Aynoroz Adası´nda II
Tarih: 8.7.2018 18:43:05 / 298okunma / 0yorum
Mahmut Erol Kılıç

Geçen haftaki yazımda Yunanistan´ın kuzeyinde yalnızca rahip ve keşişlerin yaşadıkları bir ada (yarımada) olan Aynoroz Adası´na olan yolculuğumdan bazı aktarımlarda bulunmuştum. Bugün aynı konuya devam edeceğim.
Bu gözlemler tamamen bireyseldir. Bu sebepten gözleyenin ve okuyanın mukayeseli dinler tarihi, din felsefesi, dinlerde öz ve biçim, dinlerin dıştaki farklılıklarının ötesinde ortak iç değerleri (religio perennis), “Bizim ve sizin aranızda eşit olan bir Kelime” âyeti (Al-i imrân: 64) v.b. gibi bilgileri nispetinde bir anlam ifade eder. Eğer böyle bir müktesebat yoksa o zaman bir turist rehberinin bugünlerde revaçta olan Yunan Adaları tur tarifi gibi olur.
Bir kere şunu söylemeliyim ki adada mevcut 20 manastırdan birkaç tanesi hiçbir şekilde turist kabul etmiyor. Aslında benim için dış dünya ile irtibatlarını en alt düzeyde tutan bu yerler daha calibti. Lakin oralara gidemedim. Kimseyle görüşmüyorlar. Bazısının yolunun bile olmadığını söylediler. Oysa Keşiş Bahira ile Peygamberimiz´in sohbeti gibi ben de tam bir mistik tecrübe yaşayan o hermitlerle sohbet etmek isterdim. “Halvet mi daha zor Celvet mi?” diye sorardım mesela. Mevlana´dan, Hafız´dan bir şeyler okusam acaba cezbeye gelip sema´a kalkarlar mıydı mesela? Bilmiyorum…
Ziyaretçi kabul eden manastırlara gelince, buralarda daha önceden rezervasyon yapmak suretiyle yatılı da kalınabiliyor. Hemen hemen yarısını yani 10 tanesini günübirlik ziyaret ettik. Yatılı kalmadık. Merkez manastırda başpapazın makamı bulunuyor. Fener Patrikhanesi ve Patrik´in vekili olarak çalışıyor. Mevcut 20 manastırın başpapazlarının bir araya gelmesinden oluşan bir meclisleri var. Adanın yönetimi bu kurulun elinde. Yunan devleti de tabii ki tam manasıyla arkalarında bulunuyor. Orada dinin siyasetin üzerinde bir değer oluşunun bir tezahürü de mesela Rusya gibi (Eskiden Bulgar da varmış) diğer bazı Ortodoks ülkelerin de kontrolünde olan manastırların olması. Din kardeşliği ulusal bağların üzerinde. Hatta Rusya Ortodoksluğu´na bağlı manastırın büyük maddi destek aldığı binalarının ihtişamından anlaşılıyor. Putin bile buraya ziyarette bulunmuş. Zaten bölge bütün Ortodokslar açısından kutsal bir ziyaret mekanı. Siyaset erbabı buraları ziyaret ederek manevi destek ve dua alıyorlar. Pek çok kralın ve hükümet adamının ya bizzat ziyaret ederek veyahut bazı hediyeler göndererek dua talebinde bulunduğu ziyaretçi defterlerinden anlaşılıyor. Tabii ki bu da çok hassas bir denge istiyor. O mutlak inzivada olan keşişlerin yaşadığı yerleri göremedim ama onların siyasilerle bir işleri olacağını zannetmiyorum. Ama diğerleri fazla sıkı fıkı olarak siyasilerin kontrolüne girmiş gibime geldi. Şekil, cisim, merasim, bürokrasi öne çıkmış gibi.
Hakiki din adamı, hizmetlerinden dolayı siyaset erbabına hayır dualarda bulunur ama onlar karşısında vakarını kaybetmez. Talimat almaz. Onların denetimine girmez. Zira bilir ki bilgi gerçek güçtür.
Guenon´un Manevi Otorite – Maddi İktidar kitabında açıkladığı gibi gerçek otorite Sipiritüel olandadır. Maddi ve cismani olan ise icrai (executive) hükümet ediştir ve üsttekine tabi olarak çalışır. Geleneksel yapının işleyişi budur. Modernite bunu alaşağı etmiştir. 1917 Ekim devriminde tepetaklak olan bu yapı Rusya´da Putin eliyle yapılan karşı-devrimlerle yeniden Gelenek´e uygun hale getirilmeye çalışılmaktadır..
Siyasilerin yanısıra sıradan halk indinde de çok saygın bir yeri var buranın. Burada yaşayan din adamlarına büyük hürmet besleniyor. Akademi´ye de açıklar. Aristotales Üniversitesi´nde çalışan çevrebilim profesörü arkadaş doktora tezini yazarken 3 ay gelip burada bir manastıra kapandığını ve tezini ancak bu şekilde yazabildiğini söyledi.
