Bir sahafın dağarcığından
Tarih: 28.3.2018 13:20:09 / 419okunma / 0yorum
Beşir Ayvazoğlu

Geçenlerde bir vesileyle Yedigün dergisinin 1930´larda çıkmış sayılarını gözden geçirirken Nizamettin Nazif Tepedelenlioğlu´nun “Merdiven Efendisi: Sahaf” (sayı 5, 12 Nisan 1933) başlıklı bir yazısı dikkatimi çekti. Zengin kültür ve bilgi birikimimizin yok olmasını önleyerek gelecek nesillere aktarılmasını sağlayan sahaflara saygım sonsuz olduğu için bu meslekle ilgili haber ve yazıları da bir gün bir şeyler yazmak düşüncesi ve ümidiyle not ederim.
Eskilerin “Deli Nizam” dedikleri Nizamettin Nazif ne mi yazmış? Kim bilir ne önemli şeyler yazmıştır diye düşünerek okumaya başladığım yazının daha ilk cümlelerde büyük bir şaşkınlığa uğradım. Tepedelenli Ali Paşa´nın “deli” torunu neler yazmamış ki...
“Sahaf eski devrin belli başlı çeşitlerinden biridir. Medrese kalktı, Darülfünun üniversite olmağa hazırlanıyor. İmaret ve fodla unutuldu. Sarıklı molla silindir şapkayı yadırgamıyor. Bol şalvarlı Kadı´nın kuvveti, saçlarını Marsel´de kestiren, tırnakları manikürlü güzel hâkim kıza geçti. Fakat sahaf hâlâ gidenlerin kervanına katılamadı. Selâtin türbelerinin aşınmış mermer merdivenlerinde sürünüyor, fakat yaşıyor.”
Kara Davud isimli romanında, kahramanına Fatih Sultan Mehmed´in suratına okkalı tokat aşk ettiren Deli Nizam, “Sahaf kitapçılıkta irticaı temsil eden mikroptur,” diye devam ediyor. Hazretin bütün yazdıklarını naklederek sahafları üzmek istemem. Yine de şu paragrafını iktibas etmekten kendimi alamıyorum:
“Üşenmezseniz bir gün Bayazıt Camii´nin arkasından Kapalıçarşı´ya giden yola sapınız. Şu tersine çevrilmiş kepenkler üstünde yaprakları kopuk murdar kâğıt tomarları yok mu? Dünya dörtnala ilmi kovalarken sahaf bizi işte bu süprüntü yığını içinde yaşatmıştır.”
Şu işe bakın! Adam, sahafların alıp sattıkları yazmalara, eski harfli basma kitaplara, vakfiyelerden fermanlara, levhalara kadar çoğu belge olmanın yanı sıra aynı zamanda sanat eseri niteliği taşıyan her çeşit değerli evraka “süprüntü” diyor. Sanki sahaflar, ilmi kovalayanlara dur demişler! Sanki Sahaflar Çarşısı´nın kapılarına kilit vurulduğu takdirde “müsbet ilimler” şıpınişi gelişecek! Sahaf ne kudretli adammış ki, bütün bir milleti “süprüntü yığını” içinde yaşatmış.
Safsata dedikleri böyle bir şey işte!
Peki, sahaflar ne işe yararlar? İsterseniz, Turkuaz Sahaf´ın sahibi Emin Nedret İşli´ye kulak verelim, bakalım ne diyor?
“Sahaf, edebiyat, tarih, siyaset, sosyoloji, felsefe, müzik, din, dil ve kültür alanları da dâhil olmak üzere pek çok konuda kitap, belge, fotoğraf, süreli yayın, yazılı ve basılı malzeme gören, bilen, hafızasına kaydeden, devşiren kişidir. Büyük bir siyaset adamının mektubu, ünlü bir şairin el yazısı, imzalı, ithaflı bir kitabı ya da yok olmuş, yıkılmış bir binanın fotoğrafı, hanedan bir ailenin albümleri, toplumda önemli etkileri olmuş bir kuruluşun arşivi; belgeler, fotoğraflar, kitaplar, hep sahafın elinden geçer, dükkânında bulunur. Sahafa ulaşmayan malzeme gerçekte kaybolan, kâğıt fabrikalarında hamur yapılan, sobalarda yakılan veya kömürlüklerde çürüyüp kerpiç haline gelin, yok edilen tarihtir. Bir çeşit ‘kâğıt arkeoloğu´ diyebileceğimiz sahaf eline geçen nadir malzemeyi kimi zaman kömürlükten çıkarır, kimi zaman tavan arasından indirir. Sokağa atılanı, hurdacıya satılanı, kâğıtçıya karton yapılmak üzere verileni veya elverişsiz koşullarda saklanıp, terk edilip çürüyeni kurtaran, akademisyenlere, araştırmacıya, bilim insanlarına, koleksiyoncuya ulaştıran hep sahaflık mensuplarıdır.”
