‘Bana İmam-Hatiplilerin listesini getirin!´
Tarih: 26.8.2017 11:59:40 / 460okunma / 0yorum
Yusuf Ziya Cömert

Bugün uzun zamandır görüşmediğimiz eski bir dostum beni aradı. Biraz hasbihal ettik.
70´lere uzanır mı bilmiyorum, ama 1980´lere uzanır dostluğumuz.
Şimdi adını ansam, bir sürü spekülasyon olur.
Dedi ki, sohbetimiz arasında, “Diyelim, bize yasaklanmış bir meyve var. Burada yetişmeyen bir meyve. Biz o meyveyi yemiyoruz. Çünkü yok. Şimdi, o meyveden yeme imkanına sahip olmadığımız için, o meyveyi yememekle iftihar edebilir miyiz?”
“Bizim imtihanımız kolaydı eskiden. Elimizde bir şey yoktu. Biz, Allah´tan bizi büyük şeylerle imtihan etmesini istedik. Parayla, güçle, makamla, kadınla, iktidarla... Allah da bize istediğimiz imtihanı verdi. Sonunda, zorla talep ettiğimiz imtihanı kaybettik.”
***
Hatırladım, başımızdan geçmemiş, dolayısıyla muvaffak olmadığımız bir imtihan hakkında, hatta başkasının kaybettiği bir imtihan hakkında ileri geri konuşmaktan bile sakındığımız zamanları.
“Yaptığımız işleri söylemedik, reklamını yapmadık. Yanlış mı yaptık acaba?” diye sordu.
“Allah rızası için yaptığın şeyin reklamını yapmana lüzum yok” dedim. “Allah görür. Ama rızayı başkasından bekleyenin reklam yapması lazım.”
Son zamanlarda, bizim insanlarımızın arasında böyle özeleştiri konuşmalarının yaygınlaştığını görüyorum.
Eğer bu özeleştiriler davranışlarımıza yansırsa, iyiye alamettir.
Yoksa, gide gide, sevmediğimiz, kaçtığımız, sakındığımız şeylere dönüşmek gibi bir afetle karşı karşıya geliriz.
Yoksa geldik mi?
Geldik diyenler var.
Haklı da olabilirler.
İnsanların, sakındıkları, nefret ettikleri hatta mücadele ettikleri şeylere dönüşmesi tuhaf bir süreç.
Sakındığın şeye söve söve, sakındığın şeyin evsafına bürünüyorsun.
Önümüzdeki en canlı örnek, FETÖ.
Malum, yalan söylemek caiz, FETÖ doktrininde.
Bir menfaat elde etmek için birisine iftira atabiliyorsun.
Siyasetteki veya bürokrasideki bir rakibini ekarte edebilmek için rakibin hakkında suç üretebiliyorsun.
Eh, yargı FETÖ´nün elinde o zamanlar. Adamcağız sıfırı tüketene kadar o mahkeme senin bu karakol benim, evirip çeviriyorsun.
Gazete arşivlerine bakın, böyle kıyamet gibi haber var.
Bu yöntem, normal şartlarda, bizim en cin fikirlilerin bile aklına gelmezdi.
Fakat, bir tecrübe oluştu.
Bir ‘görenek.´
İçimizde bu yönteme öykünen bir taife türedi.
Birisini harcamak mı istiyorsun?
Birisini ekarte mi etmek istiyorsun?
Siyasette, bürokraside, ticarette, hiç önemli değil.
Bir şaibe üretirsin.
En muteber şaibe, FETÖ şaibesi. Dilin kemiği mi var? Söyle gitsin.
Adamcağız temizlemeye kendisi uğraşsın.
Ürettiğin şaibenin aslı varmış yokmuş, hiç önemli değil.
***
Bazı mekanizmalar, bazı timler böyle işler için besleniyor, istihdam ediliyor.
Bu mekanizmaların tandansını umursamıyorum.
Soldan sağa, sağdan sola, aşağıdan yukarıya, yukarıdan aşağıya...
Kimin lehine veya kimin aleyhine yapılıyorsa, hiç fark etmez.
Adım adım, mücadele ettiğin şeye dönüşmek böyle oluyor herhalde.
