Ben, Öteki ve Ötesi
Tarih: 30.11.2017 11:44:52 / 331okunma / 0yorum
İBRAHİM TENEKECİ

“Tarihi, geçmişte yaşanmış olayları öğrenmek için değil, bugünümüzü anlamlandırmak ve geleceğimize şekil vermek için okuruz.” (Sayfa 454) Yaşadığımız günlerin ve olayların neye karşılık geldiğini görmek istiyorsak, okuyacağımız ilk eserlerden biri Ben, Öteki ve Ötesi olmalıdır. (İnsan Yayınları, 2016.)
Ben, Öteki ve Ötesi yazısının sesli anlatımı ve tüm İbrahim Tenekeci yazılarının sesli anlatımı Yenisafak.com Yazarlar Sesli Makale Köşesinde!
Emek mahsulü bu eser, İslâm âlemi ile batı dünyası arasında yaşanan tarihî münasebeti ve mücadeleyi anlatıyor. İslâmiyetin ilk yıllarından modern zamanlara kadar. Haçlı Seferlerinden Avrupa sömürgeciliğine uzanan dönem, kitabın ana gövdesini oluşturuyor.
İbrahim Kalın, Endülüs´te yaşanan o büyük trajediyi de Haçlı Seferlerinin bir parçası olarak görür. (Sayfa 88) Mesela Suriye´nin Maara beldesinde ne yaşanmışsa, Endülüs´ün birçok şehrinde de aynısı olmuştur.
İbrahim Kalın´ın Endülüs´e olan kuvvetli ilgisini doksanlı yılların ortalarından itibaren biliyorum. Daha o yıllarda ve yaşlarda, Endülüs faciasıyla ilgili geniş hacimli makaleler yazmış, yayınlamıştı. Özgün metinlerdi bunlar. Dolayısıyla, kitabın çıkış noktasını Endülüs oluşturuyor diyebilirim. Bu bölümü adeta ibret vesikası olarak okudum ve okumalıyız.
Asli kaynaklardan sistemli okumalar yapmak, bilgiyi kayıt altına almak, öğrendiklerimizi fikirle ve üslupla buluşturmak, yüksek kültür ister. Sadece dikkat yetmez, rikkat de gerektirir. İbrahim Kalın´ın eser boyunca bunu hakkıyla yaptığına şahitlik ediyoruz. Ben, Öteki ve Ötesi, on dört asırlık tecrübemizi gözler önüne seriyor. Tecrübe elbette üzücü ve yorucu bir şeydir. Kitapta sanki dünü değil, bugünü okuyoruz.
İslâm âlemi, birbirine paralel gelişen Haçlı ve Moğol acımasızlığına maruz kaldığında, zaten parçalanmış vaziyette idi. “Siyasî dağınıklık ve iç ihtilaflar” (92) hüküm sürüyordu. Sekiz asır sonra aynı tabloyu maalesef tekrar yaşıyoruz. Buna karşılık, İslâm tarihinin her döneminde, dar kapsamlı ve kısa süreli ittifaklar bile ciddi sonuçlar doğurmuştur. Kudüs´ün Haçlı işgalinden kurtarılması gibi önemli başarılar elde edilmiştir.
İbrahim Kalın, Kudüs şehrine tüm kalbiyle eğiliyor. Çünkü Kudüs, birlik içindeyken neler yapabileceğimizin ve dağınıkken neleri kaybedeceğimizin en dokunaklı örneğidir. Dirayetli kumandan Salâheddîn Eyyûbî´nin Kral Richard´a yazdığı mektupta geçen şu cümleler hem ümit hem ibret veriyor: “Buralar her zaman bizim vatanımız oldu. Sizin işgaliniz ise geçicidir. Müslümanlar zaafa düştüğü için buraları ele geçirdiniz.” (Sayfa 99)
İSLAM SÖZ KONUSU OLUNCA
Beş yüz seksen altı sayfalık bu hacimli eser, bir köşe yazısının sınırlarını fazlasıyla aşıyor. Karşılıklı yazışmalar, temaslar, etkiler, savaşlar, büyük ve küçük bazı bireysel hikâyeler.
