Bana göre İran´da ne oluyor? 1
Tarih: 17.1.2018 10:07:49 / 468okunma / 0yorum
Mahmut Erol Kılıç

Gerek dünyada ve gerekse ülkemizde İran üzerine yazmak bence en zor işlerden birisi. Bu zorluk o bölgenin hem tarihi, kültürü ve dini gibi sosyokültürel yapısının analizinde karşımıza çıkar ve hem de güncel ve siyasal gelişmelerini analiz etmede. Bunun sebeplerinin başında her şeyden evvel çok boyutlu ve çok katmanlı bir sosyal yapı ile karşı karşıya kalmamız gelmektedir.
Tabiidir ki bu kadar zengin bir yapıyı analiz etmek için birden fazla alanda mütebahhir olmak gerekeceğinden ve bu vasıfları haiz uzmanın zor yetişmesinden dolayı da sonuçta hep zayıf ve kapsayıcı olmayan yorumlara mahkum olmaktayız. Sırf güncel ve siyasal olanı analizde dahi kültür, tarih ve din konusunda donanımlı değilseniz yanılmanız kaçınılmaz olacaktır İran konusunda. “Bekri Mustafa imam oldu gerisini sen düşün” kabilinden sahaya “dıştan bakan” ve “iç yapıyı” iyi bilmeyen bazı gazetecilerin yorumları bilimsel analiz derecesine çıkarılınca katmerli cehalet örneklerine şahit olduk. Veyahut Tahran´a atandığını duyunca “Bana burayı mı layık gördünüz” diyerek sinir krizleri geçiren, vazife süresince odasından dışarı çıkmayan, kimseye selam vermeyen, Farsça öğrenmek isteyen personeline izin vermeyen büyükelçilerin klişeleşmiş kalıplarla merkeze gönderdikleri raporlarla ve emekli olunca İran uzmanı edasıyla verdikleri röportajlarla İran´ı tanımak ne kadar sağlıklı olur bilemiyorum. Bunları siyaset yapanlar düşünsünler, biz kendi bağımsız analizlerimize bakalım.
Meselenin bir diğer zorluğu da sahaya ülkemizden bakmanın getireceği kısıtlamalardır. Zira uzun yıllar kültürel, ırksal, mezhepsel ve siyasal yakın etkileşim içerisinde olduğumuz bir ülke hakkında bundan etkilenmeden analiz yapabilmek oldukça zordur. Tıpkı bir Japon araştırmacının İran hakkında göstereceği bilimsel yaklaşımı bir Çin veyahut Güney Kore söz konusu olduğunda zorlanması gibi bir durum. Bu açıdan Türkiye´den İran´a bakış hiçbir zaman bir Japon´un bakışı gibi olamıyor maalesef. Tarihsel ve kültürel açıdan zaman zaman İlber Ortaylı hocadan duyduğumuz bazı isabetli tespitlerden başka ülkemizde maalesef dört başı mamur bir Persolog veyahut İranolog bulunmamaktadır. Oysa Fransa´da, İngiltere´de onlarcası var. İki asır devam eden Anadolu´daki Pers hakimiyetinin kalıntılarını inceleyen arkeoloğumuz yoktur. Zeugma´daki Çingene Kızı mozaiği acaba o meşhur Kırşehir türküsünde geçen “Uğrun Uğrun Kaş Altından Bakınca - Can Telef Ediyor Gül Acem Kızı” mıdır?
Bizi bu konuda aydınlatacak bir arkeoloğumuz maalesef yoktur. Yine Çanakkale Biga´da kalıntıları bulunan bir Zerdüşt mabedinin orada ne işi var hala bilemiyoruz. Belki bir gün Alman arkeologlardan öğreniriz. Siyasal ve güncel olana geldiğimizde de bence aynı yetersizlik devam ediyor. Mesela 1979 İslam İnkılabına giden süreçleri analiz eden Cengiz Çandar´ın kısa bir çalışmasından başka ülkemizde ciddi bir şey yazılmadı. Veyahut o inkılabın mimarı Ayetullah Humeyni kimdir, fikirleri nelerdir, kimlerden beslenmiştir, hangi eserleri okutmuş ve hangi eserleri yazmıştır, hakkında ülkemizde bir tane bile doktora tezi yapılmamıştır. Bu zatın adı geçen toplam 5 tez yapılmış ama hepsi de kendisi üzerine değildir.
