Bilgilendirme notu
Tarih: 17.9.2018 14:51:09 / 808okunma / 1yorum
Mahmut Erol Kılıç

Sevgili dostlar,
Geçen haftaki yazımda bir yurtdışı görevi tarafıma tevdi edilmesi üzerine sizlere veda eden bir yazı yazmıştım. Geçen bir haftalık süre içerisinde sosyal medyada yüzlerce tebrik mesajı aldım. Tek tek cevaplayamasam da hepinize buradan teşekkür ediyorum. Bu arada görevimin mahiyeti ve gideceğim yer de resmi olarak tebliğ edildi. İnşallah ülkemizi Endonezya Cumhuriyeti indinde Büyükelçi sıfatı ile en iyi şekilde temsil etmeye çalışacağım. Allah utandırmasın.
Bu arada okuyabildiğim mesajlarda bazı bilgi karışıklıklarına da şahit oldum. Bugün burada sizlere eğer kabul buyurursanız bir teknik bilgilendirme raporu sunarak veda etmek istiyorum.
Her şeyden evvel bu kardeşiniz mezuniyet itibarı ile İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi çıkışlıdır (1984). Mamafih yüksek lisans ve doktorasını din sahasında yapmıştır. Eğitim için yurtdışında muhtelif ülkelerde yaşamıştır. En son olarak da yine merkezi yurtdışında olan uluslararası bir kuruluşu 10 yıl süre ile yönetmiştir. Böyle şeyleri konuşmayı sevmesek de şimdi tevazu zamanı olmadığı için 10 yıldır diplomatik pasaport hamili ve VIP kullanma hakkını haiz bir kardeşinizdir. Yüksek irfani ve felsefi konuları önceleyen bir akademisyen ve yazar olmam ve İlahiyat Fakültesi´nde ders veren bir profesör olmam hasebiyle bazı dostlar adeta “Ne alaka!” der gibi bakarlarken bazıları da bendenize ilimden kopacağım zannı ile serzenişte bulundular. Hepsini anlıyorum. Ancak iradenin üstünde bir irade olduğunu da unutmayalım. Biz o devletin memuruyuz, tayinimiz nereye çıkarsa oraya gideriz.
Biraz sizleri aydınlatayım. Bir ülkenin yumuşak gücü üç kaynağa dayanır. Kültürüne, siyasi değerlerine, dış politikalarına.. Son yıllardaki çatışmacılık ve savaş çığırtkanlığı yapan diplomasi dili yerine bazı ülkeler Yumuşak Güç olarak kabul edilen kültür eksenli diplomasileri öne çıkarmaya başladılar. Diplomatlar arasında kültür adamı ve işadamı kökenliler fazlalaştı. Çünkü sefirin birinci ve asli vazifesi temsildir. Bürokratik süreçleri idare amirleri yürütürler. Kanadalı bir diplomatın başını çektiği, odasından çıkıp halkın arasına karışan rahat giyimli (casual wear) diplomat tipi bir hayli taraftar bulmuştur. Tabii ki her zaman meslek memurluğundan yükselenlere öncelik verilmesi de dengeli bir şekilde muhafaza edilmektedir. Uzun yıllar bu sahada emek veren tecrübeli diplomatlara Monşer deyip karalamak çok yanlıştır. Bence onlara aksakallılar demek daha doğru olur. Bu açıdan son yıllarda pek çok ülkenin dış temsilcilikleri hep ilim ve sanat adamlarına tevdi edilerek bu iki yaklaşım arasında bir sinerji yaratılmaya çalışılmaktadır. Ülkemizde de pek çok ilim adamının hayatlarının bir döneminde diplomatlık da yaptıklarını unutmayalım. Yani kimilerinin zannettiği gibi yeni bir hadise değil bu uygulama. Bir Yahya Kemal, bir Fuat Köprülü sadece bir kaçı… Geleneğin büyük şairi Yenişehirli Avni Bey´in evimin duvarında asılı duran şu şiirini sizlerle daha evvel paylaşmıştım. Yeri geldi tekrarlıyorum:
“Sanman taleb-i devlet u câh etmeye geldik
Biz âleme bir yâr için âh etmeye geldik”.
Eski Romanya Cumhurbaşkanı (1996 – 2000) ve aynı zamanda Kültür Diplomasisi Akademisi Başkanı olan Dr. Emil Constantinescu kültürel diplomasiyi ilişkileri güçlendirmek, sosyokültürel işbirliğini geliştirmek veyahut ulusal çıkarları yükseltmek için fikirler, değerler, gelenek ve kültürün gücünü kullanan eylemler planı olarak tanımlıyor. Kültürel diplomasinin bu arenada sanılandan daha büyük rolü olduğunu öne sürüyor.