İbrahim Kalın, batı dünyasını ve fikriyatını tanıtan değil, tanıyan bir isim. Eserin önemi de buradan doğuyor.
Avrupa aklının İslâmiyet karşısındaki duruşunun ilk günden bu yana neredeyse hiç değişmediğini görüyoruz. “İslâm söz konusu olduğunda, Voltaire´in akılcılığından, hümanizminden, hoşgörüsünden pek bir iz kalmaz.” (Sayfa 254) Don Kişot romanıyla tanıdığımız Cervantes´in Müslümanlarla ilgili yazdıkları inanılmazdır. (185, 186) İslâm muhibbi olarak bildiğimiz Goethe´nin Türklerle ilgili tavrı da böyledir ve bir hayli keskindir. (264) Batı insanını anlatan önemli bir işaret daha: “Eğitim ve kültür seviyesi yükseldikçe, ön yargılar derinleşmekte, şeytanlaştırma eğilimi güç kazanmaktadır.”
Günümüzde de sık kullanılan bir argümanın izlerine tarih boyunca sürekli rastlıyoruz. Papa İkinci Pius´un Fatih´e gönderdiği rivayet edilen meşhur mektubundan bir cümle: “İslâm şeriatına tabi iken başarılı olman mümkün değil.” (Sayfa 202) Hristiyan batı dünyasında, Müslümanların felsefeden astronomiye kadar olan evrensel başarılarını İslâm´a rağmen açıklama çabası vardır. (252) Bu çaba her daim taze kalmıştır.
Ben, Öteki ve Ötesi´nin hayatî bölümlerinden biri de Avrupa merkezli sömürgeciliğin gelişmesi ve İslâm coğrafyasındaki yıkıcı sonuçlarıdır. Kitapta birçok sarsıcı örneği bulmamız mümkün.
“Coğrafî ve siyasî işgalleri kısa sürede kültür emperyalizmi izleyecektir.” (287) Bu da “yeni gerilim ve çatışma alanlarının ortaya çıkmasına neden olmuştur.” (288) Ülkemizden örnek verirsek; batı yanlıları ile yerli ve millî olanlar gibi.
İbrahim Kalın´ın ısrarla altını çizdiği bir çelişkiyi de buraya alalım: Yirminci yüzyıldaki pek çok bağımsızlık savaşının ardından Batılılaşmanın resmî devlet politikası haline gelmesi. Oysa istiklâl mücadeleleri batılı güçlere karşı verilmişti.
Kitaptaki birçok bilgiyi, anekdotu günümüze uyarlayabiliyoruz. Misal: “İslâm ülkelerine hâkim olmak için kendi aralarında yoğun bir güç mücadelesi veren Avrupalılar, kendilerini İslâm muhibbi ve Müslüman dostu göstermek için ilginç yöntemler uyguladılar.” (289) Anlamlı ve üzücü olan şudur ki, bu yöntemi, onca yaşanmışlığa rağmen hâlâ üstümüzde uygulayabiliyorlar.
HAFIZAMIZ TAZELENİYOR
İbrahim Kalın, İslâm - Batı ilişkilerine oldukça geniş bir pencereden bakıyor. Cem Sultan vakasından İnebahtı deniz savaşına, Sicilya´daki İslâm varlığından Amerika kıtasının keşfine kadar sayısız olayı kitabına alıyor. Mesela bunu bilmeyen olabilir: “Kolomb´un, döneminin Müslüman denizci ve haritacılarından azamî derecede istifade ettiği ve ekibine birkaç Müslüman´ı aldığı bilinmektedir.” (146) İşin esası: “Müslümanların tıp, astronomi, matematik ve coğrafya gibi bilimlerde ortaya koyduğu birikim, Ortaçağ Avrupa düşüncesine doğrudan etki yapmış ve yeni imkânların ortaya çıkmasını sağlamıştır.” (136)
Bu muazzam kazançlara rağmen, Avrupa´nın Müslümanlara bakışı pek değişmemiştir. Onların gözüyle: “Müslümanlar ile Hristiyanlar arasındaki her savaş, iki milletin yahut ordunun değil, mutlak iki ile mutlak kötünün, aydınlık ile karanlığın karşı karşıya gelmesidir.” (116)
Dün ‘barbar´ nitelendirmesiyle karşı karşıya kalan Müslümanlar, bugün ‘terör´ üzerinden sindirilmek, hatta terbiye edilmek istenmektedir.
