Avcılık ve Şarkışlalı Serdari
Tarih: 23.1.2018 11:15:23 / 281okunma / 0yorum
Ahmet ÖZDEMİR

Dünkü yazımda av alalarından söze başlamış, kalanını bu güne bırakmıştım. Zıpkı alası, daha çok Çukurova bölgesinde kullanılmakta. Ağaçtan oyularak yapılan aletle erkek ve dişi turaç sesini taklit eden avcılar, bu kuşların sesin geldiği yere konmasını sağlamaktalar. 

Keklik alasında ise, 125 santimetre uzunluğunda bez önce turuncu renge boyanmakta. Tahtadan veya patatesten yapılan damgalarla iç içe şekiller basılmakta. Yukarıda iki gözenek alt tarafta ise bir nişanlık deliği açılmakta. Bezin ters tarafına zarlık denilen köşecikler konulduktan sonra iki değnek veya kamışla çapraz olarak gerilerek ala meydana getirilmekte. Ovalarda avlanan keklikler için beze vurulan damgalarda iki, dağ ve ormanlarda avlanacaklar için üç daire çizilmekte.
Ala avlarında avcı sol eliyle değneklerin birleştiği yerden tutar, gözeneklere gözlerini yerleştirir, tüfeğini de nişan deliğine kor. Keklik sürüsüne doğru ilerler.
Keklikler alayı görünce, manyetizma olmuş gibi birbirlerine sokularak başlarına gelecek felaketi beklerler. Avcı birinci atışta bir kaç keklik vurur. Fakat geride kalan zavallı keklikler kaçamayarak avcının hedefi halinde kalır.
Turaç alalarının yapılışı keklik alaları gibidir. Yalnız damga motifi kız saçına benzer. Ala ile bıldırcın avlayacak avcı, önce omuzlarından yukarı çıkacak şekilde beline kadar iki değnek bağlar. Değneklerin ucuna şalvar, don ve ceket gibi şeyler giydirir. Böylece yukarıya doğru dikilmiş iki kol sahibi daha olur. Bundan sonra iki kenarları değneklere takılı bıldırcın ağı adı verilen toru alarak tarlaya çıkar. Tarlalarda sürü halinde yayılan bıldırcınlar insandan başka bir şeye benzeyen bu avcıları görür görmez şaşkınlık ve telaşla birbirlerine sokulup toplu halegelirler. İşte bu anda avcı elindeki toru kümenin üzerine örter.
Son derece ürkek olan toyların avında ala olarak kağnı ve eşeklerden yararlanılır. Dadandırak alalarında önce avlanacak hayvanlara bazı alışkanlıklar kazandırılır. Işık alasına, çoğu bölgemizde "maşala alası" denilmekte. İnlik alası ise, kurt, tilki ve sansar avlarında kullanılmakta.
Avcılıkla ilgili hile aletlerine kısaca değindikten sonra, "Cönklerden Günümüze Halk Şairleri" isimli kitabımızda kısaca tanıttığımız ve tek kollu olmasına rağmen usta bir avcı olan Halk Ozanı Şarkışlalı Serdarî´ye kulak verelim:
Niyet ettik Kayapınar gölüne,
Avlıyarak Çayırşihı´nın çölüne,
Yakupcan da destelemiş eline.
Atın atın vurun av günüdür bu,
Ben ölürüm size kalır ündür bu..

Telli turayı da ayırmayın eşinden
Atın vurun kanadından döşünden
Aşık Ahmet kuş geçirmez başından
Atın atın vurun av günüdür bu,
Ben ölürüm size kalır ündür bu.

Göle varıp pıtalara yatmalı,
Ala kaza her taraftan atmalı.
Beş bir yana on bir yana çatmalı,
Atın atın vurun av günüdür bu,
Ben ölürüm size kalır ündür bu.

Serdarim de alt başında duruyor
Ördeklerim zurba zurba geliyor.
Keleşlerim atıp atıp vuruyor,
Atın atın vurun av günüdür bu,
Ben ölürum size kalır ündür bu.
Yine bir avcı fıkrasıyla yazımızın bugünkü bölümünü bitirip avcılıkla ilgili atasözleri ve deyimleri yarına bırakalım:
Malum, avcılar atıcılıklarıyla meşhurdurlar. Yine bir mecliste üç avcı karşılıklı olarak köpeklerini övüyorlarmış. Birincisi demiş ki:"Benim köpeğim çok akıllıdır, bakkala gönderirim, ne istersem alır ve getirir." Hemen ikinci avcı atlamış:" Ya benimki! Sadece istediklerimi almakla kalmaz, paranın üstünü de doğru olarak getirir, satış fişini de alır vs. vs.
Bu sırada üçüncü avcı kendinden emin bir tavırla aynen şöyle der:
"Sizin köpeklerinizin alışveriş ettiği dükkânı benim köpeğim çalıştırıyor."

