Bir acı kahve
Tarih: 20.11.2017 10:43:36 / 241okunma / 0yorum
Ahmet ÖZDEMİR

Dostluk, vefa ve hatır unutmasak da anlamını anlamsız bulmaya başladığımız kelimeler arasında yer aldı. Ne güzeldir deyimimiz: "Tuz ekmek hakkı". Ne güzeldir o atasözümüz: "Bir acı kahvenin kırk yıl hatırı var."
Her atasözünün bir öyküsü var. İstanbul Ansiklopedisinde Reşat Ekrem Koçu´nun naklettiği öykü, Yemiş İskelesinde kahvecilik yapan yeniçeriyle ilgili. Aynen aktarayım:
".... Bu adamın bir gün kahvehanesine bir yeniçeri gelip, - Hey arkadaş! hep müşterilerine birer kahve yap, lakin şu kafire yapma, demiş. Kâfir dediği de bir köşede oturup nargile içen bir Rum gemi kaptanı imiş. Ama hiç şüphesiz ki o zaman gözü açık, birer kahve yapıp vermiş. En sonra da iki kahve yapıp:
´ Kaptan, biz de seninle içelim;´ diye Rum müşterinin yanına oturmuş. Yeniçeri, - Heeyy! Ben sana o kafire kahve yapma diye tembih etmedim mi? deyince kahveci de:
´ kaptana yaptığım kahve senden değil, ocaktandır ağa!´ cevabını vermiş.
Aradan zaman geçmiş. Sisam adasında büyük bir isyan baş göstermiş. Kahveci de yeniçeri ocağında kayıtlı asker olduğu için adaya sevk edilmiş. Askerin arasında suyu bulduğuna göre Sisam´da asi olan Rumlar, ele geçirdikleri Türk esirleri bir meydanda müzayede ile satarlar, arttırıp alan da hemen boğazlayıp kesermiş. Müzayede ile esir satmaktan kasıtları da, isyan hareketini beslemek için bir nevi yardım toplamakmış. Gün gelmiş, yemiş İskelesi´nin kahvecisi de Rumların eline esir düşmüş ve diğer esirlerle birlikte o meydanda satışa çıkarılmış. İstekliler kaç kişi ise karşılarına dizilmişler, bekleşirler imiş...O sırada tepeden tırnağa silahlı bir Rum gelmiş. Bunları gözden geçirdikten sonra bir iskemleye oturmuş. Müzayede de başlamış. İlk, bir paradan başlarlarmış. Bir can da beş paraya, on paraya kadar çıkarmış. Sıra kahveciye gelince iskemlede oturan o silahlı adam yekten,
´Beş kuruş!´ diye bağırmış.
Arttıran olmayınca da esiri alıp bir muhafız nezareti altında şehirden çıkarmış. Zavallı kahveci, ´Beni beş kuruşa aldığına göre kim bilir ne gibi işkencelerle öldürecek.´ diye düşünürken, ıssız bir yerde o silahlı Rum:
´Korkma, demiş, sen beni tanımadın ama ben seni tanıdım. Hani bir yeniçeri bana hakaret ettiği zaman sen onu dinlemeyip bana kahve ikram eden yemiş İskelesi´ndeki kahveci değil misin?´ Kucaklaşıp öpüşmüşler."
Evet bu öykülerden ibret alabilsek. Birçok şaire mal edilen ama işin doğrusu laedri haline gelmiş beyitlerimiz var. Bir kaçını aktarayım:
"Kırk yılda bir avrat lafına bak,
İç bol köpüklü kahveni keyfine bak

Ehli keyfe keyf verir kahvenin kaynaması
Eşeği yoldan çıkarır sıpanın oynaması

Ehli keyfe keyfi verir kahvenin telvelisi
Herifi baştan çıkarır kadının cilvelisi

Gönülleri oynaşta akılları beş karış havada
Kızlar kahve kavurur cıngıldaklı tavada

Kahvenin ana yurdudur yetişir Hint´te Yemen´de
Anadolu da kavrulur çekilir altın değirmende

Kahveyi bol köpüklü yapmış oturur karşımda yâr
Bir fincan kahve içirmenin tam kırk yıl hatırı var

Baktıkça hep haz alırım yârim senin yüzünden
Hadi bir acı kahve yap da içeyim kibar elinden
Yazımıza bir öykü ile başladık, bir öykü ile bitirelim:
"İki âşık evlenmeye karar vermişler. Romantik bir tekliften sonra bunu ailelere açmışlar... Erkek tarafı kız evine gitmiş... Allah´ın emri, Peygamberin kavli girişlerinden sonra, gelin adayı kızımız kahveleri dağıtmaya başlamış...
Erkek o esnada somurtkan ve sert duruşu ile dikkat çekmekteymiş. Herkes kalkmak için toparlanırken, kız aşık olduğu müstakbel damadın kahveden hiç içmediğini görmüş. Yanına yanaşıp herkesin ortasında:
´Kahvenden bir yudum bile almamışsın.. Korktun mu beni kırk yıl sevmekten,´ demiş."

