Baki kalan bu kubbede
Tarih: 14.5.2018 17:55:37 / 330okunma / 0yorum
Ahmet ÖZDEMİR

418 yıl geriye gidip, Divan edebiyatımızın en büyük şairlerinden Baki´den söz edeceğim. Bahar mevsiminin başlarında önce bir sonbahar gazelini sunayım,

Nam u nişane kalmadı fasl-ı bahardan
Düştü çemende berg-i diraht itibârdan
Eşçâr-ı bağ hırka-ı tecride girdiler
Bâd-ı hazan çemende el aldı çenardan
Her yaneden ayağına altun akup gelür
Eşcâr-ı bağ himmet umar cûyibardan
Sahn-ı cemende durma salunup sabâ ile
Azadedir nihâl bugün berg ü bârdan
Bâkî cemende hayli pirişan imiş varak
Benzer ki bir şikâyeti var rûzigardan..
Varsın yapraklar rüzgârından perişan olup şikayette bulunsunlar. Biz Bakî´den haber verelim: Fakir bir müzzininin oğlu olarak 1526´da İstanbul´da doğdu Çocukluğunda "siraç" kandil temizleyiciği yaptı. Baş döndürücü hızla giçen bir ömür...
Okuma aşkı... Zatî´nin dostluğu.. Edirne, Mekke, Medine kadılıkları... Şairlik gücünü, din dışı kaside ve gazellerinde gözterdi. Çağdaşlarından zevkinin inceliği, kültürünün üstünlüğü ile yaşarken "Sultan üş şuara" kabul edildi. Kanunî mersiyesi, yer yer içli ve heybetli bir ahengiyle ünlüydü:
Bu mersiyeden bir beyit aktarayım da, okurken, Kanuni´nin ordusunun mehteranını kös ve hareket seslerini duyumsamaya çalışınız:
".Ey pây-bend-i dâm-geh-i kayd-ı nâm ü neng
Tâ key hevâ/yi meşgale-i dehr-i bî-direng
An ol güni ki âhır olup nev-bahâr-ı ´ömr
Berg-i hazâne dönse gerek rûy-ı lâle-reng
Ahır mekânun olsa gerek cür´a gibi hâk
Devrân elinde irse gerek câm-ı ´ayşa seng
....."
(Ey, ayağı şan şöhret endişesi tuzağına bağlı kişi; bu, dursuz duraksız dünyanın işleri ile uğraşma sevdası daha ne kadar sürecek? / Ömür ilkbaharının sona erip de lâle (gibi kırmızı) renkli yanakların, sonbahar yaprağı (gibi sapsarı) bir hale döneceği o günü aklından çıkarma! / Devran eliyle bir gün hayatının kadehine mutlaka taş gelecek ve sonunda, şarap kadehindeki son damla gibi, senin de mekânın toprak olacaktır.
Baki taşradaki kadılıklarında sürgün hayatı yaşıyordu. 1581´de İstanbul´a döndü. 1584´te İstanbul Kadısı oldu. 1591´de Rumeli Kazaskerliği görevine getirildi. Şeyhülislam olmak istiyordu ama bu görevi elde edemeden 415 yıl önce 7 Nisan 1600´de vefat etti.
Zevke ve eğlenceye düşkün, neşeli, hoş sohbet ve hırslı bir kişiliği vardı. Nükteci ve dedikoducu yapısı yüzünden zaman zaman döneminin önde gelenlerini darıltıp zor durumlara da düştü. Hicviyeleri ile ünlende. Özel yaşamındaki özgürlüğüne ve sınırsızlığına rağmen kadılık görevlerinde adalete düşkünlüğü ile dikkat çekti. Mesnevi yazmadı. Başarılı kasideleri de olmasına rağmen gazel şairi olarak tanındı. Dünyanın geçiciliğinden yakınan, okurları aşk ve şarabın tadını çıkarmaya çağıran gazelleriyle ünlendi.
"Avâzeyi bu âleme Dâvûd gibi sal / Bâki kalan bu kubbede bir hos sadâ imiş..." (Avazını, alemde Davut gibi güzel ve etkili sesinle duyur. Bu kubbede ebedî kalan bir hoş ses imiş. - Bâki şairin mahlası olduğu için, bu mısrada hüsn-i tahallus vardır.)
Baki, şiir diline yeni bir düzen ve akıcılık getirirken şiir geleneğinden de kopmadı Son şiirinden birkaç beyit ve parantez içinde günümüz Türkçesi ile karşılığını vermek istiyorum:
"Alâyiş-i dünyâdan el çekmege niyyet var / Yakında adem dirler bir şehre azîmet var "
(Dünyanın süslerinden el çekmeye niyetim var . Yakında yokluk derler bir şehre seyahatim var.)
Uçdı bu fezâlardan mürg-ı dil-i nâlânım / Arâm idemez oldum efkâr-ı seyâhat var
(Uçtu gitti bu göklerden inleyen gönül kuşum. Fırsat bulamaz oldum yolculuk kederim var.)
Nûş eylese bir âşık tâ haşre dek ayılmaz / Bezm-i feleğin bilmem câmında ne hâlet var.
(İçse bir aşık -ta kıyamete kadar ayılmaz. Feleğin meclisinde -bilmem kadehinde ne haller var.)
Bu hâlet ile ey dil sağ olmada âlemde / Derd ü gam-ı dilberle ölmekte letâfet var
(Bu haller ile ey gönül sağ olmaktansa alemde, dilberlerin gam derdinden ölmekte incelik var.)

