Bakanlık olmasa, milli eğitim yoluna girer mi?
Tarih: 8.11.2019 00:00:03
D. Mehmet Doğan

 Oku adam ol, geleceğini kurtar, ceketini satan babalar.

Millî Eğitim´le ilgili yazmak istemiyorum, çünkü karamsarlığım zirveye çıkıyor!

Millî Eğitim en temel meselemiz ve bu esas mesele ile ilgili bir şey yapılamıyor. “Yapılmıyor” demiyorum, yapılamıyor diyorum. Mesele sırf bu bakanla, şu bakanla ilgili değil. Devasa bir cihaz var ve bu cihazın bütün unsurları üzerinde ciddi olarak kafa yormak lâzım. İşin psikolojisini de gözden kaçırmamak şartıyla.

Öğrenciden başlayıp, bakana kadar giden bir hat üzerinde harekete getirici (motive edici) bir ruh ayaklanmasına ihtiyaç var. Öğrenci gelecek endişesinde, mezun olmak dert değil, sonrası belirsiz. Öğretmen idealsiz, ruhsuz. Öğretmenlik ideal bir meslek olmaktan çıkmış, öğretmenlik yapanlar da ideal sahibi olmayı yük olarak görüyor. Ve öğretmen artık öğrenci emanet edilen eli öpülesi kimse değil. Öğrenciyi hoş tutması gereken bir görevli, icabında şiddete maruz kalıyor.

İdare cihazı hantal, üreticilik ve yaratıcılık melekeleri körelmiş…Liyakat, ehliyet, tecrübe bir kenara bırakılmış. Böyle bir cihazı ayağa kaldırmak gerçek bir babayiğit işi. Konuyu bilmek, uzman olmak yetmez, büyük bir cehd sahibi olmak lâzım.

Hani bir zamanlar Osmanlının bir Maarif Nazırı varmış, bana göre hâlâ da en isabetli sözü söyleyen o. Ne demiş Emrullah Efendi? “Mektepler olması maarifi ne güzel idare ederdik!”

Belki de o yüzden mektebi bıraktık, okul demeye başladık! İşe bakın ki, mektepler yok, okullarla da olmuyor! Ben şimdi daha ötesini söyleyeceğim: Bakanlık olmasa eğitimi yoluna sokmak mümkün olabilir! Bakanlık dev bir idare cihazı ve destekten çok köstek oluyor belki. Eğitim standartlaştırır, fakat Türkiye´de standartlaştırma en kötüye, en düşüğe göre yapılıyor.

Mecburi öğretimin 12 yıla çıkarılması orta öğretimin en büyük ayak bağı. İlkokuldan sonra meslek öğrenecek, işine gücüne bakacaklar da orta öğretimin mecburiyet çarkına sokuluyor. Onlar hayata atılıp işe yarar bir şeyler öğrenecekken bilgi hamalı olarak diploma alıyorlar. Ya sonrası? Orta öğretim yüksek öğretimi zorluyor.

Ders kitaplarının hali?

Dil, edebiyat, tarih ve inkılap tarihi müfredatı ve kitapları üzerine hayli kalem oynattık. Bir netice hasıl olduğunu görmedik. Eskiden konunun uzmanları kitap yazardı, şimdi kalabalık bir isim listesi önümüze çıkıyor. Yazarlar, editörler ve uzmanlar. “Görsel tasarım uzmanı” bile var!

Bütün bunlar niçin yapılıyor? Daha mükemmel ve hatasız kitaplar ortaya konulması için.

Fakat bir tehlike var: Anoninimlik tehlikesi. Yani, sıradanlık, basitlik, yuvarlaklık. Ders kitapları ölü metinler haline geliyor.

Bir ders kitabı basıldığı zaman artık milyonlarca basılıyor. Eğer bir yanlış varsa, milyonlarca çoğaltılıyor demektir bu. Okulda öğrenilen doğru sanılan yanlışların, sonraları düzeltilmesi o kadar zor ki.

Elimin altında bir orta okul ders kitabı var. Orta okul ve imam hatip ortaokulları için hazırlanmış Sosyal Bilgiler kitabı. 1.340.526 adet basılmış…

Bize doğruları öğretecek ders kitabında hata olursa ne olur? Kitabın hazırlanış sürecine bakınca, hata olmaz diyesiniz geliyor!

İşte bu kitapta Uygur alfabesi diye, İsrail (İbrani) alfabesi konulmuş. Hadi bunu öğrenci anlamaz diyelim, öğretmenler de fark etmez mi? Fark edilse düzeltilmesini sağlamaya güç yeter mi? O da ayrı bahis.