Tabii ki konunun zorluğunun bir diğer sebebi de ideolojik ve tarafgir yaklaşımlardır. Yani eğer Selefi-Vahhabi temayüllere sahip bir ilahiyatçıysanız sizin sağlıklı bir İran analizi yapabilmeniz çok zordur. Aynı şekilde eğer bir Şii iseniz resmin her tarafını görmeniz mümkün değildir. Şahname´deki anlamından çok farklı noktalara gelmiş günümüz İrancılık ve Turancılık rekabeti de bir diğer engeldir.
Hasılı buraya kadar saydığımız bütün bu engelleri aşabilen profesyonel bir koşucu olmanız gerekir ki İran maratonunu kazanabilesiniz. Yani kısacası oldukça zor bir iş.
Şahsen ben düşünce ve kültür tarihçisiyim. Yani sınırlı olarak, o coğrafyada yeşermiş hikmet ve irfan ehilleri ve geleneklerini araştıran birisi olduğum için konunun diğer boyutları konusundaki bilgimin sınırlı olduğunu peşinen itiraf ederim.
Bu girizgahtan sonra İran´da geçen ayın son günlerinde başlangıçta Meşhed´in mütedeyyin insanlarının hayat pahalılığının önüne bir türlü geçemeyen hükümetin politikalarını protesto için başlattıkları barışçıl nümayişlerinin zamanla rejim karşıtlarının eline geçerek büyümesi hadisesini yorumlamaya çalışalım. Tabii ki kendi zaviyemizden. Yani hata-sevap bize ait.
Olayların ileriki günlerinde camilere saldırı, kendi kıyafetleri ile yolda yürüyen iki genç din adamının dövülmesi, mütesettir bazı bayanlara saldırılması, İran bayrağında yer alan Allah yazısının kesilip atılması v.b. gibi doğrudan dini hedef alan tavır ve tutumlar sergilenmesi olayı sadece ekonomik problemleri protesto olmaktan öteye taşıyan uygulamalar olmuştur. Olaylar daha büyümeden hemen ABD ve İsrail´in “Biz arkanızdayız” diye aptalca açıklama yapmaları bana göre acziyetlerinin bir ifadesiydi.
Yukarıda da söylediğim gibi meselenin bir iç dinamikleri var ve bir de dış dinamikleri. Yani her şeyde olduğu gibi bir zahiri var bir de batını.
Dışsal olandan başlayalım. Bilindiği gibi İslam ülkeleri ve de pek çok ülke İsrail 1967 sınırlarına çekilirse ancak o zaman yegane çözüm olan iki devletli çözüm gerçekleşebilir demektedirler. Buna iki ülke karşı çıkmaktadır. Birincisi İsrail, “Geçti Bor´un pazarı sür eşeği Niğde´ye” kabilinden cevaplar vererek bu görüşte olanlarla adeta alay etmektedir. İkinci karşı gelen ülke ise bu sefer tam aksi yönden İran´dır: “Ne demek 67 sınırları, onu dahi kabul etmek ihanettir. Esasen böyle bir ülke yoktur. Orada sadece Filistin Devleti vardır. Ancak o devlete tabi Yahudi, Hristiyan v.b. gibi vatandaşlar olabilir” (tıpkı Osmanlı dönemi gibi) görüşündedir. Bu açıdan İran hiçbir diplomatik yazışmada İsrail´in adını yazmaz. Bunun yerine İşgalci Siyonist Rejim tabirini kullanır. Ontolojik olarak reddetmektedir.
Bu yüzden Filistin konusu 1979´dan sonra İran´ın en evveliyet verdiği dış politika konusudur. Doğruya doğru, Afrika gibi yerlerde Şiilik yaptıklarına şahit olursunuz. Bundan şikayet etseniz size, “Yıllarca Vahhabiler oralarda tebliğ yaptılar ses çıkarmadınız. Siz de yıllarca oralarda Fetöcülük yapanları desteklemediniz mi? Aynı sizler gibi şimdi de biz kendi görüşlerimizi yayıyoruz. Kimsenin kafasına silah dayamıyoruz, sadece tebliğ yapıyoruz, gelen geliyor” dediklerinde susmaktan başka bir şey yapamazsınız. “Ama bir konu var ki değil mezhepdaşlarımızı tercih etmek gayr-i Müslim bile olsa bu konuda bir şeyler yapıyorsa ona da destek oluruz. Bu da Filistin konusudur. Bu bize İmam Humeyni´nin vasiyetidir. Bu yüzden Hamas´a da Hizbullah´a da yardım ederiz, hiç farketmez, bu konu ırk, mezhep ve hatta din konusunun bile üzerindedir” diye devam ederler.
