Aydos´un ikinci fethi
Tarih: 4.6.2016 11:15:37 / 606okunma / 0yorum
Beşir Ayvazoğlu

 

Geçen Pazar günü çoğu tarihçi olan kalabalık bir grupla Sultanbeyli Belediyesi´nin davetlisi olarak Aydos kalesini ziyaret ettik. Tarih 29 Mayıs´tı, İstanbul´un fethinin 563. yılı... Aydos´un fethi, Halil İnalcık hocamıza göre İstanbul´un fethinin ilk adımıdır.

Altı yıl önce aynı kale hakkında şunları yazmıştım: “Yeni bir semt olan ve ciddi bir kimlik problemi yaşayan Sultanbeyli, adeta bir cennetin ortasında yükselen bu sarp kalenin Osmanlı tarihindeki önemli yeri ve Tekfur kızıyla Gazi Rahman arasındaki aşk hikâyesi iyi işlenebilirse bir cazibe merkezi haline gelebilir. Genç ve nazik Belediye Başkanı Hüseyin Keskin´i doğrusu bu konuda çok heyecanlı ve kararlı gördük. Son yıllarda ciddi bir gelişme kaydeden ve çehresi tamamen değişen Sultanbeyli, belki de halkını rahatsız eden imajdan Gazi Rahman´a Aydos´un kapılarını açan Tekfur kızının saf aşkı sayesinde kurtulacak.”

Bu imkânın iyi kullanıldığını, restorasyonu aşağı yukarı tamamlanan Aydos kalesinde çeşitli kültür faaliyetlerinin gerçekleştirmeye başlandığını öğrenerek memnun olduk. Kalede bir gün önce, bu yıl “göç” temasıyla düzenlenen, on beş ülkeden otuz sekiz şairin katıldığı “Uluslararası İstanbulensis Şiir Festivali”nin son bölümü gerçekleştirilmişti.

***

Sultanbeyli Belediyesi´nin dört yıldır düzenlediği şiir festivalinin ismindeki “İstanbulensis”in ne olduğunu okuyucularımız merak edebilirler. Bu, halk arasındaki ismi “İstanbul Çiğdemi” olan ve havalar ısınır ısınmaz açtığı için baharın müjdecisi olarak kabul edilen endemik bitkinin Latince ismi... Sarı renkli çok güzel çiçek...

Sultanbeyli Belediyesi, Sadece Aydos Ormanı´nda yetiştiği için koruma altına alarak ilçenin belirli bölgelerinde yetiştirmeye başladığı Crocus Olivieri İstanbulensis´i logosunda da kullanıyor.

***

Aydos kalesini ilk defa 2010 yılında, yine mayıs ayında, “Aydos Kalesi ve Fetih Sempozyumu” vesilesiyle ziyaret etmiştim. Tarihçilerden oluşan grubumuz, kendileri için yapılıp çatılan ahşap merdivenlerden asırlardır defineciler dışında kimsenin uğramadığı, yakın zamanlarda da sadece Belediye yetkililerine, arkeologlara ve kazılarda çalışan işçilere bağrını açan kaleye birer fatih edasıyla çıkmıştı. Bir gün önce yağmur yağdığı için toprak ve otlar ıslaktı ve Aydos Ormanı´na Ahmet Haşim ve Ahmet Hamdi Tanpınar gibi şairleri büyüleyecek bir sis çökmüştü.

Bir kartal yuvasını andıran Aydos kalesinden o zamana kadar çok az kimse haberdardı; çünkü orman tarafından neredeyse bütünüyle yutulmuştu. Gruptaki bazı tarihçiler tarafından verilen bilgiye göre, Bizans tarafından Türk akınlarına karşı gözetleme amacıyla inşa edilen ve kervanların güvenliği açısından da büyük önem taşıyan bu stratejik kale, şimdi İstanbul´un en yeni yerleşim bölgelerinden biri olan Sultanbeyli´yi zengin bir tarihe bağlıyor.

***

Aydos Ormanı´nda gizlenen kalenin Osmanlı Devleti´nin kuruluş devrinde ismi hoş bir aşk hikâyesine de karışan kale olduğu anlaşılınca, Sultanbeyli Belediyesi, imkânları son derece sınırlı olmasına rağmen harekete geçmiş ve hukukî problemleri aşar aşmaz arkeolojik kazılar yaptırarak surları ve burçları ortaya çıkarmıştı. Restorasyon, İstanbul Valiliği´nin katkılarıyla tamamlandı.

