş
DUA EDİN...
Ergün Diler
Ergün Diler
Kıbrıs planı
Gülşah YARLI
Gülşah YARLI
Sezona veda
Fikret ÜNSAL
Fikret ÜNSAL
DEDİKODUSU ÇIKARSA OLUR
Aziz Erdoğan
Aziz Erdoğan
ÇANAKKALE RUHU DÜNDEN DİRİDİR
Zübeyir Kamil Akkaya
Zübeyir Kamil Akkaya
Batı´ya Doğru - Taklit Bitti, Tahkik Başladı!
Salih Şahin
Salih Şahin
OSMANLI ARAPLARI NASIL SÖMÜRDÜ!
S. Emrah GÖKTAŞI
S. Emrah GÖKTAŞI
Sivil toplum
Osman Nuri KESİCİ
Osman Nuri KESİCİ