Yukarıda naklettiğim uzun paragrafı, Nedret İşli´nin Sahafnâme adıyla Kırmızıkedi tarafından yayımlanan kitabının önsözünden iktibas ettim. Bu önsözün tamamını, sahaflığın ne demek olduğunu ve sahafların eski kitaplar, tozlu ve rutubetli kâğıtlarla inşa ettikleri dünyanın mahiyetini öğrenmek isteyen bütün meraklı okuyucularıma tavsiye ederim.
Nedret İşli, sadece sahaf değil, aynı zamanda elinden geçen nadir ve ilgi çekici malzemeleri mümkün olduğunca değerlendiren bir yazar ve araştırmacıdır da. Zaman buldukça kaleme aldığı yazıları çeşitli dergilerde yayımlamıştır. Zamanla biriken bu yazılardan bir seçmeyi “Mazruf”, “Kitaphane”, “Portre” ve “Efemera” başlıklarıyla dört bölüm halinde tasnif ederek kitaplaştıran Nedret İşli´nin kültür ve edebiyat tarihimize ciddi katkılarda bulunduğunu düşünüyorum. Çoğu mektuplardan hareketle kaleme alınmış yazılardan oluşan birinci bölümün “Orhan Veli´nin Gizli Takipçisi” başlıklı ilk yazısında, İbnülemin Mahmud Kemal´in Orhan Veli´ye yazdığı hicviyeyi tebessümlerle okuyacaksınız. Hasan Ali Yücel´in Nahid Sırrı Örik´e ve Sahaf Ahmet Hamdi Tanyeli´ye yazdığı mektuplar da dikkate değer.
***
Birbirinden ilgi çekici konularda görsellerle zenginleştirilmiş otuz yedi yazının yer aldığı Sahafnâme´deki bütün yazılardan söz etmek isterdim. Bunun için yerim müsait değil, ama “Reşat Ekrem Koçu´nun Feryadı” başlıklı yazıya değinmezsem içim rahat etmeyecek. Bu yazıda, hayatını Türk tarihine ve kültürüne adayarak devasa bir külliyat vücuda getiren yazarın yayıncılar tarafından nasıl sömürülmek istendiğini gösteren bir belge yer alıyor. Net Kitabevi´nin sahibi, bir kitabı için Reşat Ekrem´e şöyle bir sözleşme dayatmış: “Esirci Başı namile yazmış olduğum romanın basım ve satım haklarını Net Kitabevine sattım. Ve bedelini tamamen aldım. Kitabevi bu eserden dilediği zaman dilediği kadar basmakta serbest olacak ve bütün hukuku kendisine ait bulunacaktır.”
Reşat Ekrem, bütün hakların yayıncı lehine ifade edildiği bu sözleşmede bazı satırlarının altını dolmakalemle çizmiş. Metnin hemen altına düştüğü notta şöyle bir cümle var: “Türkiye´de fikir erbabı esir pazarında satılan esirler değildir.”
Evet, Sahafnâme kaliteli bir kâğıda özenle basılmış, zevkle okunan bir kitap. Kitapseverlerin dikkatine...

