‘Bembeyaz bir dünyada yaşamak´
Tarih: 10.1.2017 15:31:05 / 499okunma / 0yorum
Beşir Ayvazoğlu

Perşembe günkü yazım hakkında yorum yazan bir okuyucum bu ülkede Tanpınar üzerinden prim yapmaya çalışan, yazı hayatlarını Tanpınar´a adayan ve şöhret için onu çeşitli kalıplara sokanlardan söz etmiş. Değerli okuyucumun kaygılarını anlıyorum; edebiyatımızı Tanpınar ve Oğuz Atay gibi birkaç isimle sınırlandırmanın yanlış olduğunu daha önce de galiba bir soruşturmaya verdiğim cevapta ifade etmiştim. Tanpınar ve Atay olmasaydı, edebiyatımız da olmayacakmış gibi bir hava yaratmak, çok önemli eserlere imza atmış yüzlerce şair ve yazarımıza haksızlıktır.
Ne var ki Tanpınar gibi bazı yazarlar, hayatî meselelerimizle ilgili çok önemli tespit ve tahlillerde bulunmuşlardır. Bu meselelerle ne zaman yüzyüze gelsek, onların ne dediklerini merak ederiz. Sadece hayatî meseleler mi? Mesela Tanpınar, eski şiirimiz, musikimiz, İstanbul´un meseleleri, florası, iklimi, mevsimleri, incelikleri, farklılıkları vb. hakkında ne söylediğini merak ettiğimiz, her seferinde bizi “Vay canına, tam da benim söylemek istediğimi söylemiş!” diye şaşırtan ve insanda söyleyecek bir şey bırakmamış duygusu yaratan yazarlardandır. Cuma akşamı başlayan ve muhtemelen bu yazıyı okuduğunuz saatte yağmaya devam eden kar´ı, Huzur romanından iktibas ettiğim şu paragraftan daha güzel tarif eden bir metin bulunabilir mi:
“Sanki bütün mevsimi -lodosların yalancı yazına aldanarak- tembel tembel geçiren kış, birdenbire bu şubat sonunda, tam şark usulü bir hızla harekete geçmiş ve bütün ihmallerini birkaç gün içinde tamamlamağa azmetmiş gibi, fırtına, sis, kar, tipi, eline ne geçerse hepsini kullanarak şehri altüst etmişti.”
***
İstanbul, Cuma gününden beri yaşadığımız kışın benzerlerini eskiden daha çok yaşarmış. Şair Gülşenî, Fâtih´e sunduğu Farsça bir kasidenin nesib bölümünde dayanılmaz soğuklardan söz ederken ateşin bile üşüdüğünü, onun için tir tir titrediğini söyler.
İstanbul´da bir zamanlar gerçekten ateşi bile üşütüp denizi donduran kışlar yaşanmıştır. Mesela 1621 yılında, 24 Ocak günü Haliç donmuş ve bazı cesur insanlar İstanbul´dan Galata´ya yürümüşlerdi. 9 Şubat´ta da Boğaz´da Sarayburnu´yla Üsküdar arasının donduğunu, insanların aynı şekilde, yürüyerek karşıdan karşıya geçtiklerini düşürülen tarihlerden biliyoruz. Hâşimî Çelebi, “Yol oldu Üsküdar´a bin otuzda Akdeniz dondu” tarihini bu kış için düşürmüştür. Neşâtî de aynı hadise için yazdığı tarih manzumesinde, böyle bir kışın dünya kurulalı beri yaşanmadığını, ağızlarda nefeslerin bile donduğunu ve insanların deniz üstünde “kara yer”de gezer gibi gezindiklerini söyler. Onun tarih mısraı da şöyledir: “Be meded dondu bin otuzda soğukdan derya.”
Geçen asrın başlarındaki kışlardan birinde de Haliç´in bütünüyle, Boğaz´ın ise kısmen donduğu kayıtlara geçmiştir. Veled Çelebi İzbudak´ın anlattığına göre, Bahariye Mevlevihanesi Meydancı Dede´si dayanamayıp Haliç´i kaplayan buzlar üzerinde tennuresinin eteklerini savura savura sema etmişti. Ne hoş bir manzara olduğunu gözünüzde canlandırabiliyor musunuz?
