BEYAZ TÜRKÇENİN BÜYÜK ŞAİRİ
Tarih: 20.3.2018 17:03:27 / 397okunma / 0yorum
Yavuz Bülent Bakiler

Bazıları şiiri, “Bir dilin musikisi” diye tarif ederler. Şiire bir kelime mimarisi olarak bakanlarda var. Şiir bir dilin musikisi ise, dilimizin musikisi ise, dilimizin musikisini bize en iyi duyuran şairlerimizden biri de Yahya Kemal Beyatlı´dır. Şiir bir kelimeler mimarisi ise, kelimeleri çok büyük titizlikle seçen şairlerin başında Yahya Kemal Beyatlı duruyor. Onun bir şiir üzerinde 10 yıl 15 yıl çalıştığını biliyoruz. Bir takım kelimeleri 10-15 dakika içinde pastırma doğrar gibi alt alta doğrar gibi sözüm ona şiir yazdıklarını sananlarla bir şiirin bazen bir mısrağı, bazen bir kelimesi üzerinde 10-15 yıl düşünen Yahya Kemal arasındaki büyük farkı anlatmak imkansızdır. Yahya Kemal “Türkçe ağzımızda ana sütü gibi olmalı!” diyordu.  Türkçeyi şiirlerinde bir anne sütü gibi helal ve güzel kullanıyordu. 20. Asır Türk şiirinin en büyük klasiği Yahya Kemal´dir.

“Rintlerin ölümü” isimli şiirinin son kıtası ilk haliyle şöyledir:

Ölüm ağsude bahar ülkesidir bir rinde

Gönlü her yerde buhardan gibi yıllarca tüter

Ve siyah serviler altında kalan kabrinde

Her seher bir gül açar, her gece bir bülbül öter.

Yahya Kemal 3. Mısradaki “Siyah” kelimesine ısınamadı. “Siyah serviler” ifadesi gönlüne yatmadı. Yıllarca siyah kelimesi yelerine daha uygun., daha güzel, daha müsikili bir kelime aradı. Ve nihayet 10 yıl kadar sonra bir arkadaş ziyaretine giderken “Serin” kelimesini buldu. Şiirin son beytini şöyle değiştirdi:

Ve serin serviler altında kalan kabrinde

Her seher bir gül açar, her gece bir bülbül öter.

Yahya Kemal Fransa´da Üniversitede okurken hocalarından biri Tarih Prof.  Alber Sorel: “Bin yıllık Fransa toprağı Fransız milletini meydana getirmiştir!” demişti. Bu ifade onu çok etkilemişti.

Yahya Kemal´de binyıllık Türk tarihi Anadolu üzerinde düşünmeye başlamıştı. Gerçi Türk tarihinin yaşı bin yıl değildi. Üç bin yıldan, beş bin yıldan öncelere uzanıyordu. Ama Yahya Kemal öncelikle bin yıllık tarihimiz, bin yıllık Türkçemiz, bin yıllık vatanımız üzerinde duruyordu. Dilimizin bin yıllık zenginliği ile düşünüyor ve yazıyordu. O, “Kötü mazide olan ati” idi. Köksüz, mazisi bir milletin, bir dilin yaşayacağına inanmıyordu. Nesirlerinde ve şiirlerinde İstanbul Türkçesini esas alıyordu. Bu bakımdan O´nun duru zengin renkli Türkçesine, “Beyaz Türkçe” diyenler vardı. İstanbul sevgisi onun şiirlerinde beyaz papatyalar gibi açılıyordu:

Sana dün bir tepeden baktım aziz İstanbul

Görmedim, gezmediğim, sevmediğim hiçbir yer

Ömrüm oldukça gönül tahtıma keyfince kurul

Saade bir semtini sevmek bile bir ömre değer.

Nice revnaklı şehirler görülür dünyada

Lakin efsunlu güzellikleri sensiz yaratan

Yaşamıştır derim en hoş ve uzun rüyada

Sende çok yıl yaşayan, sende ölen, sende yatan.

İstanbul´da ve yurdun her köşesinde ölenler, Toprağa düşenler için yazdığı “Sessiz Gemi” isimli şiir ne kadar güzeldir. Kefenden, tabuttan, mezardan, teneşirden bahsetmeden ölümü bir kadife kumaş yumuşaklığı ile ve beyaz bir Türkçe ile bize Yahya Kemal anlattı:

Artık demir alma günü gelmişse zamandan

Meçhule giden bir gemi kalkar bu limandan

Hiç yolcusu yokmuş gibi sessizce alır yol

Sallanmaz o kalkışta ne mendil nede bir kol

Rıhtımda kalanlar bu seyahatten elemli

Günlerce siyah ufka bakarlar gözleri nemli

Biçare gönüller! Ne giden son gemidir

Hicranlı hayatın nede son matemidir bu

Dünyada sevinmiş ve seven nafile bekler

Bilmez ki giden sevgililer dönmeyecekler

Birçok gidenin her biri memnun ki yerinden

Birçok seneler geçti dönen yok seferinden

Beyaz Türkçe´nin bu büyük şairinin çocuklarımıza okutmalı ve çok sevdirmeliyiz.

Anahtar Kelimeler: BEYAZ, TÜRKÇENİN, BÜYÜK, ŞAİRİ
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
DEVRİK CÜMLE (12 Haziran 2018 - Salı)
DEVAM ETMEK-SÜRMEK (05 Haziran 2018 - Salı)
DEPREMİN ALETSEL ŞİDDETİ (29 Mayıs 2018 - Salı)
“DEPREMİN ALETSEL BÜYÜKLÜĞÜ” (01 Mayıs 2018 - Salı)
DECCALI DEKKAL DİYE OKUMAK KİBARLIĞI (24 Nisan 2018 - Salı)
CANKUŞU-YAŞAMINI YİTİRDİ (10 Nisan 2018 - Salı)
BÜYÜK HARFLER NERELERDE KULLANILIR? (03 Nisan 2018 - Salı)
BAYRAM CEMRESİ (13 Mart 2018 - Salı)
BAHTİYAR VAHAPZÂDE´NİN SORUSU (28 Şubat 2018 - Çarşamba)
AVUSTURALYADA İNGİLİZLEŞEN TÜRKLER (06 Şubat 2018 - Salı)
AŞGABATTA KİTAP (30 Ocak 2018 - Salı)
DİLDE BİRLİĞİMİZİ BOZANLAR (06 Kasım 2017 - Pazartesi)
Dilde Birlik, Fikirde Birlik, İşte Birlik (30 Ekim 2017 - Pazartesi)
Mesela mı örneğin mi diyelim? (16 Ekim 2017 - Pazartesi)
Çaya Çorbaya Yoğun (10 Ekim 2017 - Salı)
CANKUŞU-YAŞAMINI YİTİRDİ (02 Ekim 2017 - Pazartesi)
Ana Dil mi, Ana Dili mi? (13 Eylül 2017 - Çarşamba)
SİVAS´TA İNANILMAZ BİR GELİŞME (05 Eylül 2017 - Salı)
ARGO (28 Ağustos 2017 - Pazartesi)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59
"Bir mum diğer bir mumu tutuşturmakla ışığından birşey kaybetmez."