Birkaç şey birden
Tarih: 24.3.2018 19:30:31 / 235okunma / 0yorum
İBRAHİM TENEKECİ

Ölüm, fâni olandan bâki olana göç etmektir. İnancımız budur. Dünya, gelip geçtiğimiz yerin, yolun adıdır.
Ölümü her daim kalbimde tutayım diye mezarlık kartpostalları, fotoğrafları biriktiriyorum. Osmanlıdan günümüze. Ara sıra bakıyorum onlara. İyi geliyor.
Dünya üstünde görmek istediğim birinci yer Ahlat ilçemiz. Nedeni basit. En büyük Selçuklu mezarlığı orada. Üstelik iyi korunmuş durumda. Gidince birkaç gün kalmak lazım. Bir de kılavuz edinmek gerekiyor. Her şeyi bilemeyiz, bulamayız.
İnsan nefsi sonsuzdur. Uzay boşluğu gibi sürekli genişler. Yaşlandıkça maddiyata bağlılık artar. Bu ilmî olarak ispatlanmıştır. Daha geniş bilgi için Ölüm Psikolojisi kitabı okunabilir. (Faruk Karaca, Beyan Yayınları.) Yeni baskısı var mı, bilmiyorum.
***
Bu hafta iki kitabı birlikte okuyup bitirdim. Bitlis Tarihî Mezarlıkları ve Mezar Taşları ile Ayakta Kalan Köy Odaları. Birinci kitabın yazarı Kadir Pektaş. Yayıncısı Kültür Bakanlığı. (2001) İkinci kitap Yozgat yöresindeki köy odalarını konu ediniyor. Yusuf Karakaya yazmış. Bu iki kitap yan yana gelince şu söz çıkıyor ortaya: “Dünyada mekân, ahirette iman.” İşin aslı öyle değil ama olsun.
Yazarımızla beraber köy odalarını geziyoruz. Genellikle variyetli ailelerin yaptırdığı misafir odaları bunlar. Dönemine göre hiçbir masraftan kaçınılmamış. Şimdi ne durumdalar? Kimi harabe olmuş, kimi sahipsiz kalmış. Şenlik bitmiş. Manzara, Cahit Koytak´ın Beyler de Kalkar şiirini hatırlatıyor.
Yazar, böyle kıymetli ve emek mahsulü bir eseri kendi imkânlarıyla kitaplaştırmış (2017). Belli ki destek veren pek olmamış. Kitapta Yozgat yöresine ait deyimler de var. Mesela köylülere “Kara Türk” deniliyormuş. Altını çizdiğim sözlerden biri: “Geçmişten ibret almayan kişi, geleceğe ibret olmaktır işi.”
Toprağın üstündeki bu evlerde oturanlar, süslü odaları yaptıranlar nereye gitmiş olabilir? Mezarlık kitabına, yani toprağın altına dönelim artık. Konan ve göçen insanın iki evi.
Kadir Pektaş, Bitlis ilinin tarihi mezarlıklarını incelemiş. Kümbetlerden köylere kadar. İncelenen mezar taşları daha çok Selçuklu, Ahlatşah ve İlhanlı dönemine ait. Her bir mezar taşı, milletimize ait tapu senedi gibi. O büyük hikâyemizin küçük ve dokunaklı parçaları.
Niçin ‘dokunaklı” dedik? Daha kitabın ilk sayfalarında karşımıza çıkan bir mezar taşı yazısı: “Kabrin nakışına değil, kalbin üzüntüsüne bakın.” (Sayfa 7)
Birçok mezar taşında hep aynı ifade dikkat çekiyor: “Kısa ömürlü.” Savaşlar, salgın hastalıklar, zorluk ve yokluk. Bu iki kelime, bizi Yunus Emre´ye götürüyor. Google´a değil, kütüphaneye bakalım: “Bu dünyada bir nesneye / Yanar içim, göynür özüm: / Yiğit iken ölenlere / Gök ekini biçmiş gibi.” (Yunus Emre, Yeditepe Yayınları, Mart 1958, sayfa 30.) Dönemini yansıtmak tam olarak budur.