Ben, Öteki ve Ötesi´nin daha ilk sayfalarında durumun vahametini anlıyoruz: “Soğuk savaşın ardından İslâm, giderek bir güvenlik sorunu olarak kurgulanmış ve ‘İslâm tehdidi´ uluslararası ilişkilerden göçmen yasalarına kadar her alanda kullanılan elverişli bir siyaset aracı haline gelmiştir.” (15) Ayrıca müdahale aracı.
Ben, Öteki ve Ötesi, hem tehdide karşı dikkatli olmamızı öneren, hem de teklif getiren bir eser. Yazar, olaylara belli bir mesafeden ışık tutmuyor, aydınlığın kendisi oluyor. Kitap bittikten sonra hafızamız tazeleniyor.
Kitapla ve konuyla ilgili notlarımızı fazla kullanamadık. Artık bir yazı daha şart oldu. Ötesi ne anlama gelir, teklif nedir, bunları da cumartesi günü yazalım inşallah.

Anahtar Kelimeler: Öteki, Ötesi
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
Son günlerin dünyası (15 Kasım 2018 - Perşembe)
Barbar Modern Medenî (13 Kasım 2018 - Salı)
Hafızamızı tazeleyelim (05 Kasım 2018 - Pazartesi)
Yeni havalimanı ve civarı (02 Kasım 2018 - Cuma)
Şu ittifak meselesi (29 Ekim 2018 - Pazartesi)
Kitaplar arasında (25 Ekim 2018 - Perşembe)
Kitaplar arasında (22 Ekim 2018 - Pazartesi)
Siyaset ile insaniyet arasında (18 Ekim 2018 - Perşembe)
Mecburi istikamet (15 Ekim 2018 - Pazartesi)
Hayret duygumuzu kaybediyoruz (11 Ekim 2018 - Perşembe)
Yıllar geçer, ihtimaller azalır (08 Ekim 2018 - Pazartesi)
Allah sabredenlerle beraberdir (04 Ekim 2018 - Perşembe)
Ne anladın, anlat? (27 Eylül 2018 - Perşembe)
Böyle mi olacaktı? (24 Eylül 2018 - Pazartesi)
Rahmet ile zahmet arasında (16 Eylül 2018 - Pazar)
Şiddet ile inayet arasında (12 Eylül 2018 - Çarşamba)
Yazamamak (09 Eylül 2018 - Pazar)
Kitaplar, dergiler ve son durum (06 Eylül 2018 - Perşembe)
Gurbetten sılaya doğru (02 Eylül 2018 - Pazar)
Ortak kader (24 Ağustos 2018 - Cuma)
Onur meselesi (15 Ağustos 2018 - Çarşamba)
Ayrı dünyalara ait iki kavram (27 Temmuz 2018 - Cuma)
Yazmış bulunduk (22 Temmuz 2018 - Pazar)
İzzet bize, zillet size (15 Temmuz 2018 - Pazar)
Kaderimizin merkezi (11 Temmuz 2018 - Çarşamba)
Doğru ve düzgün olmak (08 Temmuz 2018 - Pazar)
Olması gereken (04 Temmuz 2018 - Çarşamba)
Yer isimlerinin peşinden gitmek (01 Temmuz 2018 - Pazar)
Şimdi (27 Haziran 2018 - Çarşamba)
Bütünlüğü korumaktan yanayız (20 Haziran 2018 - Çarşamba)
Benzersiz bir dönem (13 Haziran 2018 - Çarşamba)
Kıymet ve kıyamet (09 Haziran 2018 - Cumartesi)
Taşınmak (07 Haziran 2018 - Perşembe)