Görünüşte Millî Eğitim işi sıkı tutmuş: Resim malzemelerine kaynak belirtmek mecburiyeti getirmiş. Birkaç tane basılı kaynak dışında elektronik ortamdan aktarılmış resimler, haritalar ve grafikler. Elektronik ortam kesinlikle güvenilir değil, bunu bilmeyen ders kitabı yazmaya kalkışmasın. Böyle güvenilmez ortamdan alınan malzemenin basılı kaynaklarla karşılaştırılması mecburiyeti getirilmeli.

Şimdi ders kitabı yazmak kolay, elektronik ortamdan malzemeyi kes yapıştır, olsun sana ders kitabı. Sonra da milyonlarca bas!

Meselenin şu yönü de var: Böyle hataları gördünüz ve öğrencilere başka bir kitap okutmaya kalkıştınız. Bu mümkün mü?

Veya öğrencilerinize güvendiğiniz, beğendiğiniz bir kitabı okutmak istediniz…

Bakanlık olmasa bu mümkün olabilirdi.

Fakat mesele sadece bu değil ki…

 

Bu harflerin Uygur harfleri olmadığını anlamak için uzman olmaya gerek yok. İsrail alfabesi olduğunu anlamak çok daha kolay. Peki bu resmin kaynağı ne? Bir lisenin sitesi! Sitede bu resme ulaşmak ne mümkün! Eğitim ciddiyet ister!

 