1365 yılının şubat ayında vefat eden Ali oğlu Muhammed oğlu Abdülaziz´in şâhideli mezarında yazan: “Fânilik evinden bakîlik evine intikal etti.” (Zeydan Mezarlığı). Böylece yazımızın girişindeki cümlenin kaynağı belli oldu.
Şerefhan Türbesi´nde bulunan sandukada ne yazıyor, onu da okuyalım: “Sığdım kabre, sığmaz iken âleme.” Duru ve derin.
Kitaba alınan onlarca şâhide, sanduka ve kitabe yazısında beni en fazla etkileyen hangisi oldu? Emir İbrahim Han´ın kabrinde yazan: “Fatiha. Ah kalbimi alevlendiren ölüm ve onun hâlleri.” (Sayfa 65.)
Kurtarma kazılarıyla mezarların gün yüzüne çıkarılması ise dünyaya ve insana mahsus başka bir ironi. Söylemeden edemedim.
***
Sadece insanlar ölmüyor, evler yıkılıp yok olmuyor. Yerleşim yerleri de zamanla tarihe karışıyor. Onlardan geriye ufak bir iz bile kalmıyor. Nuri Akbayır´ın hazırladığı Osmanlı Yer Adları Sözlüğü´nden (Tarih Vakfı Yurt Yayınları) bir örnek verelim: Dilan, Van iline bağlı bir nahiye imiş. 1933 yılında Erciş ilçesinin bir köyü oluyor. 1970 kayıtlarına göre ise böyle bir yer yok. (Sayfa 45)
Bütün bu yazdıklarımızın özeti: “Yerin üstünde olan herkes fânidir.” Kalıcı gibi davranamayız.
***
Buraya müstakil bir bölüm ekleyelim. Yazıyı bitirdikten sonra Köy Odaları kitabının yazarı Yusuf Karakaya´ya ulaştım. Telefon ettim. Tanıştık. Hayli dertli. Emekli öğretmen. Seksen yaşında. Yozgat ilinde yaşıyor. Bu kitaba yedi yıl emek vermiş. On bin kilometre yol gitmiş. Kadim bir geleneği tüm yönleriyle gözler önüne sermiş. Misafirperver bir milletiz vesselam.
Yazımıza konu olan birinci kitap, 2001 yılında Kültür Bakanlığı tarafından yayınlanıyor. İkinci kitabımızın yayıncısı ise yazarı. Yıl 2017. Kültürel iktidar mı dediniz?

 

Anahtar Kelimeler: Birkaç, birden
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
İzzet bize, zillet size (15 Temmuz 2018 - Pazar)
Kaderimizin merkezi (11 Temmuz 2018 - Çarşamba)
Doğru ve düzgün olmak (08 Temmuz 2018 - Pazar)
Olması gereken (04 Temmuz 2018 - Çarşamba)
Yer isimlerinin peşinden gitmek (01 Temmuz 2018 - Pazar)
Şimdi (27 Haziran 2018 - Çarşamba)
Bütünlüğü korumaktan yanayız (20 Haziran 2018 - Çarşamba)
Benzersiz bir dönem (13 Haziran 2018 - Çarşamba)
Kıymet ve kıyamet (09 Haziran 2018 - Cumartesi)
Taşınmak (07 Haziran 2018 - Perşembe)
Yaşanan ve yansıyan (02 Haziran 2018 - Cumartesi)
Tatsız bir durum (31 Mayıs 2018 - Perşembe)