Yaşanan ve yansıyan (02 Haziran 2018 - Cumartesi)
Tatsız bir durum (31 Mayıs 2018 - Perşembe)
Kalbî beraberlik, çıkarsız birliktelik (26 Mayıs 2018 - Cumartesi)
Bazı yeni konular (23 Mayıs 2018 - Çarşamba)
Halimizden memnun muyuz? (19 Mayıs 2018 - Cumartesi)
Uzun bir gün (16 Mayıs 2018 - Çarşamba)
Tarih dönüyor (13 Mayıs 2018 - Pazar)
Dostluk nedir? (09 Mayıs 2018 - Çarşamba)
İbrahim Karagül için (16 Nisan 2018 - Pazartesi)
Bir kelimeden (11 Nisan 2018 - Çarşamba)
İçten bir seda (08 Nisan 2018 - Pazar)
Ülkü Tamer için (05 Nisan 2018 - Perşembe)
Sahafnâme (01 Nisan 2018 - Pazar)
Gençlik nereye gidiyor? (28 Mart 2018 - Çarşamba)
Birkaç şey birden (24 Mart 2018 - Cumartesi)
Dünya Su Günü (21 Mart 2018 - Çarşamba)
Dünya Ormancılık Günü (18 Mart 2018 - Pazar)
Son günlerde (15 Mart 2018 - Perşembe)
Dilimizde olan, kalbimizde de bulunmalıdır (07 Mart 2018 - Çarşamba)
İnsana ümit veren konular (04 Mart 2018 - Pazar)
Yıkıcı değil, yapıcı olalım (25 Şubat 2018 - Pazar)
Varlığımıza musallat olanlar (21 Şubat 2018 - Çarşamba)
Kıymetli bir çabaya şahitlik etmek (19 Şubat 2018 - Pazartesi)
Sultan Abdülhamid Han´ı anmak ve anlamak (15 Şubat 2018 - Perşembe)
Millî uyanış (12 Şubat 2018 - Pazartesi)
Aklı karışıklar için kılavuz (05 Şubat 2018 - Pazartesi)
Vatandan yana olmak... (01 Şubat 2018 - Perşembe)
Dün, bugün, yarın (26 Ocak 2018 - Cuma)
Hayatın her yeri (22 Ocak 2018 - Pazartesi)
Kısaca (19 Ocak 2018 - Cuma)
Yolda olmak (08 Ocak 2018 - Pazartesi)
Edebiyat ve hayat (05 Ocak 2018 - Cuma)
Yeniden millet oluyoruz (01 Ocak 2018 - Pazartesi)
Millete sadakat ümmete vefa (25 Aralık 2017 - Pazartesi)
Elbette Filistin (22 Aralık 2017 - Cuma)
En küçük adım bile (18 Aralık 2017 - Pazartesi)
Daima Kudüs (14 Aralık 2017 - Perşembe)
Aklıma ilk gelenler (11 Aralık 2017 - Pazartesi)
Bütün bu olaylar (07 Aralık 2017 - Perşembe)
Eski Vatan (28 Kasım 2017 - Salı)
Bize düşen, düşmemektir (23 Kasım 2017 - Perşembe)
Kazandıkça kaybetmek (19 Kasım 2017 - Pazar)
Türkiye nedir? (13 Kasım 2017 - Pazartesi)
Kirli dil, kibirli hâl (02 Kasım 2017 - Perşembe)
Gençliğimizin kahramanları (26 Ekim 2017 - Perşembe)
Yazmış bulunduk (20 Ekim 2017 - Cuma)
Bir kütüphane kurmak (17 Ekim 2017 - Salı)
Millet dersine çalışmalıyız (12 Ekim 2017 - Perşembe)
Yazmadan önce (09 Ekim 2017 - Pazartesi)
Altı çizilenler (05 Ekim 2017 - Perşembe)
Yolculuğumuz (22 Eylül 2017 - Cuma)
Dengemizi koruyalım (19 Eylül 2017 - Salı)