Anahtar Kelimeler: sahafın, dağarcığından
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
‘Muhteşem ve feyizli bir başlangıç´ (26 Ağustos 2018 - Pazar)
Rahip Brunson, Reverend Frew ve Halûk (14 Ağustos 2018 - Salı)
Mütebahhir bir dost: Metin Kayahan Özgül (07 Ağustos 2018 - Salı)
Şerefiye Sarnıcı ve sanat (29 Temmuz 2018 - Pazar)
Futbol, milliyetçilik ve ırkçılık (23 Temmuz 2018 - Pazartesi)
Eşsiz bir dost: Mustafa Çalık (15 Temmuz 2018 - Pazar)
Dergâh dergisi okurken... (08 Temmuz 2018 - Pazar)
Münevver, aydın, entelektüel (01 Temmuz 2018 - Pazar)
Semavi Eyice ve Sultan Abdülmecid´in tuğrası (13 Haziran 2018 - Çarşamba)
‘Yâr bana bir eğlence meded´ (04 Haziran 2018 - Pazartesi)
Kudüs, Mescid-i Aksa ve edebiyatımız (22 Mayıs 2018 - Salı)
Ramazan düşünceleri (13 Mayıs 2018 - Pazar)
Edebiyat tarihimiz yeniden yazılmalı (08 Mayıs 2018 - Salı)
‘Geceleyin bir ses böler uykumu´ (03 Mayıs 2018 - Perşembe)
Zulmiyye´den Adliyye´ye Yenicami (30 Nisan 2018 - Pazartesi)
Nurullah Ataç ve Tevfik Fikret (27 Nisan 2018 - Cuma)
Hayat Ağacı´ndan Bursa´da Zaman´a (19 Nisan 2018 - Perşembe)
Hekimbaşı´nın karanfilleri (18 Nisan 2018 - Çarşamba)
‘Miraciye Saklı Miras´ (14 Nisan 2018 - Cumartesi)
‘Utandım bu âciz şairliğimden´ (10 Nisan 2018 - Salı)
Leyleklerin Müslümanlığı (05 Nisan 2018 - Perşembe)
Tophane-i Âmire´de muhteşem bir sergi (08 Mart 2018 - Perşembe)
Soyadı hikâyeleri (04 Mart 2018 - Pazar)
Shaykh Tosun Bayrak Al-Jerrahi Al-Halveti (22 Şubat 2018 - Perşembe)
Sultan Abdülhamid biyografisi yazmak (19 Şubat 2018 - Pazartesi)
Cinuçen Bey´in hatıraları (15 Şubat 2018 - Perşembe)
Bir milyon kitap meselesi (11 Şubat 2018 - Pazar)
Müslümanlar, kitaplar ve kütüphaneler (05 Şubat 2018 - Pazartesi)
Haydarpaşa Garı ve tarih (25 Ocak 2018 - Perşembe)
‘Annemin Kütüphanesi´ (21 Ocak 2018 - Pazar)
Gözyaşı çeşmesi kurumasın (17 Ocak 2018 - Çarşamba)
Haydarpaşa Garı ve tarih (13 Ocak 2018 - Cumartesi)
Vampirizm ve Batı medeniyeti (09 Ocak 2018 - Salı)
İstanbul´un delifişek takvimi (04 Ocak 2018 - Perşembe)
Âkif´e, dostlarına ve dostluğa dair (01 Ocak 2018 - Pazartesi)
Annemarie Schimmel ve Mevlânâ (22 Aralık 2017 - Cuma)
Karacaahmet, Ali Fuad Başgil ve Atsız (16 Aralık 2017 - Cumartesi)
Osmanlı barışı ve Filistin (11 Aralık 2017 - Pazartesi)
Mehmet Âkif ve Nâzım Hikmet (05 Aralık 2017 - Salı)
Türkler ve Ruslar (27 Kasım 2017 - Pazartesi)
Türkler ve Ruslar (22 Kasım 2017 - Çarşamba)
‘Büyük Kedi Katliamı´ (19 Kasım 2017 - Pazar)
Milli Saraylar Resim Müzesi (13 Kasım 2017 - Pazartesi)
Nobel Edebiyat Ödülü´ne dair güftügû (08 Kasım 2017 - Çarşamba)
TOKİ´nin yeni vizyonu (05 Kasım 2017 - Pazar)
TOKİ´nin yeni vizyonu (23 Ekim 2017 - Pazartesi)
Türk tarihçiliğinin iki İsmail´i (17 Ekim 2017 - Salı)
Osmanlı bilim mirası (06 Ekim 2017 - Cuma)
Bartók, Sarısözen ve türkülerimiz (30 Eylül 2017 - Cumartesi)
Kerkük üzerine düşünceler (27 Eylül 2017 - Çarşamba)