Utanma?
Kaldı mı öyle bir hasletimiz?
Vebal?
Nasıl yani? Ne vebali?
Allahu Teala bunun hesabını bir gün bize sorarmış, sormazmış, o da önemli değil.
Allah sonra soracak. İstikbalde. Biz bugünü yaşıyoruz.
Allah sorduğu zaman çaresine bakarız.
Bu gibi fiillerin uhrevi sorumluluğunu tekeffül edecek ruhbanlar da türemiştir belki. Piyasa müsait.
Bu dünyadaki laf kalabalığı, çenebazlık, Ruz-i Cezada iş görür mü acaba?
Elbette, böyle şeylerden kaçınan, sözünün sorumluluğunu taşıyan insanlarımız mevcut. Onları tenzih ediyorum.
Ama maalesef, şu anlattıklarım da mevcut.
Allah şerlerinden korusun.
(Bu arada, geçen yazımda, hafızamın bana yaptığı küçük bir oyun sebebiyle, Tomris Uyar´ın yerine Füruzan yazdım. Mahcubum. Okurlarımdan ve bütün taraflardan özür dilerim.)

Anahtar Kelimeler: Bana, İmam, Hatiplilerin, listesini, getirin
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
Sistemin öteki ‘uzman´ı Bahçeli (25 Eylül 2018 - Salı)
Bulabilirsen, ver mehteri (07 Eylül 2018 - Cuma)
‘Hedef küçültme´ zamanı (04 Eylül 2018 - Salı)
‘İdlib kapanı´ (30 Ağustos 2018 - Perşembe)
Siyasetsiz Bayram (24 Ağustos 2018 - Cuma)
41 dereceden 39,5´a (17 Ağustos 2018 - Cuma)
Üzülmek (03 Ağustos 2018 - Cuma)
Gitmez sanıyorduk, gitti (12 Temmuz 2018 - Perşembe)
Yeni sistemin ilk günü (09 Temmuz 2018 - Pazartesi)
Yeni sistemin ilk günü (09 Temmuz 2018 - Pazartesi)
‘Yetiş hocam minareyi kesiyorlar!´ (05 Temmuz 2018 - Perşembe)
Seçimden önceki son ‘dip dalga´ (28 Haziran 2018 - Perşembe)
Tartışmasız, Erdoğan zaferi (25 Haziran 2018 - Pazartesi)
İnci Baba´nın tarihçileri (21 Haziran 2018 - Perşembe)
Follu´nun Kahvesi´nde ‘pürüzlük´ler (18 Haziran 2018 - Pazartesi)
Tarihi abur cubur yiyoruz midemiz bozulacak (09 Haziran 2018 - Cumartesi)
Erol´un eksikliği hissediliyor (07 Haziran 2018 - Perşembe)
Zaman zemine uygun din siparişi (01 Haziran 2018 - Cuma)
Demek ki, ‘olmaz´ olmazmış (11 Mayıs 2018 - Cuma)
Yeni sistemin muhalefet halleri (04 Mayıs 2018 - Cuma)
Seçim sath-ı maili normal (30 Nisan 2018 - Pazartesi)
Siyasetin voltajı yükseliyor (26 Nisan 2018 - Perşembe)
Siyasette ‘olmaz´ olmaz (23 Nisan 2018 - Pazartesi)
Herkes geç kaldı (20 Nisan 2018 - Cuma)
Bir büyüğün öğütleri (05 Nisan 2018 - Perşembe)
Hasan Abi´nin en güzel mirası (23 Mart 2018 - Cuma)
‘Karar´ günü (08 Mart 2018 - Perşembe)
‘Trol´ün lügatteki sergüzeşti (02 Mart 2018 - Cuma)
Bu sene seçim olacak mı? (28 Şubat 2018 - Çarşamba)
Siyasetçiler ‘Adana´daki Kahve´ye uğrasın (21 Şubat 2018 - Çarşamba)
Şimdi Rusya ne yapacak? (20 Şubat 2018 - Salı)
Kimle savaşıyoruz? (13 Şubat 2018 - Salı)
Dünyada neler oluyor Nezire yenge! (08 Şubat 2018 - Perşembe)
