AVUSTURALYADA İNGİLİZLEŞEN TÜRKLER
Tarih: 6.2.2018 17:30:56 / 483okunma / 0yorum
Yavuz Bülent Bakiler

Size, belki de kırk defa tekrar ettiğim çok önemli bir husus var. Hemen her vesilesiyle diyorum ki:

“Türkçe, bizim varlık sebebimizdir. Dirliğimiz, birliğimiz, geçmişimiz, geleceğimiz dilimize bağlı. Dilini unutan bir millet, kaybolmuşlar listesinden kupkuru bir isim olarak kalır.”

Türkçe neden bizim varlık sebebimiz? Millet hayatımızda dil neden çok önemli? Bunu iki mühim olayda dikkatinize sunmak istiyorum:

Bir süre önce Avusturalya´ya gittim, Avusturalya Türkiye 20.000 km. kadar uzakta bir büyük ada. Türkiye´den 10 kere daha büyük bir ülke. Nüfusu ise sadece 18 milyon 300 bin civarında. Avusturalya´da kişi başına düşen milli gelir 22.000 dolar. Toprağın yeşiliyle, toprağın mavisi, adeta koyun koyuna. Ama ülkenin iç kısımları bitmez tükenmez çöllerle kaplı. Yani Avusturalya´nın doğusundan batısına gitmek istediğiniz mi yolunuz kum çöllerinden geçmektedir. Bu çöllerde ülkenin yerli halkı Aborjinler yaşıyor. İngilizler. Avusturalya´yı 1891 yılında kendileri için sömürge toprağı olarak ilan etmişler. Sonra ülkenin yerli halkı olan Aborjinlere çok barbarca davranmışlar. İngilizler, on binlerce Aborjin´i öldürmüşler. 1976 yılına kadar İngilizler, Aborjinlere bir ot gibi, bir böcek gibi, bakmışlar. Aborjinlerde haklı olarak İngilizlerden nefret etmişler.

İngilizler, Aborjinlerle bütün köprüleri atmışlar ama, yolları çöle düştüğünde de şaşırıp kalmışlar. El koydukları ülkenin doğusundan bastısına kuzeyinden güneyine nasıl gidip gelsinler? Aborjinlerin saldırılarından nasıl kurtulsunlar? İngilizler, Sultan 2. Abdülhamid Han´a baş vurarak yardım istemişler. Abdülhamid Han da Afganistan´da yaşayan Türkmenlerden bir gurubu bin fermanla Avustralya´ya göndertmiş. Türkmenler develeriyle çıkıp gitmişler. Bir süre çölde taşımacılık işiyle uğraşmışlar. Sonra şehirlere yerleşip kalmışlar. Ve zamanla kaybolup gitmişler. Çünkü Türkmenler kendi ana dillerini bırakıp, İngilizce konuşmaya başlamışlar. Sonra dinlerini de değiştirip Hıristiyan olmuşlar. Türkçe´yi unutunca, dinlerinden de kopmuşlar.

Bugün Avusturalya çöllerinde başıboş dolaşan sahipsiz develerin, 1967 yılında Afganistan´dan ülkeye gelen Türkmenlere ait olduğunu söylüyorlar.

Avusturalya´da Türkmen develeri vardır, fakat Türkmenler yok olup gitmişler.

Avusturalya ikinci Türk göçü 1893 yılında olmuş. İstanbul´dan Hüseyin Ârâ Efendi, 363 kişilik bir gurupla Avusturalya´ya gelmiş. Zamanla onlarda dillerini terk ederek İngilizce konuşmaya başlamışlar. Hüseyin Ârâ Efendinin torunları zamanla, Albert, Cindy, Peter, Sara, James gibi isimleri almışlar. Üstelik dinlerini de değiştirip Katolik olmuşlar.

