Bin yılı yeniden inşa edecek iki sarsılmaz sütun: Ehl-i Sünnet omurga ve irfânî derinlik
Tarih: 6.7.2019 00:00:02
Yusuf Kaplan

Tarihî günlerden, tarihin akışını şekillendirecek hâdiselerin yaşandığı büyük kriz dönemlerinden geçiyoruz...
Büyük kriz dönemleri, aynı anda hem kırılma anlarıdır hem de yeniden kurulma zamanları.
Eğer yaşanan krizi bütün boyutlarıyla kavrayarak derinlemesine tahlil edebilirseniz, krizle gelen kırılma deneyimi, yıkımla değil yeniden kurulma yolculuğuna soyunmakla sonuçlanır.
Müslümanlar, tarihlerinin en zorlu buhranlarından birinin tam ortasından geçiyorlar. Tarihte yaşadıkları ikinci büyük medeniyet buhranı bu. Kısaca 3 Z formülü olarak özetlediğim bir buhran bu.
İki asırdır yaşadığımız bu ikinci medeniyet buhranını, Müslüman Zihni´ne, Müslümanca Yaşama Zemini´ne ve Müslüman Zamanı´na yeniden kavuşmamızı sağlayacak köklü bir medeniyet tasavvuru geliştirebildiğimiz zaman aşabiliriz ancak.
Bugün sizinle Altınoluk dergisinin Haziran sayısında yayımlanan yazımı paylaşmak istiyorum. Ne olup bittiğini, 2 asırlık serencamımızı özetleyen bir yazımı. Yazının tam metnine söz konusu dergiden ulaşabilirsiniz.
İSLAM´SIZ DÜNYA´DAN
PEYGAMBER´SİZ VE
“İSLAM´SIZ” İSLAM´A...
İki asırdır yaşadığımız medeniyet krizinin en önemli sonuçlarından biri, Osmanlı´nın yıkılması, müslüman Hindistan´ın parçalanması, Türk ve Arap dünyalarının kolonileştirilmeleriyle birlikte İslâm dünyasının her bakımdan birliğinin, dirliğinin sigortası işlevi gören Ehl-i Sünnet omurganın çökertilmesi ve sonra İslâm dünyasının sahte paralel dinlere mahkûm edilmeye çalışılmasıdır.
İngilizler, Şark Meselesi olarak adlandırılan iki aşamalı iki asırlık bir strateji geliştirdiler İslâm dünyası üzerinde uygulanmak üzere.
Birinci aşamada, İslâm´ı -yani tarih yapan bir aktör olarak İslâm medeniyetini- tarihten uzaklaştırmak; ikinci aşamada da paralel dinler icat ederek Müslümanları İslâm´dan uzaklaştırmak.
Başka bir ifadeyle: İngilizlerin iki asırlık küresel stratejilerinin merkezinde İslâm var: İslâm´ın, önce ilk aşamada tarih yapan bir aktör olarak tarihten uzaklaştırılması (=İslâm´sız Dünya); sonra da ikinci aşamada Müslümanların İslâm´dan uzaklaştırılması (protestanlaştırılmış, dönüştürülmüş, küresel sisteme boyun eğecek kadar hadım edilmiş, önce Peygamber´siz İslâm, sonra “İslâm´sız” İslâm) stratejisi.
Osmanlı´yı durdurarak, İslâm´ın tarih yapan bir aktör olarak tarihten uzaklaştırılmasını, dolayısıyla İslâm´sız Dünya stratejisini hayata geçirmeyi başardılar.
Laik Türkiye´nin kurulması ve Vehhâbiliğin icat edilmesiyle de “İslâm´sız” İslâm stratejisini hayata geçirmeye başladılar.
İKİ PARALEL DİN: HARİCÎ MANTIĞI VE PROTESTAN İSLAM
Geldiğimiz nokta itibariyle iki “paralel din” icat ettiler: Vehhâbilik üzerinden neo-selefîliği ürettiler, neo-selefîlik üzerinden de terör örgütlerini... Ve hâricî mantığına dayalı, kendisi gibi düşünmeyen herkesi tekfir eden, İslâm tarihinin hiç bir döneminde gözlenmeyen ruhsuz bir din anlayışını İslâm dünyasının omurgası hâline getirmeyi de başardı İngilizler.
Tarihte ilk defa hâricî mantığına dayalı bir İslâm anlayışı, Müslüman toplumların omurgası hâline getirildi.
Buradan varılmak istenen sonuç, İslâm´ı terörle özdeşleştirerek hem özelde Müslümanları İslâm´dan uzaklaştırmak hem de genelde dinin tarihin mezarını boyladığı Batı´da kitlelerin küresel bir dünyada İslâm´a ilgilerini kırmak, dünyanın müslümanlaşma trendine girmesini engellemek ve Batılıların İslâm´dan nefret etmelerini sağlamak...