Şimdi eğer Ortadoğu´ya Tel Aviv´den bakarsanız bu sözler sizin için yüksek tehdit algısını oluşturan cümleler olacaktır. O zaman siz de bu ülkeye karşı en sert tedbirleri almayı hedeflersiniz. Bunu tek başına yapamayacağınız için de önce bölgede iç darbelerle müttefikler oluşturursunuz sonra da büyük ağbi ABD´ye biz hazırız hadi bir şeyler yapalım dersiniz. Bu projeyi Obama yıllarca oyaladı. Ama Trump buna hazır gibi duruyor. Bu yüzden ben önümüzdeki yıllarda İran´ın bu ülkelerin sürekli kaşıyacağı bir konu olarak mütemadiyen karşımıza çıkacağından endişeliyim. Nasıl bir müdahale düşünüyorlar bilemiyorum fakat bu Vahhabi-Siyonist-Evanjelik kardeşliği karşısında durabilecek bir alternatif kardeşlik var mı? Şüpheliyim.
Dış böyle iken iç nasıl diye soracak olursanız ben iki büyük problem gördüğümü söyleyebilirim ki aslında bunlar bana göre sadece İran´ın değil bütün günümüz siyasal İslamcılarının ortak problemidir. Bu açıdan İran aslında 30 küsur yıldır bir laboratuvar vazifesi de görmektedir. Neyi başarabildiler ve neleri başaramadılar bu laboratuvar testlerinde belli olmaktadır. Bana ayrılan kelime adedini aştığım için bu konuya haftaya devam edelim..

Anahtar Kelimeler: Bana, göre, İran, oluyor
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
Bilgilendirme notu (17 Eylül 2018 - Pazartesi)
Ruhsallığı öldüren modern hayat (02 Eylül 2018 - Pazar)
Hoy´dan Hay´a (26 Ağustos 2018 - Pazar)
Düşünce sentezi yapabilmek (13 Ağustos 2018 - Pazartesi)
Yaz okulunda irfan dersleri (06 Ağustos 2018 - Pazartesi)
Düşüncesiz aksiyonerlik (30 Temmuz 2018 - Pazartesi)
Metodik yanlışa devam (23 Temmuz 2018 - Pazartesi)
Psikopatlar ve din (16 Temmuz 2018 - Pazartesi)
Aynoroz Adası´nda II (08 Temmuz 2018 - Pazar)
Aynoroz Adası´nda -I (01 Temmuz 2018 - Pazar)
Esas olan devletin bekâsıdır.. (28 Haziran 2018 - Perşembe)
Köpek yavruları ve biz (17 Haziran 2018 - Pazar)
Kadir kıymet bilmek (11 Haziran 2018 - Pazartesi)
Son 10 gün (05 Haziran 2018 - Salı)
İmparator Marcus (28 Mayıs 2018 - Pazartesi)
Sabır ve oruç (21 Mayıs 2018 - Pazartesi)
Sanman taleb-i devlet u câh etmeye geldik… (09 Mayıs 2018 - Çarşamba)
Anadolu erenlerini bir bir kaybederken… (02 Mayıs 2018 - Çarşamba)
Geleneksel tıp üzerinden ideolojik okumalar (11 Nisan 2018 - Çarşamba)
Tasavvufun içini boşaltan şeyhler (27 Mart 2018 - Salı)
İslâm´ın içini boşaltan Müslümanlar (21 Mart 2018 - Çarşamba)
Gençleri doğru yöneltmek (25 Şubat 2018 - Pazar)
Şîrâz… (06 Şubat 2018 - Salı)
Sofra sırları (29 Ocak 2018 - Pazartesi)
Bana göre İran´da ne oluyor? 2 (23 Ocak 2018 - Salı)
Bir ilmin nefsi müdâfaâsı (08 Ocak 2018 - Pazartesi)
Müslüman Biblicalistler (27 Aralık 2017 - Çarşamba)
Mevlânâ endeksi (25 Aralık 2017 - Pazartesi)
Mevlânâ endeksi (21 Aralık 2017 - Perşembe)
Dış politikada büyük oynamak (30 Kasım 2017 - Perşembe)
Arap dünyası nereye gidecek (20 Kasım 2017 - Pazartesi)
Çevre ve biz (16 Kasım 2017 - Perşembe)
Mimari eserler de bir ruha bağlıdır (06 Kasım 2017 - Pazartesi)
Hüseyin misiniz, Yezid mi? (26 Eylül 2017 - Salı)
Elmalı´da Vehhâbîler (?) (20 Eylül 2017 - Çarşamba)
Hacc´ın ardından bazı tespitlerim (12 Eylül 2017 - Salı)
Aydınlanmış Medine´den selam (06 Eylül 2017 - Çarşamba)
Aydınlanmış Medine´den selam (29 Ağustos 2017 - Salı)
Din adamı vardır (22 Ağustos 2017 - Salı)
Benim İslâm üniversitem (14 Ağustos 2017 - Pazartesi)
İslam siyaset felsefesi tek midir? (07 Ağustos 2017 - Pazartesi)
Kudüs ortak hedefimiz olmalı (01 Ağustos 2017 - Salı)
15 Temmuz analizlerine devam (17 Temmuz 2017 - Pazartesi)
Yaz üzerine metafizik değinmeler (08 Temmuz 2017 - Cumartesi)
Aylar var ki… (06 Haziran 2017 - Salı)
Çocuklar kadar saf olmadıkça (13 Nisan 2017 - Perşembe)
Köy gençliği üzerine (03 Nisan 2017 - Pazartesi)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59
"Bir mum diğer bir mumu tutuşturmakla ışığından birşey kaybetmez."