***
Daha yakın zamanlara gelelim: Karadeniz´den gelen buzların Boğaz´ı işgal ettiği 1929 kışı, İstanbul´un geçen asırda yaşadığı en şiddetli kıştır. Cengiz Kahraman´ın bu kışı orijinal fotoğraflar ve gazete haberlerini kullanarak anlattığı 1929 Kışı: Bir Şehir Efsanesi isimli harika kitabını okumanın tam zamanı... Dört yıl sonra yaşanan şiddetli kışın en zor günlerinden birinde de edebiyatımızın en güzel kış şiirlerinden birini, “Elhan-ı Şita”yı yazan Cenab Şahabeddin vefat etmiş (13 Şubat 1934), cadde ve sokakları kar yığınları istila ettiği için cenaze törenine en yakın dostları bile katılamamışlardı.
Hilmi Şahenk´in fotoğraflarından oluşan Bir Zamanlar İstanbul (1996) adlı kitaba bakınız, 1954 yılı Şubat´ında da Karadeniz´den gelen, bütün Boğaz´ı kaplamış buz kütleleri göreceksiniz. Sadri Sema, aynı tarihlerde yazdığı yazılardan birinde, “Nerede o bereketli kışlar?” diye sorar ve günlerce çeşitli şekillerde (kuşbaşı, tipi, sulusepken) yağan karın sokakları, evleri, ağaçları kat kat, katmer katmer beyaz örtülere sardığı, bütün saçaklardan salkımsaçak buzların sarktığı eski İstanbul kışlarını anlatır. Böyle kışlarda vapurlar işlemez, kervanlar yolunu şaşırır, çeşmelerde musluklar, su küpleri, testiler, sürahiler donar, aç domuz ve kurt sürüleri şehrin kapılarına dayanırmış.
***
Cins bir yazar ve bıçkın bir İstanbul çocuğu olan Refik Halid Karay´a gelince... “Bizim Edebiyatımızda Kar ve Kış” başlıklı yazısını okuyunuz, tuzu kuru kar ve kışseverlere ateş püskürdüğünü, divan şairlerinden başlayıp Edebiyat-ı Cedide´den çıkarak kardan zevk alan şairleri sıradan geçirdiğini, Cenab Şahabeddin´in “Elhan-ı Şita”yla da tatlı tatlı dalgasını da geçtiğini göreceksiniz. “Kar ile Yağmur” yazısında da kar hakkında “Tabiatın rengârenk tablosu üstüne sıvanan kaba bir badana” diye “dünyanın omuzuna yüklenen boş bir ağırlık” mı demez, “kof bir yük” mü demez, “üşütücü bir kürk” mü demez?
Tanpınar, herhalde kar ve kış konusunda Refik Halid´le anlaşamazdı. Tanpınar dedim de... Bu yazıya mademki onunla başladık, onunla bitirelim. Huzur´dan nefis bir kış tasviri:
“Bahçedeki ağaçlar üzerlerinden sarkan büyük buz parçalarıyla akşamın boşluğunda çok başka bir âlemden gelmiş ağır, yaşlı hayallere benziyorlardı. Hakikatte de böyleydi. İki gündür Mümtaz, yazılmamış bir şiiri, henüz şüphenin zehri değmemiş bir hakikati, hayat arzusuyla kırılmamış bir bütünlüğü andıran manzarayı seyretmeğe doyamamıştı. Sanki kendi idrâki ve kudreti üzerine kapanmış bâkir bir kâinattaydı. Bir elmas parçasının ortasında yaşar gibi bembeyaz bir dünyada yaşıyorlardı.”
NOT. Önemli bir gazeteci, yazar, değerli bir entelektüel ve renkli bir şahsiyet olan Refik Erduran, Cenab Şahabeddin gibi karlı bir günde vefat etti. 1990´larda aramızda samimi bir dostluk oluşmuştu. Gelecek yazıda bu dostluktan söz edeceğim. Kendisine Allah´tan rahmet, sevenlerine başsağlığı diliyorum.

