Bekâ meselesi
Tarih: 9.2.2019 00:00:01 / 178okunma / 0yorum
D. Mehmet Doğan

Türkiye´nin bir bekâ meselesi var mı?
Buna “hayır” demek bugünün dünyasını kavrayamamak olur. Sömürgecilik sonrası (post kolonyalist) dönemdeyiz. Yani, sömürgecilik güya terk edilmiş, fakat çarkı işliyor; değişen sade görüntü. Sovyet sonrası dünya dengesi tam olarak kurulamadı. Belki önümüzdeki yarım yüzyılda yeni ve kalıcı dengeler oluşacak. Bu değişim döneminde gücü elinde tutanlar hükümlerini sürdürmek için hamle üstüne hamle yapıyor.
Türkiye´nin içinde bulunduğu coğrafya, sahip olduğu tarihî miras ve her şeye rağmen sürmekte olan devlet varlığı bölgemizin geleceği ile ilgili bize bir şeyler söylemese bile yabancılara söylüyor. Türkiye´nin bölge üzerindeki otoritesini tanımak dünya sistemini kontrol edenler için akılcı bir yol olabilir. Şu sıralar Türkiye´nin bölge üzerinde oluşabilecek otoritesini tahdit yönünde stratejiler geliştirmek şeklinde beliren ikinci yolun tercih edildiğini izlenimi uyanıyor:
Asıl mesele İsrail´in bölgedeki zoraki varlığıdır. İsrail´i dengeleyebilecek, onun vahşete dayanan varlığını etkisizleştirecek bir güç sömürgeciler açısından kabul edilebilir mi? Sömürge güçlerinin terminal devleti İsrail´in Türkiye ile ilişkileri bozuldukça bölgenin bazı “Müslüman” devletlerinin İsrail´le sarmaş dolaş olması nasıl bir denge kurulmak istendiği konusunda fikir verebilir.
Türkiye´nin güney sınırları 1990´lardan beri tehdit altında. Önce Irak´ın işgali, sonra Suriye´nin milletlerarası bir savaş alanı haline getirilmesi Türkiye´nin bekâ meselesini derinleştiriyor.
Meseleyi sırf toprak meselesi veya mevcut sınırların korunması olarak görmemek lâzımdır. Mevcut sınırların kutsanması kabul edilebilir değildir. Bu sınırları çizenler bu sınırları şimdi mesele haline getiriyorlar.
* * *
Bize göre vatanın maddesinin korunması kadar mânasının, ruhunun muhafazası da büyük önem taşıyor. Hatta birinci önceliğin manevî vatanın, yani kültürel ve medenî varlığımızın muhafazasına, tahkimine verilmesi gerekiyor. Dilimizin, bu dille oluşturduğumuz zengin edebiyatın, musıkimizin ve diğer güzel sanatlarımızın insanî varlığımızı güçlü kıldığını unutmamalıyız. Bu kültürel-medenî varlığın arka planında güçlü bir İslâm inancı var.
Bugünün Türkiyesinde dilden dine kadar bütün varlık unsurlarımızın tahrib edilmek istendiği görebiliyoruz. Dil varlığımızın tahribi, bütün dille yapılan sanatlarımızı, düşünce ve ilim hayatımızı etkiliyor. Güçlü musıki kültürümüz değer bilmezliklerin en keskinine maruz bırakılıyor. Mimarimiz neredeyse tarihe ait bir kültürel konu haline getirildi. Güzel sanatların esamisi okunmuyor.
Türkiye´de siyasetin bütün alanları örtecek kadar öne çıkarılması, her şeyin siyasete tâbi kılınması, meselenin esasını teşkil ediyor. Siyasete hakkını vermekle beraber, kültüre, sanata, edebiyata geniş alanlar açmak, imkân sağlamak, günümüzün en önemli meselesi. Belki de asıl bekâ meselesi bu!
Maarifini ıslah edememiş, kültürel alanı hür yaratıcılığa imkân verecek şekilde tanzim edememiş bir ülke insan varlığının geleceğinden emin olamaz.
Birlikte söylediğimiz türküler, şarkılar; ezberimizdeki şiirler, müşterek okuduğumuz zihnî yapımızı oluşturan kitaplar ve bin yıl içinde meydana getirdiğimiz kültürel-medeni eserler yarınımızın şekillenmesinde esas rolü oynayacak. Bu konular üzerinde düşünmek, büyük hava limanlarına, Avrasya geçişlerine, köprülere denk projeler geliştirmek, sınırları korumak kadar önemli bir bekâ meselesi olarak önümüzde duruyor.