Anahtar Kelimeler: Bakanlık, olmasa, milli, eğitim, yoluna, girer
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
Cehalet saldırganlaştırır! (06 Kasım 2019 - Çarşamba)
ABD´nin temelinde soykırım var! (02 Kasım 2019 - Cumartesi)
Kemalist saldırganlık ve cumhuriyet (30 Ekim 2019 - Çarşamba)
Konu kapandı mı? (22 Ekim 2019 - Salı)
Bir ABD oyunu: Suriye meselesi (18 Ekim 2019 - Cuma)
Barış çığırtkanlığı! (16 Ekim 2019 - Çarşamba)
Heykel Cumhuriyeti: Eskişehir! (04 Ekim 2019 - Cuma)
Trabzon´u nasıl bilirsiniz? (01 Ekim 2019 - Salı)
Çocuklar Türkçeyi anlayamıyormuş... (28 Eylül 2019 - Cumartesi)
ABD ile savaşta yeni safhaya doğru? (25 Eylül 2019 - Çarşamba)
Emrem Sultan´dan Yunus Emre´ye (18 Eylül 2019 - Çarşamba)
Yunus Emre´nin izinde (17 Eylül 2019 - Salı)
Kayyımın kayyumu! (02 Eylül 2019 - Pazartesi)
Tarih tezi neden Malazgirt´i ıskaladı? (27 Ağustos 2019 - Salı)
Malazgirt: Bitmemiş şiir (24 Ağustos 2019 - Cumartesi)
Nâmı diğer ‘Turkish Lexicon´! (17 Ağustos 2019 - Cumartesi)
Dur; bayram edemezsin! (14 Ağustos 2019 - Çarşamba)
Mesele hâlâ Türk meselesi… (10 Ağustos 2019 - Cumartesi)
Emin Işık: Son halka olmamak iradesi! (06 Ağustos 2019 - Salı)
Yolunuz çimerlikten geçti mi? (02 Ağustos 2019 - Cuma)
Toprak verimsizleşiyor göç zamanı! (27 Temmuz 2019 - Cumartesi)
Haccın hüznünü hissetmek! (19 Temmuz 2019 - Cuma)
Muhafazakâr bir timsal: Şevket Eygi (16 Temmuz 2019 - Salı)
Eğitimin bilişseli! (09 Temmuz 2019 - Salı)
Tarihi seçelim mi seçmeyelim mi? (05 Temmuz 2019 - Cuma)
Muhasebeyi zamanında yapmak (03 Temmuz 2019 - Çarşamba)
Ak Parti´nin ‘cinayetleri´ (29 Haziran 2019 - Cumartesi)
Ben dememiştim! (26 Haziran 2019 - Çarşamba)
Öldüren mahkeme! (22 Haziran 2019 - Cumartesi)
Vatanperver´in yerini S-400 tutar mı? (18 Haziran 2019 - Salı)
Kuds-i Şerif´in Evliyası! (14 Haziran 2019 - Cuma)
Asıl kaybımız: Edeb! (11 Haziran 2019 - Salı)
Nâzım´ı Moskova´da anmak! (07 Haziran 2019 - Cuma)
Neden bu suskunluk? (29 Mayıs 2019 - Çarşamba)
Andımızı okutun, tutarsızlık olmasın! (25 Mayıs 2019 - Cumartesi)
Asafsız devlet... (15 Mayıs 2019 - Çarşamba)
Seçimden daha mühim şeyler (14 Mayıs 2019 - Salı)
Ramazanın eskisi yenisi (11 Mayıs 2019 - Cumartesi)
Zor bir yazı… (08 Mayıs 2019 - Çarşamba)
Osmanlılar ve Türkçe (03 Mayıs 2019 - Cuma)
Devletle imtihan! (30 Nisan 2019 - Salı)
Kamutay ne zaman doğdu? (24 Nisan 2019 - Çarşamba)
Ayasofya nasıl açılmalı? (17 Nisan 2019 - Çarşamba)
İsimler müşterek değil mi yoksa? (15 Nisan 2019 - Pazartesi)
İsimler müşterek değil mi yoksa? (12 Nisan 2019 - Cuma)
Başkanları kibir mahvetti… (03 Nisan 2019 - Çarşamba)
Seçmek neyi değiştiriyor? (02 Nisan 2019 - Salı)
Seçmen neyi seçer? (29 Mart 2019 - Cuma)
İstiklâl Marşı´nı değiştirmek! (13 Mart 2019 - Çarşamba)
‘Kombin´in ‘konsolidasyon´u! (06 Mart 2019 - Çarşamba)
Başkanları kibir mahvedecek! (01 Mart 2019 - Cuma)
Muhalefetsiz iktidar olmak (25 Şubat 2019 - Pazartesi)
Edepsizin dini yoktur! (19 Şubat 2019 - Salı)
Hareket´in 80. yılı… (13 Şubat 2019 - Çarşamba)
Bekâ meselesi (09 Şubat 2019 - Cumartesi)
Türkçe “manifesto”su! (05 Şubat 2019 - Salı)
Zihnî teşevvüş bulaşıcı! (01 Şubat 2019 - Cuma)
Ankara´nın zor seçimi (30 Ocak 2019 - Çarşamba)
Zihnî teşevvüş bulaşıcı! (29 Ocak 2019 - Salı)
Hıyar hakkı! (25 Ocak 2019 - Cuma)
Uygarlar ve Uygurlar! (22 Ocak 2019 - Salı)
Atatürkçü düşünmek! (19 Ocak 2019 - Cumartesi)
Medine´yi müdafaa etmek! (15 Ocak 2019 - Salı)
Doğu Türkistan güllük gülistanlık! (12 Ocak 2019 - Cumartesi)
RTÜK´ten kurtulmak zor! (09 Ocak 2019 - Çarşamba)
RTÜK beni icraya verecek! (08 Ocak 2019 - Salı)
ABD nereye çekiliyor? (04 Ocak 2019 - Cuma)
Suud´un dünya kültürel mirası! (01 Ocak 2019 - Salı)
Kahraman ırkıma yok izmihlal! (28 Aralık 2018 - Cuma)
Âkif, Abdülhamid ve İttihatçılar (27 Aralık 2018 - Perşembe)
100 Temel´e sevinsek mi, üzülsek mi? (21 Aralık 2018 - Cuma)
Değerler aşınması ve ahlâkın ikamesi! (19 Aralık 2018 - Çarşamba)
Destur, Dedem Korkud! (15 Aralık 2018 - Cumartesi)
Mütesettir Anıtkabir! (11 Aralık 2018 - Salı)
Medeniyet diline şapka çıkarmak! (07 Aralık 2018 - Cuma)
Öz evlat: Kariyer! (04 Aralık 2018 - Salı)
Ankara´ya yeni başkan! (30 Kasım 2018 - Cuma)
Heykel kırmak yahut öpmek! (27 Kasım 2018 - Salı)
İstersen bin var hacca... (24 Kasım 2018 - Cumartesi)
Yâremi bildim yârimden imiş! (21 Kasım 2018 - Çarşamba)
Yatay talimatlar, dikey uygulamalar! (14 Kasım 2018 - Çarşamba)
Nevzuhur atatürkçülere Anıtkabir rehberi (12 Kasım 2018 - Pazartesi)
Cumhuriyetçi tepki! (02 Kasım 2018 - Cuma)
Dünyanın en çirkin Arabistanı! (24 Ekim 2018 - Çarşamba)
‘Ata´nın miras ne olacak? (20 Ekim 2018 - Cumartesi)
Maddî onarım yetmez! (29 Eylül 2018 - Cumartesi)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
DOLAR
5.7665
EURO
6.3586
booked.net
Verdiğini hatırlayan ve kalbinden geçiren kimse seha (cömertlik) ismine layık değildir..

Hz. Muhammed
Bir adim atmak icin 200 kasinizi kullanirsiniz.

www.bizimsivas.com.tr
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59