Batı´ya Doğru – Bir Çöküş!
Tarih: 20.2.2018 12:06:18 / 473okunma / 0yorum
Zübeyir Kamil Akkaya

Etrafımıza bakıyoruz, insanlığın gittiği mistik bakışlara doğru zihnimizi süzerek ilerliyoruz. Edebiyatımıza bakıyoruz. Dünya edebiyatının son durumuna bakıyoruz. Batı, edebiyat noktasında son ilerleyişini yapma çabasında donuk bir biçimde ilerlemeye çalışıyor. Bir iniş ve düşüş görülmekte batıda…

Edebiyatın her katresinde batıda bu iniş ve düşüş donma ve durmaya doğru ilerliyor. İslam ülkelerinde ise sanat ve edebiyat alanında bir açılım ve çaba yok değil lakin bu açılımın bu denli yavaş ilerlemesi yetersiz ve güçsüz açılımlardan bir nebze ileriye geçemiyor. Sanki bizim zihnimiz batıya adapte olmuş ve bu adapte olma neticesinde batıyı geçmeme yarışı içerisinde... Telakkilerimiz buna meyl edilmiş sanki…

Şöyle kadim geçmişimize baktığımızda Sadi´yi, Gazali´yi ve Nizamülmülk´ü düşünüyoruz. Acaba bu büyük insanlar büyük açılımları hangi fikir telakkisi ile yaptılar ve bir medeniyeti dirilttiler. Netice olarak ecdadımızın attığı büyük atılımlara baktığımızda artık bizlerin şuan ki telakkileri bir çöküş ve yok oluş içerisinde...

Edebiyata bu yok oluş çerçevesinden baktığmızda önümüze şöyle bir izlenim çıkıyor; davranışlarımız ön plana geçmiş özümüz ve benliğimiz bizden alınmış. Kendimizi arıyoruz lakin bulamıyoruz. Düşünce ve inanç hatta edebiyat bizi yönlendiren, davranışlarımızı önceden planlayan bu batı zihniyetine karşı fikri ve fiili bir duruş sergilemediği müddetçe ilgi göremez ve aslına dönemez.

Halbuki insanlığın temel bozukluğu sadece eylem bozukluğundan ibaret değildir. Bizler inançlarımızdan başlayarak düşünce ve estetik dünyasınıda yeniden gözden geçirerek yıkıntılarımızı ayıklamak ve yapımızı yeniden baştan kurmak zorundayız. Bizler inancımıza büyük ve temel yerini geri verirsek dirilebiliriz. Ruhumuzu arıtıp, dünya nimetlerine şükür çerçevesinde manevi çerçeveye kavuşturursak dirilebiliriz. Mevlana´dan, mesnevi´den çıkış noktasını alan ve bu minvalde ilerleyen bir edebiyat bizi varlığımıza geri yönlendirebilir ve diriltebilir. Gazali´den yola çıkan düşünce ve ilim ile bir medeniyetin dirilişini gerçekleştirebiliriz. Mutasavvıflardan yola çıkan ruh hayatını kendimize benlik kabul edersek bir medeniyetin şahlanışını gerçekleştirebiliriz. Bu saydığımız telakkiler ile bir diriliş yapamadığımız müddetçe islam aleminin dirilmesine ve şahlanmasına vesile olamayız. Ve islam alemini diriltip şaha kaldıramadığımız müddetçe insanlıkta dirilemez.

Sezai KARAKOÇ´un dediği gibi; “Diriliş bizimle başlamadığı gibi bizimlede bitmeyecektir. Diriliş, islam ruhunun yeniden insanlığa dönüşü, sürekli dönüşü demektir.”

Bizde bu ruh, bu edebiyat ve düşünce olmazsa kısırlaşma döngüsünü başlatmış ve kurumaya başlamışız demektir. Bizim sırtımızda taşıyacağımız yükümüz ve alınterimiz sadece bu telakkilerden ve bu telakkiler ile akabinde gelecek fiili duruşlarımızdan ibarettir.

@zkakkaya: Telakkisini islama aykırı olmaksızın yükselten ve geliştiren Müslüman, varlığın hakikati ile medeniyetini inşa etmeye yönelmiş demektir.

 Vesselam 

 

Anahtar Kelimeler: Batı, Doğru, Çöküş
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59
İki düşman arasında öyle konuş ki, barıştıklarında utanmayasın.

SADİ