Anahtar Kelimeler: kahve
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
Vehip Sinan (16 Temmuz 2018 - Pazartesi)
Asker ocağı ana kucağı (15 Temmuz 2018 - Pazar)
Bayrak (13 Temmuz 2018 - Cuma)
Nurettin Özdemir ve vatan tanımı (12 Temmuz 2018 - Perşembe)
Ayran mı şerbet mi? (11 Temmuz 2018 - Çarşamba)
Bektaşilerden kulak küpesi (09 Temmuz 2018 - Pazartesi)
Şakşakçılar goygoycular (05 Temmuz 2018 - Perşembe)
Toprakdan dışarı olmak (02 Temmuz 2018 - Pazartesi)
Ah Yemen ! (29 Haziran 2018 - Cuma)
Gönül dostluğu (24 Haziran 2018 - Pazar)
Erdoğan Alkan (22 Haziran 2018 - Cuma)
Bayram nostaljisi (18 Haziran 2018 - Pazartesi)
Bugün bayram günü (17 Haziran 2018 - Pazar)
Mehmet Behçet Yazar (11 Haziran 2018 - Pazartesi)
Deniz türküsü (08 Haziran 2018 - Cuma)
Atlara ilişkin efsaneler (06 Haziran 2018 - Çarşamba)
Yalan ve iman (04 Haziran 2018 - Pazartesi)
İnsan kısım kısım ve Âşık Hüseyin (31 Mayıs 2018 - Perşembe)
Âşık Yalınayak (28 Mayıs 2018 - Pazartesi)
Birlikte yaşadık bu topraklarda (25 Mayıs 2018 - Cuma)
Ferit Ragıp Tuncor (22 Mayıs 2018 - Salı)
Baki kalan bu kubbede (14 Mayıs 2018 - Pazartesi)
Mendil verdim geline (11 Mayıs 2018 - Cuma)
Ahmet Kutsi Tecer Sempozyumu (01 Mayıs 2018 - Salı)
Kitabımsın kitap (28 Nisan 2018 - Cumartesi)
Atatürk ve Bektaşilik (24 Nisan 2018 - Salı)
Hani benim çocukluğum? (23 Nisan 2018 - Pazartesi)
23 Nisan´a doğru (22 Nisan 2018 - Pazar)
Eskiden baharın müjdesi kardelenlerdi. (14 Nisan 2018 - Cumartesi)
Şakanın kataloğu olur mu? (03 Nisan 2018 - Salı)
Âşık Veysel, kahır ve sabır (26 Mart 2018 - Pazartesi)
Kadınlar Günü (09 Mart 2018 - Cuma)
Alparslan (05 Mart 2018 - Pazartesi)
Asker mektupları (26 Şubat 2018 - Pazartesi)
BU VATAN KİMİN? (17 Şubat 2018 - Cumartesi)
Sevgi ile yarış olmalı sevgi (13 Şubat 2018 - Salı)
Kızıldan beyaza Aksultan Abdülhamit (06 Şubat 2018 - Salı)
Şark bülbülü (04 Şubat 2018 - Pazar)
Nazım Hikmet ve Bekir Sıtkı (31 Ocak 2018 - Çarşamba)
Emrah Sivas´ta (28 Ocak 2018 - Pazar)
Kış şarkıları (25 Ocak 2018 - Perşembe)
Avcılık ve Şarkışlalı Serdari (23 Ocak 2018 - Salı)
Tel helva, arabaşı ve konuk (21 Ocak 2018 - Pazar)
Mehmet Emin Yurdakul (18 Ocak 2018 - Perşembe)
Şiir şiirdir. başka söze ne hacet... (15 Ocak 2018 - Pazartesi)
Çalışan gazeteciler bayramı (10 Ocak 2018 - Çarşamba)
Yardım eyle bozatlı hızır (05 Ocak 2018 - Cuma)
Noel Baba mı Ülgen Baba mı? (03 Ocak 2018 - Çarşamba)
Bulutlar ağlamasa yeşillik nasıl güler (30 Aralık 2017 - Cumartesi)
Kış Türküleri (26 Aralık 2017 - Salı)
İnternet medyasının resmi ilan alması hayal (23 Aralık 2017 - Cumartesi)
Yerel medya ve sorunları (21 Aralık 2017 - Perşembe)
Garbın ilim ve sanatı (19 Aralık 2017 - Salı)
Zaralı Halil (13 Aralık 2017 - Çarşamba)
Gazetecilik eğitimi ve istihdam (06 Aralık 2017 - Çarşamba)
Bu da Karadenizli Fitnat Hanım (03 Aralık 2017 - Pazar)
Fitnat Hanım fıkraları (01 Aralık 2017 - Cuma)
Fitnat Hanım (28 Kasım 2017 - Salı)
Yörük ve çadır (22 Kasım 2017 - Çarşamba)
Faruk Nafiz´in sanatı (15 Kasım 2017 - Çarşamba)
Atatürk´ü Anlayabilmek (10 Kasım 2017 - Cuma)
Mualla Orhon (08 Kasım 2017 - Çarşamba)
Divan-ı Lügat-it Türk (19 Ekim 2017 - Perşembe)
Ahmet Kutsi Tecer (16 Ekim 2017 - Pazartesi)
Gazetecilik ve kültür (15 Ekim 2017 - Pazar)
Fasık kime denir? (20 Eylül 2017 - Çarşamba)
Kudüs ortak hedefimiz olmalı (09 Eylül 2017 - Cumartesi)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59
En büyük ibadet topluma hizmet etmetir?

Hacı Bektaşı Veli