1976 yılında Diyanet İşleri Başkanımız Tayyar Altıkulaç Avusturalya´ya gittiğinde, Sidney şehrinde yaşayan Kıbrıs Türklerinden İbrahim Dallal isimli bir soydaşımız, Hüseyin Ârâ Efendinin torunlarını alıp eski Diyanet İşleri Başkanımız Tayyar Altıkulaç´ın huzuruna çıkarmış:

“Bakınız Efendim” demiş. Bu çocuklar 83 yıl önce İstanbul´dan Avusturalya´ya gelen Hüseyin Ârâ Efendinin torunları! Şimdi hiç birisi Türkçe bilmiyor ve gördüğünüz gibi hepsinin boynunda ve kolunda gümüşten haçlar sallanıyor. Çünkü hepsi de Katolik olmuşlar. Avusturalya´ya yeni gelen Türkler var. Eğer bize bir din adamı göndermezseniz, buralarda Türk okulları açmazsanız, bu gelen Türkleri de kaybedebiliriz. Bunun vebalide sizin omuzlarınızın üzerinde olur.”

Tayyar Altıkulaç “Gerekeni yapacağım” demiş. Şimdi Avusturalya´da 100 bin Türk yaşıyor. Avusturalya´da camilerimiz var. Özel okullarımız var. Derneklerimiz var. Vatandaşlarımız dillerini unutmuyorlar. Türk ve Müslüman olarak yaşıyorlar. Avusturalya´ya gelen üçüncü Türk kafilesi Türkçeyi unutsalardı onlarda Hüseyin Ârâ Efendinin torunları gibi yok olup gideceklerdi.

Görüldüğü gibi dil ve din varlık sebebimizdir. Dilimizi kaybedince, unutunca Müslümanlıktan kopuyoruz. Sonra geleneklerimizi, göreneklerimizi bir tarafa bırakıyoruz. Sonra tarih şuurumuzdan uzaklaşıyoruz ve kendi kökümüze yabancılaşıyoruz. Yani Türkçeyi unutmak, Türklükten ve İslamiyet´ten kopmak demektir.

 

Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
DİVAN EDEBİYATIMIZ ÜZERİNE (22 Temmuz 2018 - Pazar)
DEVRİK CÜMLE (12 Haziran 2018 - Salı)
DEVAM ETMEK-SÜRMEK (05 Haziran 2018 - Salı)
DEPREMİN ALETSEL ŞİDDETİ (29 Mayıs 2018 - Salı)
“DEPREMİN ALETSEL BÜYÜKLÜĞÜ” (01 Mayıs 2018 - Salı)
DECCALI DEKKAL DİYE OKUMAK KİBARLIĞI (24 Nisan 2018 - Salı)
CANKUŞU-YAŞAMINI YİTİRDİ (10 Nisan 2018 - Salı)
BÜYÜK HARFLER NERELERDE KULLANILIR? (03 Nisan 2018 - Salı)
BEYAZ TÜRKÇENİN BÜYÜK ŞAİRİ (20 Mart 2018 - Salı)
BAYRAM CEMRESİ (13 Mart 2018 - Salı)
BAHTİYAR VAHAPZÂDE´NİN SORUSU (28 Şubat 2018 - Çarşamba)
AŞGABATTA KİTAP (30 Ocak 2018 - Salı)
DİLDE BİRLİĞİMİZİ BOZANLAR (06 Kasım 2017 - Pazartesi)
Dilde Birlik, Fikirde Birlik, İşte Birlik (30 Ekim 2017 - Pazartesi)
Mesela mı örneğin mi diyelim? (16 Ekim 2017 - Pazartesi)
Çaya Çorbaya Yoğun (10 Ekim 2017 - Salı)
CANKUŞU-YAŞAMINI YİTİRDİ (02 Ekim 2017 - Pazartesi)
Ana Dil mi, Ana Dili mi? (13 Eylül 2017 - Çarşamba)
SİVAS´TA İNANILMAZ BİR GELİŞME (05 Eylül 2017 - Salı)
ARGO (28 Ağustos 2017 - Pazartesi)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59
Cennet için ibadet geçersizdir?