Kalbî beraberlik, çıkarsız birliktelik (26 Mayıs 2018 - Cumartesi)
Bazı yeni konular (23 Mayıs 2018 - Çarşamba)
Halimizden memnun muyuz? (19 Mayıs 2018 - Cumartesi)
Uzun bir gün (16 Mayıs 2018 - Çarşamba)
Tarih dönüyor (13 Mayıs 2018 - Pazar)
Dostluk nedir? (09 Mayıs 2018 - Çarşamba)
İbrahim Karagül için (16 Nisan 2018 - Pazartesi)
Bir kelimeden (11 Nisan 2018 - Çarşamba)
İçten bir seda (08 Nisan 2018 - Pazar)
Ülkü Tamer için (05 Nisan 2018 - Perşembe)
Sahafnâme (01 Nisan 2018 - Pazar)
Gençlik nereye gidiyor? (28 Mart 2018 - Çarşamba)
Dünya Su Günü (21 Mart 2018 - Çarşamba)
Dünya Ormancılık Günü (18 Mart 2018 - Pazar)
Son günlerde (15 Mart 2018 - Perşembe)
Dilimizde olan, kalbimizde de bulunmalıdır (07 Mart 2018 - Çarşamba)
İnsana ümit veren konular (04 Mart 2018 - Pazar)
Yıkıcı değil, yapıcı olalım (25 Şubat 2018 - Pazar)
Varlığımıza musallat olanlar (21 Şubat 2018 - Çarşamba)
Kıymetli bir çabaya şahitlik etmek (19 Şubat 2018 - Pazartesi)
Sultan Abdülhamid Han´ı anmak ve anlamak (15 Şubat 2018 - Perşembe)
Millî uyanış (12 Şubat 2018 - Pazartesi)
Aklı karışıklar için kılavuz (05 Şubat 2018 - Pazartesi)
Vatandan yana olmak... (01 Şubat 2018 - Perşembe)
Dün, bugün, yarın (26 Ocak 2018 - Cuma)
Hayatın her yeri (22 Ocak 2018 - Pazartesi)
Kısaca (19 Ocak 2018 - Cuma)
Yolda olmak (08 Ocak 2018 - Pazartesi)
Edebiyat ve hayat (05 Ocak 2018 - Cuma)
Yeniden millet oluyoruz (01 Ocak 2018 - Pazartesi)
Millete sadakat ümmete vefa (25 Aralık 2017 - Pazartesi)
Elbette Filistin (22 Aralık 2017 - Cuma)
En küçük adım bile (18 Aralık 2017 - Pazartesi)
Daima Kudüs (14 Aralık 2017 - Perşembe)
Aklıma ilk gelenler (11 Aralık 2017 - Pazartesi)
Bütün bu olaylar (07 Aralık 2017 - Perşembe)
Ben, Öteki ve Ötesi (30 Kasım 2017 - Perşembe)
Eski Vatan (28 Kasım 2017 - Salı)
Bize düşen, düşmemektir (23 Kasım 2017 - Perşembe)
Kazandıkça kaybetmek (19 Kasım 2017 - Pazar)
Türkiye nedir? (13 Kasım 2017 - Pazartesi)
Kirli dil, kibirli hâl (02 Kasım 2017 - Perşembe)
Gençliğimizin kahramanları (26 Ekim 2017 - Perşembe)
Yazmış bulunduk (20 Ekim 2017 - Cuma)
Bir kütüphane kurmak (17 Ekim 2017 - Salı)
Millet dersine çalışmalıyız (12 Ekim 2017 - Perşembe)
Yazmadan önce (09 Ekim 2017 - Pazartesi)
Altı çizilenler (05 Ekim 2017 - Perşembe)
Yolculuğumuz (22 Eylül 2017 - Cuma)
Dengemizi koruyalım (19 Eylül 2017 - Salı)
Kırsalda neler oluyor? (15 Eylül 2017 - Cuma)
Bir mesele (07 Eylül 2017 - Perşembe)