Anahtar Kelimeler: Bembeyaz, dünyada, yaşamak
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
‘Sevda bölüğünde kıdemli bir asker´ (22 Ekim 2018 - Pazartesi)
Millet bahçeleri ve Gülhane Parkı (16 Ekim 2018 - Salı)
Yunan mitolojisi ve biz (13 Ekim 2018 - Cumartesi)
Yunan mitolojisi ve biz (10 Ekim 2018 - Çarşamba)
Tatlı aşurenin acı hatırası (05 Ekim 2018 - Cuma)
‘Aylar bize hep Muharrem oldu´ (24 Eylül 2018 - Pazartesi)
‘Muhteşem ve feyizli bir başlangıç´ (26 Ağustos 2018 - Pazar)
Rahip Brunson, Reverend Frew ve Halûk (14 Ağustos 2018 - Salı)
Mütebahhir bir dost: Metin Kayahan Özgül (07 Ağustos 2018 - Salı)
Şerefiye Sarnıcı ve sanat (29 Temmuz 2018 - Pazar)
Futbol, milliyetçilik ve ırkçılık (23 Temmuz 2018 - Pazartesi)
Eşsiz bir dost: Mustafa Çalık (15 Temmuz 2018 - Pazar)
Dergâh dergisi okurken... (08 Temmuz 2018 - Pazar)
Münevver, aydın, entelektüel (01 Temmuz 2018 - Pazar)
Semavi Eyice ve Sultan Abdülmecid´in tuğrası (13 Haziran 2018 - Çarşamba)
‘Yâr bana bir eğlence meded´ (04 Haziran 2018 - Pazartesi)
Kudüs, Mescid-i Aksa ve edebiyatımız (22 Mayıs 2018 - Salı)
Ramazan düşünceleri (13 Mayıs 2018 - Pazar)
Edebiyat tarihimiz yeniden yazılmalı (08 Mayıs 2018 - Salı)
‘Geceleyin bir ses böler uykumu´ (03 Mayıs 2018 - Perşembe)
Zulmiyye´den Adliyye´ye Yenicami (30 Nisan 2018 - Pazartesi)
Nurullah Ataç ve Tevfik Fikret (27 Nisan 2018 - Cuma)
Hayat Ağacı´ndan Bursa´da Zaman´a (19 Nisan 2018 - Perşembe)
Hekimbaşı´nın karanfilleri (18 Nisan 2018 - Çarşamba)
‘Miraciye Saklı Miras´ (14 Nisan 2018 - Cumartesi)
‘Utandım bu âciz şairliğimden´ (10 Nisan 2018 - Salı)
Leyleklerin Müslümanlığı (05 Nisan 2018 - Perşembe)
Bir sahafın dağarcığından (28 Mart 2018 - Çarşamba)
Tophane-i Âmire´de muhteşem bir sergi (08 Mart 2018 - Perşembe)
Soyadı hikâyeleri (04 Mart 2018 - Pazar)
Shaykh Tosun Bayrak Al-Jerrahi Al-Halveti (22 Şubat 2018 - Perşembe)
Sultan Abdülhamid biyografisi yazmak (19 Şubat 2018 - Pazartesi)
Cinuçen Bey´in hatıraları (15 Şubat 2018 - Perşembe)
Bir milyon kitap meselesi (11 Şubat 2018 - Pazar)
Müslümanlar, kitaplar ve kütüphaneler (05 Şubat 2018 - Pazartesi)
Haydarpaşa Garı ve tarih (25 Ocak 2018 - Perşembe)
‘Annemin Kütüphanesi´ (21 Ocak 2018 - Pazar)
Gözyaşı çeşmesi kurumasın (17 Ocak 2018 - Çarşamba)
Haydarpaşa Garı ve tarih (13 Ocak 2018 - Cumartesi)
Vampirizm ve Batı medeniyeti (09 Ocak 2018 - Salı)
İstanbul´un delifişek takvimi (04 Ocak 2018 - Perşembe)
Âkif´e, dostlarına ve dostluğa dair (01 Ocak 2018 - Pazartesi)
Annemarie Schimmel ve Mevlânâ (22 Aralık 2017 - Cuma)
Karacaahmet, Ali Fuad Başgil ve Atsız (16 Aralık 2017 - Cumartesi)
Osmanlı barışı ve Filistin (11 Aralık 2017 - Pazartesi)
Mehmet Âkif ve Nâzım Hikmet (05 Aralık 2017 - Salı)
Türkler ve Ruslar (27 Kasım 2017 - Pazartesi)
Türkler ve Ruslar (22 Kasım 2017 - Çarşamba)
‘Büyük Kedi Katliamı´ (19 Kasım 2017 - Pazar)
Milli Saraylar Resim Müzesi (13 Kasım 2017 - Pazartesi)
Nobel Edebiyat Ödülü´ne dair güftügû (08 Kasım 2017 - Çarşamba)
TOKİ´nin yeni vizyonu (05 Kasım 2017 - Pazar)
TOKİ´nin yeni vizyonu (23 Ekim 2017 - Pazartesi)
Türk tarihçiliğinin iki İsmail´i (17 Ekim 2017 - Salı)