Kırsalda neler oluyor? (15 Eylül 2017 - Cuma)
Bir mesele (07 Eylül 2017 - Perşembe)
Üzücü ve şaşırtıcı olan (24 Ağustos 2017 - Perşembe)
Görülen lüzum üzerine (31 Temmuz 2017 - Pazartesi)
Kardeşliğimizi tahkim etmeliyiz (27 Temmuz 2017 - Perşembe)
Vatanı vatansızlara bırakmadık (11 Temmuz 2017 - Salı)
İyilerle birlikte olmak (07 Temmuz 2017 - Cuma)
İyilik berekettir (03 Temmuz 2017 - Pazartesi)
Türkiye, müşterek derdimizdir (05 Haziran 2017 - Pazartesi)
Aslımızdan kopamayız (02 Haziran 2017 - Cuma)
Kırk yıllık hatır (24 Mayıs 2017 - Çarşamba)
Tek tesellimiz (12 Mayıs 2017 - Cuma)
Son günler için (08 Mayıs 2017 - Pazartesi)
BAHAR (05 Mayıs 2017 - Cuma)
Kazanırken kaybedilen (25 Nisan 2017 - Salı)
KISACA (06 Nisan 2017 - Perşembe)
Yeniden niyet etmeliyiz (03 Nisan 2017 - Pazartesi)
Yeminli düşmanlık (24 Mart 2017 - Cuma)
Dünden devam (17 Mart 2017 - Cuma)
Hayat ve bereket (15 Mart 2017 - Çarşamba)
Bize gelen, bizimle giden (06 Mart 2017 - Pazartesi)
Yirmi yıl sonra (04 Mart 2017 - Cumartesi)
Yapmak ile Yıkmak (24 Şubat 2017 - Cuma)
Arkadaşlık (13 Şubat 2017 - Pazartesi)
Nerede duruyoruz? (09 Şubat 2017 - Perşembe)
Pullarımız (07 Şubat 2017 - Salı)
Güzellik (02 Şubat 2017 - Perşembe)
Dert söyletir, derman susturur (27 Ocak 2017 - Cuma)
Bize düşen vazife (17 Ocak 2017 - Salı)
Kar (14 Ocak 2017 - Cumartesi)
Buradayız, bekliyoruz (10 Ocak 2017 - Salı)
Sağlam duralım (23 Aralık 2016 - Cuma)
Evlatlarımız (07 Aralık 2016 - Çarşamba)
Türkiye bir mesuliyetin adıdır (20 Kasım 2016 - Pazar)
Saygı ile sevgi (02 Kasım 2016 - Çarşamba)
Fitne ateşi (21 Ekim 2016 - Cuma)
Son durum (14 Ekim 2016 - Cuma)
Türkiye´yi savunmak (10 Ekim 2016 - Pazartesi)
Devletin ve milletin bekâsı için (18 Ağustos 2016 - Perşembe)
15 Temmuz 2016 (21 Temmuz 2016 - Perşembe)
Göz gördü, gönül sevdi (14 Temmuz 2016 - Perşembe)
Dünyanın çivisi (30 Haziran 2016 - Perşembe)
Güzel bir kitap (17 Haziran 2016 - Cuma)
Hak ve Bâtıl (14 Haziran 2016 - Salı)
Yapan, yaptınız diyendir (09 Haziran 2016 - Perşembe)
Kâğıt, kalem ve sosyal medya (20 Mayıs 2016 - Cuma)
Fitne (06 Mayıs 2016 - Cuma)
Ne durumdayız? (16 Kasım 2015 - Pazartesi)
Akan kan, yükselen kin (26 Ağustos 2015 - Çarşamba)
Kenan Evren öldü (16 Mayıs 2015 - Cumartesi)
Kültür meselemiz (23 Nisan 2015 - Perşembe)
Oyunu bozmak zorundayız (21 Nisan 2015 - Salı)
Kıyamet değil, kıyam (06 Nisan 2015 - Pazartesi)
Siyaset ve millet (30 Mart 2015 - Pazartesi)
Bir hilal uğruna... (24 Mart 2015 - Salı)