Şahsıma tevdi edilen görev yerim Endonezya. Daha evvel beş kere gitmişliğim var. Cakarta, Bandung, Pelambang ve Bali´de toplantılara katıldım, oturum yönettim. Sıcakkanlı, misafirperver insanlar. Geleneklerine bağlılar. Türkiye´yi seviyorlar. Bizim 16. yüzyıldan beri özellikle kuzey bölgede yer alan Açe Sultanlığı ile çok yakın irtibatımız olmuş. Eski zamanlardan beri oraya gidip yerleşenler var. Ömer Kurani v.b. gibi pek çok Osmanlı dönemi sufisinin oralarda bağlıları olduğunu biliyoruz.
Tam 350 sene Hollanda sömürgesi altında yaşamışlar.
Daha sonra 3 yıl kadar da Japonya´nın kontrolü altına geçen bu ülke 1945 yılında Soekarno liderliğinde bağımsızlığını ilan etti. O günden beri dış politikada aktif tam bağımsızlık ilkesi üzerine vurgu yaparlar. Bağımsızlığını kazandıktan 10 yıl sonra Bandung´ta Asya-Afrika konferansı yaparak Bağlantısızlar Hareketini başlatması çok önemli bir duruş oldu. Bu konferans Asya ve Afrika´da sömürge altında yaşayan bazı ülkelerin bağımsızlık ateşini fitillemiştir. Son zamanlarda çok yönlü diplomasi yürütmektedirler.
Dünyanın en büyük takımada ülkesi. Tam 17 bin adadan müteşekkil. Ülkenin bir başından diğer ucuna olan mesafe Londra´dan Tahran´a kadar olan 5 bin 300 km´lik bir mesafe kadar. 260 milyonluk nüfusu içerisinde bin 300 etnik gurup barınıyor ve tam tamına 2 bin 500 dil konuşuluyor. Tabii ki yüzde 50 ile en büyük etnik gurup Javalılar olduğu için en yaygın dil Java dili. Yüzde 87´si Müslüman bu ülkede ayrıca Hindu ve Budist nüfus da bulunmakta. Ticarette ise Çin kökenliler önde.
Cumhuriyetin kurucu babaları bu ülkenin birliğini “Beş Esas” denilen prensiplerle sağlamaya çalışmışlar. Pancasila denen bu esaslar (Penç 5 demek, Farsça´dan alınmış, Sila da ilke demek) şunlar: Allah´ın Birliği (Tevhid) inancına sahip olmak, Adil ve edebli bir insan olmaya çalışmak, hangi etnik kökenden gelirsen gel Endonezya´nın birliğine inanmak, Hikmetin temsilcilerinin liderlik yaptığı bir demokrasiye tabi olmak. Bunlar bütün Endonezyalılar için sosyal adalet ilkeleridir. Bir de Bhinka Tunggal Ika diye adlandırılan bir siyaset felsefeleri daha var ki kökeni sufi metafiziğe dayanmaktadır. “Çeşitlilik İçerisinde Birlik” anlamına gelir. Yani “Vahdette Kesret”. Osmanlı siyaset felsefesinde de bunun izlerini görürüz. Bu ilkelerin yanı sıra Misafirperverlik, Hoşgörülük, Müşavere kültürü de Cumhuriyet kurulduğundan beri anaokulundan itibaren bütün vatandaşlara öğretilmeye çalışılmaktadır.
Bizim Tokat yöremizde tahta yazma baskı tekniği ile üretilen çok renkli kumaş benzeri Batik dedikleri geleneksel bir kıyafetleri var. Erkekler için gömlek şeklinde bayanlar için uzun elbise şeklinde. Bu el baskı tekniğini ilk defa kendileri icat ettiklerini Unesco´da da onaylattılar. O günden sonra da milli kıyafet yaptılar. O günden beri resmi törenlerde en yukarıdan en aşağısına kadar bütün devlet erkanı takım elbise kravat yerine bu kendi milli kıyafetlerini giyerler ve önem verdikleri konuklarına da pahalı sayılabilecek bu kıyafeti hediye ederler.
Ekonomik olarak Asya´nın yükselen ekonomileri arasında yer alıyorlar. G20 üyesiler.
Tabii kauçuk, iplik ve bazı mensucat ürünleri aldığımız ve karşılığında tütün ve buğday sattığımız bir ülke. İthalatlarında 38. ülkeyiz. Yani istenilen seviye değil. Savunma sanayileri çok iyi durumda. Muhakkak bu konuda da ortak bir şeyler yapmalıyız. Ayrıca tabii ki turizm. Her bir adası adeta cennetten bir parça. THY artık Cakarta´ya aktarmasız uçuyor. Dünyaca meşhur tatil destinasyonları olan Bali adasına da 2019 başından doğrudan uçuş başlatıyorlar. Hem de yeni alınan Dreamliner´lar ile..