Selahattin Çerik
Selahattin Çerik
Şükürname!
İsmail Dursun
İsmail Dursun
Sivasspor´dan Beşiktaş´a Futbol Dersi
YUSUF KAPLAN
YUSUF KAPLAN
Dikkat! Türkiye´nin sosyolojisi metamorfoz geçiriyor!
D. Mehmet Doğan
D. Mehmet Doğan
Yatay talimatlar, dikey uygulamalar!
Kemal Öztürk
Kemal Öztürk
Sessiz karşı devrim
İbrahim KAHVECİ
İbrahim KAHVECİ
O para zaten bizim değildi
İBRAHİM TENEKECİ
İBRAHİM TENEKECİ
Barbar Modern Medenî
Müjgan Üçer
Müjgan Üçer
SİVAS HALAYINA DURAN GENÇLER
Beşir Ayvazoğlu
Beşir Ayvazoğlu
TÜYAP Kitap Fuarı´na ve Selim İleri´ye dair
Mehmet Şevket EYGİ
Mehmet Şevket EYGİ
İslam´ın ölçütleri
Yusuf Ziya Ünsal
Yusuf Ziya Ünsal
Avucunuzdaki Kelebek
Aydın Ünal
Aydın Ünal
Dikkat, PKK dönüşüyor
BERAT DEMİRCİ
BERAT DEMİRCİ
TÜKETİM DEVLETİ VE SÖYLEMİN İKİYÜZÜ
Prof. Mustafa Çağrıcı
Prof. Mustafa Çağrıcı
Mâtürîdî toplantılarının hatırlattıkları
Gülşah Akkaş Yaman
Gülşah Akkaş Yaman
Kendini Fark Etmek
MUSTAFA KUTLU
MUSTAFA KUTLU
Hududullah-II
Yusuf Ziya Cömert
Yusuf Ziya Cömert
Allah´ı, Peygamber´i rüyada görmek
Ahmet ÖZDEMİR
Ahmet ÖZDEMİR
Ey ana toprağı, ey Anadolu
Muzaffer Gücer
Muzaffer Gücer
SİVASIN ÇERMİKLERİ
Ö. EMİR DOĞAN
Ö. EMİR DOĞAN
“YAZIN ÜÇ AY YATAN ÖĞRETMEN” HA!
Salih Tuna
Salih Tuna
Türk ekonomisi McKinsey´e mi emanet edildi?
Osman Nuri Kesici
Osman Nuri Kesici
25 Eylül Dünya Eczacılar günü...
Mahmut Erol Kılıç
Mahmut Erol Kılıç
Bilgilendirme notu
Muhsin Kaya
Muhsin Kaya
SİVAS´A SELAM YOLA DEVAM
Talha Gurbetçi
Talha Gurbetçi
OSMANLICAYA SAHİP ÇIKALIM
Yavuz Bülent Bakiler
Yavuz Bülent Bakiler
DÜŞMANIYIM ASALETİN KELİMELERDE BİLE”
Sami Akkuş
Sami Akkuş
DUA EDİN...
Ergün Diler
Ergün Diler
Kıbrıs planı
Gülşah YARLI
Gülşah YARLI
Sezona veda
Fikret ÜNSAL
Fikret ÜNSAL
DEDİKODUSU ÇIKARSA OLUR
Aziz Erdoğan
Aziz Erdoğan
ÇANAKKALE RUHU DÜNDEN DİRİDİR
Zübeyir Kamil Akkaya
Zübeyir Kamil Akkaya
Batı´ya Doğru - Taklit Bitti, Tahkik Başladı!
Salih Şahin
Salih Şahin
OSMANLI ARAPLARI NASIL SÖMÜRDÜ!
S. Emrah GÖKTAŞI
S. Emrah GÖKTAŞI
Sivil toplum
Osman Nuri KESİCİ
Osman Nuri KESİCİ