Bununla yetinmediler. İkinci bir paralel din daha icat ederek “İslâm´sız” İslâm projesini bir adım daha öteye götürdüler: Bu ikinci paralel din, hayattan uzaklaştırılmış, ruhu çalınmış, küresel sisteme boyun eğerek bütün iddialarını terkeden protestanlaştırılmış bir İslâm. Bunun en tipik iki örneğinden ilki iki asır önce yine İngilizlerin icat ettiği Kadiyanilik, diğeri FETÖcülük. Kadiyaniliğin söylemleri ile FETÖcülüğün söylemleri çok örtüşüyor.
Laik Türkiye projesiyle önce İslâm´sız Türkiye projesi gerçeğe dönüştürüldü: İslâm, bütün kurumlardan temizlendi; eğitimden, kültür hayatından, düşünce ve sanat hayatından, siyasetten uzaklaştırıldı; sadece namaz, oruç gibi ibadetlere indirgendi; camiye hapsedildi; laik bir din anlayışına dönüştürülerek İslâm sadece bireysel bir inanç meselesi hâline getirildi!
İkinci aşamada da sadece Türkiye´de uygulanan kaskatı laiklik pratiği ile FETÖ gibi oluşumların önü açıldı!
Ve FETÖ, Türkiye üzerine salındı!
BİZE MAHŞERİN ÜÇ ATLISI
GEREK: KURUCU MELİKŞAH,
UYGULAYICI NİZAMÜLMÜLK VE
TEMELLERİ KOYUCU GAZAL
Uzun vadede amaç, Türkiye´nin İslâmî iddialarına aslâ sahiplenmemesi, dolayısıyla İslâm dünyasına öncülük edebilecek ruh köklerinin kurutulması ve Türkiye´siz İslâm stratejisinin aşama aşama hayata geçirilmesi!
Türkiye´nin başına gelebilecek en büyük felâket budur!
Şunu aslâ unutmayalım: Bu ülkenin varlık nedeni İslâm´dır.
Bu toplum, ancak Müslüman olduktan sonra bu topraklarda üç kıtanın tarihini yapmış, henüz anlaşılamamış ve aşılamamış herkese, her dine, her inanca, her düşünceye hayat hakkı tanıyan ilk ve son küresel medeniyet tecrübesini insanlığa sunmayı başarmıştır.
Özetlemek gerekirse...
Batılı emperyalistler, son iki asır hâriç bin yıldır dünya tarihini Selçuklu ve Osmanlı tecrübeleriyle bizim yaptığımızı çok iyi biliyorlar. O yüzden üç asırdır bizim üzerimizden İslâm´la savaşıyorlar! Hedeflerine büyük ölçüde ulaşmış gibi görünüyorlar.
Ama hesap edemedikleri bir şey var: Türkiye, İslâm dünyasını yeniden toparlayabilecek medeniyet tecrübesine de, şuuruna da sahip yegâne aktör olduğunu kavradı.
O yüzden umut oldu. Türkiye´nin umut olduğu mesajı, Kuzey Afrika´dan Açe´ye, Balkanlar´dan Afrika´nın en ücra köşelerine kadar bütün mazlum halklar tarafından çok iyi alındı.Sözün özü: Bin yıl önce yaşadığımız birinci medeniyet krizini mahşerin üç atlısının verdiği mücadeleyle aşmıştık: Kurucu Melikşah, Uygulayıcı Nizamülmülk ve Temelleri Koyucu Gazâlî.
Gazâlî´nin öncülüğünde çeyrek a
sırda bin yılın tohumları ekildi; hem Moğol ve Haçlı saldırılarını püskürtecek ve tarihin akışını değiştirecek Ehl-i Sünnet omurga dikildi hem de Avrupa´nın içlerine kadar İslâm´ın dalga dalga yayılmasını sağlayan insanların gönüllerini fetheden irfanî derinlik geliştirildi.
İslâm dünyasının önündeki en büyük iki tehlikenin, hâricî mantığına dayalı İslâm anlayışının da, “Peygamber´siz İslâm” ve “İslâm´sız İslâm” anlayışının da aşabilmesinin tek yolu var: İslâm dünyasını toparlayacak Ehl-i Sünnet omurganın pekiştirilmesi ve kitlelerin gönülden fethedecek irfanî derinliğin her yere ulaştırılması ve nakşedilmesi...

Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
Dilsiz´in dili: Ruhun sesi (07 Aralık 2019 - Cumartesi)
“Kader´´in dönüştürücü dinamizmi (03 Aralık 2019 - Salı)
Rus ruhu´nun dirilişi (mi?) (26 Ekim 2019 - Cumartesi)
Ulus devletlerin çöküşünü yaşıyoruz... (19 Ağustos 2019 - Pazartesi)
Türkiye, kendi yolunu kendisi belirleyecek... (20 Temmuz 2019 - Cumartesi)
Türkiye´nin siyasetle yorucu imtihanı (25 Haziran 2019 - Salı)
Fetih ruhu ve rüyası (01 Haziran 2019 - Cumartesi)
Ramazan´ın atları ve okları (28 Mayıs 2019 - Salı)
Oruç, niçin benzersiz´dir? (21 Mayıs 2019 - Salı)
Ruhköklerimize, anayurdumuza yolculuk-1 (27 Nisan 2019 - Cumartesi)
Sudan´da neler oluyor? (17 Nisan 2019 - Çarşamba)
Seçimlerin vebali ve toplumun basireti (01 Nisan 2019 - Pazartesi)
Ölüm fikri ve duanın sınırsız gücü (25 Şubat 2019 - Pazartesi)
Hatırladıkça özgürleşir insan... (04 Şubat 2019 - Pazartesi)
Bugün Venezuela, yarın Türkiye! (28 Ocak 2019 - Pazartesi)
Türkiye´nin “cinsiyet”le imtihanı (26 Ocak 2019 - Cumartesi)
Ne olabilir ve ne yapmalı? (16 Ocak 2019 - Çarşamba)
Ne olabilir ve ne yapmalı? (08 Ocak 2019 - Salı)
Aslında, ne oldu? (05 Ocak 2019 - Cumartesi)
Annem... (01 Aralık 2018 - Cumartesi)
Bu dünya böyle gitmez! (24 Kasım 2018 - Cumartesi)
Eğitimde, ava giderken avlanmak... (06 Kasım 2018 - Salı)
İnsanlık, nereye sürükleniyor? (03 Kasım 2018 - Cumartesi)
Kazana kazana kaybediyoruz... (31 Ekim 2018 - Çarşamba)
Mesafe fikri ve hakikat medeniyeti (29 Ekim 2018 - Pazartesi)
Üniversitenin krizi (18 Eylül 2018 - Salı)
Suriye sorununda kör noktalara dikkat! (10 Eylül 2018 - Pazartesi)
Mesut Özil, Almanlara ayna tuttu (27 Temmuz 2018 - Cuma)
Zihniyet ve maarif devrimi olmadan aslâ! (19 Temmuz 2018 - Perşembe)
İlerleme putu ve zihnî felçleşme (29 Ekim 2017 - Pazar)
İlerleme putu ve zihnî felçleşme (25 Ekim 2017 - Çarşamba)
Kervan´ın yolu niçin kesildi? (17 Ekim 2017 - Salı)
İnsansız şehir, şehirsiz insan… (12 Eylül 2017 - Salı)
Yarın, çok geç olabilir… (26 Ağustos 2017 - Cumartesi)
Laiklik dogması ve sopası… (21 Ağustos 2017 - Pazartesi)
Sivas´ta tarihî bir toplantı (18 Ağustos 2017 - Cuma)
Osmanlı ruhu olmadan aslâ! (14 Ocak 2017 - Cumartesi)
Bu sistem (17 Mayıs 2016 - Salı)
Medyanın “kusursuz cinayet”i! (21 Şubat 2015 - Cumartesi)
On Emir (29 Aralık 2014 - Pazartesi)
Medeniyet fikri ve eğitim sistemi (16 Aralık 2014 - Salı)
Dil Devrimi cinayeti ve Osmanlıca meselesi (08 Aralık 2014 - Pazartesi)
ÜMMET: SELÂM/ET YURDU (05 Aralık 2014 - Cuma)
En büyük tehdit: Misyoner Medya (28 Kasım 2014 - Cuma)
Eğitim (28 Kasım 2014 - Cuma)
Peygamberî çağ/rı varolmadan aslâ! (04 Kasım 2014 - Salı)
Hâriciye, Türkiye`nin altını oyarken... (01 Kasım 2014 - Cumartesi)
Urfa`nın `peygamber çiçekleri` (17 Ekim 2014 - Cuma)
Moro seferi... (25 Eylül 2014 - Perşembe)
Burası, sömürge ülkesi mi? (19 Eylül 2014 - Cuma)
Entelektüelle ve akademisyenle nereye kadar? (10 Eylül 2014 - Çarşamba)
Dünya Osmanlı`ya Gebe... (05 Eylül 2014 - Cuma)
Ben`i aşıp Sen`e ulaşabilmek... (19 Ağustos 2014 - Salı)
Erdoğan`a 20 öneri (16 Ağustos 2014 - Cumartesi)
Felsefe`den Hikmet`e: Hakikatin İZ`ini sürmek... (13 Ağustos 2014 - Çarşamba)
Kuşatmadan umuda… (12 Ağustos 2014 - Salı)
İngilizlere dikkat! (08 Ağustos 2014 - Cuma)
Hayatsız İnsanlar, İnsansız Hayatlar (07 Ağustos 2014 - Perşembe)
``Bu kadar acı için çok küçük bu Filistin` (06 Ağustos 2014 - Çarşamba)
Hakikat ve hayal, umut ve ufuk (05 Ağustos 2014 - Salı)
Türkiye´nin cinayetlerle imtihanı (01 Ocak 0001 - Pazartesi)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
DOLAR
5.7726
EURO
6.4503
booked.net
Musibetin sevabına talip olmaklığın, musibeti çekmekte iken de varsa, zahidsin.

Hz. Muhammed
Hiçbir kağıt parçası 7 defadan fazla ikiye katlanamaz!!

www.bizimsivas.com.tr
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59