Üzücü ve şaşırtıcı olan (24 Ağustos 2017 - Perşembe)
Görülen lüzum üzerine (31 Temmuz 2017 - Pazartesi)
Kardeşliğimizi tahkim etmeliyiz (27 Temmuz 2017 - Perşembe)
Vatanı vatansızlara bırakmadık (11 Temmuz 2017 - Salı)
İyilerle birlikte olmak (07 Temmuz 2017 - Cuma)
İyilik berekettir (03 Temmuz 2017 - Pazartesi)
Türkiye, müşterek derdimizdir (05 Haziran 2017 - Pazartesi)
Aslımızdan kopamayız (02 Haziran 2017 - Cuma)
Kırk yıllık hatır (24 Mayıs 2017 - Çarşamba)
Tek tesellimiz (12 Mayıs 2017 - Cuma)
Son günler için (08 Mayıs 2017 - Pazartesi)
BAHAR (05 Mayıs 2017 - Cuma)
Kazanırken kaybedilen (25 Nisan 2017 - Salı)
KISACA (06 Nisan 2017 - Perşembe)
Yeniden niyet etmeliyiz (03 Nisan 2017 - Pazartesi)
Yeminli düşmanlık (24 Mart 2017 - Cuma)
Dünden devam (17 Mart 2017 - Cuma)
Hayat ve bereket (15 Mart 2017 - Çarşamba)
Bize gelen, bizimle giden (06 Mart 2017 - Pazartesi)
Yirmi yıl sonra (04 Mart 2017 - Cumartesi)
Yapmak ile Yıkmak (24 Şubat 2017 - Cuma)
Arkadaşlık (13 Şubat 2017 - Pazartesi)
Nerede duruyoruz? (09 Şubat 2017 - Perşembe)
Pullarımız (07 Şubat 2017 - Salı)
Güzellik (02 Şubat 2017 - Perşembe)
Dert söyletir, derman susturur (27 Ocak 2017 - Cuma)
Bize düşen vazife (17 Ocak 2017 - Salı)
Kar (14 Ocak 2017 - Cumartesi)
Buradayız, bekliyoruz (10 Ocak 2017 - Salı)
Sağlam duralım (23 Aralık 2016 - Cuma)
Evlatlarımız (07 Aralık 2016 - Çarşamba)
Türkiye bir mesuliyetin adıdır (20 Kasım 2016 - Pazar)
Saygı ile sevgi (02 Kasım 2016 - Çarşamba)
Fitne ateşi (21 Ekim 2016 - Cuma)
Son durum (14 Ekim 2016 - Cuma)
Türkiye´yi savunmak (10 Ekim 2016 - Pazartesi)
Devletin ve milletin bekâsı için (18 Ağustos 2016 - Perşembe)
15 Temmuz 2016 (21 Temmuz 2016 - Perşembe)
Göz gördü, gönül sevdi (14 Temmuz 2016 - Perşembe)
Dünyanın çivisi (30 Haziran 2016 - Perşembe)
Güzel bir kitap (17 Haziran 2016 - Cuma)
Hak ve Bâtıl (14 Haziran 2016 - Salı)
Yapan, yaptınız diyendir (09 Haziran 2016 - Perşembe)
Kâğıt, kalem ve sosyal medya (20 Mayıs 2016 - Cuma)
Fitne (06 Mayıs 2016 - Cuma)
Ne durumdayız? (16 Kasım 2015 - Pazartesi)
Akan kan, yükselen kin (26 Ağustos 2015 - Çarşamba)
Kenan Evren öldü (16 Mayıs 2015 - Cumartesi)
Kültür meselemiz (23 Nisan 2015 - Perşembe)
Oyunu bozmak zorundayız (21 Nisan 2015 - Salı)
Kıyamet değil, kıyam (06 Nisan 2015 - Pazartesi)
Siyaset ve millet (30 Mart 2015 - Pazartesi)
Bir hilal uğruna... (24 Mart 2015 - Salı)