Bizden söylemesi. Neyse ülkemizde Endonezyacılık diye siyasi bir akım olmadığı için artık çok rahatım. Gördüğün güzel şeyleri her nerede bulursan al peygamber düsturunu çekinmeden artık kullanabileceğim için mutluyum. Hatırlayacaksınız daha evvel oraya yakın halkı Müslüman olan başka bir ada ülkesinden size yazmış ve Müslümanların sadece Orta Doğu´dan ibaret olmadığını, buralarda huzur içerisinde yaşayan çok samimi insanlar olduğunu haber vermiştim. Biraz da hallerine özenerek. Haller çekicidir derler, çekti işte.. Görev yerim belli olunca çok sevdiğim Şirazlı Hâfız´ın Divân´ından bir tefe´ül edeyim istedim dün gece yarısı. İnanana da eyvallah inanmayana da, ama şu çıktı:
An râ ki cây-ı nist heme şehr cây-ı ûst
Derviş her koca ki şeb âmed serây-ı ûst
Merd-i Hudâ be-maşrık u magrib garîb nîst
Her câ ki mî-reved heme mülk-i Hudâ-yı ûst
O insan ki yeri yok her şehir ona yerdir
Derviş nerede gecelerse orası onun sarayıdır
Merd-i Hudâ için maşrık da magrib de garib değildir
Her nereye gitse orası onun için zaten mülk-i Hudâ´dır.
(Tercüme bana ait).
Yeniden ve her daim hoşça kalın…

Anahtar Kelimeler: Bilgilendirme, notu
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
Ruhsallığı öldüren modern hayat (02 Eylül 2018 - Pazar)
Hoy´dan Hay´a (26 Ağustos 2018 - Pazar)
Düşünce sentezi yapabilmek (13 Ağustos 2018 - Pazartesi)
Yaz okulunda irfan dersleri (06 Ağustos 2018 - Pazartesi)
Düşüncesiz aksiyonerlik (30 Temmuz 2018 - Pazartesi)
Metodik yanlışa devam (23 Temmuz 2018 - Pazartesi)
Psikopatlar ve din (16 Temmuz 2018 - Pazartesi)
Aynoroz Adası´nda II (08 Temmuz 2018 - Pazar)
Aynoroz Adası´nda -I (01 Temmuz 2018 - Pazar)
Esas olan devletin bekâsıdır.. (28 Haziran 2018 - Perşembe)
Köpek yavruları ve biz (17 Haziran 2018 - Pazar)
Kadir kıymet bilmek (11 Haziran 2018 - Pazartesi)
Son 10 gün (05 Haziran 2018 - Salı)
İmparator Marcus (28 Mayıs 2018 - Pazartesi)
Sabır ve oruç (21 Mayıs 2018 - Pazartesi)
Sanman taleb-i devlet u câh etmeye geldik… (09 Mayıs 2018 - Çarşamba)
Anadolu erenlerini bir bir kaybederken… (02 Mayıs 2018 - Çarşamba)
Geleneksel tıp üzerinden ideolojik okumalar (11 Nisan 2018 - Çarşamba)
Tasavvufun içini boşaltan şeyhler (27 Mart 2018 - Salı)
İslâm´ın içini boşaltan Müslümanlar (21 Mart 2018 - Çarşamba)
Gençleri doğru yöneltmek (25 Şubat 2018 - Pazar)
Şîrâz… (06 Şubat 2018 - Salı)
Sofra sırları (29 Ocak 2018 - Pazartesi)
Bana göre İran´da ne oluyor? 2 (23 Ocak 2018 - Salı)
Bana göre İran´da ne oluyor? 1 (17 Ocak 2018 - Çarşamba)
Bir ilmin nefsi müdâfaâsı (08 Ocak 2018 - Pazartesi)
Müslüman Biblicalistler (27 Aralık 2017 - Çarşamba)
Mevlânâ endeksi (25 Aralık 2017 - Pazartesi)
Mevlânâ endeksi (21 Aralık 2017 - Perşembe)
Dış politikada büyük oynamak (30 Kasım 2017 - Perşembe)
Arap dünyası nereye gidecek (20 Kasım 2017 - Pazartesi)
Çevre ve biz (16 Kasım 2017 - Perşembe)
Mimari eserler de bir ruha bağlıdır (06 Kasım 2017 - Pazartesi)
Hüseyin misiniz, Yezid mi? (26 Eylül 2017 - Salı)
Elmalı´da Vehhâbîler (?) (20 Eylül 2017 - Çarşamba)
Hacc´ın ardından bazı tespitlerim (12 Eylül 2017 - Salı)
Aydınlanmış Medine´den selam (06 Eylül 2017 - Çarşamba)
Aydınlanmış Medine´den selam (29 Ağustos 2017 - Salı)
Din adamı vardır (22 Ağustos 2017 - Salı)
Benim İslâm üniversitem (14 Ağustos 2017 - Pazartesi)
İslam siyaset felsefesi tek midir? (07 Ağustos 2017 - Pazartesi)
Kudüs ortak hedefimiz olmalı (01 Ağustos 2017 - Salı)
15 Temmuz analizlerine devam (17 Temmuz 2017 - Pazartesi)
Yaz üzerine metafizik değinmeler (08 Temmuz 2017 - Cumartesi)
Aylar var ki… (06 Haziran 2017 - Salı)
Çocuklar kadar saf olmadıkça (13 Nisan 2017 - Perşembe)
Köy gençliği üzerine (03 Nisan 2017 - Pazartesi)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59
Kötü adın çirkinliği harften, deniz suyunun acılığı kap?tan değildir?