Anahtar Kelimeler: Avcılık, Şarkışlalı, Serdari
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
Sabahattin Ali ve dram (17 Temmuz 2018 - Salı)
Vehip Sinan (16 Temmuz 2018 - Pazartesi)
Asker ocağı ana kucağı (15 Temmuz 2018 - Pazar)
Bayrak (13 Temmuz 2018 - Cuma)
Nurettin Özdemir ve vatan tanımı (12 Temmuz 2018 - Perşembe)
Ayran mı şerbet mi? (11 Temmuz 2018 - Çarşamba)
Bektaşilerden kulak küpesi (09 Temmuz 2018 - Pazartesi)
Şakşakçılar goygoycular (05 Temmuz 2018 - Perşembe)
Toprakdan dışarı olmak (02 Temmuz 2018 - Pazartesi)
Ah Yemen ! (29 Haziran 2018 - Cuma)
Gönül dostluğu (24 Haziran 2018 - Pazar)
Erdoğan Alkan (22 Haziran 2018 - Cuma)
Bayram nostaljisi (18 Haziran 2018 - Pazartesi)
Bugün bayram günü (17 Haziran 2018 - Pazar)
Mehmet Behçet Yazar (11 Haziran 2018 - Pazartesi)
Deniz türküsü (08 Haziran 2018 - Cuma)
Atlara ilişkin efsaneler (06 Haziran 2018 - Çarşamba)
Yalan ve iman (04 Haziran 2018 - Pazartesi)
İnsan kısım kısım ve Âşık Hüseyin (31 Mayıs 2018 - Perşembe)
Âşık Yalınayak (28 Mayıs 2018 - Pazartesi)
Birlikte yaşadık bu topraklarda (25 Mayıs 2018 - Cuma)
Ferit Ragıp Tuncor (22 Mayıs 2018 - Salı)
Baki kalan bu kubbede (14 Mayıs 2018 - Pazartesi)
Mendil verdim geline (11 Mayıs 2018 - Cuma)
Ahmet Kutsi Tecer Sempozyumu (01 Mayıs 2018 - Salı)
Kitabımsın kitap (28 Nisan 2018 - Cumartesi)
Atatürk ve Bektaşilik (24 Nisan 2018 - Salı)
Hani benim çocukluğum? (23 Nisan 2018 - Pazartesi)
23 Nisan´a doğru (22 Nisan 2018 - Pazar)
Eskiden baharın müjdesi kardelenlerdi. (14 Nisan 2018 - Cumartesi)
Şakanın kataloğu olur mu? (03 Nisan 2018 - Salı)
Âşık Veysel, kahır ve sabır (26 Mart 2018 - Pazartesi)
Kadınlar Günü (09 Mart 2018 - Cuma)
Alparslan (05 Mart 2018 - Pazartesi)
Asker mektupları (26 Şubat 2018 - Pazartesi)
BU VATAN KİMİN? (17 Şubat 2018 - Cumartesi)
Sevgi ile yarış olmalı sevgi (13 Şubat 2018 - Salı)
Kızıldan beyaza Aksultan Abdülhamit (06 Şubat 2018 - Salı)
Şark bülbülü (04 Şubat 2018 - Pazar)
Nazım Hikmet ve Bekir Sıtkı (31 Ocak 2018 - Çarşamba)
Emrah Sivas´ta (28 Ocak 2018 - Pazar)
Kış şarkıları (25 Ocak 2018 - Perşembe)
Tel helva, arabaşı ve konuk (21 Ocak 2018 - Pazar)
Mehmet Emin Yurdakul (18 Ocak 2018 - Perşembe)
Şiir şiirdir. başka söze ne hacet... (15 Ocak 2018 - Pazartesi)
Çalışan gazeteciler bayramı (10 Ocak 2018 - Çarşamba)
Yardım eyle bozatlı hızır (05 Ocak 2018 - Cuma)
Noel Baba mı Ülgen Baba mı? (03 Ocak 2018 - Çarşamba)
Bulutlar ağlamasa yeşillik nasıl güler (30 Aralık 2017 - Cumartesi)
Kış Türküleri (26 Aralık 2017 - Salı)
İnternet medyasının resmi ilan alması hayal (23 Aralık 2017 - Cumartesi)
Yerel medya ve sorunları (21 Aralık 2017 - Perşembe)
Garbın ilim ve sanatı (19 Aralık 2017 - Salı)
Zaralı Halil (13 Aralık 2017 - Çarşamba)
Gazetecilik eğitimi ve istihdam (06 Aralık 2017 - Çarşamba)
Bu da Karadenizli Fitnat Hanım (03 Aralık 2017 - Pazar)
Fitnat Hanım fıkraları (01 Aralık 2017 - Cuma)
Fitnat Hanım (28 Kasım 2017 - Salı)
Yörük ve çadır (22 Kasım 2017 - Çarşamba)
Bir acı kahve (20 Kasım 2017 - Pazartesi)
Faruk Nafiz´in sanatı (15 Kasım 2017 - Çarşamba)
Atatürk´ü Anlayabilmek (10 Kasım 2017 - Cuma)
Mualla Orhon (08 Kasım 2017 - Çarşamba)
Divan-ı Lügat-it Türk (19 Ekim 2017 - Perşembe)
Ahmet Kutsi Tecer (16 Ekim 2017 - Pazartesi)
Gazetecilik ve kültür (15 Ekim 2017 - Pazar)
Fasık kime denir? (20 Eylül 2017 - Çarşamba)
Kudüs ortak hedefimiz olmalı (09 Eylül 2017 - Cumartesi)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59
Melaike, çanı olan kervana arkadaş olmaz.

Hz. Muhammed