Ayran mı şerbet mi?
Tarih: 11.7.2018 11:19:33 / 104okunma / 0yorum
Ahmet ÖZDEMİR

Şerbetle ilgili deyimlerimiz var: Şerbet gibi havalardan, şerbet gibi insanlardan, şerbetten nafaka çıkarılan günlerden söz edilir. 

Nabza göre şerbet vermek: Birinin hoşuna gidecek, eğilimlerine cevap verecek biçimde davrananlara" Nabza göre şerbet vermeyi iyi biliyorsun," derler. Kan kusup kızılcık şerbeti içtim demek, dertlere göğüs gerip, içine atmak, isyan etmemek, sabretmek anlamında kullanılır.  
Şerbetlerle ilgili geleneklerimizin çoğu inanışlarımıza dayanır. Örneğin, hazırlanmış olan şerbet, nikâh kıyıldıktan sonra meydana getirilir. Dede, evlenecek çocuklara şerbet ikram eder. Çünkü Hz. Muhammed,  kızı Hz. Fatıma´yı Hz. Ali ile evlendirdiği zaman baldan şerbet yaptırıp, Hz. Ali ile Hz. Fatıma´ya sunarak "Yaşamınız bu şerbet gibi tatlı ve mutlu olsun" diyerek dua etmiş. 

Çocuklarımızın da yaşamlarının şerbet gibi tatlı ve mutlu olması için dua edilir ve orada bulunanlara şerbet ikram edilerek örf ve âdetlerimiz yerine getirilir.
Halk inanışlarına göre, rüyada içilen şerbetin rengi sarı ise, hastalığa; gül, bal, vişne, nar veya üzüm gibi şurup ve şerbetleri içmek, sağlam bir bünyeye sahip olduğuna; hiç bilmediği bir şurubu içmesi, ilme yakın olmasına işaretmiş.  Rüyada şerbet içtiğini görmek, malınızın ve de paranızın sağlayacağı imkânlarla ömrünüzün sonuna kadar esenlik içinde yaşayacağınızı belirtirmiş. Şerbet dağıttığını görmek ise insanları mutlu edecek davranışlar içine gireceksiniz demekmiş. Loğusa şerbeti içmek de çocuk sahibi olunacağına yorumlanıyor... 

"Susadım gayet hararetten kati
Sundular bir cam dolusu şerbeti

Şerbeti karşımda tutdu hûriler
Bunu sana verdi Allah dediler...."

Süleyman Çelebi Mevlid´in Velâdet Bahrinde Peygamberin doğumunun ardından sunulan şerbeti böyle tanımlıyor. 
İftar sonrası üzerinize ağırlık çöküyor, tembelliğiniz, halsizliğiniz artıyorsa şu içecekler tam size göre...

Gül, ahududu, böğürtlen, meyan kökü, kızılcık, demirhindi gibi geleneksel şerbetler, iftar sonrası oluşan halsizliğe ve mide rahatsızlıklarına birebir.
Bir zamanlar şerbet takımları gelinlerin çeyizlerinin de özel parçaları arasındaydı. Şerbetçiler de özel kıyafetlerini giyer, omuzlarında İbrikleri ile dolaşırdı. Onlar eski İstanbul fotoğraflarının en belirgin imgesiydiler.
Yeni camiin çeşmelerinden, bal şerbeti ikram edilirdi. Rivayete göre her akşam özel olarak alınmış olan 33 kg baldan şerbet yapılır ve dağıtılırmış. Eğer Ramazan yaz ayına rastlarsa içine buz atılırmış

Evliya Çelebinin Seyahatnamesinde sözünü ettiği sokaklarda; "Güllabım şerbetim leziz" diye dolaşan şerbetçiler kalmadı. Şerbet kültürünün asırlarca oluşturduğu beşeri ilişkiler bütününü kaybettik. 