Mevlana
Gülşah Akkaş Yaman
Gülşah Akkaş Yaman
Kitap kurtları
İBRAHİM TENEKECİ
İBRAHİM TENEKECİ
Siyaset ile insaniyet arasında
MUSTAFA KUTLU
MUSTAFA KUTLU
Yakışıklı ceset
Prof. Mustafa Çağrıcı
Prof. Mustafa Çağrıcı
İnsan olmak / İnsan kalmak
Yusuf Ziya Cömert
Yusuf Ziya Cömert
Kaşıkçı suikasti: Böyle bir şey olamaz!
Mehmet Şevket EYGİ
Mehmet Şevket EYGİ
Akılsız yapan akıllı telefon
Beşir Ayvazoğlu
Beşir Ayvazoğlu
Millet bahçeleri ve Gülhane Parkı
Ahmet ÖZDEMİR
Ahmet ÖZDEMİR
MAVİ SU AK KÖPÜKLÜ SU
YUSUF KAPLAN
YUSUF KAPLAN
Din´e uyacağız, din´i kendimize uydurmayacağız...
İbrahim KAHVECİ
İbrahim KAHVECİ
Suçlu ürünler listesi
Yusuf Ziya Ünsal
Yusuf Ziya Ünsal
DEDİKODU
Ö. EMİR DOĞAN
Ö. EMİR DOĞAN
HOMO DÜT DÜTÜS*
BERAT DEMİRCİ
BERAT DEMİRCİ
“MUHALİF DAMGASI” VE ÖTEKİLEŞTİRMENİN HİYERARŞİSİ
Aydın Ünal
Aydın Ünal
Hicaz´ı nasıl kaybettik?
İsmail Dursun
İsmail Dursun
Kaleci ve Savunma Hataları
Salih Tuna
Salih Tuna
Türk ekonomisi McKinsey´e mi emanet edildi?
Osman Nuri Kesici
Osman Nuri Kesici
25 Eylül Dünya Eczacılar günü...
Selahattin Çerik
Selahattin Çerik
Zincir
Kemal Öztürk
Kemal Öztürk
20 milyar doların peşinde...
Müjgan Üçer
Müjgan Üçer
ÇOCUĞU NE OKUTUR?
Mahmut Erol Kılıç
Mahmut Erol Kılıç
Bilgilendirme notu
Muhsin Kaya
Muhsin Kaya
SİVAS´A SELAM YOLA DEVAM
Talha Gurbetçi
Talha Gurbetçi
OSMANLICAYA SAHİP ÇIKALIM
Muzaffer Gücer
Muzaffer Gücer
BİR ÖĞRETMENİN ESERİ
Yavuz Bülent Bakiler
Yavuz Bülent Bakiler
DÜŞMANIYIM ASALETİN KELİMELERDE BİLE”
Sami Akkuş
Sami Akkuş
DUA EDİN...
Ergün Diler
Ergün Diler
Kıbrıs planı
Gülşah YARLI
Gülşah YARLI
Sezona veda
Fikret ÜNSAL
Fikret ÜNSAL
DEDİKODUSU ÇIKARSA OLUR
Aziz Erdoğan
Aziz Erdoğan
ÇANAKKALE RUHU DÜNDEN DİRİDİR
Zübeyir Kamil Akkaya
Zübeyir Kamil Akkaya
Batı´ya Doğru - Taklit Bitti, Tahkik Başladı!
Salih Şahin
Salih Şahin
OSMANLI ARAPLARI NASIL SÖMÜRDÜ!
S. Emrah GÖKTAŞI
S. Emrah GÖKTAŞI
Sivil toplum
Osman Nuri KESİCİ
Osman Nuri KESİCİ