Birlik-beraberlik
Birlik-beraberlik
Tarih: 26.11.2014 18:08:19 / 609okunma / 0yorum
MUSTAFA KUTLU

“Birlik-beraberlik” sözünü ne kadar çok kullanıyoruz. Kavga bitsin, barış gelsin, huzur bulalım güçlü olalım diye, bir uyarı, bir tavsiye, bir hedef olarak zikrediyoruz.

Ancak şurası da bilinmeli ki bu sözün içini doldurmadıktan sonra hiçbir tesiri olmayacaktır. Yeri gelmişken söze revnak katmak için bir fıkra anlatayım.

Doğu’da bir kasabanın “Kurtuluş Bayramı” kutlanmaktadır. Böylesi bayramlarda idareciler halka hitap eder, nutuk söyler. Orada da genç Belediye Başkanı böyle bir konuşma yapmaktadır. Tam kürsünün yanında o kurtuluş günlerini yaşamış bir nine durmakta. Başkan “Biz o karanlık günlerde genç ihtiyar, birlik beraberlik içinde düşmana karşı nasıl savaştık, nasıl mücadele ettik bunu bir düşünün” deyince nine dayanamamış:

– Yavrum sen o günlerde dünyada yoktun, nerden bileceksin savaşı-mavaşı. Palavra sıkma, deyince; Başkan kürsüden nineye doğru eğilerek:

– Uzatma, dinle, bu bir nutuktur, demiş.

İnsanoğlu toplum içinde yaşamak zorundadır. Yalnızlık Allah’a mahsus.

Allah’ı inkar edip insanı (bireyi) merkeze alan düşünce cemaata da, cemiyete de karşıdır.

Üstelik bunu özgürlük adına yapar. Halbuki özgürlüğün esası Allah’a kul olmaktır. İnsan Allah’a kul olursa hiçbir şeyin önünde eğilmez, kula kulluk biter.

Cemiyetin çekirdeği ailedir. Yukarıda bahsettiğim zihniyet aileye de karşıdır. Onu bir baskı unsuru olarak görür. Daha ilerisi evliliğe de karşı olmaktır.

Aile, yani ana-baba-kardeşler, eşimiz, çocuklarımız, akrabalarımız ilk daireyi oluşturur. Buna komşuları, arkadaşları katalım. Eğer kaldıysa yaşadığımız mahalle de beraber olduğumuz yerdir. Köy, şehir derken vatana millete ulaşırız.

Bunlar kişinin yakınlarıdır ve bu yakınlık, ortak yaşam, ortak güç insanı “güven” içinde tutar.

Bir canlının hayatta en başta gelen endişesi bir varlık-yokluk meselesi olan “güven”dir.

İşte insanlar felaket, tehlike, düşman karşısında; hastalık, açlık, yoksulluk karşısında yani acze düştüğünde bu güveni yakalamak için birlik-beraberlik çığlığı koparır. Bir elin nesi var, iki elin sesi var, der.

Birlik-beraberliği temin eden toplum hayatı, aile, mahalle vb. olmakla beraber ortak inanç, ülkü, hedef, gelenek, kültür, tarih, bu oluşumun içini doldurur.

Biz nerede biraraya geliyoruz bir bakalım.

Camide, cenazede, Ramazan’da, bayramda, Kurban`da, düğünde. Bunun sebebi “din kardeşliği”dir.

Omuz omuza aynı safta kıbleye dönenlerin arasına başka bir sıfat giremez.

Girmemeli.

Bunu sağlayabilirsek “birlik-beraberlik”ten bahsedebiliriz.

Aynı safta namaz kılıp, camiden çıkınca yanındakine birini gösterip “Şunu görüyor musun, o işte falan meşreptendir” diye gıybete başlarsak kıldığımız namaz da boşa gider.

Bu çerçeveden İslâm âlemine bakarsak, her kafadan bir ayrı sesin yükseldiğini görürüz. Kan boşuna akmıyor.

Demek ki yürekler aynı anda aynı amaç için çarpmıyor.