Osmanlılarda idamlık mahkûmlar üç gün boyunca zindanın soğuk odalarında bekletilirdi. Mahkûmun, affedilmesi için dua etmekten başka elinden bir şey gelmezdi. Üçüncü gün sonunda zindanın demir kapısı açılır ve elinde tepsiyle, bostancı başı görünürdü. Tepsideki bir kadeh şerbeti mahkûma sunmak için gelen bostancı, saygıda kusur etmezdi. Mahkûm, bostancı başının getirdiği kadehin renginden akıbetini anlardı. Eğer şerbet, beyaz kadehle gelmişse affedildiğine, kırmızı kadehle gelmişse idam edileceğine işaretti.  Az sonra içeceği buz gibi şerbet,  onun ecel şerbeti olacaktı. Ecel şerbeti türkülerimiz içinde de vücut buldu: 

"Drama köprüsünü gece mi geçtin
Ecel şerbetini ölmeden içtin"

Kırsal kesimde sıcak yaz günlerinin en sevilen içeceği şüphesiz ki ayran...  İçimi leziz, serinletici ve ferahlatıcı etkisinin yanında ayranın insan sağlığı açısından faydaları saymakla bitmiyor. Ayran, sindirim sistemindeki olumsuzlukların giderilmesine yardımcı oluyor. Vücudun sıvı akışını dengelerken,  normal kan basıncını sağlamak için gereken potasyumu sağlıyor. Pek çok geleneksel yiyeceğimiz yanında olmazsa olmaz olan bir içecek. Bu yiyeceklerin başında çiğ köfte geliyor. Maraş türküsünü anımsadınız mı?  

"Çiy köfteler ne acı / Ayran bunun ilacı / Çok yuğur gelin bacı  / İlle canım çiy köfte"

Fatih Sultan Mehmet bir Anadolu seferi dönüşünde, hava oldukça sıcaktı. Bu sıcaktan herkes gibi padişah da nasibini almıştı. Yorgundu.
Kendisini bu halde gören bir köylü kadını bir tas içerisinde ona ayran ikram etti. Fatih, ayranın üstünde iki üç tane saman çöplerini üfleye üfleye ayranı içti. Sonra da kendisini bir ana şefkatiyle seyreden ihtiyar köylü kadına:

"Allah razı olsun. Ama şu saman çöpleri ayranı bir nefeste içmeme engel oldu," dedi. Anadolu´nun ihtiyar anası şu yanıtı verdi: 

"Oğul, ben onları ayranın üzerine kasıtlı koydum. Sen uzak yoldan geliyorsun. Terlemişsin. Soğuk ayranı bir yudumda içersin de hasta olursun, diye böyle yaptım..."