Anahtar Kelimeler: meselesi
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
Hareket´in 80. yılı… (13 Şubat 2019 - Çarşamba)
Türkçe “manifesto”su! (05 Şubat 2019 - Salı)
Zihnî teşevvüş bulaşıcı! (01 Şubat 2019 - Cuma)
Ankara´nın zor seçimi (30 Ocak 2019 - Çarşamba)
Zihnî teşevvüş bulaşıcı! (29 Ocak 2019 - Salı)
Hıyar hakkı! (25 Ocak 2019 - Cuma)
Uygarlar ve Uygurlar! (22 Ocak 2019 - Salı)
Atatürkçü düşünmek! (19 Ocak 2019 - Cumartesi)
Medine´yi müdafaa etmek! (15 Ocak 2019 - Salı)
Doğu Türkistan güllük gülistanlık! (12 Ocak 2019 - Cumartesi)
RTÜK´ten kurtulmak zor! (09 Ocak 2019 - Çarşamba)
RTÜK beni icraya verecek! (08 Ocak 2019 - Salı)
ABD nereye çekiliyor? (04 Ocak 2019 - Cuma)
Suud´un dünya kültürel mirası! (01 Ocak 2019 - Salı)
Kahraman ırkıma yok izmihlal! (28 Aralık 2018 - Cuma)
Âkif, Abdülhamid ve İttihatçılar (27 Aralık 2018 - Perşembe)
100 Temel´e sevinsek mi, üzülsek mi? (21 Aralık 2018 - Cuma)
Değerler aşınması ve ahlâkın ikamesi! (19 Aralık 2018 - Çarşamba)
Destur, Dedem Korkud! (15 Aralık 2018 - Cumartesi)
Mütesettir Anıtkabir! (11 Aralık 2018 - Salı)
Medeniyet diline şapka çıkarmak! (07 Aralık 2018 - Cuma)
Öz evlat: Kariyer! (04 Aralık 2018 - Salı)
Ankara´ya yeni başkan! (30 Kasım 2018 - Cuma)
Heykel kırmak yahut öpmek! (27 Kasım 2018 - Salı)
İstersen bin var hacca... (24 Kasım 2018 - Cumartesi)
Yâremi bildim yârimden imiş! (21 Kasım 2018 - Çarşamba)
Yatay talimatlar, dikey uygulamalar! (14 Kasım 2018 - Çarşamba)
Nevzuhur atatürkçülere Anıtkabir rehberi (12 Kasım 2018 - Pazartesi)
Cumhuriyetçi tepki! (02 Kasım 2018 - Cuma)
Dünyanın en çirkin Arabistanı! (24 Ekim 2018 - Çarşamba)
‘Ata´nın miras ne olacak? (20 Ekim 2018 - Cumartesi)
Maddî onarım yetmez! (29 Eylül 2018 - Cumartesi)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
DOLAR
5.2601
EURO
5.9335
booked.net
"Dünyada dört nimet vardır, bunlar kendisine verilen kişi dünya ve ahiretin hayrını görmüştür.Bunlar; Zikreden dil, Şükreden kalp, Sıkıntılara katlanan beden ve saliha kadın.."

Sabahları elma kahveden daha fazla uykunuzu açar!

www.bizimsivas.com.tr
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59