Osmanlı bilim mirası (06 Ekim 2017 - Cuma)
Bartók, Sarısözen ve türkülerimiz (30 Eylül 2017 - Cumartesi)
Kerkük üzerine düşünceler (27 Eylül 2017 - Çarşamba)
Bienaller ve güncel sanat (21 Eylül 2017 - Perşembe)
Mardinîzadeler Şerif Mardin (17 Eylül 2017 - Pazar)
‘Hayal Şehir´in ince ressamı (13 Eylül 2017 - Çarşamba)
Malazgirt´ten İstanbul´un fethine (30 Ağustos 2017 - Çarşamba)
İstifanın üç devirdeki anlamları (25 Ağustos 2017 - Cuma)
Körleşme (21 Ağustos 2017 - Pazartesi)
“Vay benim köse sakalım” (11 Ağustos 2017 - Cuma)
‘İhtiyar´ın imparatorluğu (04 Ağustos 2017 - Cuma)
Şehir, kent ve ‘kent kültürü´ (01 Ağustos 2017 - Salı)
‘Bir nev-civansın şûh-ı cihansın´ (20 Haziran 2017 - Salı)
‘Hezarfen´ (17 Haziran 2017 - Cumartesi)
Sahibinin aynası: Hususi kütüphane (14 Haziran 2017 - Çarşamba)
Davul muhabbeti (06 Haziran 2017 - Salı)
Fâtih´in biyografisini yazmak (01 Haziran 2017 - Perşembe)
Kızılelma muhabbeti (25 Mayıs 2017 - Perşembe)
Bir Darülelhan vardı (19 Mayıs 2017 - Cuma)
‘Ben sulh adamıyım´ (15 Mayıs 2017 - Pazartesi)
Biyografi muhabbeti (03 Mayıs 2017 - Çarşamba)
‘Tebessüm İnkılâbı´ (28 Nisan 2017 - Cuma)
Renkler muhabbeti (26 Nisan 2017 - Çarşamba)
‘Bir ağaç gibi tek ve hür...´ (16 Nisan 2017 - Pazar)
Karga muhabbeti (03 Nisan 2017 - Pazartesi)
İnci Enginün´e saygı (29 Mart 2017 - Çarşamba)
İnci Enginün´e saygı (25 Mart 2017 - Cumartesi)
‘Hezarfen Çizgen´den ‘Anbean´ (14 Mart 2017 - Salı)
Ezana ve ezan şiirlerine dair (28 Şubat 2017 - Salı)
Sanat, edebiyat ve ahlâk (15 Şubat 2017 - Çarşamba)
‘Feyhaman Duran: İki Dünya Arasında´ (08 Şubat 2017 - Çarşamba)
Gazi, Serbest Fırka ve Ağaoğlu Ahmet Bey (04 Şubat 2017 - Cumartesi)
‘Zamanı Aşan Taşlar´ (29 Ocak 2017 - Pazar)
Satranç muhabbeti (23 Ocak 2017 - Pazartesi)
Refik Erduran ve Türk aydınları (16 Ocak 2017 - Pazartesi)
Elveda Galata Köprüsü (05 Ocak 2017 - Perşembe)
Köprüler ve tüneller (30 Aralık 2016 - Cuma)
Yüz yıl önce neler oldu? (24 Aralık 2016 - Cumartesi)
‘Âlemde ziyâ kalmasa halk etmelisin, halk!´ (07 Aralık 2016 - Çarşamba)
Tanburî Cemil Bey ve oğlu (04 Aralık 2016 - Pazar)
‘Yangın vaaar!´ (01 Aralık 2016 - Perşembe)
‘Tarihim, şerefim, her şeyim...´ (31 Ekim 2016 - Pazartesi)
Maymuncuk kelimeler (18 Ekim 2016 - Salı)
Sivas´ta Selçuklu´yu düşünmek (07 Eylül 2016 - Çarşamba)
Tarikatlar ve siyaset (19 Ağustos 2016 - Cuma)
Yazmak ve yazarlık hakkında düşünceler (27 Haziran 2016 - Pazartesi)
Masalları bile dönüştürmek istediler (21 Haziran 2016 - Salı)
‘Kul olayım kalem tutan ellere´ (14 Haziran 2016 - Salı)
NECİP FAZIL VE AĞAÇLAR (07 Haziran 2016 - Salı)
Aydos´un ikinci fethi (04 Haziran 2016 - Cumartesi)
HARİKA BİR FOTO-BİYOGRAFİ (28 Mayıs 2016 - Cumartesi)
OSMAN HAMDİ BEY VE YEŞİL CAMİ (24 Mayıs 2016 - Salı)
Üç sofra (20 Mayıs 2016 - Cuma)
Bıyık hikayeleri (17 Mayıs 2016 - Salı)
MECAZ, KİNAYE,ALEGORİ, İRONİ. V.B. (03 Mayıs 2016 - Salı)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59
İnsanlar sahip olduklarını küçümser, sahip olamadıklarını önemser

Konfüçyus
YUSUF KAPLAN
YUSUF KAPLAN
Dikkat! Türkiye´nin sosyolojisi metamorfoz geçiriyor!