Bunu bir keşif gibi sunmak yersizdir. İslâm tarihine baktığınızda tefrika yüzünden Müslümanlar arasında kanın gövdeyi götürdüğünü görürsünüz.

Lafı eğip bükmeden şu meselenin adını koyalım.

Kitabımız açık, anlaşılır bir biçimde Allah’a kul olmak için ne yapacağımızı bildiriyor. Hz. Peygamber bunun tatbikatını en ince noktalarına kadar yaparak bizi aydınlatmıştır. İncir çekirdiği yüzünden tartışmanın âlemi yok.

Adını koyalım dedik.

Peki koyalım: Menfaat, kibir, benlik, nefsin türlü türlü tuzakları. Güçlü olma, hakim olma, hükmünü yürütme, nefsini tatmin etme, vb.

Hz. Peygamber’in Mekke fethindeki af hamlesini hatırdan çıkarmayın.

Birlik-beraberlik camide başlayacak başka yerde değil. Camiden çıkanlar camiye gelmeyenlerle (Yanlış anlamayın inkarcılarla değil) kucaklaşacak. (Bu sütunlarda “Af adaletten üstündür” diye bir yazı yazdım, lütfen bakıla)

“Zor iş” değil mi?

Ee, kim demiş Müslümanlık kolay diye.