Bu bir gezi yazısıdır (10 Mart 2015 - Salı)
Bugün (28 Şubat 2015 - Cumartesi)
Söz vermek, almak... (27 Şubat 2015 - Cuma)
İmha ve ihya (09 Şubat 2015 - Pazartesi)
Yoldaki işaretler (05 Şubat 2015 - Perşembe)
Sözün özü (31 Ocak 2015 - Cumartesi)
Sözün namusu (28 Ocak 2015 - Çarşamba)
İnsan insanın aynasıdır (21 Ocak 2015 - Çarşamba)
Dostluk ve düşmanlık (14 Ocak 2015 - Çarşamba)
Hepimiz tehlikedeyiz (12 Ocak 2015 - Pazartesi)
Sarıkamış için (08 Ocak 2015 - Perşembe)
Bıldır (04 Ocak 2015 - Pazar)
Son zamanlar (01 Ocak 2015 - Perşembe)
Sana kalpten soruyorlar (28 Aralık 2014 - Pazar)
Bir insana sarılmak (25 Aralık 2014 - Perşembe)
Yerli ve millî olmak (25 Aralık 2014 - Perşembe)
Tarihte bugün (18 Aralık 2014 - Perşembe)
Gerçek Hayat (30 Kasım 2014 - Pazar)
Geçici menfaatler, kalıcı anlamlar (28 Kasım 2014 - Cuma)
Yaşatırsanız, yaşarsınız (26 Kasım 2014 - Çarşamba)
Kudüs için (20 Kasım 2014 - Perşembe)
Ağaçlar ve odunlar (17 Kasım 2014 - Pazartesi)
Anadolu Gençlik Derneği (13 Kasım 2014 - Perşembe)
Zengin çeşit, fakir insan (11 Kasım 2014 - Salı)
Duâ Tâneleri (07 Kasım 2014 - Cuma)
Yoksulun sırtı, zenginin karnı (05 Kasım 2014 - Çarşamba)
Yeniden Bursa (04 Kasım 2014 - Salı)
Türkiye`ye inanmak (31 Ekim 2014 - Cuma)
Bursa`nın kıymeti (28 Ekim 2014 - Salı)
Türkiye, umudun yurdu (23 Ekim 2014 - Perşembe)
Yüksek hayat tecrübesi (16 Ekim 2014 - Perşembe)
Olmadı (12 Ekim 2014 - Pazar)
Batı bataklığı (08 Ekim 2014 - Çarşamba)
Acı gerçek, tatlı yalan (07 Ekim 2014 - Salı)
Doğan ölür, yapılan yıkılır (24 Eylül 2014 - Çarşamba)
Ölüm var (21 Eylül 2014 - Pazar)
Kalbin betonlaşması (11 Eylül 2014 - Perşembe)
Kıymet, bilinmek ister (09 Eylül 2014 - Salı)
Kardeşlik âdabı (05 Eylül 2014 - Cuma)
Kitabın ahlakını korumak (05 Eylül 2014 - Cuma)
Birinci Meclis Ruhu (03 Eylül 2014 - Çarşamba)
Ancak birlikte başarabiliriz (29 Ağustos 2014 - Cuma)
Kardeşime dokunma! (21 Ağustos 2014 - Perşembe)
Değişen bir şey var mı? (20 Ağustos 2014 - Çarşamba)
Birlikte dirlik vardır (18 Ağustos 2014 - Pazartesi)
Fesadın işi: Haset (15 Ağustos 2014 - Cuma)
YARIN (10 Ağustos 2014 - Pazar)
Yolda olmak... (08 Ağustos 2014 - Cuma)
Hatırla ve sıkı tut (06 Ağustos 2014 - Çarşamba)
Merhamet etmek (03 Ağustos 2014 - Pazar)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59
"Gülen nar, bağı bahceyi de güldürür;

YUSUF KAPLAN
YUSUF KAPLAN
Dikkat! Türkiye´nin sosyolojisi metamorfoz geçiriyor!