Ayrıca tıpkı tarihte olduğu gibi bugün de bazı günahkarların buralara sığındığını söylediler. Bazı suçluların, cezasını çektikten sonra vicdanlarını rahatlatmak için, bazı günahkarların da tövbe ederek burada yaşamaya başladıklarını anlattılar. Bizim bu imkanlarımızın kesilmiş olması ne kadar düşündürücü..
Buradan daha pek çok gözlem aktarabilirim sizlere ama bir gazete köşesinde aynı konuya iki haftadan fazla yer verilmesi pek uygun görülmez. O açıdan burada konuyu kesiyorum.
Fakat tam da Aynoroz seyahatinden döndüğüm gün ilginç bir tesadüf olarak posta kutuma düşen bir üniversitemiz ile bir ilçe belediyemizin 3-4 Kasım 2018´de müştereken düzenleyecekleri IX. Uluslararası Din Görevlileri Sempozyumu duyurusunu okuyunca derin düşüncelere daldım yeniden. Uluslararası mahiyetteki bu toplantıda sunulacak tebliğ başlıklarından bazılarını duyurmak istiyorum: “Geçmişten Günümüze Cami Mimarisi, Tezyinatı, Peyzajı”, “Tarihte ve Günümüzde Örnek Camiler”, “Cami ve Turizm”, “Cami Görevlisinin Yetişmesi: Sorunlar ve Çözüm Yolları”, “Geçmişte ve Günümüzde Örnek Cami Görevlileri” vb. gibi konular… Yani başlıklardan da anlaşılacağı üzere “Din Görevlisi”nden maksat Cami Görevlisi demek oluyor. Arkadaşlar Gelenek´te böyle bir kadro ancak Din Adamı´na bağlı olarak var. Dini ilimler tahsil etmiş. Sonra manevi bir inziva yaşamış, zikir ve fikir ehli kimseler. Din Adamını, önce Din Görevlisine şimdi de Cami Görevlisine indirgedik. İnhitat..
En son örneklerini Aynoroz Adası´ndan aktardığım gibi bütün dünyada Din Adamları var. Onlara bağlı din görevlileri var. Yani kilisenin kapısını açıp kapayan, tütsüleri yakan, çanı çalan, zangoçluk yapan, geleni karşılayan vb gibi işleri yapan görevliler var. Din Adamı´nın işi değil bunlar. Tabii ki görevliler yapacak. Lakin din adına bu görevliler görüş beyan edemez, hüküm veremez, âyini yönetemezler, meydan açamazlar.
Yani Din Adamı olmayan yerde din görevlisi olamaz..
Anlatabiliyor muyum acaba?

Anahtar Kelimeler: Aynoroz, Adası
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
Düşünce sentezi yapabilmek (13 Ağustos 2018 - Pazartesi)
Yaz okulunda irfan dersleri (06 Ağustos 2018 - Pazartesi)
Düşüncesiz aksiyonerlik (30 Temmuz 2018 - Pazartesi)
Metodik yanlışa devam (23 Temmuz 2018 - Pazartesi)
Psikopatlar ve din (16 Temmuz 2018 - Pazartesi)
Aynoroz Adası´nda -I (01 Temmuz 2018 - Pazar)
Esas olan devletin bekâsıdır.. (28 Haziran 2018 - Perşembe)
Köpek yavruları ve biz (17 Haziran 2018 - Pazar)
Kadir kıymet bilmek (11 Haziran 2018 - Pazartesi)
Son 10 gün (05 Haziran 2018 - Salı)
İmparator Marcus (28 Mayıs 2018 - Pazartesi)
Sabır ve oruç (21 Mayıs 2018 - Pazartesi)
Sanman taleb-i devlet u câh etmeye geldik… (09 Mayıs 2018 - Çarşamba)
Anadolu erenlerini bir bir kaybederken… (02 Mayıs 2018 - Çarşamba)
Geleneksel tıp üzerinden ideolojik okumalar (11 Nisan 2018 - Çarşamba)
Tasavvufun içini boşaltan şeyhler (27 Mart 2018 - Salı)
İslâm´ın içini boşaltan Müslümanlar (21 Mart 2018 - Çarşamba)
Gençleri doğru yöneltmek (25 Şubat 2018 - Pazar)
Şîrâz… (06 Şubat 2018 - Salı)
Sofra sırları (29 Ocak 2018 - Pazartesi)
Bana göre İran´da ne oluyor? 2 (23 Ocak 2018 - Salı)
Bana göre İran´da ne oluyor? 1 (17 Ocak 2018 - Çarşamba)
Bir ilmin nefsi müdâfaâsı (08 Ocak 2018 - Pazartesi)
Müslüman Biblicalistler (27 Aralık 2017 - Çarşamba)
Mevlânâ endeksi (25 Aralık 2017 - Pazartesi)
Mevlânâ endeksi (21 Aralık 2017 - Perşembe)
Dış politikada büyük oynamak (30 Kasım 2017 - Perşembe)
Arap dünyası nereye gidecek (20 Kasım 2017 - Pazartesi)
Çevre ve biz (16 Kasım 2017 - Perşembe)
Mimari eserler de bir ruha bağlıdır (06 Kasım 2017 - Pazartesi)
Hüseyin misiniz, Yezid mi? (26 Eylül 2017 - Salı)
Elmalı´da Vehhâbîler (?) (20 Eylül 2017 - Çarşamba)
Hacc´ın ardından bazı tespitlerim (12 Eylül 2017 - Salı)
Aydınlanmış Medine´den selam (06 Eylül 2017 - Çarşamba)
Aydınlanmış Medine´den selam (29 Ağustos 2017 - Salı)
Din adamı vardır (22 Ağustos 2017 - Salı)
Benim İslâm üniversitem (14 Ağustos 2017 - Pazartesi)
İslam siyaset felsefesi tek midir? (07 Ağustos 2017 - Pazartesi)
Kudüs ortak hedefimiz olmalı (01 Ağustos 2017 - Salı)
15 Temmuz analizlerine devam (17 Temmuz 2017 - Pazartesi)
Yaz üzerine metafizik değinmeler (08 Temmuz 2017 - Cumartesi)
Aylar var ki… (06 Haziran 2017 - Salı)
Çocuklar kadar saf olmadıkça (13 Nisan 2017 - Perşembe)
Köy gençliği üzerine (03 Nisan 2017 - Pazartesi)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59
İnsanın kanadı, gayretidir.