Anahtar Kelimeler: Birlikberaberlik
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
Tatil programı (20 Haziran 2018 - Çarşamba)
Elveda zamanı (06 Haziran 2018 - Çarşamba)
Haddini bilmek (30 Mayıs 2018 - Çarşamba)
Kıssadan hisse (24 Mayıs 2018 - Perşembe)
“Öteki” diye biri yok (17 Mayıs 2018 - Perşembe)
“Öteki” diye biri yok (10 Mayıs 2018 - Perşembe)
Piyasa (03 Mayıs 2018 - Perşembe)
Tanrı misafiri (25 Nisan 2018 - Çarşamba)
İnsanı tanımak (12 Nisan 2018 - Perşembe)
İnsanı tanımak (29 Mart 2018 - Perşembe)
Tarihi yapanlar ve yazanlar (15 Mart 2018 - Perşembe)
Yara (07 Mart 2018 - Çarşamba)
Mesele (28 Şubat 2018 - Çarşamba)
BEYAZ (21 Şubat 2018 - Çarşamba)
Sarışın (09 Şubat 2018 - Cuma)
Mus­ta­fa KUT­LU (02 Şubat 2018 - Cuma)
Ahlâk ağacı (25 Ocak 2018 - Perşembe)
Şehir, kültür ve sanat (2) (18 Ocak 2018 - Perşembe)
Şehir, kültür ve sanat (1) (11 Ocak 2018 - Perşembe)
Sanat nedir? (05 Ocak 2018 - Cuma)
Korku zamanı (22 Aralık 2017 - Cuma)
Bizim mahalle (14 Aralık 2017 - Perşembe)
Şiir öldü mü? (07 Aralık 2017 - Perşembe)
Hayatın nabzı (30 Kasım 2017 - Perşembe)
Hayat zor (23 Kasım 2017 - Perşembe)
Hayat zor (16 Kasım 2017 - Perşembe)
Aramıza kim girdi (09 Kasım 2017 - Perşembe)
Başka format yok mu? (02 Kasım 2017 - Perşembe)
Günler gelip geçerken (26 Ekim 2017 - Perşembe)
Kurban ile bayram (20 Ekim 2017 - Cuma)
Eğitimin olmazsa olmazı: Disiplin (12 Ekim 2017 - Perşembe)
Kimin borusu ötüyor? (05 Ekim 2017 - Perşembe)
Tükenmeyen hazine (22 Eylül 2017 - Cuma)
Aidiyet (14 Eylül 2017 - Perşembe)
Gergin miyiz? (07 Eylül 2017 - Perşembe)
İnsan nereye koşuyor? (04 Eylül 2017 - Pazartesi)
Atla, atla (24 Ağustos 2017 - Perşembe)
Eğlence (17 Ağustos 2017 - Perşembe)
Çöpten gıda (11 Ağustos 2017 - Cuma)
Tek tip (04 Ağustos 2017 - Cuma)
Kirlenme (04 Temmuz 2017 - Salı)
Takva nerede? (08 Haziran 2017 - Perşembe)
Domatesin tadı (26 Mayıs 2017 - Cuma)
Hikâye ve romanda kişiler (19 Mayıs 2017 - Cuma)
“İkinci Yeni” üzerine (11 Mayıs 2017 - Perşembe)
Eğitim şart (28 Nisan 2017 - Cuma)
Devamsızlık bilgisi (16 Nisan 2017 - Pazar)
Evvelbahar (06 Nisan 2017 - Perşembe)
Nurettin Albayrak (23 Mart 2017 - Perşembe)
Heidegger´in Kulübesi (17 Mart 2017 - Cuma)
Fotoğrafın anlattığı (03 Mart 2017 - Cuma)
SİZ VE BİZ (23 Şubat 2017 - Perşembe)
Büyük filim (09 Şubat 2017 - Perşembe)
Anne (02 Şubat 2017 - Perşembe)
Kar yazısı (27 Ocak 2017 - Cuma)
Devlet ve şahsiyet (19 Ocak 2017 - Perşembe)
Televizyonda evlilik (13 Ocak 2017 - Cuma)
“Hemşehrilikten feragat” (06 Ocak 2017 - Cuma)
Nihayet tarım (04 Aralık 2016 - Pazar)
İstanbullu kim? (19 Ekim 2016 - Çarşamba)
Ruh (06 Ekim 2016 - Perşembe)
Mazmun (21 Temmuz 2016 - Perşembe)
ŞÜKÜR (09 Temmuz 2016 - Cumartesi)
Eski eserler ve Taksim´e cami (30 Haziran 2016 - Perşembe)
DUA (09 Haziran 2016 - Perşembe)
FARKINDALIK (05 Mayıs 2016 - Perşembe)
Çağla (27 Nisan 2016 - Çarşamba)
Güle dair (21 Mayıs 2015 - Perşembe)
Huzur (26 Nisan 2015 - Pazar)
Cinayetler (19 Mart 2015 - Perşembe)
İş insanı güzelleştirir (05 Mart 2015 - Perşembe)
Çakma bunalım veya II. Yeni (27 Şubat 2015 - Cuma)
Köprü ve göç (18 Şubat 2015 - Çarşamba)
Fena (04 Şubat 2015 - Çarşamba)
Izdırabın boyutu (28 Ocak 2015 - Çarşamba)
Hayat tarzı (21 Ocak 2015 - Çarşamba)
Kar yazısı (14 Ocak 2015 - Çarşamba)
Taşra çıkarması (31 Aralık 2014 - Çarşamba)
Kırk milyon fidan (25 Aralık 2014 - Perşembe)
Hangi muhafazakarlık (18 Aralık 2014 - Perşembe)
Dört kişiden biri (04 Aralık 2014 - Perşembe)
Müzik bitti mi? (19 Kasım 2014 - Çarşamba)
Bir avuç toprak (13 Kasım 2014 - Perşembe)
Kafayı çizen adam (05 Kasım 2014 - Çarşamba)
Cumhurbaşkanlığı Sarayı (31 Ekim 2014 - Cuma)
Bana ne yapacağımı söyle (23 Ekim 2014 - Perşembe)
M. Seyfettin Özege (15 Ekim 2014 - Çarşamba)
Üniversite ve kütüphane (09 Ekim 2014 - Perşembe)
Halime Toros merhaba (07 Ekim 2014 - Salı)
Huşû (21 Eylül 2014 - Pazar)
Yeni Türkiye ama nasıl? (11 Eylül 2014 - Perşembe)
Sarnıçlara dönmek (04 Eylül 2014 - Perşembe)
Eski ve yeni (28 Ağustos 2014 - Perşembe)
Af adaletten üstündür (21 Ağustos 2014 - Perşembe)
Hep aynı hikâye (14 Ağustos 2014 - Perşembe)
Zenginlik (08 Ağustos 2014 - Cuma)
Açlık (05 Ağustos 2014 - Salı)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59
Cennet için ibadet geçersizdir?

Hacı Bektaşı Veli