Hacı Bektaşı Veli
İbrahim KAHVECİ
İbrahim KAHVECİ
Sorun sadece döviz ve faiz olsa keşke
YUSUF KAPLAN
YUSUF KAPLAN
Hava, kurşun gibi ağır! Basîret şimdi lazım bize!
Yusuf Ziya Cömert
Yusuf Ziya Cömert
Para görününce vicdan sıvışır
BERAT DEMİRCİ
BERAT DEMİRCİ
KİMLER BELEDİYE BAŞKANI OLABİLİR?
Beşir Ayvazoğlu
Beşir Ayvazoğlu
Doktor Bey´in işleri
Mehmet Şevket EYGİ
Mehmet Şevket EYGİ
CHP´nin Din Konusundaki Genelgesi
Salih Tuna
Salih Tuna
Kadir Mısırlıoğlu´nun fesi, PKK´nın kalpağı
Yusuf Ziya Ünsal
Yusuf Ziya Ünsal
Sona Bırakmayalım
Prof. Mustafa Çağrıcı
Prof. Mustafa Çağrıcı
Ehl-i Sünnet tek tip midir?
İBRAHİM TENEKECİ
İBRAHİM TENEKECİ
Son günlerin dünyası
MUSTAFA KUTLU
MUSTAFA KUTLU
Âlet işler el övünür
Gülşah Akkaş Yaman
Gülşah Akkaş Yaman
Nasılsın dediklerinde
Selahattin Çerik
Selahattin Çerik
Şükürname!
İsmail Dursun
İsmail Dursun
Sivasspor´dan Beşiktaş´a Futbol Dersi
D. Mehmet Doğan
D. Mehmet Doğan
Yatay talimatlar, dikey uygulamalar!
Kemal Öztürk
Kemal Öztürk
Sessiz karşı devrim
Müjgan Üçer
Müjgan Üçer
SİVAS HALAYINA DURAN GENÇLER
Aydın Ünal
Aydın Ünal
Dikkat, PKK dönüşüyor
Ahmet ÖZDEMİR
Ahmet ÖZDEMİR
Ey ana toprağı, ey Anadolu
Muzaffer Gücer
Muzaffer Gücer
SİVASIN ÇERMİKLERİ
Ö. EMİR DOĞAN
Ö. EMİR DOĞAN
“YAZIN ÜÇ AY YATAN ÖĞRETMEN” HA!
Osman Nuri Kesici
Osman Nuri Kesici
25 Eylül Dünya Eczacılar günü...
Mahmut Erol Kılıç
Mahmut Erol Kılıç
Bilgilendirme notu
Muhsin Kaya
Muhsin Kaya
SİVAS´A SELAM YOLA DEVAM
Talha Gurbetçi
Talha Gurbetçi
OSMANLICAYA SAHİP ÇIKALIM
Yavuz Bülent Bakiler
Yavuz Bülent Bakiler
DÜŞMANIYIM ASALETİN KELİMELERDE BİLE”
Sami Akkuş
Sami Akkuş
DUA EDİN...
Ergün Diler
Ergün Diler
Kıbrıs planı
Gülşah YARLI
Gülşah YARLI
Sezona veda
Fikret ÜNSAL
Fikret ÜNSAL
DEDİKODUSU ÇIKARSA OLUR
Aziz Erdoğan
Aziz Erdoğan
ÇANAKKALE RUHU DÜNDEN DİRİDİR
Zübeyir Kamil Akkaya
Zübeyir Kamil Akkaya
Batı´ya Doğru - Taklit Bitti, Tahkik Başladı!
Salih Şahin
Salih Şahin
OSMANLI ARAPLARI NASIL SÖMÜRDÜ!
S. Emrah GÖKTAŞI
S. Emrah GÖKTAŞI
Sivil toplum
Osman Nuri KESİCİ
Osman Nuri KESİCİ