Anahtar Kelimeler: Ayran, şerbet
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
Sabahattin Ali ve dram (17 Temmuz 2018 - Salı)
Vehip Sinan (16 Temmuz 2018 - Pazartesi)
Asker ocağı ana kucağı (15 Temmuz 2018 - Pazar)
Bayrak (13 Temmuz 2018 - Cuma)
Nurettin Özdemir ve vatan tanımı (12 Temmuz 2018 - Perşembe)
Bektaşilerden kulak küpesi (09 Temmuz 2018 - Pazartesi)
Şakşakçılar goygoycular (05 Temmuz 2018 - Perşembe)
Toprakdan dışarı olmak (02 Temmuz 2018 - Pazartesi)
Ah Yemen ! (29 Haziran 2018 - Cuma)
Gönül dostluğu (24 Haziran 2018 - Pazar)
Erdoğan Alkan (22 Haziran 2018 - Cuma)
Bayram nostaljisi (18 Haziran 2018 - Pazartesi)
Bugün bayram günü (17 Haziran 2018 - Pazar)
Mehmet Behçet Yazar (11 Haziran 2018 - Pazartesi)
Deniz türküsü (08 Haziran 2018 - Cuma)
Atlara ilişkin efsaneler (06 Haziran 2018 - Çarşamba)
Yalan ve iman (04 Haziran 2018 - Pazartesi)
İnsan kısım kısım ve Âşık Hüseyin (31 Mayıs 2018 - Perşembe)
Âşık Yalınayak (28 Mayıs 2018 - Pazartesi)
Birlikte yaşadık bu topraklarda (25 Mayıs 2018 - Cuma)
Ferit Ragıp Tuncor (22 Mayıs 2018 - Salı)
Baki kalan bu kubbede (14 Mayıs 2018 - Pazartesi)
Mendil verdim geline (11 Mayıs 2018 - Cuma)
Ahmet Kutsi Tecer Sempozyumu (01 Mayıs 2018 - Salı)
Kitabımsın kitap (28 Nisan 2018 - Cumartesi)
Atatürk ve Bektaşilik (24 Nisan 2018 - Salı)
Hani benim çocukluğum? (23 Nisan 2018 - Pazartesi)
23 Nisan´a doğru (22 Nisan 2018 - Pazar)
Eskiden baharın müjdesi kardelenlerdi. (14 Nisan 2018 - Cumartesi)
Şakanın kataloğu olur mu? (03 Nisan 2018 - Salı)
Âşık Veysel, kahır ve sabır (26 Mart 2018 - Pazartesi)
Kadınlar Günü (09 Mart 2018 - Cuma)
Alparslan (05 Mart 2018 - Pazartesi)
Asker mektupları (26 Şubat 2018 - Pazartesi)
BU VATAN KİMİN? (17 Şubat 2018 - Cumartesi)
Sevgi ile yarış olmalı sevgi (13 Şubat 2018 - Salı)
Kızıldan beyaza Aksultan Abdülhamit (06 Şubat 2018 - Salı)
Şark bülbülü (04 Şubat 2018 - Pazar)
Nazım Hikmet ve Bekir Sıtkı (31 Ocak 2018 - Çarşamba)
Emrah Sivas´ta (28 Ocak 2018 - Pazar)
Kış şarkıları (25 Ocak 2018 - Perşembe)
Avcılık ve Şarkışlalı Serdari (23 Ocak 2018 - Salı)
Tel helva, arabaşı ve konuk (21 Ocak 2018 - Pazar)
Mehmet Emin Yurdakul (18 Ocak 2018 - Perşembe)
Şiir şiirdir. başka söze ne hacet... (15 Ocak 2018 - Pazartesi)
Çalışan gazeteciler bayramı (10 Ocak 2018 - Çarşamba)
Yardım eyle bozatlı hızır (05 Ocak 2018 - Cuma)
Noel Baba mı Ülgen Baba mı? (03 Ocak 2018 - Çarşamba)
Bulutlar ağlamasa yeşillik nasıl güler (30 Aralık 2017 - Cumartesi)
Kış Türküleri (26 Aralık 2017 - Salı)
İnternet medyasının resmi ilan alması hayal (23 Aralık 2017 - Cumartesi)
Yerel medya ve sorunları (21 Aralık 2017 - Perşembe)
Garbın ilim ve sanatı (19 Aralık 2017 - Salı)
Zaralı Halil (13 Aralık 2017 - Çarşamba)
Gazetecilik eğitimi ve istihdam (06 Aralık 2017 - Çarşamba)
Bu da Karadenizli Fitnat Hanım (03 Aralık 2017 - Pazar)
Fitnat Hanım fıkraları (01 Aralık 2017 - Cuma)
Fitnat Hanım (28 Kasım 2017 - Salı)
Yörük ve çadır (22 Kasım 2017 - Çarşamba)
Bir acı kahve (20 Kasım 2017 - Pazartesi)
Faruk Nafiz´in sanatı (15 Kasım 2017 - Çarşamba)
Atatürk´ü Anlayabilmek (10 Kasım 2017 - Cuma)
Mualla Orhon (08 Kasım 2017 - Çarşamba)
Divan-ı Lügat-it Türk (19 Ekim 2017 - Perşembe)
Ahmet Kutsi Tecer (16 Ekim 2017 - Pazartesi)
Gazetecilik ve kültür (15 Ekim 2017 - Pazar)
Fasık kime denir? (20 Eylül 2017 - Çarşamba)
Kudüs ortak hedefimiz olmalı (09 Eylül 2017 - Cumartesi)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59
İmanın efdali: nerede olursan ol, Allah?ın (CC) seninle olduğunu bilmendir.

Hz. Muhammed