BERAT DEMİRCİ
BERAT DEMİRCİ
BUNLAR HEP BASİT MANTIK KURALLARIDIR
İbrahim KAHVECİ
İbrahim KAHVECİ
Sorun sadece döviz ve faiz olsa keşke
Prof. Mustafa Çağrıcı
Prof. Mustafa Çağrıcı
Ehl-i Sünnet tek tip midir?
Yusuf Ziya Cömert
Yusuf Ziya Cömert
Para görününce vicdan sıvışır
Mehmet Şevket EYGİ
Mehmet Şevket EYGİ
İslam´ın ölçütleri
İBRAHİM TENEKECİ
İBRAHİM TENEKECİ
Son günlerin dünyası
MUSTAFA KUTLU
MUSTAFA KUTLU
Âlet işler el övünür
Gülşah Akkaş Yaman
Gülşah Akkaş Yaman
Nasılsın dediklerinde
Selahattin Çerik
Selahattin Çerik
Şükürname!
İsmail Dursun
İsmail Dursun
Sivasspor´dan Beşiktaş´a Futbol Dersi
D. Mehmet Doğan
D. Mehmet Doğan
Yatay talimatlar, dikey uygulamalar!
Kemal Öztürk
Kemal Öztürk
Sessiz karşı devrim
Müjgan Üçer
Müjgan Üçer
SİVAS HALAYINA DURAN GENÇLER
Beşir Ayvazoğlu
Beşir Ayvazoğlu
TÜYAP Kitap Fuarı´na ve Selim İleri´ye dair
Yusuf Ziya Ünsal
Yusuf Ziya Ünsal
Avucunuzdaki Kelebek
Aydın Ünal
Aydın Ünal
Dikkat, PKK dönüşüyor
Ahmet ÖZDEMİR
Ahmet ÖZDEMİR
Ey ana toprağı, ey Anadolu
Muzaffer Gücer
Muzaffer Gücer
SİVASIN ÇERMİKLERİ
Ö. EMİR DOĞAN
Ö. EMİR DOĞAN
“YAZIN ÜÇ AY YATAN ÖĞRETMEN” HA!
Salih Tuna
Salih Tuna
Türk ekonomisi McKinsey´e mi emanet edildi?
Osman Nuri Kesici
Osman Nuri Kesici
25 Eylül Dünya Eczacılar günü...
Mahmut Erol Kılıç
Mahmut Erol Kılıç
Bilgilendirme notu
Muhsin Kaya
Muhsin Kaya
SİVAS´A SELAM YOLA DEVAM
Talha Gurbetçi
Talha Gurbetçi
OSMANLICAYA SAHİP ÇIKALIM
Yavuz Bülent Bakiler
Yavuz Bülent Bakiler
DÜŞMANIYIM ASALETİN KELİMELERDE BİLE”
Sami Akkuş
Sami Akkuş
DUA EDİN...
Ergün Diler
Ergün Diler
Kıbrıs planı
Gülşah YARLI
Gülşah YARLI
Sezona veda
Fikret ÜNSAL
Fikret ÜNSAL
DEDİKODUSU ÇIKARSA OLUR
Aziz Erdoğan
Aziz Erdoğan
ÇANAKKALE RUHU DÜNDEN DİRİDİR
Zübeyir Kamil Akkaya
Zübeyir Kamil Akkaya
Batı´ya Doğru - Taklit Bitti, Tahkik Başladı!
Salih Şahin
Salih Şahin
OSMANLI ARAPLARI NASIL SÖMÜRDÜ!
S. Emrah GÖKTAŞI
S. Emrah GÖKTAŞI
Sivil toplum
Osman Nuri KESİCİ
Osman Nuri KESİCİ