İlk ziyaretimde, benim için o zamana kadar sadece Gazi Rahman tarafından fethedilmiş, ismi var cismi yok bir kale olan Aydos´un aşınmış burçlarından hafif sisle örtülü bir orman denizine bakarak buğulu kuruluş devirlerini hayal etmiş ve içimden “Kaleden kaleye şahin uçurdum” türküsünü söylemiştim.

Osmanlı tarihinin kuruluş devri hakikaten kalın bir sis tabakasıyla örtülüdür; bu yüzden menkıbeler ön plana çıkmıştır. Tekfur kızının kaleyi kuşatan Gazi Rahman´a âşık olması gibi...

***

Hikâye Aşıkpaşazade Tarihi´nde anlatılır. Orhan Gazi devrinde, Akçakoca ve Konuralp tarafından Kocaeli civarında yapılan fetihler sırasında Aydos ısrarla direnmektedir. Tekfur´un güzel kızı bir gece rüyasında Hz. Muhammed´i görür. Kendisi bir çukurdadır. Derken yakışıklı ve güzel yüzlü bir adam gelip onu çukurdan kurtarır, soyar ve yıkadıktan sonra ipek bir elbise giydirir. Heyecan içinde uyanan ve o günden sonra rüyasında gördüğü yakışıklı yiğidin hayali gözünden gitmeyen Tekfur kızı, bir süre sonra hücuma geçen Osmanlı askerleriyle savaşmak için hazırlanırken bu askerlerin kumandanı Gazi Rahman´ın rüyasındaki yiğit olduğunu fark eder ve hemen evine gidip yazdığı mektubu bir taşa sararak surlardan aşağı atar. Tam Gazi Rahman´ın önüne düşen mektupta, Tekfur kızı, rüyasını anlattıktan sonra güvendiği adamlarını gönderdiği takdirde kaleyi teslim edeceğini de yazmıştır.

Geçen Pazar günü yaptığımız gezi sırasında, kaleye çıkmadan önce verilen yemekte, Osmanlı tarihinin ilk üç yüz yılı hakkında büyük bir uzman olan Prof. Dr. Feridun Emecen, Aydos´un fethini kısaca anlattıktan sonra menkıbeleri gerçekmiş gibi anlatan popüler yazarları da eleştirdi. Hiç şüphesiz haklıydı. Ancak bana da söz verilince Emecen hocanın değinmediği bir hususu dile getirdim.  Osmanlı Devleti´nin kuruluş devri büyülü atmosferini biraz da efsanelerden alır; eğer nüfuz edilebilirse efsaneler bazan gerçeğe vesikalardan bile daha sahih aynalar tutabilir.

Aydos efsanesinin sonu mu? Gazi Rahman, Tekfur kızının sarkıttığı ipe tutunarak tırmanır, kaleye girip kapısını açarak gazileri içeri alır ve fetih gerçekleşir.

***

Aşk hikâyesi ne kadar doğrudur, bilemeyiz; ama Aydos´un Gazi Rahman tarafından 1326 yılında fethedildiği ve bu fethin Osmanlılara doğudan İstanbul´un yolunu açtığı bir gerçektir. Kandıra, Samandıra ve Aydos´un fethi, ardından İznik´in kuşatılması, Bizans İmparatoru III. Andronikos´u çok telaşlandırmış ve Osmanlı ilerleyişini durdurmak için büyük bir sefere çıkmaya mecbur etmişti. Ancak bugün Maltepe dediğimiz Palekanon´da büyük bir yenilgiye uğrayan İmparator kendini İstanbul´a zor atmıştır (1329). Böylece Bizans´ın Bitinya bölgesindeki savunma hattı bütünüyle çökecek, daha sonraki fetihlerle bu bölge Üsküdar´a kadar Osmanlı hâkimiyetine geçecektir.

Osmanlılar, bölge bütünüyle fethedildikten sonra stratejik önemi kalmayan Aydos´ta pek az kalmışlardır. Bir süre sonra kendi kaderine terk edildiği anlaşılan bu kaleden ne seyahatnamelerde söz edilir, ne arşiv belgelerinde...

Evet, surlarda etrafı seyrederken bunları konuştuk ve tabii Aydos´un yeniden doğuşunu... Daha doğrusu ikinci fethini...