Bu bir gezi yazısıdır (10 Mart 2015 - Salı)
Bugün (28 Şubat 2015 - Cumartesi)
Söz vermek, almak... (27 Şubat 2015 - Cuma)
İmha ve ihya (09 Şubat 2015 - Pazartesi)
Yoldaki işaretler (05 Şubat 2015 - Perşembe)
Sözün özü (31 Ocak 2015 - Cumartesi)
Sözün namusu (28 Ocak 2015 - Çarşamba)
İnsan insanın aynasıdır (21 Ocak 2015 - Çarşamba)
Dostluk ve düşmanlık (14 Ocak 2015 - Çarşamba)
Hepimiz tehlikedeyiz (12 Ocak 2015 - Pazartesi)
Sarıkamış için (08 Ocak 2015 - Perşembe)
Bıldır (04 Ocak 2015 - Pazar)
Son zamanlar (01 Ocak 2015 - Perşembe)
Sana kalpten soruyorlar (28 Aralık 2014 - Pazar)
Bir insana sarılmak (25 Aralık 2014 - Perşembe)
Yerli ve millî olmak (25 Aralık 2014 - Perşembe)
Tarihte bugün (18 Aralık 2014 - Perşembe)
Gerçek Hayat (30 Kasım 2014 - Pazar)
Geçici menfaatler, kalıcı anlamlar (28 Kasım 2014 - Cuma)
Yaşatırsanız, yaşarsınız (26 Kasım 2014 - Çarşamba)
Kudüs için (20 Kasım 2014 - Perşembe)
Ağaçlar ve odunlar (17 Kasım 2014 - Pazartesi)
Anadolu Gençlik Derneği (13 Kasım 2014 - Perşembe)
Zengin çeşit, fakir insan (11 Kasım 2014 - Salı)
Duâ Tâneleri (07 Kasım 2014 - Cuma)
Yoksulun sırtı, zenginin karnı (05 Kasım 2014 - Çarşamba)
Yeniden Bursa (04 Kasım 2014 - Salı)
Türkiye`ye inanmak (31 Ekim 2014 - Cuma)
Bursa`nın kıymeti (28 Ekim 2014 - Salı)
Türkiye, umudun yurdu (23 Ekim 2014 - Perşembe)
Yüksek hayat tecrübesi (16 Ekim 2014 - Perşembe)
Olmadı (12 Ekim 2014 - Pazar)
Batı bataklığı (08 Ekim 2014 - Çarşamba)
Acı gerçek, tatlı yalan (07 Ekim 2014 - Salı)
Doğan ölür, yapılan yıkılır (24 Eylül 2014 - Çarşamba)
Ölüm var (21 Eylül 2014 - Pazar)
Kalbin betonlaşması (11 Eylül 2014 - Perşembe)
Kıymet, bilinmek ister (09 Eylül 2014 - Salı)
Kardeşlik âdabı (05 Eylül 2014 - Cuma)
Kitabın ahlakını korumak (05 Eylül 2014 - Cuma)
Birinci Meclis Ruhu (03 Eylül 2014 - Çarşamba)
Ancak birlikte başarabiliriz (29 Ağustos 2014 - Cuma)
Kardeşime dokunma! (21 Ağustos 2014 - Perşembe)
Değişen bir şey var mı? (20 Ağustos 2014 - Çarşamba)
Birlikte dirlik vardır (18 Ağustos 2014 - Pazartesi)
Fesadın işi: Haset (15 Ağustos 2014 - Cuma)
YARIN (10 Ağustos 2014 - Pazar)
Yolda olmak... (08 Ağustos 2014 - Cuma)
Hatırla ve sıkı tut (06 Ağustos 2014 - Çarşamba)
Merhamet etmek (03 Ağustos 2014 - Pazar)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59
Ya Ali, cenazemi sen yıkayacaksın. Borcumu sen ödeyeceksin, zimmetimi sen ifa edeceksin?

Hz. Muhammed