Anahtar Kelimeler: Baki, kalan, kubbede
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
Sabahattin Ali ve dram (17 Temmuz 2018 - Salı)
Vehip Sinan (16 Temmuz 2018 - Pazartesi)
Asker ocağı ana kucağı (15 Temmuz 2018 - Pazar)
Bayrak (13 Temmuz 2018 - Cuma)
Nurettin Özdemir ve vatan tanımı (12 Temmuz 2018 - Perşembe)
Ayran mı şerbet mi? (11 Temmuz 2018 - Çarşamba)
Bektaşilerden kulak küpesi (09 Temmuz 2018 - Pazartesi)
Şakşakçılar goygoycular (05 Temmuz 2018 - Perşembe)
Toprakdan dışarı olmak (02 Temmuz 2018 - Pazartesi)
Ah Yemen ! (29 Haziran 2018 - Cuma)
Gönül dostluğu (24 Haziran 2018 - Pazar)
Erdoğan Alkan (22 Haziran 2018 - Cuma)
Bayram nostaljisi (18 Haziran 2018 - Pazartesi)
Bugün bayram günü (17 Haziran 2018 - Pazar)
Mehmet Behçet Yazar (11 Haziran 2018 - Pazartesi)
Deniz türküsü (08 Haziran 2018 - Cuma)
Atlara ilişkin efsaneler (06 Haziran 2018 - Çarşamba)
Yalan ve iman (04 Haziran 2018 - Pazartesi)
İnsan kısım kısım ve Âşık Hüseyin (31 Mayıs 2018 - Perşembe)
Âşık Yalınayak (28 Mayıs 2018 - Pazartesi)
Birlikte yaşadık bu topraklarda (25 Mayıs 2018 - Cuma)
Ferit Ragıp Tuncor (22 Mayıs 2018 - Salı)
Mendil verdim geline (11 Mayıs 2018 - Cuma)
Ahmet Kutsi Tecer Sempozyumu (01 Mayıs 2018 - Salı)
Kitabımsın kitap (28 Nisan 2018 - Cumartesi)
Atatürk ve Bektaşilik (24 Nisan 2018 - Salı)
Hani benim çocukluğum? (23 Nisan 2018 - Pazartesi)
23 Nisan´a doğru (22 Nisan 2018 - Pazar)
Eskiden baharın müjdesi kardelenlerdi. (14 Nisan 2018 - Cumartesi)
Şakanın kataloğu olur mu? (03 Nisan 2018 - Salı)
Âşık Veysel, kahır ve sabır (26 Mart 2018 - Pazartesi)
Kadınlar Günü (09 Mart 2018 - Cuma)
Alparslan (05 Mart 2018 - Pazartesi)
Asker mektupları (26 Şubat 2018 - Pazartesi)
BU VATAN KİMİN? (17 Şubat 2018 - Cumartesi)
Sevgi ile yarış olmalı sevgi (13 Şubat 2018 - Salı)
Kızıldan beyaza Aksultan Abdülhamit (06 Şubat 2018 - Salı)
Şark bülbülü (04 Şubat 2018 - Pazar)
Nazım Hikmet ve Bekir Sıtkı (31 Ocak 2018 - Çarşamba)
Emrah Sivas´ta (28 Ocak 2018 - Pazar)
Kış şarkıları (25 Ocak 2018 - Perşembe)
Avcılık ve Şarkışlalı Serdari (23 Ocak 2018 - Salı)
Tel helva, arabaşı ve konuk (21 Ocak 2018 - Pazar)
Mehmet Emin Yurdakul (18 Ocak 2018 - Perşembe)
Şiir şiirdir. başka söze ne hacet... (15 Ocak 2018 - Pazartesi)
Çalışan gazeteciler bayramı (10 Ocak 2018 - Çarşamba)
Yardım eyle bozatlı hızır (05 Ocak 2018 - Cuma)
Noel Baba mı Ülgen Baba mı? (03 Ocak 2018 - Çarşamba)
Bulutlar ağlamasa yeşillik nasıl güler (30 Aralık 2017 - Cumartesi)
Kış Türküleri (26 Aralık 2017 - Salı)
İnternet medyasının resmi ilan alması hayal (23 Aralık 2017 - Cumartesi)
Yerel medya ve sorunları (21 Aralık 2017 - Perşembe)
Garbın ilim ve sanatı (19 Aralık 2017 - Salı)
Zaralı Halil (13 Aralık 2017 - Çarşamba)
Gazetecilik eğitimi ve istihdam (06 Aralık 2017 - Çarşamba)
Bu da Karadenizli Fitnat Hanım (03 Aralık 2017 - Pazar)
Fitnat Hanım fıkraları (01 Aralık 2017 - Cuma)
Fitnat Hanım (28 Kasım 2017 - Salı)
Yörük ve çadır (22 Kasım 2017 - Çarşamba)
Bir acı kahve (20 Kasım 2017 - Pazartesi)
Faruk Nafiz´in sanatı (15 Kasım 2017 - Çarşamba)
Atatürk´ü Anlayabilmek (10 Kasım 2017 - Cuma)
Mualla Orhon (08 Kasım 2017 - Çarşamba)
Divan-ı Lügat-it Türk (19 Ekim 2017 - Perşembe)
Ahmet Kutsi Tecer (16 Ekim 2017 - Pazartesi)
Gazetecilik ve kültür (15 Ekim 2017 - Pazar)
Fasık kime denir? (20 Eylül 2017 - Çarşamba)
Kudüs ortak hedefimiz olmalı (09 Eylül 2017 - Cumartesi)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59
Aşk bir güneşe benzer, aşık olmayan gönül bir katı taşa benzer.

Yunus Emre