Bienaller ve güncel sanat (21 Eylül 2017 - Perşembe)
Mardinîzadeler Şerif Mardin (17 Eylül 2017 - Pazar)
‘Hayal Şehir´in ince ressamı (13 Eylül 2017 - Çarşamba)
Malazgirt´ten İstanbul´un fethine (30 Ağustos 2017 - Çarşamba)
İstifanın üç devirdeki anlamları (25 Ağustos 2017 - Cuma)
Körleşme (21 Ağustos 2017 - Pazartesi)
“Vay benim köse sakalım” (11 Ağustos 2017 - Cuma)
‘İhtiyar´ın imparatorluğu (04 Ağustos 2017 - Cuma)
Şehir, kent ve ‘kent kültürü´ (01 Ağustos 2017 - Salı)
‘Bir nev-civansın şûh-ı cihansın´ (20 Haziran 2017 - Salı)
‘Hezarfen´ (17 Haziran 2017 - Cumartesi)
Sahibinin aynası: Hususi kütüphane (14 Haziran 2017 - Çarşamba)
Davul muhabbeti (06 Haziran 2017 - Salı)
Fâtih´in biyografisini yazmak (01 Haziran 2017 - Perşembe)
Kızılelma muhabbeti (25 Mayıs 2017 - Perşembe)
Bir Darülelhan vardı (19 Mayıs 2017 - Cuma)
‘Ben sulh adamıyım´ (15 Mayıs 2017 - Pazartesi)
Biyografi muhabbeti (03 Mayıs 2017 - Çarşamba)
‘Tebessüm İnkılâbı´ (28 Nisan 2017 - Cuma)
Renkler muhabbeti (26 Nisan 2017 - Çarşamba)
‘Bir ağaç gibi tek ve hür...´ (16 Nisan 2017 - Pazar)
Karga muhabbeti (03 Nisan 2017 - Pazartesi)
İnci Enginün´e saygı (29 Mart 2017 - Çarşamba)
İnci Enginün´e saygı (25 Mart 2017 - Cumartesi)
‘Hezarfen Çizgen´den ‘Anbean´ (14 Mart 2017 - Salı)
Ezana ve ezan şiirlerine dair (28 Şubat 2017 - Salı)
Sanat, edebiyat ve ahlâk (15 Şubat 2017 - Çarşamba)
‘Feyhaman Duran: İki Dünya Arasında´ (08 Şubat 2017 - Çarşamba)
Gazi, Serbest Fırka ve Ağaoğlu Ahmet Bey (04 Şubat 2017 - Cumartesi)
‘Zamanı Aşan Taşlar´ (29 Ocak 2017 - Pazar)
Satranç muhabbeti (23 Ocak 2017 - Pazartesi)
Refik Erduran ve Türk aydınları (16 Ocak 2017 - Pazartesi)
‘Bembeyaz bir dünyada yaşamak´ (10 Ocak 2017 - Salı)
Elveda Galata Köprüsü (05 Ocak 2017 - Perşembe)
Köprüler ve tüneller (30 Aralık 2016 - Cuma)
Yüz yıl önce neler oldu? (24 Aralık 2016 - Cumartesi)
‘Âlemde ziyâ kalmasa halk etmelisin, halk!´ (07 Aralık 2016 - Çarşamba)
Tanburî Cemil Bey ve oğlu (04 Aralık 2016 - Pazar)
‘Yangın vaaar!´ (01 Aralık 2016 - Perşembe)
‘Tarihim, şerefim, her şeyim...´ (31 Ekim 2016 - Pazartesi)
Maymuncuk kelimeler (18 Ekim 2016 - Salı)
Sivas´ta Selçuklu´yu düşünmek (07 Eylül 2016 - Çarşamba)
Tarikatlar ve siyaset (19 Ağustos 2016 - Cuma)
Yazmak ve yazarlık hakkında düşünceler (27 Haziran 2016 - Pazartesi)
Masalları bile dönüştürmek istediler (21 Haziran 2016 - Salı)
‘Kul olayım kalem tutan ellere´ (14 Haziran 2016 - Salı)
NECİP FAZIL VE AĞAÇLAR (07 Haziran 2016 - Salı)
Aydos´un ikinci fethi (04 Haziran 2016 - Cumartesi)
HARİKA BİR FOTO-BİYOGRAFİ (28 Mayıs 2016 - Cumartesi)
OSMAN HAMDİ BEY VE YEŞİL CAMİ (24 Mayıs 2016 - Salı)
Üç sofra (20 Mayıs 2016 - Cuma)
Bıyık hikayeleri (17 Mayıs 2016 - Salı)
MECAZ, KİNAYE,ALEGORİ, İRONİ. V.B. (03 Mayıs 2016 - Salı)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59
Bu dünya çalışma yeridir. Ücret alınacak yer, ahirettir.

İMAM-I RABBANİ (R.A)