 

Anahtar Kelimeler: Aydos, ikinci, fethi
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
‘Sevda bölüğünde kıdemli bir asker´ (22 Ekim 2018 - Pazartesi)
Millet bahçeleri ve Gülhane Parkı (16 Ekim 2018 - Salı)
Yunan mitolojisi ve biz (13 Ekim 2018 - Cumartesi)
Yunan mitolojisi ve biz (10 Ekim 2018 - Çarşamba)
Tatlı aşurenin acı hatırası (05 Ekim 2018 - Cuma)
‘Aylar bize hep Muharrem oldu´ (24 Eylül 2018 - Pazartesi)
‘Muhteşem ve feyizli bir başlangıç´ (26 Ağustos 2018 - Pazar)
Rahip Brunson, Reverend Frew ve Halûk (14 Ağustos 2018 - Salı)
Mütebahhir bir dost: Metin Kayahan Özgül (07 Ağustos 2018 - Salı)
Şerefiye Sarnıcı ve sanat (29 Temmuz 2018 - Pazar)
Futbol, milliyetçilik ve ırkçılık (23 Temmuz 2018 - Pazartesi)
Eşsiz bir dost: Mustafa Çalık (15 Temmuz 2018 - Pazar)
Dergâh dergisi okurken... (08 Temmuz 2018 - Pazar)
Münevver, aydın, entelektüel (01 Temmuz 2018 - Pazar)
Semavi Eyice ve Sultan Abdülmecid´in tuğrası (13 Haziran 2018 - Çarşamba)
‘Yâr bana bir eğlence meded´ (04 Haziran 2018 - Pazartesi)
Kudüs, Mescid-i Aksa ve edebiyatımız (22 Mayıs 2018 - Salı)
Ramazan düşünceleri (13 Mayıs 2018 - Pazar)
Edebiyat tarihimiz yeniden yazılmalı (08 Mayıs 2018 - Salı)
‘Geceleyin bir ses böler uykumu´ (03 Mayıs 2018 - Perşembe)
Zulmiyye´den Adliyye´ye Yenicami (30 Nisan 2018 - Pazartesi)
Nurullah Ataç ve Tevfik Fikret (27 Nisan 2018 - Cuma)
Hayat Ağacı´ndan Bursa´da Zaman´a (19 Nisan 2018 - Perşembe)
Hekimbaşı´nın karanfilleri (18 Nisan 2018 - Çarşamba)
‘Miraciye Saklı Miras´ (14 Nisan 2018 - Cumartesi)
‘Utandım bu âciz şairliğimden´ (10 Nisan 2018 - Salı)
Leyleklerin Müslümanlığı (05 Nisan 2018 - Perşembe)
Bir sahafın dağarcığından (28 Mart 2018 - Çarşamba)
Tophane-i Âmire´de muhteşem bir sergi (08 Mart 2018 - Perşembe)
Soyadı hikâyeleri (04 Mart 2018 - Pazar)
Shaykh Tosun Bayrak Al-Jerrahi Al-Halveti (22 Şubat 2018 - Perşembe)
Sultan Abdülhamid biyografisi yazmak (19 Şubat 2018 - Pazartesi)
Cinuçen Bey´in hatıraları (15 Şubat 2018 - Perşembe)
Bir milyon kitap meselesi (11 Şubat 2018 - Pazar)
Müslümanlar, kitaplar ve kütüphaneler (05 Şubat 2018 - Pazartesi)
Haydarpaşa Garı ve tarih (25 Ocak 2018 - Perşembe)
‘Annemin Kütüphanesi´ (21 Ocak 2018 - Pazar)
Gözyaşı çeşmesi kurumasın (17 Ocak 2018 - Çarşamba)
Haydarpaşa Garı ve tarih (13 Ocak 2018 - Cumartesi)
Vampirizm ve Batı medeniyeti (09 Ocak 2018 - Salı)
İstanbul´un delifişek takvimi (04 Ocak 2018 - Perşembe)
Âkif´e, dostlarına ve dostluğa dair (01 Ocak 2018 - Pazartesi)
Annemarie Schimmel ve Mevlânâ (22 Aralık 2017 - Cuma)
Karacaahmet, Ali Fuad Başgil ve Atsız (16 Aralık 2017 - Cumartesi)
Osmanlı barışı ve Filistin (11 Aralık 2017 - Pazartesi)
Mehmet Âkif ve Nâzım Hikmet (05 Aralık 2017 - Salı)
Türkler ve Ruslar (27 Kasım 2017 - Pazartesi)
Türkler ve Ruslar (22 Kasım 2017 - Çarşamba)
‘Büyük Kedi Katliamı´ (19 Kasım 2017 - Pazar)
Milli Saraylar Resim Müzesi (13 Kasım 2017 - Pazartesi)
Nobel Edebiyat Ödülü´ne dair güftügû (08 Kasım 2017 - Çarşamba)
TOKİ´nin yeni vizyonu (05 Kasım 2017 - Pazar)
TOKİ´nin yeni vizyonu (23 Ekim 2017 - Pazartesi)