Silivri´deki gevşekliğimiz (01 Şubat 2018 - Perşembe)
Sert bir ‘Zeytin Dalı´ (24 Ocak 2018 - Çarşamba)
İblis galip gelmeyecek (10 Ocak 2018 - Çarşamba)
İran´daki gaileye sevinen var mıdır? (04 Ocak 2018 - Perşembe)
Hayal edeceksin hayalini anlatmayacaksın (16 Aralık 2017 - Cumartesi)
Avrasya´da ütülen ombudsmana gitsin (26 Kasım 2017 - Pazar)
Doların başımıza açtığı işler (21 Kasım 2017 - Salı)
Mimariyi dikeyleştiren ‘istisnai´ elemanlar (15 Kasım 2017 - Çarşamba)
‘Arap Baharı´ yoksa bu muydu? (09 Kasım 2017 - Perşembe)
Keramet şehrin betonunda değil (11 Ekim 2017 - Çarşamba)
Bir şiir velisiydi Cahit Zarifoğlu (04 Ekim 2017 - Çarşamba)
Müzelik hassasiyetler! (28 Eylül 2017 - Perşembe)
Bir şiir velisiydi Cahit Zarifoğlu (26 Eylül 2017 - Salı)
Celal Hoca´dan 80 sene gerideyiz (24 Eylül 2017 - Pazar)
Kim bu ‘Şehirli Müslüman´lar? (19 Eylül 2017 - Salı)
Köylülük o kadar da kötü değil (15 Eylül 2017 - Cuma)
Yeni müfredata göre trollerin durumu (09 Eylül 2017 - Cumartesi)
‘Dava-yı bi-mana´mız (30 Ağustos 2017 - Çarşamba)
Bu da Tomris Uyar´ın Metal Yorgunluğu (22 Ağustos 2017 - Salı)
‘Varyag´ gibi bir eğitim sistemi (15 Ağustos 2017 - Salı)
Maddiyat ve maneviyat: İki kanatla uçan kuşlar! (02 Ağustos 2017 - Çarşamba)
Meğer her şey tap-tazeymiş (17 Temmuz 2017 - Pazartesi)
İmtihanın adı Yusuf Akdeniz (05 Temmuz 2017 - Çarşamba)
Topraksız bir devlet gibi... (29 Haziran 2017 - Perşembe)
Yer yatağıyla Kur´an´ın alakası? (10 Haziran 2017 - Cumartesi)
Ofsayta düşersem ibret alırım (19 Mayıs 2017 - Cuma)
Yeni sistemde debriyaj yok (14 Mayıs 2017 - Pazar)
Fetö´nün ihaleleri! (02 Mayıs 2017 - Salı)
Artık diyebilirim, hayırlı olsun (18 Nisan 2017 - Salı)
New York savcısının YouTube delilleri (06 Nisan 2017 - Perşembe)
Dünyayı kurtarmak bizi aşar (31 Mart 2017 - Cuma)
Oylar ne tarafa gidiyor? (28 Mart 2017 - Salı)
Biz 28 Şubat´ta rahatsızdık (06 Mart 2017 - Pazartesi)
Ankete inanma anketsiz de kalma (16 Şubat 2017 - Perşembe)
En merak ettiğim görüşme (12 Şubat 2017 - Pazar)
‘Tarihin sonu´ ne zaman? (07 Şubat 2017 - Salı)
‘Bize gelmeyin, kendinize gelin´ (03 Şubat 2017 - Cuma)
May´in yüzü ne kadar da İngiliz (31 Ocak 2017 - Salı)
Dolar artsın mı düşsün mü? (18 Ocak 2017 - Çarşamba)
‘Mükemmel´ yerine ‘mümkün´ (12 Ocak 2017 - Perşembe)
Katil yaralı yere vurdu ama… (22 Aralık 2016 - Perşembe)
Ne yedik de bozulduk? (17 Aralık 2016 - Cumartesi)
Hüzün günlerinin tesellisi (15 Aralık 2016 - Perşembe)
Kelimeleri bozdular… İnsanları da! (13 Aralık 2016 - Salı)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59
Verilen emaneti yerine getirmek, en üstün doğruluktur.

HZ.EBUBEKİR (R.A)