Mevlana
İsmail Dursun
İsmail Dursun
Olmadı Sivasspor Olmadı
Aydın Ünal
Aydın Ünal
AK Parti kongresi, seçim, ekonomi
İbrahim KAHVECİ
İbrahim KAHVECİ
Küçük hesapla büyük projeleri kaçırmak
MUSTAFA KUTLU
MUSTAFA KUTLU
İnsan nereye koşuyor?
Ahmet ÖZDEMİR
Ahmet ÖZDEMİR
Hacı Bektaş
Yusuf Ziya Ünsal
Yusuf Ziya Ünsal
Hayırlı Bayramlar!..
Muzaffer Gücer
Muzaffer Gücer
BİR ÖĞRETMENİN ESERİ
Prof. Mustafa Çağrıcı
Prof. Mustafa Çağrıcı
Dinamik dindarlık
YUSUF KAPLAN
YUSUF KAPLAN
İki asırdır kendi ayağımıza kurşun sıkıyoruz, farkında mısınız?
Yusuf Ziya Cömert
Yusuf Ziya Cömert
41 dereceden 39,5´a
BERAT DEMİRCİ
BERAT DEMİRCİ
İKTASADÎ MESELLER
Talha Gurbetçi
Talha Gurbetçi
MTTB CAMİASI DERNEĞİ BASIN BİLDİRİSİ YAYINLANDI
Selahattin Çerik
Selahattin Çerik
Bana gülmeyi-doğayı anlat...
Kemal Öztürk
Kemal Öztürk
ABD´ye çok güçlü cevap nasıl verilir?
İBRAHİM TENEKECİ
İBRAHİM TENEKECİ
Onur meselesi
Beşir Ayvazoğlu
Beşir Ayvazoğlu
Rahip Brunson, Reverend Frew ve Halûk
Mahmut Erol Kılıç
Mahmut Erol Kılıç
Düşünce sentezi yapabilmek
Gülşah Akkaş Yaman
Gülşah Akkaş Yaman
BİZE BİZİ UNUTTURMA ALLAH´IM
Yavuz Bülent Bakiler
Yavuz Bülent Bakiler
DÜŞMANIYIM ASALETİN KELİMELERDE BİLE”
Ö. EMİR DOĞAN
Ö. EMİR DOĞAN
MAARİFE, MAARİFTEN BİR “BAKAN” VAR(3)
Osman Nuri Kesici
Osman Nuri Kesici
SAĞLIKTA TATLI BALLI İŞLER GÜÇLER
Müjgan Üçer
Müjgan Üçer
BAYRAM KOKUSU
Sami Akkuş
Sami Akkuş
DUA EDİN...
Ergün Diler
Ergün Diler
Kıbrıs planı
Gülşah YARLI
Gülşah YARLI
Sezona veda
Fikret ÜNSAL
Fikret ÜNSAL
DEDİKODUSU ÇIKARSA OLUR
Salih Tuna
Salih Tuna
Sen ne sandın zibidi?
Aziz Erdoğan
Aziz Erdoğan
ÇANAKKALE RUHU DÜNDEN DİRİDİR
Muhsin Kaya
Muhsin Kaya
BU ŞEHİRDE YIKMAK MODA OLDU
Zübeyir Kamil Akkaya
Zübeyir Kamil Akkaya
Batı´ya Doğru - Taklit Bitti, Tahkik Başladı!
Salih Şahin
Salih Şahin
OSMANLI ARAPLARI NASIL SÖMÜRDÜ!
S. Emrah GÖKTAŞI
S. Emrah GÖKTAŞI
Sivil toplum
Osman Nuri KESİCİ
Osman Nuri KESİCİ