Türk tarihçiliğinin iki İsmail´i (17 Ekim 2017 - Salı)
Osmanlı bilim mirası (06 Ekim 2017 - Cuma)
Bartók, Sarısözen ve türkülerimiz (30 Eylül 2017 - Cumartesi)
Kerkük üzerine düşünceler (27 Eylül 2017 - Çarşamba)
Bienaller ve güncel sanat (21 Eylül 2017 - Perşembe)
Mardinîzadeler Şerif Mardin (17 Eylül 2017 - Pazar)
‘Hayal Şehir´in ince ressamı (13 Eylül 2017 - Çarşamba)
Malazgirt´ten İstanbul´un fethine (30 Ağustos 2017 - Çarşamba)
İstifanın üç devirdeki anlamları (25 Ağustos 2017 - Cuma)
Körleşme (21 Ağustos 2017 - Pazartesi)
“Vay benim köse sakalım” (11 Ağustos 2017 - Cuma)
‘İhtiyar´ın imparatorluğu (04 Ağustos 2017 - Cuma)
Şehir, kent ve ‘kent kültürü´ (01 Ağustos 2017 - Salı)
‘Bir nev-civansın şûh-ı cihansın´ (20 Haziran 2017 - Salı)
‘Hezarfen´ (17 Haziran 2017 - Cumartesi)
Sahibinin aynası: Hususi kütüphane (14 Haziran 2017 - Çarşamba)
Davul muhabbeti (06 Haziran 2017 - Salı)
Fâtih´in biyografisini yazmak (01 Haziran 2017 - Perşembe)
Kızılelma muhabbeti (25 Mayıs 2017 - Perşembe)
Bir Darülelhan vardı (19 Mayıs 2017 - Cuma)
‘Ben sulh adamıyım´ (15 Mayıs 2017 - Pazartesi)
Biyografi muhabbeti (03 Mayıs 2017 - Çarşamba)
‘Tebessüm İnkılâbı´ (28 Nisan 2017 - Cuma)
Renkler muhabbeti (26 Nisan 2017 - Çarşamba)
‘Bir ağaç gibi tek ve hür...´ (16 Nisan 2017 - Pazar)
Karga muhabbeti (03 Nisan 2017 - Pazartesi)
İnci Enginün´e saygı (29 Mart 2017 - Çarşamba)
İnci Enginün´e saygı (25 Mart 2017 - Cumartesi)
‘Hezarfen Çizgen´den ‘Anbean´ (14 Mart 2017 - Salı)
Ezana ve ezan şiirlerine dair (28 Şubat 2017 - Salı)
Sanat, edebiyat ve ahlâk (15 Şubat 2017 - Çarşamba)
‘Feyhaman Duran: İki Dünya Arasında´ (08 Şubat 2017 - Çarşamba)
Gazi, Serbest Fırka ve Ağaoğlu Ahmet Bey (04 Şubat 2017 - Cumartesi)
‘Zamanı Aşan Taşlar´ (29 Ocak 2017 - Pazar)
Satranç muhabbeti (23 Ocak 2017 - Pazartesi)
Refik Erduran ve Türk aydınları (16 Ocak 2017 - Pazartesi)
‘Bembeyaz bir dünyada yaşamak´ (10 Ocak 2017 - Salı)
Elveda Galata Köprüsü (05 Ocak 2017 - Perşembe)
Köprüler ve tüneller (30 Aralık 2016 - Cuma)
Yüz yıl önce neler oldu? (24 Aralık 2016 - Cumartesi)
‘Âlemde ziyâ kalmasa halk etmelisin, halk!´ (07 Aralık 2016 - Çarşamba)
Tanburî Cemil Bey ve oğlu (04 Aralık 2016 - Pazar)
‘Yangın vaaar!´ (01 Aralık 2016 - Perşembe)
‘Tarihim, şerefim, her şeyim...´ (31 Ekim 2016 - Pazartesi)
Maymuncuk kelimeler (18 Ekim 2016 - Salı)
Sivas´ta Selçuklu´yu düşünmek (07 Eylül 2016 - Çarşamba)
Tarikatlar ve siyaset (19 Ağustos 2016 - Cuma)
Yazmak ve yazarlık hakkında düşünceler (27 Haziran 2016 - Pazartesi)
Masalları bile dönüştürmek istediler (21 Haziran 2016 - Salı)
‘Kul olayım kalem tutan ellere´ (14 Haziran 2016 - Salı)
NECİP FAZIL VE AĞAÇLAR (07 Haziran 2016 - Salı)
HARİKA BİR FOTO-BİYOGRAFİ (28 Mayıs 2016 - Cumartesi)
OSMAN HAMDİ BEY VE YEŞİL CAMİ (24 Mayıs 2016 - Salı)
Üç sofra (20 Mayıs 2016 - Cuma)
Bıyık hikayeleri (17 Mayıs 2016 - Salı)
MECAZ, KİNAYE,ALEGORİ, İRONİ. V.B. (03 Mayıs 2016 - Salı)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59
Bircok insan mutluluğu burnunun üstünde unuttuğu gözlük gibi etrafta arar.