BERAT DEMİRCİ
BERAT DEMİRCİ
BUNLAR HEP BASİT MANTIK KURALLARIDIR
İbrahim KAHVECİ
İbrahim KAHVECİ
Sorun sadece döviz ve faiz olsa keşke
Prof. Mustafa Çağrıcı
Prof. Mustafa Çağrıcı
Ehl-i Sünnet tek tip midir?
Yusuf Ziya Cömert
Yusuf Ziya Cömert
Para görününce vicdan sıvışır
Mehmet Şevket EYGİ
Mehmet Şevket EYGİ
İslam´ın ölçütleri
İBRAHİM TENEKECİ
İBRAHİM TENEKECİ
Son günlerin dünyası
MUSTAFA KUTLU
MUSTAFA KUTLU
Âlet işler el övünür
Gülşah Akkaş Yaman
Gülşah Akkaş Yaman
Nasılsın dediklerinde
Selahattin Çerik
Selahattin Çerik
Şükürname!
İsmail Dursun
İsmail Dursun
Sivasspor´dan Beşiktaş´a Futbol Dersi
D. Mehmet Doğan
D. Mehmet Doğan
Yatay talimatlar, dikey uygulamalar!
Kemal Öztürk
Kemal Öztürk
Sessiz karşı devrim
Müjgan Üçer
Müjgan Üçer
SİVAS HALAYINA DURAN GENÇLER
Beşir Ayvazoğlu
Beşir Ayvazoğlu
TÜYAP Kitap Fuarı´na ve Selim İleri´ye dair
Yusuf Ziya Ünsal
Yusuf Ziya Ünsal
Avucunuzdaki Kelebek
Aydın Ünal
Aydın Ünal
Dikkat, PKK dönüşüyor
Ahmet ÖZDEMİR
Ahmet ÖZDEMİR
Ey ana toprağı, ey Anadolu
Muzaffer Gücer
Muzaffer Gücer
SİVASIN ÇERMİKLERİ
Ö. EMİR DOĞAN
Ö. EMİR DOĞAN
“YAZIN ÜÇ AY YATAN ÖĞRETMEN” HA!
Salih Tuna
Salih Tuna
Türk ekonomisi McKinsey´e mi emanet edildi?
Osman Nuri Kesici
Osman Nuri Kesici
25 Eylül Dünya Eczacılar günü...
Mahmut Erol Kılıç
Mahmut Erol Kılıç
Bilgilendirme notu
Muhsin Kaya
Muhsin Kaya
SİVAS´A SELAM YOLA DEVAM
Talha Gurbetçi
Talha Gurbetçi
OSMANLICAYA SAHİP ÇIKALIM
Yavuz Bülent Bakiler
Yavuz Bülent Bakiler
DÜŞMANIYIM ASALETİN KELİMELERDE BİLE”
Sami Akkuş
Sami Akkuş
DUA EDİN...
Ergün Diler
Ergün Diler
Kıbrıs planı
Gülşah YARLI
Gülşah YARLI
Sezona veda
Fikret ÜNSAL
Fikret ÜNSAL
DEDİKODUSU ÇIKARSA OLUR
Aziz Erdoğan
Aziz Erdoğan
ÇANAKKALE RUHU DÜNDEN DİRİDİR
Zübeyir Kamil Akkaya
Zübeyir Kamil Akkaya
Batı´ya Doğru - Taklit Bitti, Tahkik Başladı!
Salih Şahin
Salih Şahin
OSMANLI ARAPLARI NASIL SÖMÜRDÜ!
S. Emrah GÖKTAŞI
S. Emrah GÖKTAŞI
Sivil toplum
Osman Nuri KESİCİ
Osman Nuri KESİCİ