Konfüçyus
YUSUF KAPLAN
YUSUF KAPLAN
Dikkat! Türkiye´nin sosyolojisi metamorfoz geçiriyor!
BERAT DEMİRCİ
BERAT DEMİRCİ
BUNLAR HEP BASİT MANTIK KURALLARIDIR
İbrahim KAHVECİ
İbrahim KAHVECİ
Sorun sadece döviz ve faiz olsa keşke
Prof. Mustafa Çağrıcı
Prof. Mustafa Çağrıcı
Ehl-i Sünnet tek tip midir?
Yusuf Ziya Cömert
Yusuf Ziya Cömert
Para görününce vicdan sıvışır
Mehmet Şevket EYGİ
Mehmet Şevket EYGİ
İslam´ın ölçütleri
İBRAHİM TENEKECİ
İBRAHİM TENEKECİ
Son günlerin dünyası
MUSTAFA KUTLU
MUSTAFA KUTLU
Âlet işler el övünür
Gülşah Akkaş Yaman
Gülşah Akkaş Yaman
Nasılsın dediklerinde
Selahattin Çerik
Selahattin Çerik
Şükürname!
İsmail Dursun
İsmail Dursun
Sivasspor´dan Beşiktaş´a Futbol Dersi
D. Mehmet Doğan
D. Mehmet Doğan
Yatay talimatlar, dikey uygulamalar!
Kemal Öztürk
Kemal Öztürk
Sessiz karşı devrim
Müjgan Üçer
Müjgan Üçer
SİVAS HALAYINA DURAN GENÇLER
Beşir Ayvazoğlu
Beşir Ayvazoğlu
TÜYAP Kitap Fuarı´na ve Selim İleri´ye dair
Yusuf Ziya Ünsal
Yusuf Ziya Ünsal
Avucunuzdaki Kelebek
Aydın Ünal
Aydın Ünal
Dikkat, PKK dönüşüyor
Ahmet ÖZDEMİR
Ahmet ÖZDEMİR
Ey ana toprağı, ey Anadolu
Muzaffer Gücer
Muzaffer Gücer
SİVASIN ÇERMİKLERİ
Ö. EMİR DOĞAN
Ö. EMİR DOĞAN
“YAZIN ÜÇ AY YATAN ÖĞRETMEN” HA!
Salih Tuna
Salih Tuna
Türk ekonomisi McKinsey´e mi emanet edildi?
Osman Nuri Kesici
Osman Nuri Kesici
25 Eylül Dünya Eczacılar günü...
Mahmut Erol Kılıç
Mahmut Erol Kılıç
Bilgilendirme notu
Muhsin Kaya
Muhsin Kaya
SİVAS´A SELAM YOLA DEVAM
Talha Gurbetçi
Talha Gurbetçi
OSMANLICAYA SAHİP ÇIKALIM
Yavuz Bülent Bakiler
Yavuz Bülent Bakiler
DÜŞMANIYIM ASALETİN KELİMELERDE BİLE”
Sami Akkuş
Sami Akkuş
DUA EDİN...
Ergün Diler
Ergün Diler
Kıbrıs planı
Gülşah YARLI
Gülşah YARLI
Sezona veda
Fikret ÜNSAL
Fikret ÜNSAL
DEDİKODUSU ÇIKARSA OLUR
Aziz Erdoğan
Aziz Erdoğan
ÇANAKKALE RUHU DÜNDEN DİRİDİR
Zübeyir Kamil Akkaya
Zübeyir Kamil Akkaya
Batı´ya Doğru - Taklit Bitti, Tahkik Başladı!
Salih Şahin
Salih Şahin
OSMANLI ARAPLARI NASIL SÖMÜRDÜ!
S. Emrah GÖKTAŞI
S. Emrah GÖKTAŞI
Sivil toplum
Osman Nuri KESİCİ
Osman Nuri KESİCİ